Pakistan Talibanı, Svat Vadisi'nde haraç kesiyor: ‘İnsanlar istenen parayı öderlerse güvende olacaklarını düşünüyor’

Eski Başbakan İmran Han'ın hükümetin erken seçim kararı alması için baskı yapmak üzere planladığı özgürlük yürüyüşü öncesinde, kırmızı bölgeye girişi engellemek için kullanılan nakliye konteynırlarının yakınında polis memurları ve teçhizatlı askerler duruyor. (Reuters)
Eski Başbakan İmran Han'ın hükümetin erken seçim kararı alması için baskı yapmak üzere planladığı özgürlük yürüyüşü öncesinde, kırmızı bölgeye girişi engellemek için kullanılan nakliye konteynırlarının yakınında polis memurları ve teçhizatlı askerler duruyor. (Reuters)
TT

Pakistan Talibanı, Svat Vadisi'nde haraç kesiyor: ‘İnsanlar istenen parayı öderlerse güvende olacaklarını düşünüyor’

Eski Başbakan İmran Han'ın hükümetin erken seçim kararı alması için baskı yapmak üzere planladığı özgürlük yürüyüşü öncesinde, kırmızı bölgeye girişi engellemek için kullanılan nakliye konteynırlarının yakınında polis memurları ve teçhizatlı askerler duruyor. (Reuters)
Eski Başbakan İmran Han'ın hükümetin erken seçim kararı alması için baskı yapmak üzere planladığı özgürlük yürüyüşü öncesinde, kırmızı bölgeye girişi engellemek için kullanılan nakliye konteynırlarının yakınında polis memurları ve teçhizatlı askerler duruyor. (Reuters)

Pakistan'ın Hayber-Pahtunhva Eyaleti’nin sadece on yıl önce Pakistan ordusu tarafından Taliban ve diğer silahlı gruplardan temizlenen bir bölgesi olan Svat Vadisi'nde şantaj eylemleri tüm hızıyla sürüyor.
Polis ve yerel halk, Svat Vadisi'nde iş adamlarından bağış talep eden Taliban'ın artan gasp hadiselerinin farkında. Bu iş adamlarından bazıları, şayet Taliban'ın taleplerini yerine getirmezlerse korkunç sonuçlarla karışılacakları yönünde tehditler alıyor.
Yerel polis güçlerinin milislerle baş edemediği ifade edilirken, çoğu iş adamının yerel yönetime güvenmediği ve Taliban’a bağış adı altında gasp parası ödemeye devam ettikleri belirtildi.
Haraç kesme, Taliban’ın komşu ülke Afganistan'da iktidara yeniden geldiği Ağustos 2021'den sonra artış gösterdi.
Hareketin üyeleri, Taliban’ın Afganistan'daki zaferinden sonra Pakistan topraklarına dönmeye başladı. Etki alanlarında terör saldırılarına, adam kaçırmalara ve gasp olaylarına karıştılar. Taliban Hareketi, Pakistan askeri operasyonlarının bir sonucu olarak 2009'da bölgeden ayrılmadan önce Svat Vadisi'nde büyük bir varlığa sahipti.
Svat Vadisi’nde görevli bir polis memuru, "Bağış adı altında yapılan bu gasp eylemi, Pakistan Talibanı'nın on yıllık bir uygulamasıdır ve şimdi bu uygulama vadide çarçabuk yayılmaya başlamıştır. Lakin insanlar bize şikayetlerle gelmiyorlar çünkü Taliban Hareketi’ne istenen parayı öderlerse daha güvende olacaklarını düşünüyorlar" dedi.
Pakistan Talibanı'nın terör faaliyetleri 2007 ve 2009 arasındaki dönemde zirveye ulaştı. Taliban Hareketi’nin Afganistan’da iktidara gelmesi, Pakistan Talibanı için güvenli bir sığınak oluşturdu ve örgüt yavaş yavaş eski faaliyetlerini yeniden uygulamaya başladı.
Yerel polisin tahminlerine göre, Svat Vadisi çevresindeki bölgelerdeki varlıklı nüfusun yüzde 80 ila 95'i şu anda Pakistan Talibanı tarafından gasp ediliyor. Pakistanlı Muhmand, "Onların özel bir ödül ve ceza sistemi var. Alternatif bir hükümet kurdular, peki halk onlara nasıl direnecek?” dedi.
Pakistan Talibanı’nın uyguladığı bu sistem genellikle Svat Vadisi'ndeki zengin iş adamlarının istenen tutarı ödemelerini talep eden kısa mesajlar almasıyla başlar ve bunu çoğu zaman parayı ödemezse iş adamını silahlı örgüt üyelerinin ziyaret edeceği tehdidi izler. Ardından iş adamı istenen parayı bir aracıya gönderir ve bu aracı ise parayı doğrudan Taliban’a aktarır.
Hayber-Pahtunhva'daki Bilim ve Teknoloji Bakanı Atıf Han, iki ay önce Pakistan Talibanı’ndan üç gün içinde 8 milyon rupi ödemesini talep eden bir şantaj mektubu aldığını, aksi takdirde öldürüleceğini iddia etti.
Geçtiğimiz günlerde, Svat Vadisi'nde 20 yıldır otelcilik ve ulaşım işiyle uğraşan bir iş adamı, Pakistan Talibanı üyeleri tarafından kendilerine 5 milyon rupi ödemesi için tehdit edildi. Pakistan ordusu ve hükümetinin ülkede süregelen siyasi krizle başa çıkmak için çaba sarf ettiği şu günlerde bu suç faaliyetlerine son vermek için fazlaca meşgul olduğu ifade edildi.



