İran Meclisi, ülkenin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne tam üyeliğine onay verdihttps://turkish.aawsat.com/home/article/4012541/i%CC%87ran-meclisi-%C3%BClkenin-%C5%9Fanghay-i%CC%87%C5%9Fbirli%C4%9Fi-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BCne-tam-%C3%BCyeli%C4%9Fine-onay-verdi
İran Meclisi, ülkenin Şanghay İşbirliği Örgütü'ne tam üyeliğine onay verdi
Fotoğraf: AA
İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) tam üyeliğine ilişkin tasarı, Mecliste kabul edildi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (İSNA) göre, İran Meclisinde yapılan açık oturumda ülkenin ŞİÖ’ye katılımına ilişkin tasarının ana başlıkları ve detayları görüşülerek oylamaya sunuldu.
Oylamada 237 milletvekilinin yer aldığı, İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne katılımına ilişkin tasarının 203 kabul, 3 ret ve 4 çekimser oyla onaylandığı belirtildi.
Tasarıya göre, bölgesel kuruluşlarla ekonomik, kültürel, güvenlik ve siyasi etkileşimleri ve işbirliğini güçlendirmek amacıyla İran hükümetinin Şangay İşbirliği Örgütü'ne üye devlet statüsü kazanması için örgütün kurulmasından bugüne kadar kabul edilen 49 belgeyi imzalamasına onay verildi.
İran’ın ŞİÖ’ye üyelik süreci
2005 yılında ŞİÖ'ye gözlemci üye olarak katılan İran'ın tam üyelik süreci Eylül 2021'de başlatılmıştı.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 14 Eylül’de Özbekistan'ın Semerkant kentinde, İran'ın ŞİÖ'ye tam üyeliğine dair taahhüt belgesini örgütün Genel Sekreteri Zhang Ming ile imzaladığını açıklamıştı.
Abdullahiyan, "Bundan sonra çeşitli ekonomik, ticari, transit, enerji gibi işbirliklerinde yeni bir aşamaya girmiş bulunuyoruz" ifadesini kullanmıştı.
Türkiye'nin "diyalog ortağı" olarak yer aldığı ŞİÖ, ilk olarak "Şanghay Beşlisi" adıyla 1996'da Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan temsilcilerinin Çin'in Şanghay kentinde bir araya gelerek Sınır Bölgelerinde Askeri Güvenin Derinleştirilmesi Anlaşması'nı imzalamasıyla kurulmuştu.
2001'de Özbekistan'ın da katılımıyla üye sayısı 6'ya çıkan Şanghay Beşlisi'nin adı "Şanghay İşbirliği Örgütü" olarak değiştirilmişti. Pakistan ve Hindistan da daha sonra tam üye olarak örgüte kabul edilmişti.
İsrail, tahliye uyarısının ardından Beyrut'un güney banliyölerine hava saldırısı düzenledihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5251741-i%CC%87srail-tahliye-uyar%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n-ard%C4%B1ndan-beyrutun-g%C3%BCney-banliy%C3%B6lerine-hava
İsrail, tahliye uyarısının ardından Beyrut'un güney banliyölerine hava saldırısı düzenledi
İsrail-Lübnan sınırında bir İsrail topçu birliği ateş açıyor (Reuters)
Yerel medya kaynaklarına göre İsrail ordusunun sabah saatlerinde bölgedeki çeşitli mahalleleri kapsayan bir tahliye uyarısı yayınlamasının ardından, İsrail dün akşamı Beyrut'un güney banliyölerini hedef alan hava saldırısı düzenledi.
Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail'in bu ayın başlarında savaşın yeniden başlamasından beri defalarca hedef aldığı Hizbullah kalesi bölgesine yönelik son saldırıda, şehrin çeşitli yerlerinde şiddetli bir patlama sesi duyuldu.
