Türkiye ve Katar, 10 milyar dolarlık yeni kaynak görüşmelerinde son aşamada: 3 milyarlık bir kısım yıl bitmeden gelebilir

Reuters'a bilgi veren üst düzey bir yetkili konunun "liderler düzeyinde yapılan ziyarette ele alındığını" söylerken bir başka yetkili ise yıl bitmeden 2-3 milyar dolar bölümünün eurobond şeklinde olabileceğini kaydetti

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye ve Katar, 10 milyar dolarlık yeni kaynak görüşmelerinde son aşamada: 3 milyarlık bir kısım yıl bitmeden gelebilir

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Katar'ın Türkiye'ye 10 milyar dolara ulaşabilecek yeni kaynak girişi sağlaması için görüşmelerde son aşamaya gelinirken, kaynağın 3 milyar dolara kadarlık bölümünün bu yıl gelmesi bekleniyor.
Reuters'a bilgi veren üst düzey bir yetkili konunun "liderler düzeyinde yapılan ziyarette ele alındığını" söylerken bir başka yetkili ise yıl bitmeden 2-3 milyar dolar bölümünün eurobond şeklinde olabileceğini söyledi. Üç kişinin doğruladığı haber için Katar, Hazine ve Maliye Bakanlığı bir yorum yapmadı.
Üst düzey yetkili, "Katar'dan Türkiye'ye yeni bir kaynak sağlanmasına dair görüşmelerin son aşamasına gelindi. En az 8 milyar dolarlık bir tutar öngörülüyor. Toplam 8-10 milyar dolar arasında rakam değişebilir" dedi ve ekledi:
"Neticede 2-3 milyar doları yıl sonuna kadar, kalanı ise gelecek yıl olmak üzere kaynak temin edilecek. Burada (toplam kaynağın içinde bazı kısımlar) swap ya da eurobond olabilir. Birkaç yöntem üzerinde duruluyor. Karşılıklı mutabakat sağlandı. Liderler düzeyinde yapılan ziyaretlerde de bu konu ele alındı."

"Katar'ın önümüzdeki dönemde Türkiye yatırımlarını daha da artıracağını söyleyebilirim"
Konu hakkında bilgi sahibi bir başka yetkili ise Katar ile Türkiye arasında ekonomik ilişkilerin artmaya devam ettiğine dikkat çekerek, "Hazine'nin bu yıl borçlanmasında 2 milyar dolarlık bir bölüm kaldı. İlk etapta Katarın tahvil piyasasına ihracına 2-3 milyar dolar iştiraki yöntemi görüşmeleri pozitif ilerliyor. Daha sonra da önümüzdeki yılın ilk aylarında devam edecek" dedi ve şöyle devam etti:
"Swap, eurobond, şirket ortaklığı ya da süreç içerisinde genişletilebilecek diğer konularda Katar'ın önümüzdeki dönemde Türkiye yatırımlarını daha da artıracağını söyleyebilirim."
Aynı kaynak bankaların sendikasyonlarına iştirakin arttırılması yöntemlerin kullanıldığını da söyledi.
TCMB'nin Çin ile 6 milyar dolar, Katar ile 15 milyar dolar, Birleşik Arap Emirlikleri ile yaklaşık 5 milyar dolar ve Güney Kore ile de 2 milyar dolar olmak üzere toplam 28 milyar dolar karşılığı swap anlaşması bulunuyor. 
Bankacıların hesaplamalarına göre swapların 23-24 milyar doları halihazırda rezervlerde bulunuyor. Suudi Arabistan ile bugüne kadar swap ya da depo/mevduat ilişkisi ise bulunmuyordu.



Adnan Oktar silahlı suç örgütünün "güncel yapılanması" davasının mahkemesi değişti

Adnan Oktar (AA)
Adnan Oktar (AA)
TT

Adnan Oktar silahlı suç örgütünün "güncel yapılanması" davasının mahkemesi değişti

Adnan Oktar (AA)
Adnan Oktar (AA)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca Adnan Oktar organize suç örgütünün güncel yapılanması ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyaya ilişkin yeni karar aldı.

Mahkeme, sadece terör suçlarına ilişkin davalara baktığı için dosyayı görevsizlik kararıyla İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi.

Bu mahkemece kabul edilen iddianame kapsamında sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinde, Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 4'ü tutuklu, 42'si firari 72 sanık hakkında açılan yeni davaya ilişkin yargılama da önümüzdeki günlerde yapılacak.

