Çin'de kuş benzeri dinozor fosilinin karnında kurbağa kalıntıları bulundu

"Örnek, kuş soyuna çok yakın bir soyda bağırsakların korunduğu ilk vakayı gösteriyor"

Kuşların evriminin,  200 ila 145 milyon yıl öncesini kapsayan Jura Dönemi'nde başladığı düşünülüyor (Xuri Wang)
Kuşların evriminin, 200 ila 145 milyon yıl öncesini kapsayan Jura Dönemi'nde başladığı düşünülüyor (Xuri Wang)
TT

Çin'de kuş benzeri dinozor fosilinin karnında kurbağa kalıntıları bulundu

Kuşların evriminin,  200 ila 145 milyon yıl öncesini kapsayan Jura Dönemi'nde başladığı düşünülüyor (Xuri Wang)
Kuşların evriminin, 200 ila 145 milyon yıl öncesini kapsayan Jura Dönemi'nde başladığı düşünülüyor (Xuri Wang)

Bilim insanları, yaklaşık 120 milyon yıl önce bugünkü Çin'de yaşamış kuş benzeri bir dinozoru ortaya çıkardı. Dinozorun bağırsak kalıntılarında eski bir kurbağanın kısmi iskeleti bulundu.
Çin Jeoloji Bilimleri Akademisi'nden araştırmacıların da yer aldığı ekip, Daurlong wangi adı verilen dinozorun kuş benzeri yırtıcı bir dinozor grubu olan orta büyüklükteki bir tür dromaeosaurid olduğunu söylüyor.
Bilim insanlarına göre bu tür, öncelikle balıklar, memeliler ve diğer dinozorlarla besleniyordu.
Bilimsel dergi Scientific Reports'ta yayımlanan çalışmaya göre dinozor, erken Kretase döneminde, yaklaşık 145 ila 100 milyon yıl önce, bugünkü Çin'in kuzeydoğusunda yer alan tatlı su ekosistemi Jehol Biota'da yaşadı.
Araştırmacılar dinozorun kalıntılarında ayrıca, karın bölgesinde "büyük mavimsi bir tabaka" buldu. Söz konusu buluntu, bu tür dinozorlar arasında bağırsak kalıntılarının az sayıdaki örneklerinden biri.
Çin Jeoloji Bilimleri Akademisi Jeoloji Enstitüsü'nden Xuri Wang, "Dromaeosauridae, her iki yarımkürenin Kretase döneminden bilinen küçük ila orta büyüklükteki teropot dinozorların bir kladı" dedi.
The Independent'ta yer alan habere göre, Dr. Wang, "Çin'in kuzeydoğusunda Kretase'in erken dönemlerindeki Jehol Biyota, zengin bir dromaeosaurid çeşitliliği sağladı. Bunların çoğu da Microraptorinae'ye işaret ediyor" diye ekledi.
Çalışmada araştırmacılar, dinozor türünü İç Moğolistan'daki Longjiang Formasyonu'nun Güvercin Tepesi bölgesinde yer alan neredeyse eksiksiz bir iskelete dayanarak tanımladı.
"Daurlong wangi'nin holotipi, yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda, neredeyse eksiksiz ve eklemli bir iskelet" ifadeleri kullanıldı.
Bilim insanları ayrıca bağırsak içeriğinde eski bir kurbağanın kısmi iskeletini buldu. Bu da kuşlarla yakından ilişkili bir dinozorda bağırsağın bu denli korunduğu ilk örneğe işaret ediyor.
Araştırmacılar, "Dinozorlar da dahil olmak üzere soyu tükenmiş türlerde gastrointestinal sistem, dolaylı olarak bağırsak içeriği kalıntıları aracılığıyla yeniden yapılandırılabilir" dedi.
"Daurlong wangi örneği, kuş soyuna çok yakın bir teropot soyunda bağırsağın korunduğu ilk vakayı gösteriyor" diye de ekledi.



