Aşırı sağcı Ben-Gvir’e Ulusal Güvenlik Bakanlığı veren Netanyahu’ya tepki: 'Gerçek başbakan Ben-Gvir'

AA
AA
TT

Aşırı sağcı Ben-Gvir’e Ulusal Güvenlik Bakanlığı veren Netanyahu’ya tepki: 'Gerçek başbakan Ben-Gvir'

AA
AA

İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, Binyamin Netanyahu’nun, koalisyon ortağı aşırı sağcı milletvekili Itamar Ben-Gvir’e Ulusal Güvenlik Bakanlığı'nı vermesine tepki gösterdi.
Gantz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’de 1 Kasım seçimlerinden zaferle ayrılan ve hükümet kurması beklenen Netanyahu’nun, koalisyon müzakereleri kapsamında Ulusal Güvenlik Bakanlığı'nı vermek için aşırı sağcı milletvekili Itamar Ben-Gvir ile anlaşmasını eleştirdi.
İsrailli Bakan, “Bu sabah, Ben Gvir ile Netanyahu arasında bir sonraki hükümetin hareket edeceği yönü belirleyen bir anlaşma olduğunu öğrendik: Bakanlıkların siyasi ihtiyaçlara göre parçalarına ayrılarak hükümet yetkilerinin parçalanması.” değerlendirmesinde bulundu.
"Ulusal güvenlik mi, yoksa güvenlik güçlerinin parçalanarak Ben-Gvir için özel bir ordu kurulması mı?" ifadelerini kullanan Gantz, “Dostlarım, Netanyahu güvenlik riski oluşturacak bir utanç lekesini seçmiştir.” eleştirisini yöneltti.

“Gerçek başbakan Ben-Gvir”
Gantz, Netanya’nun kararının, işgal altındaki Batı Şeria konusunda “İsrail üzerinde ciddi uluslararası baskılar yaratabileceği” uyarısında bulunarak, şöyle devam etti:
“Ne güvenlik ne de sahada hiçbir şey elde edemeyiz. Bu da ciddi bir idari ve güvenlik zafiyeti yaratacaktır. Yahudiye ve Samiriye'de (Batı Şeria) Ben-Gvir için ‘özel bir ordu’ yaratma fikri, gücün kullanılması yönünden tehlikelidir ve gerçek bir güvenlik başarısızlığına yol açacaktır. Netanyahu'nun bu hamlesini, gerçek başbakanın Ben-Gvir olacağının kabulü olarak görebiliriz.”
Gantz, “İsrail’in istikrarına önem diğer taraflarla koordinasyon içinde, gözlerinin önünde yaratılan bu güvenlik, idari ve ulusal saldırıya karşı harekete geçeceklerini” vurguladı.
Öte yandan İsrail eski Genelkurmay Başkanı ve Benny Gantz’ın ittifak ortağı milletveki Guy Eizenkot, Ben-Gvir’e Ulusal Güvenlik Bakanlığı verilmesi kararını “üzücü bir şaka” olarak nitelendirdi.
İsrail Kamu Yayın Kuruluşu’na (KAN) konuşan Eizenkot, “Bu, İsrail vatandaşlarının pahasına gerçekleşen üzücü bir şaka.” dedi.
Ulusal güvenlik birimlerinin, iç güvenlik birimlerinden daha geniş bir alana sahip olduğuna işaret eden Eizenkot, “Ulusal Güvenlik Bakanı, daraltılmış kabine bakanlarına öncülük etmesi nedeniyle aslında bir Başbakandır.” tanımını yaptı.
İsrail’de 1 Kasım seçimlerinden zaferle ayrılan Likud Partisi lideri Netanyahu, yeni hükümette makamların paylaştırılması konusunda Ben-Gvir’in liderlik ettiği Yahudi Gücü partisiyle anlaşmaya varmıştı.
Seçime aynı ittifakta girdiği partilerle koalisyon kurmak için müzakereleri sürdüren Netanyahu, Yahudi Gücü partisine, Ulusal Güvenlik Bakanlığı'nı, Banliyöler, Necef Çölü ve Celile'yi Geliştirme Bakanlığı'nı ve Yahudi Mirası Bakanlığı'nı teslim etti.
Geniş yetkilerle donatılmış şimdiki adı "Kamu Güvenliği Bakanlığı" olan Ulusal Güvenlik Bakanlığı'na, işgal altındaki Batı Şeria Sınır Polisi birimi de dahil edilecek.
Netanyahu'nun kuracağı koalisyon hükümetinde "aşırıcı-ırkçı" politikalarıyla tanınan Yahudi Gücü lideri Itamar Ben-Gvir'in yer alması ise hem yeni hükümetin Filistin politikası açısından hem seküler İsrailliler nezdinde endişelere neden oluyor.
Mescid-i Aksa baskınları gibi provokatif eylemleri ile tanınan Ben-Gvir, işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da aşırılık yanlısı Yahudi yerleşimcilerin şiddet eylemlerini teşvik etmesiyle biliniyor.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.