İsrail: Kudüs’teki iki bombalı saldırıda da çivi kullanıldı

İki adli tıp uzmanı, Kudüs'teki bombalı saldırılardan birinde hasar gören bir otobüsü incelerken (AFP)
İki adli tıp uzmanı, Kudüs'teki bombalı saldırılardan birinde hasar gören bir otobüsü incelerken (AFP)
TT

İsrail: Kudüs’teki iki bombalı saldırıda da çivi kullanıldı

İki adli tıp uzmanı, Kudüs'teki bombalı saldırılardan birinde hasar gören bir otobüsü incelerken (AFP)
İki adli tıp uzmanı, Kudüs'teki bombalı saldırılardan birinde hasar gören bir otobüsü incelerken (AFP)

İsrail güvenlik kaynakları bu sabah Kudüs kentinde trafiğin yoğun olduğu saatlerde iki otobüs durağında gerçekleşen bombalı saldırı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Saldırılarda bir kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı.
Haaretz gazetesi üst düzey bir güvenlik kaynağından alıntıladığı haberinde, çifte saldırının doğası gereği istihbarat bilgilerinin toplanması, patlayıcıların elde edilmesi ve hazırlanması da dahil olmak üzere dikkate değer bir ‘altyapının varlığına’ işaret etti. Kaynak, iki bombalı saldırıda da çivi kullanıldığını ve patlayıcıların çantaların içine yerleştirildiğini belirterek, bunların uzaktan kumandayla patlatıldığını öne sürdü.
İsrail İç Güvenlik Bakanı Omer Bar Lev, iki bombalı saldırının arkasında muhtemel bir organize grubun olduğunu ifade ederek, “Çok zor bir sabah. İki saldırı arasında bir ilişki olma olasılığı yüksek. Bunlar bireysel çıkışlar değil. Bu saldırıya katılan herkesi avucumuza alacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Polis memuru Kobi Shabtai, uzun yıllardır bu şekilde bir saldırıya tanık olmadıklarını belirterek, polisin şehirde daha fazla patlayıcı cihaz aradığını belirterek itidal çağrısında bulundu. Shabtai, “Bunların karmaşık saldırılar olduğuna şüphe yok. Şu anda tüm bölgeleri incelemeye odaklandık. Halkı olağan dışı herhangi bir şey olması durumunda acil durum güçleriyle iletişime geçmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
İlk patlama, yolcuların genellikle otobüs beklemek için toplandıkları bir otobüs durağının yakınında meydana gelirken, ikinci patlama ise Ramot yerleşim yerinin yakınlarında meydana geldi. Çifte saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı ancak Hamas ve İslami Cihad saldırıyı kutladı.



Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü
TT

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

Trump, Şam'ın SDG’ye yönelik operasyonunun ardından Şara’yı övdü

ABD Başkanı Donald Trump, Şam'ın Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) yönelik operasyonunun ardından sahadaki gelişmelerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile görüştüğünü açıkladı.

İki lider arasındaki telefon görüşmesi, el-Şara'nın devrik Devlet Başkanı Beşşar el-Esed'in ana destekçisi olan Moskova'ya yapacağı ziyaretin arifesinde gerçekleşti. Esed, 2014 yılının sonunda el-Şara liderliğindeki koalisyon tarafından devrilmişti.

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok saygın Suriye Devlet Başkanı ile harika bir görüşme yaptım" dedi ve görüşmenin "Suriye ve bölgeyle ilgili her şeyi" kapsadığını belirtti. Trump, "İşler çok iyi gidiyor, bu yüzden bundan çok memnunuz" diye devam etti.

Trump'ın desteği, Kongre'deki önemli müttefiklerinden biri olan Senatör Lindsey Graham'ın son saldırıya yanıt olarak Suriye'ye yeniden yaptırım uygulanması çağrısında bulunmasıyla keskin bir tezat oluşturuyor. Graham dün Trump'ın performansını övdü ve istikrarın yeniden sağlanmasına yardımcı olduğunu savundu ve Suudi Arabistan'ı Suriye üzerindeki etkisini kullanarak "bölgenin daha fazla kaosa sürüklenmesini önlemeye" çağırdı.

Suriye ordusu, ateşkes sağlanmadan önce Kürt güçlerinin savaş sırasında özerk bir bölge kurduğu kuzey ve doğu Suriye'nin kontrolünü yeniden ele geçirmek için operasyon başlattı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre el-Şara, Trump ile yaptığı görüşmede, Suriye'nin "toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine tam bağlılığını ve devletin kurumlarını koruma ve sivil barışı güçlendirme konusundaki kararlılığını" vurguladı.

 Washington, yıllarca DEAŞ'a karşı mücadelelerinde Kürt liderliğindeki SDG’nin önemli bir destekçisiydi ve bu, grubun 2019'da son kalesinde yenilgiye uğramasıyla sonuçlandı. Ancak, Esed rejiminin devrilmesinin ardından ABD, yeni yetkililerin ülkeyi birleştirme çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.

Geçtiğimiz hafta, ABD'nin Şam Büyükelçisi Tom Barrack, SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak rolünün "sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık DEAŞ üyelerinin ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği devralmaya yetkin olduğunu savundu.


Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
TT

Erdoğan, Trump ile Suriye'deki durum ve Barış Konseyi hakkında görüştü

ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2025'te Washington'daki Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri görüşmede, (Reuters)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler, Suriye'deki durum, Gazze'deki Barış Konseyi'nin çabaları ve bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Erdoğan Trump'a, Türkiye'nin ateşkes anlaşmasını ve Kürtlerin Suriye devletine entegrasyonunu ABD ve Suriye yetkilileriyle iş birliği içinde yakından takip ettiğini bildirdi.

Erdoğan, telefon görüşmesinde, Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam hükümeti arasında Suriye'de varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının tam olarak uygulanmasının gerekliliğini vurguladı.


Trump: Bir başka ABD donanma filosu daha İran'a doğru ilerliyor

ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
TT

Trump: Bir başka ABD donanma filosu daha İran'a doğru ilerliyor

ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu
ABD Ordusuna ait "Nimitz" sınıfı "Abraham Lincoln" uçak gemisini takip eden bir savaş uçağı filosu

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, bir başka Amerikan “savaş filosunun” İran'a doğru yola çıktığını ve Tahran'ın Washington ile bir anlaşmaya varmasını umduğunu söyledi.

Trump konuşmasında, “Şu anda İran'a doğru güzelce seyreden bir başka muhteşem deniz filosu var” dedi. “Umarım bir anlaşmaya varırlar” ifadelerini kullandı.

Konuyla ilgili bilgi sahibi birkaç kaynağa göre Trump, İran hükümetinin konumunun zayıfladığını gösteren çeşitli ABD istihbarat raporları aldı. Raporlar, İran hükümetinin iktidar üzerindeki kontrolünün, 1979 devriminde Şah'ın devrilmesinden bu yana en zayıf noktasına ulaştığını öne sürüyor. Raporlara göre, geçen yılın sonlarında patlak veren protestolar, özellikle yetkililerin Yüksek Lider Ali Hamaney'e destek kaleleri olarak gördüğü bölgelere yayılmasının ardından, İran hükümetinin bazı unsurlarını sarstı.

Protestolar yatışmış olsa da hükümet zor durumda kalmaya devam ediyor. İstihbarat raporları, protestoların yanı sıra İran ekonomisinin tarihi düzeyde bir zayıflık yaşadığını defalarca vurguladı. Ekonomik zorluklar, aralık ayı sonlarında sponten protestolara yol açtı. Ocak ayında gösteriler yaygınlaşırken, İran hükümeti ailelerin karşı karşıya olduğu mali zorlukları hafifletmek için çok az seçeneği olduğunu fark etti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre yetkililer sert baskıya başvurdu ve bu bu sert baskı halkın büyük bir bölümünü yönetime daha da yabancılaştırdı.

ABD ordusu bölgedeki güçlerini takviye ediyor, ancak Trump yönetiminin hangi adımları atacağı hala belirsizliğini koruyor.

ABD ordusu bölgedeki güçlerini artırıyor, ancak Trump yönetiminin hangi adımları atabileceği belirsiz.