(AA)

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna'nın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan 5 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Bu kişilerin ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddesi uyarınca, örgüt üyelerinin örgütün faaliyeti çerçevesinde işlediği bütün suçlarından dolayı fail olarak cezalandırılması da talep ediliyor.

Adnan Oktar, Meltem Daban ve Ferhunde Eda Babuna'nın bu kapsamda, "örgütün veya amacının propagandasını yapma" suçundan 10,5 yıldan 31,5'ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, diğer 17 sanığın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "örgüte yardım" ve "örgütün veya amacının propagandasını yapma" gibi suçlardan da farklı oranlarda hapisle cezalandırılması öngörülüyor.


Afrika Boynuzu’ndaki Türk varlığı Kahire-Ankara ilişkilerinin gelişmesine engel olur mu?

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
TT

Afrika Boynuzu’ndaki Türk varlığı Kahire-Ankara ilişkilerinin gelişmesine engel olur mu?

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud. (Reuters)

Ankara-Kahire ilişkilerinin hızla geliştiği bir dönemde Somali'nin Türkiye ile Savunma ve Ekonomik İş birliği Anlaşması’nı onaylaması, Türkiye'nin Afrika Boynuzu’ndaki varlığını güçlendiren anlaşmanın Mısır'ın bölgedeki çıkarları üzerindeki etkisinin boyutuna ilişkin soruları gündeme getirdi. Yaklaşık bir hafta önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kahire'ye yaptığı ziyaretten sonra, iki ülke arasında üst düzey bir stratejik iş birliği konseyi kurulmasına yönelik anlaşma imzalanmıştı.

Türkiye ve Afrika konularında çalışan uzmanlar Şarku'l Avsat'a şu değerlendirmelerde bulundular:

“Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerde son dönemde yaşanan dikkat çekici yakınlaşma rekabete değil iş birliğine dayanıyor. Her iki ülke için de stratejik öneme sahip olan Afrika Boynuzu bölgesinde Mısır ve Türkiye'nin varlığı, Etiyopya'nın hamlelerine karşı bir iş birliği çerçevesi sağlayabilir.”

Çarşamba günü Somali Parlamentosu ve Bakanlar Kurulu, Türkiye ile 10 yıllık Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nı onayladı. Somali resmi haber ajansı SONNA, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un, anlaşmanın ‘Somali donanmasını inşa etmeyi ve deniz kaynaklarını korumayı’ amaçladığını söylediğini aktardı. Mahmud, ‘başka hiçbir ülkeye düşman olmadıklarını ve hiçbir şekilde başka bir ülke veya hükümetle nefreti veya çatışmayı kışkırtmayı amaçlamadıklarını’ vurguladı.

Ankara’nın ülkesine verdiği desteğe övgüde bulunan Mahmud, Türkiye'nin ‘Somali'nin karasularını korumasına, kaynaklarını kullanmasına ve Somali donanmasını rehabilite etmesine yardım etme isteğini ifade eden tek ülke’ olduğunu söyledi.

Gerçek bir müttefik

Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre ise Türkiye ile yapılan anlaşmanın deniz sınırlarının terör, korsanlık ve yasa dışı balıkçılık operasyonlarından korunmasına katkıda bulunacağını söyledi. Barre, “Artık Somali'nin uluslararası sahnede gerçek bir müttefiki, dostu ve kardeşi olacak” ifadesini kullandı.

Türkiye söz konusu anlaşma kapsamında, karasularını terör, korsanlık ve dış müdahale gibi tehditlerden daha iyi koruyabilmesi amacıyla Somali Donanması'na eğitim ve teçhizat sağlayacak. Reuters dünkü haberinde, bir Türk Savunma Bakanlığı yetkilisinin, Türkiye'nin Afrika ülkesinin karasularını savunmasına yardımcı olmak için Somali'ye deniz güvenliği desteği sağlayacağını söylediğini aktardı.

Ortak tutum

Somali'nin Türkiye ile Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nı imzalaması, Etiyopya hükümetinin ayrılıkçı Somaliland bölgesiyle ilk anlaşmayı imzalamasından yalnızca bir ay kadar sonra gerçekleşti. Söz konusu anlaşmaya göre Addis Ababa, Etiyopya'nın Somaliland’ı bağımsız bir devlet olarak tanıması ve diğer ekonomik faydalar karşılığında Berbera bölgesinde ticari bir liman ve askeri üs içeren bir deniz limanı elde edecek.

