Nadal, Federer'in ayrılığını unutamıyor: 'İçimden büyük bir parça koptu'

AA
AA
TT

Nadal, Federer'in ayrılığını unutamıyor: 'İçimden büyük bir parça koptu'

AA
AA

Tek erkeklerde dünya 2 numarası İspanyol tenisçi Rafael Nadal, ezeli rakibi İsviçreli Roger Federer'in emekliye ayrılmasıyla içinden büyük bir parçanın koptuğunu söyledi.
Arjantin'de katıldığı özel bir turnuva öncesinde basına açıklamalarda bulunan 36 yaşındaki tenisçi, eylül ayında emekliye ayrılan Federer'i unutamadığını söyledi.
"Takım arkadaşı ve rakiplerinizle birçok deneyim paylaşırsınız ve bunların bazıları, çok önemlidir." diyen Nadal, "Herkesin duyguları var ve bu sporun içinde yaşıyoruz. Federer gibi bir rakibiniz olması, şanstır. Tenise başladığımda, Roger zaten kortlardaydı. Novak Djokovic karşısında Roger'den daha çok maça çıktığım doğru, ama benim için bu spor, Federer ile başladı." ifadelerini kullandı.
Aralarındaki ezeli rekabetten her zaman büyük keyif aldığını vurgulayan Nadal, "Birbiriyle çelişen oyun stilimiz ve karakterlerimize rağmen bir şekilde yakınlık kurduk ve çok fazla şey paylaştık. Rakibime her zaman büyük hayranlık duydum. Kort içinde olduğu kadar dışında da çok güzel anılarımız oldu. Federer'le grand slam maçlarına çıkmadan önce hissettiğim tüm o yoğun duygu seli, havaya karışırdı ve bu maçlar her zaman çok farklıydı. Bir daha bunu yaşayamayacağımı bilmek, beni kahrediyor. Emeklilik kararıyla, içimden büyük bir parça koptu. Bu spor için bu kadar önemli bir isimle vedalaşmak, benim için çok zor oldu." değerlendirmesinde bulundu.
İki tenisçi arasında son 20 yıl içinde oynanan maçlar, tenis tarihinin en büyük rekabetleri arasına girdi. İkili arasındaki 40 maçın 24'ünü Nadal, 16'sını ise Federer kazandı.
Federer, İngiltere'nin başkenti Londra'daki 20 bin kişilik O2 Arena'da düzenlenen Laver Kupası'yla tenise veda etmişti. İsviçreli sporcu, son maçında çiftlerde Nadal ile kortu paylaşmış ve rakipleri Jack Sock-Frances Tiafoe ikilisine kaybetmişti. Karşılaşmanın ardından iki tenisçi de duygusal anlar yaşamış ve uzun süre gözyaşlarını tutamamıştı.



Kadınların erkekleri geçmesi beklenen ekstrem sporlar açıklandı

Kenya'dan Sharon Lokedi, 21 Nisan 2025 tarihinde 129. Boston Maratonu Kadınlar klasmanında bitiş çizgisini geçerek yarışı kazandı (Reuters)
Kenya'dan Sharon Lokedi, 21 Nisan 2025 tarihinde 129. Boston Maratonu Kadınlar klasmanında bitiş çizgisini geçerek yarışı kazandı (Reuters)
TT

Kadınların erkekleri geçmesi beklenen ekstrem sporlar açıklandı

Kenya'dan Sharon Lokedi, 21 Nisan 2025 tarihinde 129. Boston Maratonu Kadınlar klasmanında bitiş çizgisini geçerek yarışı kazandı (Reuters)
Kenya'dan Sharon Lokedi, 21 Nisan 2025 tarihinde 129. Boston Maratonu Kadınlar klasmanında bitiş çizgisini geçerek yarışı kazandı (Reuters)

Yeni bir araştırmaya göre kadın sporcular, erkek rakipleriyle aralarındaki performans farkını kapatıyor ve yakında ultra maraton gibi ekstrem spor etkinliklerinde onları geçebilir.

Erkekler tarihsel olarak Olimpik 100 metre müsabakaları gibi atletizm yarışlarında kadınlardan daha iyi performans gösterirken, kadınlar atıcılık ve binicilik gibi sporlarda üstünlük sağlıyor.

Atletizmde cinsiyetler arasındaki performans farkı da 20. yüzyıldan bu yana daraldı ve sonrasında bir durağanlık dönemi yaşandı.

Hakemli dergi Frontiers in Physiology'de yayımlanan yeni bir çalışma, kadın atletlerin ultra maraton ve Arktik keşif gezilerinde erkeklerle aralarındaki performans farkını hızla kapattığını ve bu alanlarda bir gün onları geçebileceklerini ortaya koyuyor.

Bilim insanlarının egzersiz veya spor performansındaki cinsiyete özgü farklılıklar hakkında bildiklerinin çoğu bugüne kadar laboratuvar temelli çalışmalardan elde edildi.

Araştırmacılar bu çalışmaların iyi kontrol edilmesine ve fizyolojik mekanizmalarla ilgili bilgiler ortaya koymasına rağmen "gerçek dünya"yla pratik bir bağlantı eksikliği taşıdığını söylüyor.

Ekstrem sporlarda gerçek dünyadaki atletik performans daha yakından gözlemlendiğinde, erkekler ve kadınlar arasındaki farkın genel olarak kapandığı ortaya çıkıyor.

Örneğin erkekler maraton dünya rekoru halihazırda 2 saat 35 saniyeyle, hayatını kaybeden Kenyalı atlet Kelvin Kiptum'a ait ve bu rekor 2023'teki Chicago Maratonu'nda kırılmıştı.

Buna karşılık, kadınlar rekoru aynı etkinlikte yine Kenyalı Ruth Chepng'etich tarafından 2 saat 9 dakika 56 saniyeyle kırılmuştu. Bu rekor, erkek atletin sadece 10 dakika kadar gerisinde.

Daha önce 2002'de koşu efsanesi Pamela Reed, Kaliforniya'daki Death Valley'de düzenlenen 218 km'lik zorlu bir yarış olan Badwater Ultra Maratonu'nu tüm erkek rakiplerini yenerek kazanmıştı.

Güç, kuvvet ve hız gibi özellikler genellikle erkeklerde daha yüksek olsa da son zamanlarda yapılan çalışmalar, bir etkinliğin mesafesi veya süresi arttıkça cinsiyetler arasındaki atletik performans farkının azaldığını gösteriyor.

Bilim insanları rüzgarı kesmek için geliştirilmiş ayakkabılar ve tavşan atletler gibi gelişmelerin yanı sıra daha iyi beslenmenin, bu türden ekstrem atletizm etkinliklerinde performans açığını kapatabileceğini söylüyor.

Ayrıca ekstrem koşullar altında kadınlar erkeklerden daha fazla metabolik verimlilik sergiliyor gibi görünüyor.

Özellikle aşırı soğuk koşullarda gerçekleştirilen etkinlikler sırasında böyle bir durum olduğu anlaşılıyor.

Son çalışmaya göre uzak bir yerde desteksiz bir şekilde yapılan 200 kilometrelik bir Arktik kış keşif gezisi olan Alaska Mountain Wilderness Ski Classic sırasında, kadınların yük taşımada harcadığı toplam enerji erkeklere kıyasla daha düşüktü.

Kadın sporcularda soğuğa bağlı vücut ısısı üretiminin, erkeklere kıyasla daha düşük bir sıcaklıkta aktive olduğunu fark eden araştırmacılar, bu olguya "Arktik kayma" adını veriyor.

Bilim insanları, bu fizyolojik sürecin soğuk stresi altındaki metabolik taleplerini azaltıyor olabileceğinden şüpheleniyor.

Son 40 yılda, 6, 72, 144 ve 240 saat süren etkinliklerde erkekler ve kadınlar arasındaki yarış süreleri arasındaki fark yaklaşık yüzde 3 oranında azaldı.

Erkekler ve kadınlar benzer sayılarda yarıştığında fark daha da azalıyor ancak elit erkek sporculara kıyasla bu tür ultra etkinliklere daha az sayıda elit kadın sporcu katılıyor.

Bilim insanları, dünyanın en uzun ve en soğuk ultra maratonu olan Yukon Arktik Ultra (YAU) gibi zorlu ekstrem spor etkinliklerine katılanlardan alınan plazma, serum, dışkı, saç, kas ve yağ dokusu örneklerini analiz eden daha ileri çalışmalar yapmayı umuyor.

Araştırmacılar şöyle diyor: 

Ekstrem ortamlarda gerçekleştirilen dayanıklılık etkinliklerinden elde edilen veriler, kadınların fiziksel ve besinsel stres altında metabolik olarak daha fazla olmasa da eşit derecede dirençli olabileceğini gösteriyor.

Independent Türkçe