Türk kuvvetleri Libyalı subayların eğitim ve mezuniyetini denetliyor

Dibeybe, Trablus’ta hükümete sadık milisler arasındaki çatışmaları görmezden geliyor.

Geçici Birlik Hükümeti Başkanı Dibeybe, İçişleri Bakanlığı’nın eylem planının uygulanmasını takip ediyor. (Bakanlık)
Geçici Birlik Hükümeti Başkanı Dibeybe, İçişleri Bakanlığı’nın eylem planının uygulanmasını takip ediyor. (Bakanlık)
TT

Türk kuvvetleri Libyalı subayların eğitim ve mezuniyetini denetliyor

Geçici Birlik Hükümeti Başkanı Dibeybe, İçişleri Bakanlığı’nın eylem planının uygulanmasını takip ediyor. (Bakanlık)
Geçici Birlik Hükümeti Başkanı Dibeybe, İçişleri Bakanlığı’nın eylem planının uygulanmasını takip ediyor. (Bakanlık)

Libya’da görevli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Libya Görev Grubu Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç ve Dibeybe hükümetine bağlı güçlerin Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad geçen perşembe günü, Türk ordusu subayları tarafından eğitim aldıktan sonra başkent Trablus’ta Piyade, Topçu ve Zırhlı Araçlar Okulu’ndan yeni bir grup subayın mezuniyet törenine katıldı. Eş zamanlı olarak Kara Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı, askeri teşkilatın gücünü artırmak için iki piyade tugayı ve bir topçu alayı kurmayı düşündüğünü açıkladı.
Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki geçici Birlik Hükümeti’nin başkent Trablus’u güvence altına almak için açıkladığı plan, hükümet yanlısı silahlı milisler arasında çıkan çatışmaların ardından tehlikeye girdi. 25 Kasım’da erken saatlerde Birlik hükümetinde İçişleri Bakanı Imad Trabelsi başkanlığındaki Genel Güvenlik Servisi üyeleri ile silahlı kişiler arasında patlak veren çatışmaların ardından, Batı Dağları’ndaki Bi’r al Ghanam bölgesi ile başkent Trablus’u birbirine bağlayan yol, kapatılmasından birkaç saat sonra yeniden açıldı.
Yerel medya organları, bu çatışmaların kişisel anlaşmazlıklar çerçevesinde geliştiğini aktarırken Trablus’un güneybatısındaki en-Necile bölgesinde de kimliği belirsiz saldırganlar bir genci vurarak öldürdü.
Dibeybe ile güvenlik ve askeri birim tarafından konuya dair herhangi bir açıklama yapılmadı. Gözlemcilere göre başkent Trablus sokaklarında meydana gelen son çatışmalarla ilgili olarak bu durum, Trabelsi tarafından Dibeybe ve üst düzey yardımcılarının katılımıyla başlatılan bir güvenlik planının başarısız olduğunu gösterdi.
Dibeybe, geçen perşembe akşamı Libyalı Öğrenciler Genel Birliği ile yaptığı görüşmede, genç öğrencilerin Libya’nın inşası ve istikrara kavuşturulmasında önemli bir rol oynadığını ve Libyalıların seçimlere ulaşma konusundaki gerçek hedefini desteklediğini vurguladı. Sendikaların öğrencilerin haklarını talep etmede rol oynaması ve tüm üniversitelerde sportif ve kültürel faaliyetlerin geri dönüşü için üzerlerine düşeni yapmaları gerektiğini söyledi. Dibeybe ayrıca bakanlıklar ve kamu makamlarına da müşteri platformu prosedürlerine uymaları ve gelecek ayı mevcut sözleşmeler için son ay olarak kabul etmeleri çağrısında bulundu.
Diğer yandan Başkanlık Konseyi başkanının ikinci yardımcısı Abdullah el-Lafi, Birlik hükümetinden bir bakanlar heyeti eşliğinde Afrika sanayileşmesi ve ekonomik çeşitlendirme konulu bir zirveye katılmak üzere Nijer’in başkenti Niamey’e gitti.
Aynı şekilde Temsilciler Meclisi Sözcüsü Akile Salih, geçen perşembe günü el-Kubba şehrinde Katar Büyükelçisi Halid el-Dusari ile ‘Libya’daki durumla ilgili gelişmeleri ve Libya krizini seçimlerle sonlandırma yollarını’ ele aldığını açıkladı.
Salih, Dusari’nin ‘mevcut krizi aşmak, Libya topraklarının birliğini korumak, siyasi yolu desteklemek ve Libyalılar arasında mutabakata dayalı anayasal temelde özgür ve adil seçimler yapmak’ için ülkesinin Libya’ya verdiği desteği dile getirdiğini söyledi.
Libya Yasadışı Göçle Mücadele Dairesi geçen perşembe günü, ülkenin doğu ve batısındaki rakip makamlar arasında alışılmadık bir koordinasyon içerisinde, 200’den fazla göçmeni kendi ülkelerine döndürmek için doğu ve güney sınırlarına yönelik kara konvoyları oluşturdu.