Ancak Somali hükümeti, Etiyopya ile Somaliland arasındaki anlaşmayı kararlı bir şekilde reddetti ve Addis Ababa'daki büyükelçisini geri çağırdı. Ayrıca Mahmud, Somali'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü baltalamaya yönelik her türlü girişime karşı duracağına söz vererek anlaşmayı iptal etme kararı yayınladı.

Mısır ve Türkiye, diğer ülkeler ve bölgesel kuruluşlarla birlikte Etiyopya ile Somaliland arasındaki anlaşmayı kınadı. Mahmud geçtiğimiz ay Kahire'yi ziyaret ederken, Türkiye de durumu görüşmek üzere bir dizi Somalili yetkiliyi kabul etti. Türkiye son birkaç yılda Somali hükümetinin yakın müttefiki haline geldi. Ankara, Somali’de okullar, hastaneler ve altyapı inşa etti. Ayrıca Somalililere Türkiye'de eğitim görmeleri için burs sağladı.

Rekabet değil iş birliği

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde Türkiye meseleleri konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Kerem Said, Türkiye-Somali anlaşmasını çevreleyen zamansal bağlamın önemine dikkat çekti. Bunun, Mısır-Türkiye ilişkilerindeki kayda değer iyileşmenin yanı sıra, Etiyopya-Somaliland anlaşmasının yarattığı gerginlik durumuyla da örtüştüğünü vurguladı.

Şarku'l Avsat'a konuşan Said, Mısır ve Türkiye'nin Etiyopya'nın Somaliland'la yaptığı anlaşmaya karşı durma konusunda anlaştığını belirterek, iki ülkenin Afrika Boynuzu'ndaki çıkarlarının, onları iş birliğini güçlendirmeye yönelteceğini kaydetti. Türkiye'nin eğiliminin Mısır başta olmak üzere bölge ülkeleriyle, öncesinde de Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ‘sıfır sorun’ ilkesi olduğunu ifade etti. Said sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin temas kurduğu Arap ülkelerinin her birinin Afrika Boynuzu bölgesinde geniş çıkarları var. Bu durum, özellikle bölgedeki Fransız ve Amerikan nüfuzunun azalması ışığında, Türkiye'yi söz konusu Arap ülkeleriyle entegrasyonu güçlendirmeye yöneltebilir. Türkiye'nin Afrika Kıtası’ndaki nüfuzunu güçlendirmeye çalışan İran'la yaşadığı tarihsel rekabet bağlamında etkili ortaklara ihtiyacı var. Bu nedenle Türkiye'nin Arap ülkeleriyle, özellikle de Mısır'la koordinasyon eğilimi buna en yakın adım. Türkiye ilişkilerindeki mevcut ortam rekabetten çok iş birliğine yöneltiyor.”

Said'e göre, Afrika Boynuzu'nda Mısır-Türkiye iş birliği fikrinin hakimiyetinin bir başka göstergesi. Türkiye'nin Somaliland anlaşmasına ilişkin tutumunun ardından iki ülkenin sahip olduğu stratejik ilişkilere rağmen, Etiyopya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde mevcut gerginlik durumunda yatıyor. Etiyopya, Afrika'daki Türk yatırımlarının neredeyse yarısını, yani yaklaşık altı milyar doları alıyor. Türkiye, Etiyopya hükümetinin Tigray'e karşı yürüttüğü savaşta da destek verdi. Bu gerilimin sadece Mısır-Türkiye koordinasyonuna yol açmayacağı düşünüldüğünde Rönesans (Nahda) Barajı konusunda da kullanılabileceği düşünülüyor.

Çıkar yönetimi

Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Salah Halime, Türkiye ile Somali arasındaki Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’nın ardından Afrika Boynuzu'nda Ankara ile Kahire arasındaki mevcut manzarayı ‘rekabet değil, iş birliği’ olarak görüyor. Ancak Mısır ve Türkiye'nin Somali'deki çıkarlarının doğası perspektifinden başka bir bakış açısına odaklanan Halime, bu iki ülkenin Somali'nin yıllardır yaşadığı güvenlik ve ekonomik zorluklarla yüzleşmesinde desteklenmesi hususlarına öncelik verme eğiliminde olduğuna inanıyor. Kuşkusuz bu, Mısır ile Türkiye’nin Somali'yi destekleme hedefini tutarlı kılıyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Halime, Erdoğan’ın Kahire ziyareti sırasında iki ülke arasında stratejik iş birliği anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlanan son Mısır-Türkiye anlayışlarının, iki ülkenin karşılıklı olarak iş birliği yapacağı inancına neden olduğunu kaydetti. Halime, her iki ülkenin de stratejik öneme sahip Afrika Boynuzu bölgesinde çıkar yönetimini sağlayacak anlayış çerçevesine sahip olduğunu belirtti.