Nvidia CEO'su: Yeni ChatGPT, insan seviyesine ulaşan ilk yapay zeka

15 Mayıs 2026'da Fransa'nın Güney Korsika bölgesindeki Sartene'de bir akıllı telefon ekranında ChatGPT logosu görülüyor (Hans Lucas/AFP)
15 Mayıs 2026'da Fransa'nın Güney Korsika bölgesindeki Sartene'de bir akıllı telefon ekranında ChatGPT logosu görülüyor (Hans Lucas/AFP)
TT

Nvidia CEO'su: Yeni ChatGPT, insan seviyesine ulaşan ilk yapay zeka

15 Mayıs 2026'da Fransa'nın Güney Korsika bölgesindeki Sartene'de bir akıllı telefon ekranında ChatGPT logosu görülüyor (Hans Lucas/AFP)
15 Mayıs 2026'da Fransa'nın Güney Korsika bölgesindeki Sartene'de bir akıllı telefon ekranında ChatGPT logosu görülüyor (Hans Lucas/AFP)

Nvidia CEO'su Jensen Huang, ChatGPT'nin son sürümünün yapay genel zeka (YGZ), yani insan seviyesinde yapay zekanın ilk örneği olduğunu iddia etti.

OpenAI'ın ChatGPT Astra diye bilinen GPT-6 modeli, Anthropic'in Claude'u ve Google'ın Gemini'ı gibi rakiplerinden ayrıldığını gösteren etkileyici sonuçlarla geçen hafta piyasaya sürülmüştü.

OpenAI, "bilgisayar kullanımı, internette gezinme, yazılım mühendisliği, siber güvenlik, bilim ve profesyonel işler alanlarında en son teknoloji" olduğunu söylediği bu modelin, aynı anda birden fazla görevi otonom olarak tamamlayabildiğini belirtmişti.

Yeni yapay zeka modeli bir tanıtım sırasında kullanıcı isteklerini karşılarken aynı anda bir video oyunu oluşturmak veya hukuki bir belge hazırlamak gibi karmaşık görevleri de yerine getirmişti.

Huang tanıtımın ardından X'te paylaştığı gönderide "YGZ geldi. Tebrikler OpenAI ekibi" diye yazdı.

sxcdfvghy
Nvidia CEO'su Jensen Huang, 16 Temmuz 2026'da Japonya'nın Tokyo kentinde konuşma yapıyor (Reuters)

YGZ'nin kesin tanımı sektör temsilcileri arasında tartışmalı olsa da OpenAI'ın tüzüğüne göre "ekonomik açıdan en değerli işlerde insanlardan daha iyi performans gösteren son derece otonom sistemler" anlamına geliyor.

ChatGPT'nin en son sürümünü tanıtmak üzere düzenlenen basın toplantısında OpenAI Başkanı Greg Brockman, "YGZ çağına hoş geldiniz" diyerek yeni modeli "yetenek açısından nesiller arası bir sıçrama" diye nitelemişti.

Brockman sözlerine şöyle devam etmişti: 

Birkaç yıl ileriye giderek geriye dönüp YGZ'nin gerçekte ne zaman yaratıldığını sorarsak, bence bu zamanlar ve bu model olabilir.

Bu iddiaları, OpenAI CEO'su Sam Altman'ın YGZ'nin "en iyi ihtimalle… çok kötü tanımlanmış bir terim" olduğunu söylemesinden sadece birkaç gün sonra geldi.

Sources podcast'inde konuşan Altman, "Bunun alakasız bir pazarlama terimi gibi olduğunu söyleyecektim" demişti.

Bir yapay zeka modelinin YGZ'ye ne kadar yaklaştığını ölçmeyi amaçlayan bağımsız karşılaştırma testlerinde ChatGPT Astra, insan puanlarına yaklaşan yeni yüksek puanlar elde etti.

Testleri geliştiren ARC Prize Foundation'dan Greg Kamradt, bunu "öncü model performansında anlamlı bir sıçrama" diye niteliyor.

Buna rağmen bazı sektör temsilcileri, herhangi bir mevcut yapay zeka modelinin insan seviyesinde olduğunu söylemeye hâlâ şüpheyle yaklaşıyor.

Teknoloji danışmanı Marko Tasic, Huang'ın iddialarına itiraz ederek bunu potansiyel bir halka arz öncesinde yapılan bir pazarlama hilesi diye tanımladı.

Tasic, "Hayır, bu YGZ değil" dedi. 

Bu sadece halka arz öncesi bir halkla ilişkiler hamlesi. Fiyatı şişirip satmak, hepsi bu.

