Barzani’nin Bağdat ziyaretinin gündeminde İran ve Türkiye sınırlarının güvenliği var

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani. (Reuters)
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani. (Reuters)
TT

Barzani’nin Bağdat ziyaretinin gündeminde İran ve Türkiye sınırlarının güvenliği var

IKBY Başkanı Neçirvan Barzani. (Reuters)
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani. (Reuters)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani bir hafta içinde ikinci kez başkent Bağdat'a ziyaret düzenliyor.  Barzani’nin gündeminde İran ile Türkiye sınırlarının güvenliği de dahil çözüm bekleyen bir dizi sorun var.
IKBY Başkanlığı dün yaptığı açıklamada, Barzani'nin Bağdat ziyaretinin ‘Iraklı siyasi liderlerle geçen hafta gerçekleştirilen toplantıların gündemini tamamlamak’ amacıyla planlandığını bildirdi.
Dohok’ta meydana gelen gaz patlamasının kurbanları için düzenlenen anma törenine katılan Barzani, geçen salı günü Irak Federal Başbakanı ve ülkedeki bazı siyasi liderler ve üst düzey yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından ziyaretinin ikinci gününde gündemindeki toplantıları iptal ederek Kürdistan bölgesine geri döndü.
Kürdistan Bölgesi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Neçirvan Barzani'nin Bağdat ziyaretinin programını tamamlaması ve bir dizi başka lider ve üst düzey Iraklı yetkililerle bir araya gelmesi planlanıyor” ifadelerine yer verildi.
Diğer yandan, yetkili bir hükümet kaynağı “Bağdat ve Erbil, merkez ve bölge arasında İran ve Türk taraflarıyla tüm dosyaları görüşecek ortak bir güvenlik komitesi kurma konusunda anlaştılar" dedi.
Kaynak, Şarku'l Avsat'a şu açıklamalarda bulundu:
“Bölge Başkanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Kasım el-Araci ile yaptığı görüşmede Başbakan Muhammed Şii es-Sudani'nin önümüzdeki salı günü Tahran'a yapacağı ziyaretten önce, Bağdat'a daha yüksek bir komite kurma yetkisi verme ve bölge topraklarının bombalanması konusundaki tutumunu netleştirme konusunda yüksek esneklik gösterdi. Bölge Başkanı, Iraklı liderlerle yaptığı tüm görüşmelerde Irak'ın bir parçası olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla maruz kaldığı saldırılarla ilgili olarak Bağdat'tan pozisyon almasını talep ediyor.”
Barzani'nin El-Araci ile yaptığı görüşmede belirttiğine göre Kürdistan bölgesi, Bağdat'ın İran muhalefeti ve Türkiye konusunda atacağı her adımı destekliyor. Irak anayasasına göre Irak, komşu ülkelerden herhangi birine ynelik adımlarda bir koridor olarak kullanılamaz.
Bağdat ve Erbil arasındaki çetrefilli meselelerden olan sınır güvenliği konusu, bir önceki rejimin yıkılmasından bu yana 19 yıldır devam ediyor. Peşmerge güçlerinin anayasaya göre bölgenin muhafızları olarak sınır güvenliği kapsamında görev alması bölgesel hükümet tarafından onaylanırken Bağdat'taki federal hükümet, ülkenin uluslararası sınırlarından kendisinin sorumlu olduğunu savunuyor. Bu durum Irak ordusunun bölge toprakları içinde hareket etmesini gerektirirken, Kürt yönetimi ise bunu reddediyor. Ancak IKYB, bu yıl içinde sınırlarda artan gerilimin ardından Bağdat'ı kendisini korumadığı için suçladı. Bağdat ilk kez bölgesel yönetimle ortaklık kurarak Irak topraklarına sızmaları engelleyemek amacıyla ortak kontrol noktalarından sınırların güvenliğini sağlama görevini üstlendi.
Güvenlik uzmanı Fazıl Ebu Ragif, Şarku'l Avsat'a şu açıklamalarda bulundu:
“Bölge ile merkez arasındaki sınırların korunması konusu mutabakata bağlıydı. Bu nedenle bölge ile merkez arasındaki uçurumu kapatmak, özellikle ortak operasyonların temel bir konuda başarılı olduğunu biliyorsak önümüzdeki dönem için doğru ve en etkili yoldur. Sınır Kuvvetleri Komutanlığı yaklaşık iki yıl önce, bin 400 kilometreden fazla olan Irak-Türkiye, Irak-Suriye ve Irak-İran sınırlarının korunması ile ilgili sorumluluğu devralmayı başardı. Silahlı grupları kontrol etmeye yönelik iç çabalara ihtiyacımız var. İran ve Türkiye, kendilerine karşı savaşan grupların Irak topraklarından operasyon düzenlediğini belirtiyor. İran'ın muhalif yaklaşık sekiz silahlı grup var. Bunların arasında Bejat, Komala, İran Kürdistan Partisi ve diğer gruplar yer alıyor. Irak'ın sadece kınama değil, caydırma sağlamak için bağlayıcı kararlar almak adına Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne ve uluslararası kuruluşlara gitmesi gerekiyor. Türk operasyonları yaklaşık beş yıldır devam ediyor. Irak topraklarına 4 bin 500'den fazla operasyon gerçekleştirdiler.”
El-Mustansiriya Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Dr. İsam el-Feyli de Şarku'l Avsat'a şu değerlendirmelerde bulundu:
“Barzani'nin haftada iki kez Bağdat'ı ziyaret etmesi, bölge açısından sadece İran ve Türkiye ile ilgili değil. Kürt-Kürt rekabetinden başlayarak kabine oluşumuna kadar iki taraf arasında bekleyen başka dosyalar da var. Her iki tarafın da kalan bakanlıklardan hak elde etme konusunda planları var. Kürdistan Demokrat Partisi kendisini en fazla milletvekili hakına sahip olarak görürken, Kürdistan Yurtseverler Birliği ise kalan iki bakanlıktan birini istiyor. Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Raşid, Ulusal Birliği ve diğer tartışmalı dosyalarda etkili olmadığı için şimdiye kadar bir çözüme ulaşamadılar. Kürtler, özellikle son cumhurbaşkanlığı krizinin aralarındaki anlaşmazlığı derinleştirmesinden bu yana sorunlar yaşıyor. Ayrıca Süleymaniye'nin bölgedeki iki yönetime gitme ihtimaline yönelik tehditler de durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Ancak Sudani’nin krizi daha fazla karmaşıklaştırmadan bir çözüm bulmaya yönelik bir hükümet vizyonu var.”



BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri: Gazze savaşı Ortadoğu’da daha geniş çatışmaları tetikleme potansiyeli olan bir ‘barut fıçısı’

Filistinliler, İsrail’in Gazze’deki bombardımanında yıkılan evlerin enkazı arasında yürüyor (AFP)
Filistinliler, İsrail’in Gazze’deki bombardımanında yıkılan evlerin enkazı arasında yürüyor (AFP)
TT

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri: Gazze savaşı Ortadoğu’da daha geniş çatışmaları tetikleme potansiyeli olan bir ‘barut fıçısı’

Filistinliler, İsrail’in Gazze’deki bombardımanında yıkılan evlerin enkazı arasında yürüyor (AFP)
Filistinliler, İsrail’in Gazze’deki bombardımanında yıkılan evlerin enkazı arasında yürüyor (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İsrail ile Hamas arasındaki Gazze savaşının Ortadoğu’da daha geniş çatışmaları tetikleme potansiyeli olan bir ‘barut fıçısı’ olduğunu söyledi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Türk, bugün Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi önünde yaptığı konuşmada, “Bu barut fıçısındaki herhangi bir kıvılcımın çok daha geniş bir yangına yol açabileceğinden derin endişe duyuyorum. Bunun Ortadoğu’daki her ülke ve onun ötesindeki birçok ülke için sonuçları olacaktır” dedi.

Öte yandan, Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından bugün Facebook üzerinden yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu 7 Ekim’den bu yana can kaybının 30 bin 534’e, yaralıların ise 71 bin 920’ye yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada, İsrail’in son 24 saat içinde Gazze Şeridi’ne yönelik gerçekleştirdiği ‘13 katliamda’ 124 kişinin öldüğü, 210 kişinin de yaralandığı bilgisi verildi.