Halime, Türkiye-Somali anlaşmasının ‘Kahire'nin öfkesini uyandırmadığına’ dikkat çekti. Zira terörizm ve bölgesel krizler karşısında Mısır ve Türkiye'nin Somali'ye verdiği desteğin üç ülkenin ortak çıkarlarına hizmet ettiği dikkate alındığında, Somali topraklarının istikrarı ve birliği hem Mısır hem de Türkiye çıkarları açısından bir ‘güvenlik unsuru’ teşkil ediyor.

Somali, yıllardır ideolojik olarak El Kaide bağlantılı olan ve Somali ile komşu ülkelerdeki birçok terör operasyonunun sorumluluğunu üstlenen, yüzlerce kişinin yaşamına mal olan eş-Şebab Hareketi’ne karşı mücadele veriyor.


Yabancı gelin sayısında zirvenin yeni sahibi Özbek kadınlar

(AA)
(AA)
TT

Yabancı gelin sayısında zirvenin yeni sahibi Özbek kadınlar

(AA)
(AA)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl Türkiye'deki evlenmelerde yabancı damatların sayısı 6 bin 345, yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu.

Uyruklarına göre incelendiğinde, 2014 sonrasında Özbek gelin sayısındaki artış dikkati çekti. Söz konusu yılda Türkiye'de 560 Özbek kadın evlenirken, bu sayı geçen yıl itibarıyla 3 bin 716'ya yükseldi. Böylece Özbekler, bu alanda 2015'ten bu yana ilk sırada olan Suriyelileri (3 bin 519) geride bırakarak zirveye yerleştiler.

Özbekler ve Suriyelilerin ardından 2023'te Azerbaycan (2 bin 818), Rusya (2 bin 339), Almanya (2 bin 243) uyruklu kadınlar, Türkiye'de en çok evlilik yapan yabancı gelinler olarak öne çıktılar.

Yabancı damatta ilk sırada Almanlar bulunuyor

Söz konusu veri setinin açıklanmaya başlandığı 2009'dan bu yana nikah masasına oturan yabancı erkekler sayısında ilk sırada Almanlar yer alıyor.

Türkiye'de evlenen Alman erkeklerin sayısı 2023 itibarıyla 1387 olurken, bu ülke uyruklu erkekleri Suriye (1219), Avusturya (326), Afganistan (316) ve Azerbaycan (254) uyruklular izledi.


RTÜK, reklamlarla ilgili "daha sıkı denetim" kararı aldı

(AA)
(AA)
TT

RTÜK, reklamlarla ilgili "daha sıkı denetim" kararı aldı

(AA)
(AA)

RTÜK'ten yapılan açıklamada, Üst Kurulun 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun çerçevesinde Türkiye'de yayın yapan tüm radyo ve televizyonları düzenlediği ve denetlediği hatırlatıldı.

​Radyo ve televizyon yayınlarının içerik denetimlerinin Üst Kurul Uzmanlarınca "titizlikle ve aralıksız" yapıldığı belirtilen açıklamada, son dönemdeki incelemelerde ticari iletişim yayınlarının hem içeriği hem de süreleriyle ilgili mevzuatta yer alan hükümlerin ihlal edildiğinin görüldüğü kaydedildi.

Açıklamada,​ "Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak 6112 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil eden ticari iletişim yayınlarıyla ilgili tüm iyi niyetli uyarılarımızı zaman zaman gerek basın açıklamaları gerekse ikili görüşmeler yoluyla yapsak da yayıncılarımızın bu konuda gerekli özeni göstermedikleri belirlenmiştir." ifadelerine yer verildi.

1 saatte yayınlanabilecek azami reklam süresi 12 dakika

Yayınlarda 1 saatlik zaman diliminde yayınlanabilecek azami reklam süresinin 12 dakika olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bazı medya hizmet sağlayıcılarının bu süreyi aşarak hem rekabet ortamını zedelediği hem de kurallara uygun hareket eden muadillerine karşı haksızlık yaptığı belirtildi.