Independent Türkçe


Dans pistlerinden savaş alanlarına... Çin, robotları savaşa hazırlıyor

Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda dövüş sanatları yarışmasına katılan bir robot (Reuters)
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda dövüş sanatları yarışmasına katılan bir robot (Reuters)
TT

Dans pistlerinden savaş alanlarına... Çin, robotları savaşa hazırlıyor

Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda dövüş sanatları yarışmasına katılan bir robot (Reuters)
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda dövüş sanatları yarışmasına katılan bir robot (Reuters)

Çin’de geçen ay düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar zıpladı, dans etti, boks yaptı; hatta bazı çevik robotlar 100 metre mesafede rekortmen atlet Usain Bolt’tan daha hızlı koştu. Seyirciler, makinelerin gelişen yeteneklerini ve internette mizah konusu olmaya aday düşüşlerini hayranlıkla izledi.

Etkinliğin sona ermesinden iki gün sonra Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun resmî gazetesi, gösteriden kendi sonuçlarını çıkararak araştırmacılara, bu ileri teknolojilerin laboratuvarlardan askeri eğitim sahalarına aktarılmasını hızlandırma ve insansı robotları ‘savaşçı’ olarak kullanma çağrısında bulundu.

Reuters’ın 100’den fazla Çin askeri ihale ilanını, akademik çalışmayı, patenti, resmi yayını, hükümet kaydını ve savunma şirketlerine ait belgeyi inceleyerek yaptığı araştırmaya göre, Çin savunma kurumları insansı robotların askeri amaçlarla kullanımına yönelik araştırmaları hızlandırıyor ve bu robotları nihayetinde savaş alanlarında konuşlandırmayı planlıyor.

cv
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda 100 metre koşu yarışına katılan robotlar (AP)

Daha önce kamuoyuna yansımayan kayıtlar, askeri kurumların insansı robotları savaş alanı gereksinimlerine göre test ettiğini, bu robotları ve eğitimleri için gerekli teknolojileri tedarik etmeye çalıştığını, ayrıca birliklerle omuz omuza nasıl görev yapabileceklerini incelediğini ortaya koyuyor. Robotların algılama, manevra kabiliyeti ve eğitim verilerine odaklanan bu çalışmalar, 2025 ve 2026 yıllarında hız kazandı.

Bank of America Global Research verilerine göre Çinli üreticiler, 2025 yılında küresel insansı robot sevkiyatının yaklaşık yüzde 95’ini gerçekleştirdi. Bu ticari hakimiyet, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bir yandan kendi özel askeri uygulamalarını geliştirirken diğer yandan hızla büyüyen bir sektöre erişim imkânı sağlıyor.

Çin’in savunma robotik alanındaki araştırmaları, askeri teknolojilerin küresel ölçekte ne denli hızlı geliştiğini gözler önüne seriyor. Nitekim Rusya-Ukrayna savaşında, seyrüsefer ve hedefleme için yapay zekâ kullanan yarı otonom insansız hava araçları keşif ve saldırı operasyonlarında devrim yaratırken, robotlar da mühimmat taşıma ile yaralı ve kayıpların tahliyesinde aktif rol oynuyor.

vf
19 Ağustos’ta Güney Kore-ABD ortak tatbikatına katılan askeri robotlar (Reuters)

Reuters, Çin ordusunun İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en kanlı çatışmadan ders çıkarma çabalarını daha önce belgelemişti. Bu gelişmeler, tüm dünyada otonom sistemlere yönelik askeri ilgiyi artırıyor.

California Üniversitesi Los Angeles Kampüsü (UCLA) Makine ve Havacılık Mühendisliği Profesörü Dennis Hong konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İnsanların gitmesini istemediğimiz yerlere gitmek, robot geliştirmenin en ikna edici nedenlerinden biri. Bir robotu kaybetmek bir insanın hayatını kurtarmak anlamına geliyorsa, o robot feda edilebilir bir unsura dönüşür” ifadelerini kullandı.

Çin Savunma Bakanlığı ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun önde gelen araştırma kurumu olan Ulusal Savunma Teknolojileri Üniversitesi, insansı robotların askeri uygulamalarına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

gbhy
 Şangay’daki AgiBot genel merkezinde insansı bir robotla etkileşim kuran ziyaretçiler (Reuters)

Reuters, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bağlı operasyonel bir birlikte silahlı bir insansı robotun konuşlandırıldığına dair herhangi bir kanıta ulaşamadı. Yüksek miktarda enerji tüketen bu robotlar, kontrol edilebilir gösteri ortamlarının dışında henüz güvenilirlik sağlamaktan uzak bir tablo çiziyor.

Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Aaron Johnson ise savaş alanlarının çok sayıda değişken içerdiğini belirterek, bu ortamların robotların kabiliyetlerini öngörülemeyen şekillerde zorladığını ifade etti.

Yerleşim bölgelerine yönelik saldırı gücü

Çin’in, meskûn mahal savaşlarında insansı robotları kullanmaya yönelik şimdiden bir vizyonu bulunuyor.

Kurgulanan bir senaryoya göre altı insansı robot, robot köpek veya insansız araçtan oluşan insansız savaş grubu, iki hücum timi arasında paylaştırılacak. Robotlar, düşman kontrolündeki bir binayı kat kat ve oda oda temizlemek için kara birlikleriyle omuz omuza görev yapacak.

sdfevrg
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’ndaki bir yarışma sırasında düşen bir robotu, iki görevli sedyeye yerleştiriyor. (AFP)

Söz konusu senaryo, Şian kentindeki Ulusal Savunma Teknolojileri Üniversitesi Test Merkezi’nden araştırmacıların Ağustos 2025’te yayımladığı bir makalede yer aldı. Çalışma, beş ila on yıl içinde kullanıma sunulabileceği öngörülen ekipmanları kullanan bir meskûn mahal taarruz gücünü modelledi. Ancak araştırmada robotların angajman kurallarına, taşıyacakları silahlara veya sivillerin bulunduğu durumlarla nasıl başa çıkacaklarına dair detaylara yer verilmedi.

Aralık ayında ise Çin Halk Kurtuluş Ordusu Doğu Cephesi Komutanlığı, insansı ve dört bacaklı robotlar da dahil olmak üzere askeri robotların varsayımsal bir gelecekteki çatışmada Tayvan’ın savunmasını yarma sahnelerini içeren, yapay zekâ ile üretilmiş görseller yayımladı.

sdfr
Çin’de insansı robotlarla birlikte dans gösterisi yapan dansçılar (Reuters)

Çin, robotların savaş alanlarında kullanım yollarını araştıran tek ülke değil. ABD ordusu da geçen yıl nihayetinde askerlerle birlikte görev yapabilecek ‘askeri nitelikli insansı robot kabiliyetleri’ geliştirmek amacıyla bir yarışma başlattı.

Ordu, bu robotların olası rollerinin keşif, güvenlik, engel kaldırma, tehlikeli maddelerle müdahale ile meskûn mahallerdeki taarruz ve savunma görevlerini kapsadığını belirtti.

Buna karşın ABD robotik sektörü, ister iki ister dört bacaklı olsun, bu makinelerin geliştirilmesinde Çin’in bir hayli gerisinde kalıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı haberde, insansı ve dört bacaklı robotların dünyadaki önde gelen üreticilerinden Çinli Unitree firmasının, en çok satan robot köpek tasarımlarında ABD ordusu tarafından finanse edilen yeniliklerden yararlandığı bildirilmişti.

cvfgrth
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Robot Fuarı’nda sergilenen Çinli Unitree şirketine ait robotlar (AFP)

ABD ordusu ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü Analisti Malcolm Davis, insansı robotların mevcut koşullarda savaş alanı için pratik sistemler olmadığını belirterek, “Ancak beş ila on yıl içinde durumun bu yönde değişmesi son derece muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.

Robotik sistemler şimdilik uzaktan kumanda edilse dahi, otonom çalışmak üzere tasarlanan makinelerin beraberinde getirdiği etik ikilemlerin zamanla ele alınması gerekecek. Nitekim savaş hukuku, askeri unsurların savaşanlar ile siviller arasında ayrım yapmasını, ayrıca yaralılara veya teslim olan askerlere saldırmaktan kaçınmasını zorunlu kılıyor.


Kore çipleri Suudi Arabistan’a yöneliyor: Üretimden bilişime

Yapay zekâ çipi ve Güney Kore bayrağı (Reuters)
Yapay zekâ çipi ve Güney Kore bayrağı (Reuters)
TT

Kore çipleri Suudi Arabistan’a yöneliyor: Üretimden bilişime

Yapay zekâ çipi ve Güney Kore bayrağı (Reuters)
Yapay zekâ çipi ve Güney Kore bayrağı (Reuters)

Yapay zekâ yarışında rekabet artık yalnızca en gelişmiş modeli geliştirmekle sınırlı değil. Çipler, veri merkezleri ve enerji kapasitesi bu yarışın yeni belirleyicileri haline gelirken Suudi Arabistan, sahip olduğu enerji kaynakları ve hızla büyüyen dijital altyapısıyla küresel yapay zekâ ve yarı iletken şirketlerinin dikkatini çekiyor.