Sınır dışı etmeler sürüyor
Sınır dışı etme faaliyetlerinden sorumlu daire başkanı Bedreddin bin Hamid, AFP’ye yaptığı açıklamada, Trablus hükümetinde İçişleri Bakanlığı’na bağlı birimin, kara konvoyları düzenleyerek 105 Mısırlı, 101 Çadlı ve 20 Sudanlıyı sınıra geri gönderdiğini bildirdi.
Diğer yandan Adalet Bakanlığı Adli Polisi’nde halkla ilişkiler yetkilisi Tuğgeneral Ahmed Ebu Kara, ‘kabul edilemezliğe tabi’ kişilerin sayısının arttığını söylerken, “Cezaevleri aşırı kalabalık, bu da pek çok zorluk yaratıyor” dedi.
Sınır dışı edilen unsurlar, büyükelçilik temsilcilerinin huzurunda toplanırken, sınıra yönelen otobüslere bindirildi. Mısırlılar Ecdebiye şehrine ulaştıklarında es-Sellum Sınır Kapıs’ına yönlendirildi.
Diğer yandan Uluslararası Göç Örgütü’ne göre 714 kişinin akıbeti halen bilinmezken, 400’den fazla göçmenin boğularak yaşamını yitirdiği kaydedildi. Libya’nın çöl sınırındaki göçmenlerin çoğu Sudan, Çad, Nijer ve Mısır’dan geliyor. Birleşmiş Milletler (BM), göçmenlerin gözaltına alınmasının ‘keyfi’ bir şekilde gerçekleştirildiğini, ayrıca sıklıkla ‘cinayetlere, zorla alıkoymalara ve işkenceye’ ya da ‘köleliğe, cinsel şiddete, tecavüze ve diğer insanlık dışı eylemlere’ maruz kaldıklarını belirtiyor. Ancak Libya makamları, şiddete başvurmadıklarını, tüm göçmenlerin gerekli hizmetleri aldığını ve hükümete ait gözaltı merkezlerinde barındığını savunuyor.



SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
TT

SDG, Şam ile kapsamlı bir anlaşmaya vardığını duyurdu: İşte anlaşmanın maddeleri

Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mensupları (AFP)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi, bugün (Cuma) ateşkes ve taraflar arasında askeri, güvenlik ve idari kurumların kademeli entegrasyonunu öngören kapsamlı bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Anlaşma kapsamında Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma kapsamında, temas hatlarındaki askeri birliklerin çekilmesi ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlandırılması öngörülüyor. Ayrıca, ağırlıklı olarak Kürtlerin liderliğindeki SDG bünyesinden tugaylar içeren bir askeri tümen kurulması kararlaştırıldı.

SDG, anlaşmanın maddelerini önce bir açıklamayla duyururken, Şam yönetimi daha sonra resmi medya aracılığıyla anlaşmayı teyit etti. Yeni düzenleme, SDG’den üç tugayı kapsayan bir askeri tümenin oluşturulmasını ve Kobani (Ayn el-Arab) güçlerinden bir tugayın Halep’e bağlı bir tümen içine alınmasını içeriyor.

frgty6u7
Haseke’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları (AFP)

Anlaşma metninde, “özerk yönetim” kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesi ve sivil personelin statülerinin korunması da yer aldı.