Bakanlık, İsrail’in Gazze Şeridi’nde devam eden saldırısının 150. gününde, bazı kurbanların hala enkaz altında ve yollarda olduğunu, işgal güçlerinin, ambulans ve sivil savunma ekiplerinin onlara ulaşmasını engellediğini de bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref El Kudra, Gazze Şeridi’nde yaklaşık 1 milyon bulaşıcı hastalık vakasının tespit edildiğini ve gerekli tıbbi imkanların mevcut olmadığını belirtti.

Kudra açıklamasında, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki savaştan bu yana Han Yunus ve Gazze’nin kuzeyindeki hastane müdürleri de dahil olmak üzere 364 sağlık personelinin öldürdüğünü, 269 kişiyi de gözaltına aldığını belirtti.

Bakanlık Sözcüsü, İsrail güçlerinin 155 sağlık kuruluşunu tahrip ettiğini, 32 hastane ve 53 sağlık merkezinin yanı sıra ve 126 ambulansı hedef alarak hizmet dışı bıraktığını da dile getirdi.

Kudra, Gazze’deki sağlık durumunun ‘çok feci ve tarif edilemez olduğu ve gerekli tıbbi yardımın olmayışı nedeniyle durumun giderek daha da kötüleştiği’ konusunda uyardı.

Sözcü, “Gazze’nin kuzeyindekiler, onlarca çocuk, kadın ve yaşlının hayatına mal olan içme suyu ve yiyecek kıtlığı nedeniyle küresel düzeydeki seviyeleri aşan bir kıtlık sonucu ölümle mücadele ediyor” dedi.

Kudra ayrıca, BM’ye sivilleri, kurumları ve sağlık ekiplerini korumak için uluslararası insani hukuku devreye sokma çağrısında bulundu.


Hamas'tan İsrail'in Gazze'deki açlık savaşını kırma çağrısı

Usame Hamdan (AA)
Usame Hamdan (AA)
TT

Hamas'tan İsrail'in Gazze'deki açlık savaşını kırma çağrısı

Usame Hamdan (AA)
Usame Hamdan (AA)

Hamas Hareketi Siyasi Büro Üyesi Usame Hamdan, Filistin'i çevreleyen ülkelere İsrail'in Gazze'ye uyguladığı açlık savaşını kırma ve duruma seyirci kalmama çağrısında bulundu.

Hamdan, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlenen Gazze'deki insani durumun konu alındığı bir konferansta konuştu.

Gazze'de ateşkesin sağlanması için İsrail ile müzakere hususunda "esnek" olduklarını belirten Hamdan, Filistin halkını sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini söyledi.

İsrail'in insani yardımların girişini engellemesi nedeniyle Gazze Şeridi'nde yaşanan "açlık ve kıtlığa" dikkati çeken Hamdan, Filistin'i çevreleyen ülkelere, Gazze Şeridi'ne ve özellikle de kuzeyine yönelik yürütülen açlık savaşını kırmaları ve bu duruma seyirci kalmamaları çağrısında bulundu.

ABD, ateşkesi İsrailli esirlerin serbest bırakılması için istiyor

Konferansta konuşan İslami Cihad Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed el-Hindi de ABD'nin ateşkesi Gazze'ye yönelik saldırılar için değil İsrailli esirlerin serbest bırakılması için istediğini söyledi.

Gazze'deki savaşın sonunda İsrail'in başta bölge olmak üzere dünyadaki konumunun zayıflayacağını vurgulayan Hindi, Gazze'de ateşkes sağlansa da İsrail işgaline karşı direnişin devam edeceğini dile getirdi.


Lübnan'dan İsrail'e düzenlenen füze saldırısında bir kişi öldü

İsrail'in dünkü bombalamasının ardından Lübnan'ın güneyindeki Arab Al-Luize köyünden dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail'in dünkü bombalamasının ardından Lübnan'ın güneyindeki Arab Al-Luize köyünden dumanlar yükseliyor (AP)
TT

Lübnan'dan İsrail'e düzenlenen füze saldırısında bir kişi öldü

İsrail'in dünkü bombalamasının ardından Lübnan'ın güneyindeki Arab Al-Luize köyünden dumanlar yükseliyor (AP)
İsrail'in dünkü bombalamasının ardından Lübnan'ın güneyindeki Arab Al-Luize köyünden dumanlar yükseliyor (AP)

İsrail'in 'I24 News' kanalı Pazartesi günü, kuzey sınırına düzenlenen füze saldırısında bir kişinin öldüğünü, yedi kişinin de yaralandığını aktardı.