Şam’da kadın polis enstitüsü açıldı… Muhalif subaya albay rütbesi verildihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5251684-%C5%9Fam%E2%80%99da-kad%C4%B1n-polis-enstit%C3%BCs%C3%BC-a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1%E2%80%A6-muhalif-subaya-albay-r%C3%BCtbesi-verildi
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Şam’da kadın polis enstitüsü açıldı… Muhalif subaya albay rütbesi verildi
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışı sırasında İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın güvenlik yetkilileri ve Kadın Polis Enstitüsü yöneticileriyle birlikte çekildiği hatıra fotoğrafı (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Suriye İçişleri Bakanı Enes Hattab, Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü’nün açılışını gerçekleştirdi. Bu adımın, kadınların polis ve güvenlik alanındaki rolünü güçlendirmeyi ve farklı uzmanlık alanlarında daha geniş katılımını sağlamayı hedeflediği belirtildi.
Enstitünün açılışına paralel olarak Suriye İçişleri Bakanlığı, “el-Anud” lakabıyla bilinen ve daha önce rejimden ayrılan subay Yüsra Diyab el-Kata’na’nın albay rütbesine terfi ettirildiğini duyurdu. Kata’na’nın kökeninin Dera kırsalındaki el-Lecat bölgesine dayandığı ve Suriye devriminin ilk dönemlerinde eski rejim ordusundan ayrıldığını açıklayan ilk subaylar arasında yer aldığı ifade edildi.
İçişleri Bakanı Enes Hattab, cumartesi günü açılışta yaptığı konuşmada, enstitünün donatılması ve eğitim programlarının hazırlanmasının yaklaşık bir yıl süren yoğun bir çalışma sonucunda tamamlandığını söyledi. Hattab, bu süreçte uzman bir ekibin modern polislik gereksinimlerine uygun bir eğitim ortamı oluşturmak ve kursiyerler için öğrenme ile mesleki eğitim imkânlarını sağlamak amacıyla büyük çaba harcadığını belirtti.
Şam kırsalındaki Tel kentinde Kadın Polis Enstitüsü yöneticileri İçişleri Bakanı’nı karşılarken (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Bakan, enstitünün güvenlik alanında görev alacak kadın kadroların yetiştirilmesi ve eğitilmesi için uzmanlaşmış bir merkez olacağını vurguladı. Ayrıca kursiyerlere görevlerini etkin ve yetkin biçimde yerine getirebilmeleri için gerekli bilgi, disiplin ve mesleki becerilerin kazandırılacağını ifade etti.
Hattab, İçişleri Bakanlığı’nın “kurtuluştan” sonraki ilk günden itibaren kadınların güvenlik ve polislik çalışmalarına ile toplumsal hizmetlere katılımını güçlendirmeyi görev edindiğini belirterek, bunun kadınların haklarını ve mahremiyetini koruyacak şekilde, toplumsal değerler ve mesleki standartlarla uyumlu biçimde yürütüleceğini söyledi.
Bakan ayrıca, halkının yanında yer almayı seçen, özgürlük ve adalet değerlerini destekleyerek eski rejimden ayrılan kadın subayları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Bu subayların bugün kuruma katılmasının kurumun deneyimine önemli katkı sağladığını ve ülke çıkarlarını ve topluma hizmeti her şeyin üzerinde tutan herkese kapı açan ulusal bir sürecin somut göstergesi olduğunu ifade etti.
Enstitü Müdürü Tuğgeneral Hüda Mahmud Sercavi ise enstitünün kurulmasının, polislik çalışmalarını geliştirmeyi ve mevcut dönemin ihtiyaçlarıyla uyumlu şekilde modernize etmeyi amaçlayan ulusal bir vizyonun parçası olduğunu söyledi. Sercavi, enstitünün çeşitli toplumsal meselelerle başa çıkabilecek kadın polis kadrolarının yetiştirilmesi için uzmanlaşmış bir eğitim platformu olacağını kaydetti.
Kadın Polis Enstitüsü Müdürü Tuğgeneral Hüda Mahmud Sercavi (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Sercavi ayrıca enstitünün, devletin kadınların yeteneklerine ve toplumun korunması ile istikrarın güçlendirilmesindeki rollerine duyduğu inancı yansıtan kurumsal bir model oluşturma yolunda önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Açılış törenine çok sayıda güvenlik ve idari yetkili katıldı. Etkinliğin, polis kurumlarının geliştirilmesi ve en yüksek mesleki standartlara göre eğitilmiş kadın kadrolarla güçlendirilmesi çabalarının bir parçası olduğu ifade edildi. Bu adımın güvenlik sisteminin desteklenmesine ve topluma hizmetin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
İçişleri Bakanı ayrıca enstitünün çeşitli bölümlerinde incelemelerde bulundu. Ziyaret sırasında eğitim ve hazırlık salonları ile yönetim ofisleri ve idari birimler gezildi.
