Eski İsrail Genelkurmay Başkanı, radikal sağcı Ben-Gvir'in Güvenlik Bakanı olmasını yorumladı: "Acı bir şaka"

Netanyahu radikal sağcılarla hükümet kurmakta anlaştı

Itamar Ben-Gvir, 23 Kasım'da Batı Kudüs'te bir gencin ölümüne sebep olan bombalı saldırıların meydana geldiği yerde açıklama yaptı (AP)
Itamar Ben-Gvir, 23 Kasım'da Batı Kudüs'te bir gencin ölümüne sebep olan bombalı saldırıların meydana geldiği yerde açıklama yaptı (AP)
TT

Eski İsrail Genelkurmay Başkanı, radikal sağcı Ben-Gvir'in Güvenlik Bakanı olmasını yorumladı: "Acı bir şaka"

Itamar Ben-Gvir, 23 Kasım'da Batı Kudüs'te bir gencin ölümüne sebep olan bombalı saldırıların meydana geldiği yerde açıklama yaptı (AP)
Itamar Ben-Gvir, 23 Kasım'da Batı Kudüs'te bir gencin ölümüne sebep olan bombalı saldırıların meydana geldiği yerde açıklama yaptı (AP)

Filistinlilere karşı ırkçı söylemleriyle bilinen milletvekili ve Otzma Yehudi (Yahudi Gücü) partisi lideri Ben-Gvir'in yeni İsrail koalisyon hükümetinde işgal altındaki topraklarla ilgili bakanlıkları almasına, 2019'da emekliye ayrılan eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot'tan tepki geldi.
İsrail medyasının 25 Kasım'da duyurduğuna göre, radikal sağcı partilerin zaferiyle sonuçlanan 1 Kasım seçimlerinin ardından sürdürülen koalisyon görüşmeleri sonuca ulaştı. Hükümeti kurma görevini alan Likud (Bütünleşme) partisi lideri Binyamin Netanyahu, Ben-Gvir'in Ulusal Güvenlik Bakanı olmasına onay vermekle kalmadı, İsrail'de yasaklanan Kahanecilik akımından gelen siyasetçinin partisine Banliyöler, Necef Çölü ve Celile'yi Geliştirme Bakanlığını ve Yahudi Mirası Bakanlığını da teslim etti.
Üstelik, Ulusal Güvenlik Bakanlığı'na, işgal altındaki Filistin topraklarında görev yapan 2 bin kişilik "Sınır Polisi" de bağlanacak.
Ulusal Birlik ittifakı milletvekili Eizenkot, sosyal medya paylaşımında karara tepki gösterdi:
"Gerçekler ve devletin ihtiyaçları yerine siyasi amaçlarla icat edilmiş unvanlar için yapılan müzakere oyununun parçası olarak, İsrail vatandaşlarının arkasından yapılan acı bir şaka."
İsrail parlamentosu Knesset'te ve parti yönetimlerinde güvenlik bürokrasisinden gelen çok sayıda milletvekili olmasına karşın, onlarca defa Araplara karşı nefret suçu işlemekle suçlanan Ben-Gvir'in mesleği avukatlık.
Ben-Gvir son olarak, 23 Kasım'da Batı Kudüs'te yaşanan bombalı saldırılar nedeniyle suikast politikasına geri dönülmesi ve Filistinli tutuklulara yönelik baskının artırılması çağrısında bulundu:
"Terörün son derece ağır bir bedel ödemesi gerekiyor. Bu da, suikastlara geri dönülmesi, Filistinli tutuklulara yönelik baskının artırılması ve Filistin yönetimine yönelik ödemelerin durdurulması anlamına geliyor."
İsrail gazetesi Haaretz'e adının açıklanmaması şartıyla konuşan bir güvenlik yetkilisi, orduya bağlı olan Sınır Polisi'nin bakanlığa devredilerek fiilen "Ben-Gvir'in kendi polisine" dönüştürülmesi tehlikesinden söz etti:
"Kanuna göre, İsrail Savunma Güçleri, Batı Şeria'da egemen güçtür, yani oradaki herhangi bir kuvvet üzerinde Merkez Komutanı veya İsrail Genelkurmay Başkanı dışında kimsenin yetkisi yoktur. Bu durum, Paraşütçüler veya Golan tugaylarının Ulusal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı olduğunu söylemek gibi bir şey; imkansız bu."
Ben-Gvir, koalisyon protokolünü sosyal medyadan sevinçle duyurdu:
"Tam teşekküllü sağcı hükümet için önemli bir adım attık... Otzma Yehudit'in alacağı bakanlıklarla Necef Çölü, Celile ve çevresinin güvenliği ve güçlendirilmesi için verdiğimiz seçim sözlerini yerine getirecek olmamızdan mutluyum."
Ayrı ayrı yapılacak koalisyon protokolleri çerçevesinde, Dini Siyonizm ittifakının lideri Bezalel Smotriç'e de yetkileri güçlendirilmiş Maliye Bakanlığı görevi verilmesi muhtemel. Netanyahu, Birleşik Tevrat Yahudiliği gibi Ortodoks Yahudilerin partileriyle de müzakereler yürütüyor.
 
Independent Türkçe, Haaretz, Jerusalem Post



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.