Kanal, saldırıya ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşmadı.

Lübnan Hizbullahı dün gece, Güney Lübnan'daki Katamun Vadisi bölgesine sızmaya çalışan İsrail kuvvetini füzelerle hedef aldığını duyurdu.

Hizbullah ayrıca, İsrail Zarit kışlasını top atışlarıyla hedef aldığını açıkladı.


İsrail savaş kabinesinin Netanyahu'nun ateşkes şartlarını reddettiği iddiası

 Netanyahu ve Benny Gantz (İsrail medyası)
Netanyahu ve Benny Gantz (İsrail medyası)
TT

İsrail savaş kabinesinin Netanyahu'nun ateşkes şartlarını reddettiği iddiası

 Netanyahu ve Benny Gantz (İsrail medyası)
Netanyahu ve Benny Gantz (İsrail medyası)

İsrail savaş kabinesinin, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Gazze'de ateşkes ve karşılıklı esir takası anlaşması müzakerelerine devam etmek için Hamas'tan yerine getirmesini istediği "Gazze'de hayattaki İsrailli esirlerin ve birinci turda serbest bırakılacakların listesini teslim etmesi" şartını reddettiği bildirildi.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, savaş kabinesi, Netanyahu'nun müzakerelere devam etmek için Hamas'a koyduğu şartları reddetti.

Savaş kabinesi, Netanyahu'nun Hamas'tan "Gazze Şeridi'nde hayattaki İsrailli esirlerin ve ilk turda serbest bırakılacak her İsrailli esire karşılık İsrail hapishanelerindeki hangi Filistinli esirin serbest bırakılacağına ilişkin liste talep etmesine" itiraz etti.

Netanyahu'nun talebinin "daha önce olduğu gibi görüşmelerin başında değil ilerleyen bölümünde müzakere edilebileceğini" vurgulayan İsrail savaş kabinesi, serbest bırakılacak her İsrailli esir için hangi Filistinli esirin bırakılacağına ilişkin liste talebinin bu aşamada görüşmeleri zora soktuğunu belirtti.

İsrail Başbakanlık Ofisi ise henüz konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.

Mısır basınına göre, Mısır, ABD, Hamas ve Katar'ın katılımıyla Kahire'de yürütülen müzakerelerin ilk günü dün sona erdi ve görüşmelere bugün devam edilecek.

İsrail ve uluslararası basına göre, ara bulucular taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını bu sürede gidermeyi amaçlıyor.

İsrail, Hamas'tan talep ettiği "serbest bırakılacak İsrailli esirler listesi" şartını sağlamadığı gerekçesiyle Kahire'ye heyet göndermeyeceğini açıklamıştı.

Kassam Tugayları, İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda öldürdüğü İsrailli esir sayısının 70'i aştığını duyurmuştu. İsrail'in açıklamalarına göre, Gazze Şeridi'nde bazıları hayatta bazıları hayatını kaybetmiş toplamda 136 İsrailli esir bulunuyor.

ABD medyasının resmi kaynaklara dayandırdığı haberlerde, Joe Biden yönetimi ile İsrail'in, rehinelerin serbest bırakılması dahil 6 haftalık ateşkes şartları konusunda anlaşmaya vardığı, Hamas tarafından cevap beklendiği ifade edilmişti.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230’u çocuk, 8 bin 860’ı kadın olmak üzere 30 bin 534 Filistinli öldürüldü, 71 bin 920 kişi yaralandı.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.


İran'ın Sudan'da deniz üssü kurma talebine ilişkin haberler anlaşmazlıkları artırdı

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçtiğimiz ay Tahran'da Sudan Dışişleri Bakanı Ali es-Sadık ile bir araya geldi. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçtiğimiz ay Tahran'da Sudan Dışişleri Bakanı Ali es-Sadık ile bir araya geldi. (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

İran'ın Sudan'da deniz üssü kurma talebine ilişkin haberler anlaşmazlıkları artırdı

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçtiğimiz ay Tahran'da Sudan Dışişleri Bakanı Ali es-Sadık ile bir araya geldi. (İran Cumhurbaşkanlığı)
İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, geçtiğimiz ay Tahran'da Sudan Dışişleri Bakanı Ali es-Sadık ile bir araya geldi. (İran Cumhurbaşkanlığı)

Medyada yer alan ‘İran'ın Sudan ordusundan Kızıldeniz kıyısında bir askeri üs kurmak için izin istediği’ yönündeki haberler Sudanlı çevrelerde tartışmalara yol açtı.