​ Reklam yayınları esnasında ses seviyelerinin artırılması ve gizli reklam uygulaması gibi ihlallerin de tespit edildiği bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Ürün yerleştirme uygulamaları ise kanunun izin verdiği şekilde yapılmamaktadır. Ürün yerleştirme uygulamalarında, medya hizmet sağlayıcıların editöryal bağımsızlığına müdahale edildiği, ürün veya hizmetlerin kiralanması veya satın alınmasının doğrudan teşvik edildiği ve ürüne aşırı vurgu yapıldığı belirlenmiştir. Bu tespitlerin ardından Üst Kurulumuz, reklamlarla ilgili daha sıkı denetim süreci başlatma kararı almıştır. Yukarıda bahsedilen temel kurallara uygun hareket edilmesi tüm yayıncılarımızın kendi menfaatine olacaktır. Aksi halde 6112 sayılı Kanundan kaynaklanan yaptırım gücümüzü çekinmeden kullanacağımızı açıkça ilan ediyoruz.


Galata Kulesi bugün ziyarete kapandı

(AA)
(AA)
TT

Galata Kulesi bugün ziyarete kapandı

(AA)
(AA)

Kulenin çatı onarımı çalışmaları sebebiyle 8'inci katı geçen yıl kasımda ziyaret kapatılmıştı. Süreç içinde kulenin aleminin konservasyonu tamamlandı ve yerine yerleştirildi.

Yapının beden duvarlarında ve zemininde ise jeoradar çalışmaları gerçekleştirildi.

Tespit edilen detaylar doğrultusunda kulenin dış cephe onarımı da yapılacak. Restorasyon çalışmaları sırasında kulenin beden duvarlarında bulunan 400'e yakın göçmen kuş yuvasına zarar verilmeyecek.

Tüm uygulamalar, kuş yuvaları ve ebabil kuşlarının göç mevsimi gözetilerek gerçekleştirilecek.

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne 2013'te dahil edilen ve İstanbul silüetinin önemli yapılarından biri olan kuledeki çalışmaların nisanda tamamlanması planlanıyor.


İran basını, KAAN'ı "Türkiye'nin en önemli projelerinden biri” olarak tanıttı

(AA)
(AA)
TT

İran basını, KAAN'ı "Türkiye'nin en önemli projelerinden biri” olarak tanıttı

(AA)
(AA)

İran Devrim Muhafızları Ordusuna yakın, yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, konuyla ilgili haberini,“KAAN isimli Türk milli savaş uçağı bu sabah ilk uçuşunu gerçekleştirdi" başlığıyla verdi.

Haberde, KAAN’ın Türk hava savunma sanayinin “en önemli projelerinden biri” olduğu vurgulandı.

İran’ın önde gelen yayın kuruluşlarından İttilaat gazetesi de KAAN’ın uçuş görüntülerini yayınladığı haberini, "Türk ordusunun ilk milli savaş uçağı KAAN Ankara semalarında uçtu" başlığıyla sundu.

Ülkede, reformcu kanada yakınlığıyla bilinen Camaran Haber Ajansı ise KAAN’ın haberini, "Türkiye'nin 5. nesil savaş uçağının ilk uçuşu gerçekleştirildi" başlığıyla paylaştı.

İran’ın irili ufaklı basın ve medya kuruluşlarında da yayınlanan haberlerde, KAAN’ın Türkiye için önemli bir proje olduğu kaydedildi.


Adalet Bakanı Tunç, Suudi Arabistan heyetini kabul etti

(@yilmaztunc)
(@yilmaztunc)
TT

Adalet Bakanı Tunç, Suudi Arabistan heyetini kabul etti

(@yilmaztunc)
(@yilmaztunc)

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Suudi Arabistan Ankara Büyükelçisi Fahad bin Assaad Abu Al-Nasr ve Suudi Arabistan Başsavcısı Suud Bin Abdullah Almujib ile görüştü.

Adalet Bakanlığında gerçekleşen görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Tunç, "Adli işbirliğimiz başta olmak üzere ülkelerimiz arasındaki ilişkiler hakkında değerlendirmelerde bulunduk. Suudi Arabistan ile her alandaki ilişkilerimizi ve birlikteliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.


Bakan Fidan, Brezilya'da Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya dışişleri bakanlarıyla görüştü

Hakan Fidan (AA)
Hakan Fidan (AA)
TT

Bakan Fidan, Brezilya'da Suudi Arabistan, Fransa ve Rusya dışişleri bakanlarıyla görüştü

Hakan Fidan (AA)
Hakan Fidan (AA)

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Fidan, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile bir araya geldi.