İçişleri Bakanı Enes Hattab ile birlikte Kadın Polis Enstitüsü’nde inceleme yapan bazı Suriye güvenlik yetkilileri (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Bakan, enstitü yöneticilerinden uygulanan eğitim programları ile kursiyerlerin polislik görevine hazırlanması ve eğitilmesine ilişkin mekanizmalar hakkında bilgi aldı. Tuğgeneral Sercavi de enstitüde yürütülecek çalışma planları hakkında kapsamlı bir sunum yaptı.
Enstitünün, kursiyerleri polis ve hukuk bilimleri ile saha becerilerini kapsayan uzmanlaşmış eğitim programları aracılığıyla yetiştirmeyi hedeflediği belirtildi. Ayrıca kadın polis varlığının gerekli olduğu toplumsal meselelerle başa çıkmaya yönelik yöntemler konusunda da eğitim verileceği ifade edildi.
Batı Şeria’da İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu aynı aileden dört kişi hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5251674-bat%C4%B1-%C5%9Feria%E2%80%99da-i%CC%87srail-ordusunun-a%C3%A7t%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ate%C5%9F-sonucu-ayn%C4%B1-aileden-d%C3%B6rt-ki%C5%9Fi
Batı Şeria’da İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu aynı aileden dört kişi hayatını kaybetti
Ramallah’ta İsrailli yerleşimcilerin saldırıları sonucu 3 Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından ağlayan bir kadın (Arşiv – Reuters)
Filistin Sağlık Bakanlığı, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde bir Filistinli erkek, eşi ve iki küçük çocuğunun bugün İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.
Filistin Kızılayı da ekiplerinin, Tubas’ın güneyindeki Tamun beldesinde İsrail güçlerinin ateş açtığı bir araçtan iki yetişkin ile iki çocuğun cansız bedenlerini çıkardığını bildirdi.
İsrail ordusu ise AFP’ye olaya ilişkin haberleri soruşturduğunu açıkladı.
Ramallah merkezli Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, ‘Tamun’da açılan ateş sonucu aynı aileden dört şehidin Tubas’taki Türk Devlet Hastanesi’ne ulaştığını’ belirtti.
Açıklamada hastaneye 37 yaşındaki bir erkek, 35 yaşındaki bir kadın ile 5 ve 7 yaşlarında iki çocuğun cenazelerinin getirildiği, hepsinin kurşun yaraları bulunduğu ifade edildi.
Filistin resmi haber ajansı WAFA ise çiftin diğer iki çocuğunun, 8 ve 11 yaşlarında olduklarını ve kurşun parçalarıyla yaralandıklarını aktardı. Ajans, İsrail güçlerinin bugün erken saatlerde ailenin bulunduğu araca ateş açtığını bildirdi.
İsrail, Batı Şeria’yı 1967 yılından bu yana işgal altında tutuyor. Bölgede şiddet, 7 Ekim 2023’te başlayan Gazze savaşından bu yana artış gösterdi.
Yerleşimci şiddeti de artış gösterdi. Özellikle İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olarak nitelendirilen mevcut hükümetin, yerleşim faaliyetlerini hızlandırmasıyla bu artış dikkat çekti. Hükümetin 2025 yılında 54 yeni yerleşim biriminin inşasına onay verdiği, bunun da rekor bir sayı olduğu belirtildi.
Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen şiddetin seviyesi düşmedi.
Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Gazze savaşının başlamasından bu yana Batı Şeria’da bazıları savaşçı olmak üzere bin 45’ten fazla Filistinli, İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından öldürüldü.
Aynı dönemde resmi İsrail verilerine göre, Filistin saldırılarında ya da İsrail askeri operasyonları sırasında aralarında siviller ve askerlerin de bulunduğu en az 45 İsrailli hayatını kaybetti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة