Irak’ta Kazımi’nin ekibi içinde karşılıklı suçlamalar hız kazandı

Yeni Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve eski Başbakan Mustafa el-Kazımi, 28 Ekim’de yapılan devir teslim oturumunda görüştü. (AFP)
Yeni Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve eski Başbakan Mustafa el-Kazımi, 28 Ekim’de yapılan devir teslim oturumunda görüştü. (AFP)
TT

Irak’ta Kazımi’nin ekibi içinde karşılıklı suçlamalar hız kazandı

Yeni Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve eski Başbakan Mustafa el-Kazımi, 28 Ekim’de yapılan devir teslim oturumunda görüştü. (AFP)
Yeni Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve eski Başbakan Mustafa el-Kazımi, 28 Ekim’de yapılan devir teslim oturumunda görüştü. (AFP)

Irak basını ve siyasi çevreler geçtiğimiz iki gün boyunca, eski Başbakan Mustafa el-Kazımi’nin ekibinin üyeleri arasındaki ciddi suçlamalar ve sert tartışmalarla meşgul. Tartışma, el-Azm İttifakı’nın lideri Hamis Hancer’in sahip olduğu ‘UTV’ kanalında, gazeteci Ahmed Molla Talal’ın sunuculuğunu yaptığı bir programda gerçekleşti. Molla Talal, 2020 yılında başbakanlık görevinin ilk aylarında Başbakan Kazımi’nin sözcüsü olarak görev yapmış ve ardından istifasını sunmuştu.
Söz konusu program, Kazımi’nin ofisinin eski müdürü ve İstihbarat Teşkilatı’nın şu anki başkanı Raid Cuhi hakkında ciddi rüşvet alma ve komplo suçlamalarını beraberinde getirdi.
Programa göre Cuhi, dördüncü nesil (4G) sürümünü başlatmasına izin vermesi için Asiacell Telecom Company başkanından 50 milyon dolar rüşvet aldı.
Molla Talal, dolandırıcılık da dahil olmak üzere çeşitli suçlamalardan 11 yıl hapis cezasına çarptırılan Kürt iş insanı Daban Ahmed Kerim ile kayda alınan bir ses kaydına dikkat çekti.
Hapse atılmadan önce, Kerim’in ifadelerine göre Cuhi ile şirketin Irak devletine olan 400 milyon dolarlık borcunu ertelemeyi ve 4G sürümü piyasaya sürme izni almayı hedefleyen ‘Asiacell’ iletişimden sorumlu yönetim kurulu başkanı Kürt iş insanı Faruk Mustafa Resul arasında bir bağlantı vardı. Bu izin karşılığında Cuhi ve arabulucu taraf (Daban Ahmed Kerim) eşit olarak pay etmek üzere 100 milyon dolar alacaktı.
Televizyon programına göre anlaşma tamamlandı. 4G sürümünün başlatılmasına ve şirketin borçlarının ertelenmesine izin verildi. Ancak Daban Ahmed Kerim’e göre Raid Cuhi, Kerim’in 50 milyon dolardan fazla aldığını iddia etti. Ahmed Kerim ise istihbarat servisleriyle gizli anlaşma yaparak Cuhi’yi devirmeye çalıştı ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
İstihbarat birimi ve başkanı Raid Cuhi, Ahmed Molla Talal’ın programının ortaya koyduğu suçlamalar karşısında sessiz kalmadı ve ‘(Molla Talal ile) programında bir dolandırıcı’ başlıklı uzun bir açıklama yaptı.
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre açıklamada, programın bölümünde mesleki ve ahlaki ihlaller ve suiistimaller gündeme getirildi. Programda dile getirilenler de ‘ihlaller, yalanlar ve iftiralar’ olarak nitelendirildi.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Söz konusu kanal, tanınmış bir dolandırıcılık çetesinin bir üyesinin yalanlarını incelemeksizin (ki bu yasal görevidir) servis etmesine ve pazarlamasına izin verdi. Üyelerinin çoğu, 2020 yılında bir Süleymaniye ve Erbil şehirlerinde meydana gelen ve önemli isimlerin etkilendiği bir dolandırıcılığın ortaya çıkmasından sonra tutuklandı.”
‘UTV’ kanalı idaresi, programdan zarar gören tarafları ağırlamak istediğini dile getirirken 22 Kasım’da ‘Asiacell’ telekomünikasyon şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Mustafa Resul de Molla Talal’a sert bir sözlü saldırıda bulundu ve Molla Talal’ı ‘yalan ve uydurma haber yaymakla’ suçladı. Mustafa Resul ayrıca televizyon programında ​​​​bahsedilenlerle ilgili gerçekleri yayınlayacağına söz verdi.
Molla Talal’ın Kazımi hükümetinde eski meslektaşı olan Raid Cuhi ile münakaşasının yanı sıra 22 Kasım’da Molal Talal ile Kazımi’nin eski medya danışmanı gazeteci Maşrık Abbas arasında da bir tartışma yaşandı. Abbas, Molla Talal’a hitaben Twitter üzerinden yaptığı bir paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Kardeşim Ahmed Molla Talal, çok iyi biliyorsun ki ben her aşamada senin yanında yer aldım. Ama sen, dostum, kendin ve ne yazık ki bizim için de kişisel olarak küçük düşürücü bir intikam peşinde koşuyorsun. Çok ileri gittiğin için özür dilemeni öneririm. Başkalarından duyduğun her şey doğru değil. Emin olman için telefonlar hep açık.”
Molla Talal da benzer şekilde Twitter üzerinden bir paylaşımda bulundu:
“Çok iyi biliyorsun ki bir gün bile ne senin ne de başkasının duruşuna ihtiyacım oldu. Yalnızca suçlu intikam almaktan korkar. İntikam almak için seninle kişisel bir kan davam yok! Sizden (hükümet sözcüsü) uzak durma kararı almama atıf yaptın. Bunun inançla verdiğim kişisel bir karar olduğunu hatırlatmama izin verin. Doğru zamanda sen ayaktaydın. Raid de öyleydi. İstifa mektubumu sizin önünüze fırlattım. Sonra beni vazgeçmeye ikna etmek için seni peşimden gönderdi.”



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.