Wall Street Journal, dün (pazar) Ahmed Muhammed Hasan adlı bir istihbarat yetkilisi ve ordu komutanı danışmanına dayandırdığı haberinde ‘Sudan'ın, daha fazla destek ve silahlanma karşılığında İran'ın askeri üs kurma teklifini reddettiğini’ yazdı. Ancak Sudan’daki yerel medya Sudan Ordu Sözcü’sünün böyle bir teklifin varlığını yalanladı. Sudan yaklaşık bir yıldır Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki ordu ile Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında şiddetli bir savaş yaşıyor.

Geçtiğimiz Ocak ayında, Sudan ordusunun HDK’ye karşı savaşında konumunu güçlendirmek için İran'dan insansız hava araçları (İHA) aldığı ortaya çıktı. Bu durum, Sudan ordusu tarafından da inkâr edilmeyen raporlar aracılığıyla doğrulandı. Bunun ardından Sudan Dışişleri Bakanı Ali es-Sadık İranlı yetkililerle istişarelerde bulunmak üzere Tahran'ı ziyaret etti. Bu ziyaret iki ülkenin ilişkilerini onarma sürecini hızlandırma çabaları çerçevesinde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’dan aktardığına göre Sudanlı istihbarat yetkilisi, “İran, isyancılara karşı savaşında kullanması için Sudan ordusuna İHA’lar verdi. İran, üs kurma izni verilmesi halinde helikopter taşıyan bir savaş gemisi vermeyi da teklif etti” ifadelerini kullandı. Ancak Sudan merkezli yerel haber siteleri Sudan ordusunun böyle bir teklifin varlığını reddettiğini aktardı.

Sudan ordusunun askeri istihbarat servisiyle yakından bağlantılı kaynaklar da böyle bir teklifin varlığını reddetti. Bunu, Burhan’ın bir hamlesi olarak değerlendiren kaynaklar, Burhan’ın ülkesinde devam eden çatışma konusunda tarafsız bir pozisyon aldığına ve barışçıl bir çözüm çağrısında bulunduğuna inandığı bölgesel ve uluslararası pozisyondan duyulan memnuniyetsizliği ifade ettiğini açıkladı.

Ancak kaynaklar daha sonra Şarku’l Avsat’a şu açıklamayı yaptı: “İran, bu teklifi Sudan Dışişleri Bakanı'nın geçtiğimiz Şubat ayında Tahran'a yaptığı ziyaret sırasında gündeme getirmiş olabilir. Ancak mevcut Sudan yönetimi bunun bölgede düşmanlıklara yol açacağının farkında.”

Kaynaklar, Sudan Dışişleri Bakanı'nın Tahran’a yaptığı ziyareti başlı başına Sudan ordusunun bir hamlesi olarak gördü. Bu ziyaretle, HDK’yi destekleyen bölge ülkelerine uyarı mesajları göndermek isteyen Sudan ordusunun, Kızıldeniz'deki gerginlikler göz önüne alındığında kartları karıştırabilecek bir manevra alanı var.

Kaynaklar, Sudan ordusu liderlerinin İran'ın kendilerine karşılıksız sınırsız destek sağlayamayacağının farkında olduklarını dile getirdi. Kaynaklar ayrıca, Sudan ordusunun, bu dönemde İran'la ilişkileri yeniden tesis ederek, kendilerine askerî açıdan destek vermeye hazır bir ülke olmadığı düşüncesi ışığında bölgede bir denge durumu yaratmak istediklerini belirtti.

Ocak ayı sonlarında üç İHA düşürdüğünü duyuran HDK, Sudan ordusunun kullandığı bu İHA’ların İran yapımı Muhacir 6 modeli olduğunu bildirdi.