Görüşmede, Gazze'de acil ateşkes ve iki devletli çözüm için bölge ülkelerinin atabileceği adımlar ele alındı.

Bakan Fidan, bu kapsamda Antalya Diplomasi Forumu’nda (ADF) düzenlenecek "Gazze Paneli"nin önemli bir fırsat oluşturacağını mevkidaşına iletti.

Görüşmede, ikili ve ekonomik ilişkiler ile savunma sanayi alanındaki işbirliği de değerlendirildi.

Bakan Fidan'ın, Fransa Dışişleri Bakanı Sejourne ile görüşmesinde de üst düzey ziyaret takvimi, bölgesel konular ve Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileri ele alındı.

Gazze’deki durumun daha da kötüleşmesinin engellenmesini teminen acil adım atılması gerektiğini vurgulayan Fidan, bu konuda uluslararası toplumun birlik içinde hareket etmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.

Ukrayna’daki savaşın, bu ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği çerçevesinde çözülmesi gerektiğine işaret eden Fidan, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin diğer aday ülkelerden ayrı tutulmasının stratejik hata olacağını dile getirdi.

Fidan, Rus mevkidaşı Lavrov ile de görüştü

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brezilya'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi.

Fidan, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı için bulunduğu Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde, Rus mevkidaşı Lavrov ile görüştü.

Görüşmede, gelecek dönemde yapılması planlanan üst düzey ziyaretler, ikili ve bölgesel gelişmeler ele alındı.

Bakan Fidan, mevkidaşına, Ukrayna savaşında tüm tarafların katılımıyla diplomatik bir çözüm bulunmasını umduğunu, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve refahın korunmasına yönelik tüm girişimleri desteklediğini iletti.

İki bakan, Gazze’deki vahim insani durumu ve atılabilecek adımları da ele aldı.

Bakan Fidan'ın, G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında ikili temaslarını sürdürmesi bekleniyor.


Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, ülkesi için Türkiye'nin yerinin apayrı olduğunu söyledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Büyükelçisi Wael Yousef Alenzi'yi kabul etti, 14 Eylül 2022 (AA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Büyükelçisi Wael Yousef Alenzi'yi kabul etti, 14 Eylül 2022 (AA)
TT

Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, ülkesi için Türkiye'nin yerinin apayrı olduğunu söyledi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Büyükelçisi Wael Yousef Alenzi'yi kabul etti, 14 Eylül 2022 (AA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuveyt Büyükelçisi Wael Yousef Alenzi'yi kabul etti, 14 Eylül 2022 (AA)

Kuveyt'in Ankara Büyükelçiliğince, Ankara'da Kuveyt Milli Günü'nün 63. yıl dönümü ve Kurtuluş Günü'nün 33. yıl dönümü vesilesiyle resepsiyon düzenlendi. Etkinliğe Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Ahmet Yıldız, birçok üst düzey yetkili ve misafir katıldı.

Etkinlikte konuşan Kuveyt'in Ankara Büyükelçisi Al-Enzi, Kovid-19 salgını ve 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle 3 yıl boyunca bir araya gelemediklerini belirtti, hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Al-Enzi, Kuveyt Milli ve Kurtuluş günlerinin yıl dönümünün yanı sıra 2024'ün Kuveyt ile Türkiye arasında diplomatik ilişki kurulmasının 60. yıl dönümüne tekabül ettiğini dile getirdi.

Kuveyt hükümetini ve halkını tebrik eden Al-Enzi, Türkiye dahil dünyadaki diğer müttefikleri Kuveyt'e bağlayan küresel dostluk ve güvenlik ilkeleri üzerine kurulu güçlü ve istikrarlı ilişkilere de dikkati çekti.

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 1960'lı yıllarda başladığını anımsatarak "Karşılıklı saygıya ve ortak çıkarlara dayalı sağlam temeller üzerine inşa edilen bu ortaklık, gelişerek ve neredeyse tüm konularda anlaşmaya varma seviyesine ilerlemiştir. Zira Türkiye, kritik zamanlarda gerçek bir ortak olarak ortaya çıkmıştır. Örneğin, Irak rejiminin Kuveyt'i işgal etmesi sırasında Türkiye, Kuveyt'e destek olmak için belirgin adımlar atmıştır." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu tutumu ve duruşunun zorluklar karşısında gösterilen dayanışma ve işbirliğinin derinliğini yansıttığını aktaran Al-Enzi, iki ülke arasında şimdiye kadar 62 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığını hatırlattı.