UAEA: Kuzey Kore yeni bir uranyum zenginleştirme tesisi inşa etti

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Ocak 2025'te Nükleer Silahlar Enstitüsü'ne ait bir tesise yaptığı ziyarette, (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Ocak 2025'te Nükleer Silahlar Enstitüsü'ne ait bir tesise yaptığı ziyarette, (Reuters)
TT

UAEA: Kuzey Kore yeni bir uranyum zenginleştirme tesisi inşa etti

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Ocak 2025'te Nükleer Silahlar Enstitüsü'ne ait bir tesise yaptığı ziyarette, (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Ocak 2025'te Nükleer Silahlar Enstitüsü'ne ait bir tesise yaptığı ziyarette, (Reuters)

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Kuzey Kore’nin ana nükleer tesisi Yongbyon’daki komplekste yeni bir uranyum zenginleştirme tesisi inşa ettiğini bildirdi. Tesiste 28’e kadar santrifüj dizisinin bulunabileceği belirtilirken, Kangsong’daki zenginleştirme tesisinde genişletilmiş bir ek binanın da faaliyete geçirildiği kaydedildi.

Merkezi Viyana’da bulunan UAEA, yayımladığı raporda, elde edilen bulguların Kuzey Kore’nin farklı bölgelerdeki nükleer altyapısını istikrarlı biçimde genişlettiğine işaret ettiğini belirtti.

28 Ağustos tarihli raporda UAEA, Pyongyang’ın nükleer faaliyetlerini takip etmek için uydu görüntülerinin yanı sıra Kuzey Kore devlet medyası tarafından yayımlanan görüntüler de dahil olmak üzere açık kaynaklardan elde edilen materyallerden yararlandığını açıkladı. UAEA müfettişleri, 2009’dan bu yana Kuzey Kore’ye gönderilmedi.

 Yongbyon’daki nükleer madde üretim kompleksini gösteren uydu görüntüsü (Reuters) Yongbyon’daki nükleer madde üretim kompleksini gösteren uydu görüntüsü (Reuters)
Yongbyon’daki nükleer madde üretim kompleksini gösteren uydu görüntüsü (Reuters)

UAEA, devlet medyasının Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un geçen hazirandaki ziyaretinde yayımladığı görüntüleri, binanın inşası sırasında çekilen uydu görüntüleriyle karşılaştırarak Yongbyon’da yeni inşa edilen iki katlı bir binayı, tesisteki ikinci uranyum zenginleştirme tesisi olarak tanımladı.