Anlaşma metninde Metinde, yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınacağı da belirtiliyor.

Anlaşma hangi maddeleri içeriyor?

SDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

“Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye Hükümeti Arasındaki Anlaşma Metni;

Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında, kapsamlı bir anlaşma uyarınca ateşkese varılmış; iki taraf arasındaki askeri ve idari güçlerin kademeli bir entegrasyon süreci üzerinde de mutabakata varılmıştır.

Anlaşma; askeri güçlerin temas hatlarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçlerinin Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerine girmesini ve bölgedeki güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını, Suriye Demokratik Güçleri'nden üç tugayı içeren bir askeri tümen oluşturulmasını ve buna ek olarak Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde Kobani güçleri için bir tugay kurulmasını kapsamaktadır.

Anlaşma ayrıca, sivil memurların kadrolarının korunmasıyla birlikte Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesini de içermektedir.

Ayrıca Kürt halkının medeni ve eğitim haklarının düzenlenmesi ve yerinden edilenlerin bölgelerine geri dönüşlerinin garanti altına alınması konusunda da anlaşmaya varılmıştır.

Anlaşma, ilgili taraflar arasındaki işbirliğini güçlendirerek ve ülkeyi yeniden inşa etme çabalarını birleştirerek, Suriye topraklarını birleştirmeyi ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.”

Öte yandan, 24 Ocak’ta Şam ile SDG, aralarındaki ateşkesi 15 gün uzattıklarını ve görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı.

Kürtlerin öncülüğünde, Arap savaşçıları da bünyesinde barındıran SDG, Suriye iç savaşında kilit bir rol oynadı. ABD desteğiyle DEAŞ’a karşı mücadele eden SDG, örgütü Suriye’de büyük ölçüde yenilgiye uğrattı. Bu süreçte, kuzey ve doğu Suriye’de petrol sahalarını da içeren geniş alanların kontrolünü ele geçirerek özerk bir yönetim kurdu. Ayrıca binlerce radikal unsuru gözaltında tuttu; Uluslararası Af Örgütü, Ağustos 2023’te bu sayıyı yaklaşık 10 bin olarak tahmin etmişti.

Ancak Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından, Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetimi, ülkenin devlet güçleri altında birleştirilmesi hedefiyle SDG ile güçlerin ve kurumların entegrasyonu konusunda müzakerelere başladı. Görüşmeler zaman zaman tıkanırken, bir askeri çatışmanın ardından taraflar yeni bir anlaşmaya ulaştı.

Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma kapsamında SDG'den askeri tümen kurulacak, askeri ve idari güçlerin kademeli entegrasyonu sağlanacak ve Kürt halkının medeni ile eğitim hakların düzenlenecek.

Anlaşma metnine göre, “askeri güçler temas hatlarından çekilecek ve Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri Haseke ile Kamışlo şehir merkezlerine girecek”. Ayrıca SDG'ye bağlı üç tugaydan oluşan bir askeri tümen kurulacak ve Kobani güçleri için de Halep vilayetine bağlı bir tümen bünyesinde ayrı bir tugay oluşturulacak.


ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
TT

ABD’nin İsrail Büyükelçisi, Gazze'de yaşanan insanlık dramına karşı uyarıları engelledi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik askeri operasyonu sırasında, kuzeydeki Beyt Lahiya’da ağır hasar gören Filistinlilere ait evler (18 Aralık 2024 – Reuters)

ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) çalışanları, 2024’ün ilk aylarında, Gazze’nin kuzeyinde gıda ve tıbbi yardım eksikliğinin kritik boyutlara ulaştığına dair uyarılarını, dönemin ABD Başkanı Joe Biden yönetimindeki üst düzey yetkililere iletti. Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre, söz konusu uyarılar kurum içi yazışmalar yoluyla yapıldı.

Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki saldırılarının ve İsrail’in Gazze’ye kara harekâtının üzerinden üç ay geçtikten sonra hazırlanan iç mesajda, Ocak ve Şubat aylarında iki aşamada bölgeye giden Birleşmiş Milletler çalışanlarının sahada gözlemlediği sarsıcı manzaralar ayrıntılı biçimde yer aldı.

frgtyu7
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da, hayır mutfağından pişmiş yemek almak için bekleyen Filistinliler, 28 Nisan 2025 (Reuters)

Çalışanlar, yollarda insan uyluk kemiği ve başka kemikler gördüklerini, araçlarda bırakılmış cesetlere rastladıklarını aktardı. Ayrıca özellikle gıda ve temiz içme suyu başta olmak üzere insani ihtiyaçlarda “felaket düzeyinde” bir eksiklik bulunduğunu vurguladılar.

Ancak Reuters’in görüştüğü dört eski yetkili ile incelenen belgelere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Jack Lew ve yardımcısı Stephanie Hallett, telgrafların yeterli tarafsızlık içermediği gerekçesiyle ABD hükümeti içinde daha geniş biçimde dağıtılmasını engelledi.

Gazze’deki duruma resmî itiraf meselesi

Altı eski ABD’li yetkili, Şubat 2024’te gönderilen telgrafın, yılın ilk yarısında iletilen ve İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı nedeniyle sağlık, gıda, hijyen koşullarındaki hızlı bozulmayı ve toplumsal düzenin çöküşünü belgeleyen beş telgraftan biri olduğunu söyledi.

vf
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye’de, savaşta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler, 6 Ocak 2026 (Reuters)

Reuters bu telgraflardan birini inceledi. Diğer dört telgrafın da Lew ve Hallett tarafından “tarafsızlık” kaygısıyla engellendiğini, içeriklerini bilen dört eski yetkili doğruladı.

Üç eski ABD’li yetkili, bu telgraflardaki ayrıntıların olağanüstü derecede sarsıcı olduğunu ve yönetim içinde geniş biçimde paylaşılsaydı üst düzey karar alıcıların dikkatini çekeceğini belirtti. Yetkililere göre bu durum, Biden’ın aynı ay yayımladığı ve ABD istihbarat ve silah tedarikini İsrail’in uluslararası hukuka uyumuna bağlayan ulusal güvenlik muhtırasına yönelik denetimi de sıkılaştırabilirdi.

O dönem USAID’de Batı Şeria ve Gazze’den sorumlu bilgi birimi başkan yardımcısı olan Andrew Hall, “Telgraflar insani bilgiyi aktarmanın tek yolu değildi; ancak büyükelçinin Gazze’deki gerçek durumu resmen kabul etmesi anlamına gelirdi” dedi.

ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği, bölgedeki diğer büyükelçiliklerden gelenler de dahil olmak üzere Gazze’ye ilişkin telgrafların çoğunun hazırlanması ve dağıtımını denetliyordu. Üst düzey bir eski yetkili, Büyükelçi Lew ve yardımcısı Hallett’in sık sık USAID yönetimine, telgraflardaki bilgilerin zaten medyada geniş biçimde yer aldığını söylediklerini aktardı.

Eski Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Biden’ın temsilcileri, söz konusu telgrafların hiçbir zaman ABD hükümetinin üst kademelerine ulaşmadığı iddiasına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi.

Gazze savaşı, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te düzenlediği ve 1.250’den fazla kişinin öldüğü saldırıların ardından başladı. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bini aştı.

ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl eylülde Beyaz Saray’da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yanında Gazze için barış planını açıklamış olsa da, çatışmalar durmadı. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 481 kişi daha öldürüldü.

Biden yönetiminin savaş boyunca İsrail’e verdiği destek, Demokrat Parti içinde derin bir bölünmeye yol açtı ve konu parti adayları açısından hâlâ çözülmüş değil. Reuters/Ipsos’un geçen ağustosta yaptığı ankete göre, Demokratların yüzde 80’inden fazlası İsrail’in Gazze’deki askerî karşılığının aşırı olduğunu ve ABD’nin açlık riskiyle karşı karşıya olan Gazze halkına yardım etmesi gerektiğini düşünüyor.


Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.