Türkiye ve Kuveyt uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaların barışçıl şekilde çözülmesinde kararlı

Al-Enzi, Kuveyt ile Türkiye'nin dış politika alanında ortak ve sağlam bir zemin üzerinde durduğunu vurgulayarak, "Uyumun teşvik edilmesi ve çatışmaları barışçıl bir şekilde çözme hususlarındaki kararlılığımız, Kuveyt'in Yemen barış görüşmelerine ev sahipliği yapması ve Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasında barışa yönelik çabalarıyla açıkça görülmektedir. Ayrıca, Suriye için uluslararası donörleri bir araya getiren 3 toplantının Kuveyt'in ev sahipliğinde gerçekleşmesi için gösterilen ortak çabalar da bu kararlılığın ayrı bir göstergesidir." diye konuştu.

İki ülkenin de insan haklarını koruyan ve saygı duyan yasaların uygulanmasında ve uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğünü güçlendirmede bir rol model teşkil ettiğini vurgulayan Al-Enzi, radikalizme ve terörizme karşı mücadelede ortak adımlar atıldığını da kaydetti.

Al-Enzi, Kuveyt ve Türkiye'nin ekonomi, askeri, güvenlik, kültür, ticaret, sağlık ve yatırım alanlarında yakın işbirliği yürüttüğüne işaret ederek, sağlık turizmini artırmak amacıyla Türkiye'de bir Sağlık Ataşeliği açmayı planladıklarını duyurdu.

Kuveytli öğrencilerin Türkiye'deki üniversitelerde eğitim görebileceğini söyleyen Al-Enzi, Türkiye'nin, Kuveyt vatandaşlarının ilk tercih ettiği turizm rotası olduğunun da altını çizdi.

Al-Enzi, ikili ilişkileri geliştirmek için üst düzey ziyaretlerin artırılmasını, yatırımların teşvik edilmesini ve ticaret hacminin genişletilmesini amaçladıklarını kaydederek, "Bizler sürekli olarak Türkiye ve tüm kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerimizi geliştirme ve güçlendirmeyi arzuluyoruz. Bu ilişkilerin her daim uluslararası işbirliği ve ortaklık için rol model olacağına ve samimi kardeşlik için bir sembol niteliği taşıyacağına inancımız tamdır." dedi.

Kuveyt'in güvenliği ve istikrarı için dua eden Al-Enzi, Filistin ve Gazze'nin korunması, Filistinlilerin 1967 sınırları dahilinde başkenti Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinde güven ve istikrar içinde olmaları için de dua etti.

"Kuveyt için Türkiye'nin yeri apayrı"

Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilere dair değerlendirmede bulunan Al-Enzi, ilişkilerin 60. yılının kutlandığını ve ilerleyen günlerde daha da gelişmesini umduğunu söyledi.

Al-Enzi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerin uluslararası alanda örnek bir ilişki olduğuna işaret ederek, "Kuveyt için Türkiye'nin yeri apayrıdır. Kuveyt'in de Türkiye'de yeri ayrı. Her yıl yaklaşık 500 bin Kuveyt vatandaşı Türkiye'yi ziyaret ediyor. Türkiye, Kuveyt halkının birinci destinasyonu oldu. Türkiye ile çok ayrıcalıklı ilişkilere sahibiz." dedi.

Yakında İstanbul'da Kuveyt Sağlık Ofisi açma hazırlığında olduklarını hatırlatan Al-Enzi, bunun, Türkiye'deki hastanelerde tedavi için gelecek vatandaşlarla ilgileneceğini söyledi.

Al-Enzi, Türkiye'nin askeri ve savunma sanayisi alanında çok ayrıcalıklı konumda olduğunu vurgulayarak Kuveyt'in, Türkiye ile bu alanda da işbirliği içinde olacağını dile getirdi.


KAAN'ın ilk uçuşu Yunan medyasında geniş yer aldı

Yunan basını, KAAN'ın Batılı silah sistemlerine alternatif olarak görüldüğünü vurguladı (AA)
Yunan basını, KAAN'ın Batılı silah sistemlerine alternatif olarak görüldüğünü vurguladı (AA)
TT

KAAN'ın ilk uçuşu Yunan medyasında geniş yer aldı

Yunan basını, KAAN'ın Batılı silah sistemlerine alternatif olarak görüldüğünü vurguladı (AA)
Yunan basını, KAAN'ın Batılı silah sistemlerine alternatif olarak görüldüğünü vurguladı (AA)

Ülkenin en çok okunan gazetelerinden Kathimerini, "KAAN'ın ilk uçuşundan ne öğrendik – Ege'de güç dengelerini değiştiriyor mu" başlıklı haberinde "Türkiye, KAAN'ın uçuşuyla kendi ülkesi içinde 5'inci nesil uçak üretiminde önemli bir adım daha attı." ifadesine yer verdi.