Raporda, liderin ziyareti sırasında çekilen görüntülerde ana binanın hem üst hem de alt katlarında santrifüj dizilerinin görüldüğü belirtildi. Binanın, görüntülerde görülen santrifüjlerden 28 diziye kadar barındırabileceği ifade edildi.

 Kuzey Kore lideri Kim Jong-un (ortada) ve kızı Kim Ju-ae (solda), geçen ay gerçekleştirilen balistik füze denemesini izlerken (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un (ortada) ve kızı Kim Ju-ae (solda), geçen ay gerçekleştirilen balistik füze denemesini izlerken (AFP)

Raporda ayrıca, başkent Pyongyang yakınlarındaki Kangsong’da bulunan uranyum zenginleştirme tesisinin 2024 yılında inşa edilen ek bölümünde operasyonların ocak ayında başlamış olabileceğine dair emareler bulunduğu belirtildi.


Kuzey Kore lideri, “nükleer misilleme” sistemi kapsamında yeni bir destroyeri hizmete soktu

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, kızı Kim Ju-ae ile birlikte “Kang Kon” adlı destroyerin denize indirilme töreninde. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, kızı Kim Ju-ae ile birlikte “Kang Kon” adlı destroyerin denize indirilme töreninde. (Reuters)
TT

Kuzey Kore lideri, “nükleer misilleme” sistemi kapsamında yeni bir destroyeri hizmete soktu

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, kızı Kim Ju-ae ile birlikte “Kang Kon” adlı destroyerin denize indirilme töreninde. (Reuters)
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, kızı Kim Ju-ae ile birlikte “Kang Kon” adlı destroyerin denize indirilme töreninde. (Reuters)

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA) bugün, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un ülkenin doğu kıyısında yeni bir destroyerin denize indirilme törenine katıldığını bildirdi. Kim, geminin Pyongyang’ın nükleer misilleme sisteminin bir parçası olacağını ve emir verilmesi halinde “yıkıcı misilleme saldırıları” düzenleyebileceğini söyledi.

Kuzey Kore, Kim’in nükleer silah taşıma kapasitesine sahip kuvvetlerin cephaneliğini genişletmeye çalıştığı bir dönemde donanmasını modernize etmek için yoğun çaba gösteriyor.

Ülkenin doğusundaki sahil kenti Wonsan’da düzenlenen törende Kim, yeni geminin Kore Yarımadası’nın doğusundaki sularda konuşlandırılmasının Kuzey Kore’nin hasımlarına açık bir mesaj gönderdiğini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre Kuzey Kore lideri, “Denizde ve su altında egemenliğimizi uygulama zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Ajansın haberine göre 5 bin ton ağırlığındaki “Kang Kon” destroyerinin, yaklaşık üç ay önce Kuzey Kore’nin batı kıyısında “Choe Hyon” destroyerinin hizmete girmesinin ardından kendi sınıfında donanmaya katılan ikinci savaş gemisi olduğu belirtildi.

Kim, Kuzey Kore’nin nükleer deniz silahlanmasında ilerleme kaydettiğini ve denizlerdeki egemenliğini ve bölgenin güvenliğini korumak amacıyla ülkenin “en güçlü stratejik varlıkları” olarak nitelendirdiği unsurları kilit sularda genişletmeye devam edeceğini söyledi.

Kim ayrıca “Kang Kon” destroyerinin Kuzey Kore’nin nükleer misilleme sisteminin bir parçası olacağını da ifade etti.