Bilgi işlem çiplerine yönelik talebin artmasıyla birlikte yarı iletken sektörü enerji, veri merkezleri ve dijital altyapıyla kesişiyor. Böylece teknolojik gücün yeni haritası, yalnızca çip üreten ülkelerin değil, bu çiplerin ihtiyaç duyduğu bilgi işlem kapasitesini barındırabilecek ülkelerin de önem kazandığı yeni bir döneme işaret ediyor.

Bu yarışta Suudi Arabistan, enerji imkânları, veri merkezlerindeki hızlı genişleme ve egemen yapay zekâ ekosistemi kurma hedefi sayesinde Asyalı çip ve yapay zekâ şirketleri için giderek daha önemli bir merkez haline geliyor. Güney Kore ise çipler, yapay zekâ ve bunlara bağlı altyapı alanlarındaki kamu harcamalarını artırarak değer zincirinin merkezindeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor.

Koreli yapay zekâ çipi şirketi Rebellions’ın Riyad’ı bölgesel merkezi olarak seçmesi, çipleri üretenlerle onları çalıştıracak kapasiteye sahip ülkeler arasındaki bu yeni kesişimi somutlaştırıyor.

Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Sunghyun Park, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ı şirket için cazip bir merkez haline getiren üç temel unsur bulunduğunu söyledi. Bunların yüksek enerji kapasitesi, yapay zekâ altyapısının geliştirilmesine yönelik kararlılık ve egemen yapay zekâ alanındaki büyük hedefler olduğunu belirtti.

Park, bu faktörlerin bir araya gelmesinin Riyad’ı Rebellions’ın yapay zekâ çipleri alanındaki faaliyetlerini geliştirmesi için uygun bir merkez haline getirdiğini ifade etti.

Koreli şirketin bu adımı, Suudi Arabistan’ın veri merkezleri ve yapay zekâ projelerine yönelik yatırımların artmasıyla birlikte yükselen bilgi işlem talebini karşılayacak kapasitesini genişletmeye çalıştığı bir dönemde atıldı.

2027’de 596,92 milyar dolar bütçe

Güney Kore bu hafta, 2027 yılı için tarihinin en büyük hükümet bütçesini önerdi. Toplam 821 trilyon won (596,92 milyar dolar) tutarındaki bütçe, mevcut yıla göre yüzde 12,8 artış öngörüyor ve ülke tarihindeki en yüksek yıllık artışa işaret ediyor.

Bütçedeki harcamaların önemli bir bölümünün yapay zekâ, yarı iletkenler ve bunlarla bağlantılı altyapıya yönlendirilmesi planlanıyor.

Seul yönetimi, ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biri olan yarı iletken sektöründeki konumunu korumak için kamu harcamalarını artırmaya hazırlanıyor. Bu adım, yapay zekâ uygulamalarında kullanılan çiplere yönelik küresel talebin hızla yükseldiği bir dönemde atılıyor.

Bütçe tasarısında, yeni nesil yarı iletken altyapısını desteklemek amacıyla su sistemleri, elektrik şebekeleri ve lojistik hizmetlerini kapsayan sanayi altyapısı için 21,3 trilyon won ayrılması öngörülüyor. Ayrıca çip sektörüne yönelik özel bütçeye 2,6 trilyon won tahsis edilmesi planlanıyor.

Güney Kore, yapay zekâ sistemlerinde kullanılan yüksek bant genişlikli bellek çiplerine (HBM) yönelik küresel talepteki artıştan da yararlanıyor. Bu talep, Samsung Electronics ve SK Hynix’in güçlü kârlar açıklamasında önemli rol oynuyor.

Egemen yapay zekâ Riyad ile Seul’ü birbirine bağlıyor

Park’a göre yapay zekânın egemenlik boyutu, ülkelerin hangi teknolojileri kullanacağına ilişkin kararlarında giderek daha önemli bir unsur haline geliyor. Özellikle bazı veri ve uygulamaların hassas sektörlerle bağlantılı olması, yerel olarak yönetilen yapay zekâ teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor.