Haberde, KAAN'ın 5'inci nesil uçaklarda F-35'lere alternatif olduğuna işaret edildi.

Gazete, KAAN'ın henüz operasyonel bakımdan kullanılabilir olmamasına rağmen başarılı uçuş denemesinin, programın küçük gecikmelerle de olsa öngörülen zamanlamada ilerlediğini kanıtladığını bildirdi.

"Batı ve ABD silah sistemlerine bağımlılık derecesini azaltacak"

Milli muharip uçak KAAN'ın teknik özelliklerine ayrıntılı değinilen haberde, KAAN'ın 2030'a kadar operasyonel bakımdan hazır olabileceği ve bunun da Türkiye'nin Batı ve ABD tarafından üretilen silah sistemlerine bağımlılık derecesini azaltacağı ifade edildi.

Gazete, isim vermeden Yunanistan Hava Kuvvetlerinin deneyimli yetkililerine dayandırdığı yorumda, KAAN'ın tüm hedeflerine ulaşsa dahi Yunanistan ile Türkiye arasındaki dengeyi en azından operasyonel seviyede çok büyük ölçüde değiştirmeyeceğini ileri sürdü.

Ukrayna, Azerbaycan ve Pakistan gibi ülkelerin de KAAN'la ilgilendiği vurgulanan haberde, "Ancak kimse Türkiye'nin stratejik faydasını tartışamaz. KAAN, hiçbir zaman hizmete girmese bile komşunun savunma sanayisindeki teknolojik yetisinin yükseldiğinin bir kanıtıdır. 24 ayda 4 Türk uçağının ilk uçuşunu gerçekleştirdiğinin düşünülmesi bile yeterlidir. KAAN, İnsansız Hava Aracı Anka-3, Bayraktar TB3 ve Kızılelma." değerlendirmesinde bulunuldu.

"F-35 ve F-22'nin muadili olmaya aday"

Ta Nea gazetesi de ana sayfasında yer verdiği haberde KAAN'ın ABD'ye ait "GE F110" tipi motorla uçtuğunu, belli sayıda KAAN'ın F110 ile uçacağını, diğer KAAN'ların ise her şey yolunda giderse iki yıl içinde hazır olacak yerli motorla uçacağını belirtti.

Haberde, KAAN'ın F-35 ve F-22'nin muadili olmaya hazırlandığı ifade edildi.

"Greek Reporter" isimli haber portalı da "Türkiye'nin 5'inci nesil muharip uçağı KAAN ilk uçuşunu gerçekleştirdi" başlığıyla yayımladığı haberde teknik özelliklere ve Türk yetkililerinin açıklamalarına yer verdi.

Haberde, Türkiye'nin KAAN'ı F-35 savaş uçaklarının alternatifi gördüğü belirtildi.

"CNN Greece" haber sitesinin "Türk muharip uçağı KAAN'ın ilk uçuşu" başlıklı haberinde KAAN'ın, ABD'nin Ankara'yı F-35 programından çıkarmasının ardından Türk hava savunma sanayisinin geliştirdiği düşük görünürlükte "stealth" sistemine sahip bir uçak olduğu ifade edildi.

Haberde, Rusya'nın İstanbul Başkonsolosu'nun 5'inci nesil Türk muharip uçağının üretimi için ülkesinin işbirliğine hazır olduğunu kaydettiğine işaret edildi.

"Türk savunma sanayisinin en büyük projelerinden biri"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "En gururlu günlerden biri" şeklindeki sözlerini başlığına taşıyan "Imerisia" gazetesi de KAAN için "Türk savunma sanayisinin en büyük projelerinden biri" ifadesini kullandı.

KAAN'ın yapay zeka tarafından desteklendiği vurgulanan haberde, uçağın insansız hava araçlarıyla işbirliği yapabilecek, yeni nesil silahlarla savaşabilecek, süpersonik hızla tam isabet edebilecek özelliklere sahip olduğu kaydedildi.