Nepal'deki sel felaketinin 10 gün sonra hayatta bulunan kadın

Bir kurtarma görevlisi, Girong limanının en çok etkilenen bölgesinde ekskavatörlerin yanında, (Reuters)
Bir kurtarma görevlisi, Girong limanının en çok etkilenen bölgesinde ekskavatörlerin yanında, (Reuters)
TT

Nepal'deki sel felaketinin 10 gün sonra hayatta bulunan kadın

Bir kurtarma görevlisi, Girong limanının en çok etkilenen bölgesinde ekskavatörlerin yanında, (Reuters)
Bir kurtarma görevlisi, Girong limanının en çok etkilenen bölgesinde ekskavatörlerin yanında, (Reuters)

Şandika Kumari Şrestha’nın ailesi, Nepal’i vuran yıkıcı sellerin yaşlı kadının hayatını kaybetmesine neden olduğunu düşünerek yas tutmaya başladı. Ancak aradan 10 gün sonra kurtarma ekipleri, sel felaketinin vurduğu Pitrawati köyünde yıkılan evinin enkazında Şrestha’yı sağ buldu. Şrestha’nın, su ve çamur arasında nefes alabileceği dar bir alana tutunarak hayatta kaldığı belirtildi.

Polis memuru Mahendra Darnal, “Dört katlı ev sel sularına kapılarak bataklığın ortasında kaldı. Etrafında arama yaparken ‘Beni kurtarın’ diye bir ses duyduk” dedi.

Darnal, ekibinin cumartesi günü 45 dakika süren kurtarma çalışmasının ardından Şrestha’yı dar bir boşlukta bulduğunu ve kadının daha sonra askeri hastaneye kaldırıldığını söyledi.

Darnal ayrıca, kadının ailesiyle irtibat halinde olduğunu ve ailenin çoktan 11 günlük yas sürecine başladığını belirtti.

Şrestha, Nepal’de selden en ağır etkilenen bölgelerden biri olan Pitrawati’de kayıp yüzlerce kişiden biriydi. Bölge, adeta betonu andıran sert beyaz tortularla kaplandı. Kurtarma ekipleri hâlâ bölgeden onlarca ceset çıkarıyor.

Kasabanın ana çarşısı ve bazıları dört kata kadar yükselen konutların büyük bölümü, vadiyi vuran sel felaketinin geride bıraktığı enkazın altında neredeyse tamamen kaldı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Nepal genelinde bin 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiği felakette, binlerce kişinin hâlâ kayıp olduğu bildiriliyor.

Kurtarma ekipleri koruyucu kasklarla çalışırken, enkazı küreklerle kazıyor. Bazı ekipler yıkılan binaların arasındaki boşluklardan sürünerek geçiyor ve enkaz altında hâlâ hayatta olan kişilerin bulunup bulunmadığını anlamak için sık sık düdük çalıyor.

Darnal, beş gün önce Pitrawati çarşısındaki küçük bir dükkânın olduğu bir binada çürümeye başlamış 24 ceset bulunduğunu söyledi.

Hayatta kalanlara dair işaret aranıyor

Yıkıcı sellere yol açan bir buzul nehrinin taşmasının üzerinden 11 gün geçmesine rağmen yaklaşık 5 bin kişi hâlâ kayıp.

Yüzlerce ceset, sel sularıyla felaket bölgesi Rasuwa’dan uzaktaki nehir kıyılarına sürüklendi. Yüzlerce kilometre uzaklıktaki Çitvan’da ise kimliği belirlenemeyen ve ileri derecede çürümüş cesetler için çok sayıda toplu cenaze töreni düzenlendi.

Umutlar giderek azalmasına rağmen Nepal makamları, tünellerde ve binaların üzerinde sertleşen kalın çamur tabakalarının altında mahsur kalanları kurtarmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Kurtarma ekipleri cuma gününden bu yana tünellerden üç kişiyi çıkarmayı başardı. Bunlar arasında Trishuli Nehri yakınlarında kurtarılan Çin vatandaşı da bulunuyor. Bölgede 900’den fazla kişinin hâlâ mahsur olduğuna inanılıyor.

Şrestha gibi bazı kişiler ise olağanüstü koşullarda hayatta kalmayı başardı. Kurtarılanlar arasında annesiyle yeniden bir araya getirilen 8 yaşındaki bir çocuk da bulunuyor.