Park, bu ihtiyacın diğer unsurların yanı sıra ulusal güvenlikle de bağlantılı olduğunu belirtti. Nükleer enerji programları veya silah sistemleri gibi hassas bilgilerin, devletlerin yapay zekânın nasıl kullanılacağını kontrol edebilmesini, sınırlarını belirleyebilmesini ve sistemleri tamamen ülke içinde çalıştırabilmesini gerektirdiğini söyledi.

cdvfgbhnj
Koreli yapay zekâ çipi şirketi Rebellions»ın Üst Yöneticisi (CEO) Sunghyun Park (Şarku’l Avsat) 

Bu durum, yapay zekâ pazarındaki temel eğilimlerden birini de yansıtıyor. Hükümetler ve şirketler artık yalnızca gelişmiş modellere erişmeye değil, verilerin nerede depolandığına, modellerin nerede çalıştırıldığına ve bu sistemlerin dayandığı altyapının kimin mülkiyetinde olduğuna da odaklanıyor.

Aramco ve Humain çip tedarik zincirinde

Rebellions’ın Suudi Arabistan’la halihazırda yatırım ilişkisi bulunuyor. Park, Aramco’nun yaklaşık iki yıl önce şirkete yatırım yaptığını, Rebellions’ın ise yapay zekâ altyapı teknolojilerine ilişkin tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi konusunda Humain ile görüşmelerini sürdürdüğünü söyledi.

Park, Humain’in Suudi Arabistan’da ve küresel ölçekte yapay zekâ alanında faaliyet gösteren en önemli kuruluşlardan biri haline geldiğini belirterek, şirketle iş birliğinin bölgedeki yapay zekâ sektörü üzerinde olumlu bir etki yaratabileceğini ifade etti.

Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın veri merkezleri başta olmak üzere dijital altyapısını genişlettiği bir dönemde yaşanıyor. Bu durum, çip ve bilgi işlem alanında faaliyet gösteren şirketler için yalnızca bileşen satışıyla sınırlı olmayan, doğrudan yapay zekâ ekosisteminin kurulmasına katılmayı mümkün kılan potansiyel bir bölgesel pazar oluşturuyor.

Rekabet çip hızından işletme maliyetine kayıyor

Rebellions, yapay zekâ çipi pazarındaki rekabetin yalnızca bir çipin saniyede daha fazla sayıda token işleme kapasitesiyle belirlenmeyeceği görüşünde.

Park, şirketin daha düşük ekonomik maliyetle daha yüksek yapay zekâ performansı sağlayan teknolojiler geliştirmeye odaklandığını söyledi. Müşteriler açısından önemli ölçütün yalnızca saniyede işlenebilen token sayısı olmadığını belirten Park, asıl önemli göstergelerden birinin token başına maliyet olduğunu ifade etti.

Şirketin modeli, kaynaklarını eğitim ve çıkarım süreçleri arasında eşit biçimde dağıtmak yerine büyük ölçüde çıkarım (inference) operasyonlarına odaklanıyor.

Park, çıkarım işlemlerinin giderek standartlaşan bir hizmete dönüştüğünü belirterek, şirketlerin ve kullanıcıların arka planda hangi teknolojinin kullanıldığından bağımsız olarak uygun maliyetle iyi sonuçlar elde etmeye daha fazla önem vereceğini söyledi.

Enerji, yapay zekâ denkleminin bir parçası haline geliyor

Veri merkezlerinin enerji tüketiminin artmasıyla birlikte elektrik maliyeti ve çiplerin enerji verimliliği, yapay zekâ kullanımının genişletilmesindeki ekonomik hesabın önemli unsurları haline geliyor.

Riyad ile Seul’ün hesapları da bu noktada farklı açılardan kesişiyor. Güney Kore, değer zincirindeki konumunu korumak amacıyla çiplere, elektrik şebekelerine ve gerekli sanayi altyapısına yatırım yaparken Suudi Arabistan, yaklaşan bilgi işlem dalgasını karşılamak için enerji, altyapı ve veri merkezleri sağlamaya çalışıyor.

Böylece yapay zekâ yarışındaki rekabet yalnızca modeller ve yazılımlar etrafında şekillenmiyor. Yarış aynı zamanda çipleri kimin ürettiği, veri merkezlerine kimin sahip olduğu, enerjiyi kimin sağlayabildiği ve tüm bunları en düşük maliyetle kimin sunabildiği soruları etrafında yeniden tanımlanıyor.