Dibeybe’nin Trablus’u güvence altın alma planı tehlikeye girdi

Dibeybe, İçişleri Bakanlığı'nın eylem planının uygulanmasını yakından takip ediyor. (İçişleri Bakanlığı)
Dibeybe, İçişleri Bakanlığı'nın eylem planının uygulanmasını yakından takip ediyor. (İçişleri Bakanlığı)
TT

Dibeybe’nin Trablus’u güvence altın alma planı tehlikeye girdi

Dibeybe, İçişleri Bakanlığı'nın eylem planının uygulanmasını yakından takip ediyor. (İçişleri Bakanlığı)
Dibeybe, İçişleri Bakanlığı'nın eylem planının uygulanmasını yakından takip ediyor. (İçişleri Bakanlığı)

Libya’da Abdulhamid Dibeybe başkanlığındaki Ulusal Birlik Hükümeti'nin (UBH) başkent Trablus’u güvence altına almak için açıkladığı plan, hükümete sadık silahlı milisler arasında çıkan çatışmaların ardından tehlikeye girdi.
Batı dağlarındaki Bi’rul Ganam bölgesi ile Trablus’u birbirine bağlayan yol UBH İçişleri Bakanı Imad Trabelsi başkanlığındaki Genel Güvenlik Birimi üyeleri ile silahlı kişiler arasında dün şafak vakti yaşanan çatışmalardan saatler sonra açıldı.
Yerel medya, yaşananları kişisel anlaşmazlık sebebiyle ortaya çıkan çatışmalar olarak tanımlarken, Trablus'un güneybatısındaki el Necile bölgesinde kimliği belirsiz kişiler genç bir adamı öldürdü.
Gözlemcilere göre Trabelsi tarafından birkaç saat önce Dibeybe ve kıdemli yardımcılarının huzurunda başlatılan planın sahadaki başarısızlığının arka planında başkent Trablus sokaklarında meydana gelen son çatışmalar hakkında Dibeybe veya güvenlik ve askeri aygıtından henüz bir açıklama yapılmadı.
Diğer yandan Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed el Haddad dün akşam Trablus’ta Libya'da görevli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) subaylarından eğitim alan piyade, topçu ve zırhlı okuldan mezun olanların mezuniyet töreninde TSK Libya Görev Grubu Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç ile bir araya geldi.
Haddad, askeri teşkilatın gücünü artırmak için iki piyade tugayı ve bir topçu alayı kurma ve inşa etme niyetini açıkladı.
Dibeybe dün akşam Libyalı Öğrenciler Genel Birliği ile yaptığı görüşmede, genç öğrencilerin Libya'nın inşasındaki önemli rolünü, istikrarını ve Libyalıların gerçek hedefi olan seçimlere verdiği desteğini vurgulayarak, sendikaların öğrencilerin haklarını talep etmenin yanı sıra tüm üniversitelerde spor ve kültürel faaliyetlerin geri dönüşünde rol oynaması gerektiğine dikkat çekti.
Dibeybe ayrıca önümüzdeki ayın mevcut sözleşmeler için son ay olduğunu dikkate alarak bakanlıklar ve kamu makamlarından ihale platformu prosedürlerine uymalarını talep etti.
Libya Başkanlık Konseyi de Musa el-Koni’nin ani bir sağlık sorunu yaşaması sonucu başkent Trablus'ta bir hastaneye kaldırılarak bazı test ve tahlillerden geçirildiğini duyurdu. Başkanlık Konseyi Sözcüsü Necla Vahibe, sağlık personelinin Koni’nin durumunun stabil olduğunu ve endişe edilecek bir durum olmadığını söylediğini aktardı.
Libya haber ajansına göre, Koni dün akşam kalp kateterizasyonu ameliyatı geçirdi. Tıbbi bir kaynak onun yavaş yavaş iyileştiğini ve sağlık durumunun stabil olduğunu söyledi.
Koni, Tunus'ta düzenlenen ‘Libya ve Sahel Ülkeleri Arasında Sınır İşbirliği’ konferansına katılmasının ardından geçtiğimiz mart ayında İspanya'ya tıbbi bir gezi yaptığını belirterek rahatsızlandı.
Diğer yandan Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Abdullah el-Lafi, UBH’den bir heyet eşliğinde Afrika sanayileşmesi ve ekonomik çeşitlendirme konulu bir zirveye katılmak üzere Nijer'in başkenti Niamey'e gitti.
Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih dün akşam El-Kubba şehrinde Katar'ın Trablus Büyükelçisi Halid bin Muhammed Zabin ed-Duseri ile iki ülke arasındaki ikili ilişkileri, Libya'daki duruma ilişkin gelişmeleri ve çözüm yollarını görüştüğünü duyurdu.
Duseri, ülkesinin mevcut krizin üstesinden gelmek ve Libya topraklarının birliğini korumak için Libya'ya verdiği desteği ve Libyalılar arasında mutabakata dayalı anayasal temelde özgür ve adil seçimler yapılmasına verdiği desteği teyit ettiğini aktardı.



Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tunus'un önde gelen iki gazetecisi üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Cumhurbaşkanlığı)

AFP’nin yerel medyaya ve gazetecilerden birinin kız kardeşine dayandırdığı habere göre, Tunus mahkemeleri önde gelen gazeteciler Murad Zegidi ve Burhan Besis'i kara para aklama ve vergi kaçakçılığından suçlu bularak üç buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı

İki gazeteci, radyo- televizyon programlarında ve sosyal medya paylaşımlarında dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanı Kays Said'in otoritesini eleştiren görüşleri nedeniyle yaklaşık iki yıldır gözaltında tutuluyor. Başlangıçta bir yıl hapis cezasına çarptırılmışlardı, ancak temyiz mahkemesi cezalarını sekiz aya indirdi.

Ocak 2025'te serbest bırakılmaları bekleniyordu, ancak kara para aklama ve vergi kaçırma suçlamalarıyla halen gözaltında tutuluyorlar.

Murad'ın kız kardeşi Meryem Zegidi, Facebook'ta "Murad ve Burhan için üç buçuk yıl" diye yazdı. AFP'ye konuşan Zegidi'nin avukatı Gazi Mirabet'e göre, perşembe günü yapılan duruşmanın son oturumunda Mirabet', müvekkilinin serbest bırakılmasını isterken, Besis ise adalet talep etti.

Zegidi'nin diğer avukatı Fethi Muledi ise müvekkilinin eksik vergi beyanname nedeniyle suçlandığını, "bu durumun düzeltildiğini" ve bu nedenle kara para aklama suçlamasının geçersiz olduğunu savundu.

Zegidi ve Besis'in tutuklanmaları, kasım ayı sonunda serbest bırakılan avukat ve gazeteci Sonia Dahmani'nin gözaltına alınması ve göçmenlere yardım etmek için çalışan yaklaşık 10 aktivistin tutuklanmasıyla eş zamanlı geldi. Cumhurbaşkanı Said'in 25 Temmuz 2021'de iktidarı pekiştirmesinden bu yana, muhalefet ve sivil toplum, hak ve özgürlüklerin aşınmasından duydukları hoşnutsuzluğu dile getirdi.

Önde gelen muhalefet figürleri uzun hapis cezaları alarak hâlâ tutuklu bulunuyor. Ayrıca, çoğunlukla "devlet güvenliğine karşı komplo kurma" suçlamasıyla veya sahte haberlerle mücadele hakkındaki 54 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca onlarca avukat, gazeteci ve sivil toplum aktivisti de hapsedilmiş durumda. Bu kararnamenin geniş kapsamlı ifadeleri ve yargı tarafından yaygın olarak uygulanması insan hakları örgütleri tarafından eleştirilmekte.


Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.