Hizbullah muhalifleri Lübnan’da fitne çıkarmakla suçluyor

Değişim Güçleri’nden Milletvekili Vaddah es-Sadık (Al Markazia)
Değişim Güçleri’nden Milletvekili Vaddah es-Sadık (Al Markazia)
TT

Hizbullah muhalifleri Lübnan’da fitne çıkarmakla suçluyor

Değişim Güçleri’nden Milletvekili Vaddah es-Sadık (Al Markazia)
Değişim Güçleri’nden Milletvekili Vaddah es-Sadık (Al Markazia)

Lübnan’da Hizbullah, muhaliflerin ‘direnişi sırtından bıçaklama aşamasını geçerek, yüzleşme aşamasına geldiklerini’ söyleyerek, silahlarını eleştirenlere karşı sert çıktı.
Hizbullah Merkez Konseyi Üyesi Şeyh Nebil Kavuk, “Ülke bir çöküş halinde ve önceliği ülkeyi bu kötü durumdan ve topyekun çöküşten kurtarmak olan bir cumhurbaşkanı seçilmesi gerekiyor. Lübnan’ı krizlerinden kurtaracak ve daha fazla boğmayacak bir cumhurbaşkanı istiyoruz” dedi.
‘Meydan okuma ve yüzleşme’ sloganını taşıyan bir ekibin, Lübnan halkının yarısından fazlasıyla karşı karşıya geldiğine vurgu yapan Kavuk şunları söyledi;
“Lübnan’ın düşmanlarına ve krizlerine değil, direnişe meydan okuyan ve yüzleşen bir cumhurbaşkanı istiyorlar. Biz ise Lübnanlıların acılarını hafifletecek, Lübnan’ın muhalifleri ve düşmanları arasında değil, Lübnanlılar arasında güveni yeniden tesis etmeye öncelik verecek bir cumhurbaşkanı istiyoruz. Meydan okuma ve karşı karşıya gelme mantığına sahip olanlar, boylarından daha büyük sloganlar atarak, direnişle mücadele etmek istediklerini ilan etmek için direnişi sırtından bıçaklama aşamasına geçtiler. Böyle yaparak ülkeyi fitneye sürüklemek istiyorlar.”
Kavuk, Hizbullah ve müttefiklerinin, cumhurbaşkanlığı seçimine olumlu ve uzlaşı ruhuyla yaklaşarak, ülke ve milli birliğin emanet edildiği bir cumhurbaşkanı ile ülkeyi kurtarmak için anlayış ve diyalog önerdiğini söyledi ve şu ifadeleri kullandı;
“Mecliste yedi kez yüzleşme ve meydan okuyacak bir cumhurbaşkanı seçmeye çalıştılar ve başarısız oldular. Çatışmacı bir cumhurbaşkanı seçemeyeceklerine ikna olmalarının zamanı geldi. Çünkü bu mantık çıkmaza girmiştir. Bu kadar inat yeterli. Ülkenin diyaloga ve ulusal uzlaşmaya ihtiyacı olduğu gerçeğini kabul etmeliler, bu halk için cumhurbaşkanı seçmenin en kesin yoludur.”
Diğer yandan, Meclis Başkanı Nebih Berri başkanlığındaki Kalkınma ve Kurtuluş Bloğu Milletvekili Kasım Haşim katıldığı bir radyo programında, “Beyaz oy (parti ve müttefiklerinin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kullandığı boş oy) ülkeyi koruyor. Ülkenin yapısı diyalog gerektiriyor ve ne yazık ki bazıları tek bir cumhurbaşkanı üzerinde anlaşmaya varmamayı tercih ediyor” dedi.

“Hizbullah, Lübnan’daki İran’dır”
Değişim Güçleri’nden Milletvekili Vaddah es-Sadık ise, muhalefet blokları tarafından desteklenen Milletvekili Michel Moawad karşısında ikinci bir adayın adı önerilmediğinden cumhurbaşkanlığı savaşının henüz başlamadığını söyledi.
Sadık, “Eski bakan Süleyman Franjiye’ye daha önce iki kez cumhurbaşkanlığı sözü verildi, ancak o bunu başaramadı. Hizbullah ile Hür Vatanseverler Hareketi arasındaki kararının uygulanmasında, bugün Franjiye, adayımız Michel Moawad’ın karşısında asıl aday. Ama Hareketin başı olan Cebran Bassil ile anlaşmazlık nedeniyle adı net olarak ortaya konmadı” diye konuştu.
Bassil’in sadece bir blok lideri olduğuna vurgu yapan Sadık, “En fazla sayıda Hristiyan milletvekili diğer saflarda. Bassil milletvekili çoğunluğunu kaybetti. Ayrıca en güçlü kartı, yani Cumhuriyet Sarayı’ndaki ‘engelleme kartını’ da kaybetti ve bugün şoktan kurtulamadı ve her şeyi alt üst etti” dedi.
Sadık, Meclis oturumlarını aksatan Hizbullah ile ilgili olarak da, “Hizbullah, Lübnan’daki İran’dır” ifadesini kullandı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.