Türkiye, Libya kıyılarındaki askeri varlığını güçlendiriyor

Abdulhamid Dibeybe İçişleri Bakanlığı’nın planını açıklamak için düzenlenen basın toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti)
Abdulhamid Dibeybe İçişleri Bakanlığı’nın planını açıklamak için düzenlenen basın toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti)
TT

Türkiye, Libya kıyılarındaki askeri varlığını güçlendiriyor

Abdulhamid Dibeybe İçişleri Bakanlığı’nın planını açıklamak için düzenlenen basın toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti)
Abdulhamid Dibeybe İçişleri Bakanlığı’nın planını açıklamak için düzenlenen basın toplantısında (Ulusal Birlik Hükümeti)

Türkiye, Libya kıyılarındaki askeri varlığını bir kez daha güçlendirdi. Yerel basın ve görgü tanıklarına göre, geçtiğimiz günlerde Türk bayrağı taşıyan bir askeri firkateyn Libya’nın batısındaki Hums Deniz Üssü’ne girdi. Bu, son 24 saatte üsse giren ikinci Türk firkateyni oldu.
Bu yeni adım, Türkiye’nin Fayiz Serrac başkanlığındaki eski Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladığı güvenlik ve askeri işbirliği muhtırası çerçevesinde kısa süre önce Hums şehrinde ortak bir deniz eğitim merkezi kurmasının ardından atıldı.
Ülkenin doğusundaki Tobruk kentinde bulunan Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ise, başkent Trablus’ta Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti’nin çalışmalarına devam etmesinin ‘ülkede kaosu sürdürmeyi’ amaçladığını iddia etti.
Salih, Libya’ya yönelik komplonun düşünülenden daha büyük ve amacının ülkeyi bölmek ve Libya halkını aşağılamak olduğunu ileri sürdü.
Temsilciler Meclisi Başkanı, “24 Aralık’ta seçim yapmak amacıyla Cenevre’de belirli bir dönem için seçilen Dibeybe hükümeti, kurumları birleştirme, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılama, ulusal uzlaşma ve seçim görevlerini yerine getirmedi” dedi.
İsmini belirtmediği bazı ülkelerin ‘Libya’da istikrar istememesi ve hükümetin başkentten hareket etmesi gerektiği bahanesine bağlı kalmasından’ duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Temsilciler Meclisi’nin rolünü savunan Salih, yasama yetkisini ve cumhurbaşkanını seçen yasalar çıkarmasıyla kanıtlandığı gibi, seçimleri engellediğine dair iddiaları reddetti.
Salih, Temsilciler Meclisi’nin 12 üyesi ve Danıştay üyelerinden oluşan ortak bir komitenin farklılıkları çözmek için zamanlaması ve yeri belli olmayan bir toplantı yapacağını açıkladı.
Dibeybe ise, Imad Trabelsi başkanlığındaki İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan, emniyet müdürlüklerinin desteklenmesini, Tunus ile ortak sınırların ve ülkenin deniz, kara ve hava limanlarının güvenliğini sağlamayı içeren planın başarısına verdiği desteğini yineledi.
Dün akşam Trablus, Sirte ve Sebha’da ileri gelenlerden oluşan bir heyet ile bir araya gelen Dibeybe, istikrar ve uzlaşmayı desteklemedeki rolünü vurgulayarak, Kadhadhfa kabilesine yakın davrandı.
Dibeybe görüşmede, “Tutuklu dosyası siyasi nitelikte olmayacak, kanunlara ve mahkemelere uygun olarak üzerinde çalışılacaktır” dedi.
Dibeybe hükümetinin İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, başkanlık işlerinden sorumlu müsteşarı Beşir el-Amin’in, güvenlik servislerinin başkanları ve güvenlik müdürlerinin de dahil olduğu genişletilmiş bir toplantıda güvenlik planlarının uygulanmasındaki ilerlemeyi tartıştığı ifade edildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, bu toplantıda suç ve failleriyle yüzleşme çabalarının yanı sıra bazı il ve bölgelerdeki güvenlik durumunun ele alındığı belirtildi.
Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Abdullah Bathili ise, Katar Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman ile Doha’da görüştüklerini bildirdi.
Bathili, Libya partilerinin, uluslararası toplumun desteğiyle seçimler yapabilmek amacıyla anayasal çerçeveyi nihai hale getirmek için acil önlemler alma ihtiyacı konusunda Şeyh Muhammed ile mutabık kaldıklarını söyledi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.