Kendisine tecavüz edenlerin evlilik baskılarının ardından Hindistan'da bir kız çocuğu kendini ateşe verdi

"O iki adam kızımın hayatını cehenneme çevirdi. Telefondan mesajlar göndererek ona psikolojik tacizde bulunuyorlardı"

AFP
AFP
TT

Kendisine tecavüz edenlerin evlilik baskılarının ardından Hindistan'da bir kız çocuğu kendini ateşe verdi

AFP
AFP

Hindistan'ın kuzeyindeki Uttar Pradeş eyaletinde toplu tecavüzden sağ kurtulan bir genç kızın, iddia edildiği üzere kendisini istismar eden erkeklerin aralarından biriyle evlenmesi için baskı yapmasının ardından kendini ateşe verdiği bildirildi.
The Times of India gazetesinde yer alan habere göre, olay 7 Kasım'da eyaletin Farrukhabad şehrinde meydana geldi.
Olaydan sonra başkent Yeni Delhi'ye götürülen 16 yaşındaki kız çocuğu, yüzde 70 oranındaki yanık için Safdarjung Hastanesi'nde tedavi görüyor.
The Independent'ta yer alan habere göre, emniyet müdürü Aşok Kumar Mina, yardımcılarıyla birlikte hastanede bulunduğunu söyledi.
Gazeteye konuşan Mina, soruşturmaların sürdüğünü ve zanlılara yakında yasal suçlama yöneltileceğini belirtti.
Bir diğer polis memuru Saçin Kumar Sinh'e göre, iki kardeş olan zanlılar intihara yönlendirme suçundan hapse atıldı.
Polis, genç kızın Ocak 2021'de, zanlıların kendisini tarladan kaçırmasının ardından tecavüze uğradığını ifade etti.
Genç kız polise verdiği ifadede, eve dönerken zanlıların kendisini kaçırarak tenha bir yere götürüp ardından tecavüz ettiğini söyledi.
Kız çocuğunun ifadesinde, "Ağladım ve gitmeme izin vermeleri için yalvardım ama biri elimi arkadan tutarken diğeri bacaklarımı tuttu ve beni yere itti. Sonra sırayla bana tecavüz ettiler ve beni baygın halde bırakarak olay yerinden kaçtılar. Daha sonra hastanede uyandım" dediği belirtildi.
Polis, bu yıl ağustostan beri kafaletle serbest olan iki zanlının, kız çocuğunun gözünü korkutup onu tehdit ettiğini söyledi.
Geçen ay kız çocuğunu bir pazarda durduran zanlılar, davasını geri çekmesi için tehditler savurdu.
Polis, zanlıların kız çocuğuna ikisinden biriyle evlenmesi için sürekli baskı yaptığını da ekledi.
Kızın babasının "O iki adam kızımın hayatını cehenneme çevirdi. Telefondan mesajlar göndererek ona psikolojik tacizde bulunuyorlardı. Kızımı, onların emrettiğini yapmazsa aile üyelerini öldürecekleri yönünde tehdit ettiler" dediği belirtildi.



Çin'in nüfusu üst üste dördüncü yıldır azalıyor

Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
TT

Çin'in nüfusu üst üste dördüncü yıldır azalıyor

Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)
Pekin'de bir sokakta geleneksel Çin kıyafetleri giyen kadınlar (AP)

Çin'in nüfusu 2025 yılında üst üste dördüncü kez azaldı. Uzmanlar bu eğilimin önümüzdeki yıllarda hızlanacağını belirtiyor.

Ulusal İstatistik Bürosu, Çin'in toplam nüfusunun 2025 yılında 339 milyon azalarak 1,405 milyara düştüğünü ve bunun 2024 yılına göre daha hızlı bir düşüş olduğunu ifade etti.


Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
TT

Myanmar, Uluslararası Adalet Divanı önünde Rohingyalılara yönelik soykırım suçlamalarını reddetti

Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)
Yüz binlerce Rohingya Myanmar ordusunun uyguladığı şiddetten kaçtı (Reuters)

Myanmar, dün Uluslararası Adalet Divanı'nda kendisine karşı açılan davada Müslüman Rohingya azınlığına yönelik soykırım suçlamalarını reddederek, iddiaların "asılsız" olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler'in en yüksek mahkemesi, Gambiya'nın Myanmar'ı 2017'de bu Müslüman azınlığın üyelerine karşı baskı eylemleriyle 1948 Soykırım Sözleşmesi'ni ihlal etmekle suçladığı davada, üç haftalık duruşmalar düzenliyor.

Myanmar Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ko Ko Hlaing, Lahey'deki mahkemede “bu konunun asılsız iddialara değil, kanıtlanmış gerçeklere dayanılarak karara bağlanması gerektiğini” vurguladı. “Duygusal konuşmalar ve belirsiz gerçek sunumları, durumun kapsamlı bir analizinin yerini tutamaz” ifadesini kullandı.

Myanmar yetkilileri, Tatmadaw olarak bilinen silahlı kuvvetlerinin, yaklaşık 12 güvenlik görevlisinin ölümüne yol açan saldırıların ardından Rohingya isyancılarını ortadan kaldırmak için gerçekleştirdiği baskının haklı olduğunu uzun zamandır savunuyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Myanmar ordusu ve Budist militanlar tarafından uygulanan şiddetten kaçan yüz binlerce Rohingya Müslümanı, komşu Bangladeş'e sığındı ve burada toplu tecavüz, cinayet ve kundaklama olayları yaşandığını bildirdi.

Bugün, yaklaşık 1,17 milyon Rohingya Müslümanı Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki sefil kamplarda yaşıyor.

Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)Rohingya mültecileri 15 Aralık'ta deniz yoluyla Endonezya'ya ulaştıktan sonra geçici barınakta (Arşiv- AP)

Utanç verici

Mahkemede Ko Ko Hlaing, “Myanmar'ın kuzey Rakhine Eyaleti'nde teröristlerin cezasız bir şekilde faaliyet göstermesine seyirci kalmaması gerektiğini” savundu. “Bu saldırılar, isyanla mücadele veya terörle mücadele operasyonlarını ifade eden askeri bir kavram olan temizleme operasyonlarını haklı çıkarmaktadır” diye belirtti.

Soykırım Sözleşmesi uyarınca, herhangi bir devlet, bu yasal aracı ihlal ettiğinden şüphelendiği başka bir devlete karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) dava açabilir.

2019 yılında, çoğunluğu Müslüman olan Gambiya, devletler arasındaki anlaşmazlıkları karara bağlayan UAD'ye bu davayı açtı.

Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları hukuken bağlayıcı olmasa da Gambiya lehine verilecek bir karar Myanmar üzerindeki siyasi baskıyı artıracaktır.

Myanmar başkanlığı tarafından atanan bakan, “soykırım suçundan mahkumiyet, ülkem ve halkım için bir leke olur” diyerek, “bu yargılamaların ülkemin itibarı ve geleceği için son derece önemli olduğunu” vurguladı.

Bu haftanın başlarında Gambiya, toplu tecavüzler, cinayetler ve işkenceler de dahil olmak üzere baskıya dair yürek burkan anlatımlar sundu.

Gambiya Adalet Bakanı, Rohingyalılar hakkında konuşurken, "Onlar yok edilmek üzere hedef alındılar" dedi.

Hukuk uzmanları bu gelişmeleri yakından takip ediyor, çünkü bunlar, 7 Ekim 2023 saldırılarının ardından Gazze'deki askeri harekatı nedeniyle Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı benzer bir davada mahkemenin alabileceği yaklaşımı gösterebilir.


Endonezya, pornografik görüntüler nedeniyle Grok'a geçici erişim engeli getirdi

Grok logosu (Reuters)
Grok logosu (Reuters)
TT

Endonezya, pornografik görüntüler nedeniyle Grok'a geçici erişim engeli getirdi

Grok logosu (Reuters)
Grok logosu (Reuters)

Endonezya bugün Elon Musk’a ait Grok sohbet robotuna geçici olarak erişim engeli getirdi. Kararın gerekçesi, yapay zekâ aracılığıyla pornografik içerik üretme riski olarak açıklandı. Endonezya, bu araca erişim engeli getiren ilk ülke oldu.

Bu adım, Avrupa ve Asya’daki hükümetler ile düzenleyici kurumların uygulamadaki cinsel içerikleri eleştirmesinin ve bazı ülkelerin konuyla ilgili soruşturmalar açmasının ardından geldi.

Grok’u geliştiren girişim şirketi x.AI perşembe günü yaptığı açıklamada, görüntü üretimi ve düzenleme işlemlerinin yalnızca ücretli abonelerle sınırlı olacağını duyurdu. Şirket, çocukların uygunsuz kıyafetlerle yer aldığı cinsel içeriklerin üretilmesine izin veren güvenlik açıklarını kapatma çabası içinde olduğunu belirtti.

Endonezya İletişim Bakanı Meutya Hafiz, yaptığı açıklamada, “Hükümet, izinsiz cinsel deepfake uygulamalarını vatandaşların dijital haklarına, onuruna ve güvenliğine ciddi bir tehdit olarak görüyor” dedi. Bakanlık ayrıca X platformu yetkililerini konuyu görüşmek üzere çağırdı.

Elon Musk, X üzerinden yaptığı açıklamada, Grok’u yasa dışı içerik üretmek için kullanan kişilerin, yasa dışı içerik paylaşanlarla aynı sonuçlarla karşılaşacağını söyledi.

Reuters'ın yorum talebiyle gönderdiği e-postaya yanıt olarak, x.AI otomatik bir yanıt gibi görünen bir mesajla “Geleneksel medya yalan söylüyor” dedi.