CENTCOM Komutanı Kurilla, Ortadoğu'daki ABD ve koalisyon güçlerinin üslerini ziyaret etti

SDG unsurları Suriye turu sırasında General Kurilla'ya harita kullanarak açıklama yaptığı arşiv görüntüleri
SDG unsurları Suriye turu sırasında General Kurilla'ya harita kullanarak açıklama yaptığı arşiv görüntüleri
TT

CENTCOM Komutanı Kurilla, Ortadoğu'daki ABD ve koalisyon güçlerinin üslerini ziyaret etti

SDG unsurları Suriye turu sırasında General Kurilla'ya harita kullanarak açıklama yaptığı arşiv görüntüleri
SDG unsurları Suriye turu sırasında General Kurilla'ya harita kullanarak açıklama yaptığı arşiv görüntüleri

ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Orgeneral Michael Erik Kurilla, Ürdün, Mısır, İsrail ve Suriye'nin kuzeyindeki ABD ile koalisyon güçlerinin bulunduğu üsleri ziyaret etti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) X sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, Kurilla'nın, Orta Doğu'daki güvenlik ve insani durum hakkında bilgi edinmek, ABD güçleri ve güvenlik ortaklarıyla görüşmek için bölgeye ziyarette bulunduğu bildirildi.

Açıklamada, Kurilla'nın Ürdün, Mısır, İsrail ve Suriye'nin kuzeyinde CENTCOM ve koalisyon güçlerine ait üs ziyaretlerini kapsayan programının ilk ayağında Mısır'daki Refah Sınır Kapısı'nı ve el-Ariş kentini ziyaret ettiği kaydedildi.

Refah Sınır Kapısı ziyareti kapsamında Kurilla'nın birçok uluslararası organizasyon ve sivil toplum kuruluşu, Mısırı ordusu ve ABD büyükelçiliği yetkilileriyle bir araya geldiği belirtilen açıklamada, görüşmelerde Mısır'dan Gazze'ye gönderilecek insani yardımların detaylarının da ele alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Kurilla'nın, ziyaretlerin Ürdün ayağında Genelkurmay Başkanı Yusuf el-Huneyti ile bir araya geldiği, İsrail'de de Savunma Bakanı Yoav Gallant ve Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ile görüştüğü belirtildi.

CENTCOM'un açıklamasına göre Kurilla, Suriye'nin kuzeyindeki ABD üslerine de gitti.

Suriye'de "SDG" adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'li yöneticilerle görüşen Kurilla, DEAŞ mensupları ve ailelerinin tutulduğu Hol Kampı'na da uğradı.

Terör örgütü PKK/YPG, Hol beldesinde Nisan 2017'de kurduğu kampta Deyrizor'daki terör örgütü DEAŞ mensupları ve aileleriyle çatışmalardan kaçan sivilleri tutuyor.

Kampta örgütün alıkoyduğu siviller, insanlık dışı şartlarda barındırılıyor.

Hol Kampı'nda onlarca ülkeden birkaç bin yabancı terörist savaşçının yanı sıra çok sayıda Suriyeli ve Iraklı terörist bulunuyor.


Mısır medyası: Kahire’deki ateşkes görüşmelerinde dikkate değer ilerleme kaydedildi

Filistinli kadınlar, İsrail’in Refah’a saldırısında ölenler için ağlıyor (Reuters)
Filistinli kadınlar, İsrail’in Refah’a saldırısında ölenler için ağlıyor (Reuters)
TT

Mısır medyası: Kahire’deki ateşkes görüşmelerinde dikkate değer ilerleme kaydedildi

Filistinli kadınlar, İsrail’in Refah’a saldırısında ölenler için ağlıyor (Reuters)
Filistinli kadınlar, İsrail’in Refah’a saldırısında ölenler için ağlıyor (Reuters)

Mısırlı bir yetkili, AlQaheraNews kanalına yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanmasına yönelik görüşmelerde ‘dikkate değer ilerleme’ kaydedildiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre söz konusu yetkili, Mısır, Hamas, Katar ve ABD’nin katıldığı görüşmelerin bugün de devam edeceğine dikkati çekti.

Mısırlı, Katarlı ve ABD’li arabulucular, Hamas Hareketi ile İsrail arasında 7 Ekim’den bu yana devam eden savaşta ateşkes anlaşmasına varmak için haftalardır çalışıyor.

Ateşkesin Gazze’de tutulan rehineler ve İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların serbest bırakılmasını da içermesi bekleniyor.


İtalya, Husi saldırılarıyla mücadele eden üçüncü Avrupa ülkesi oldu

Yemen hükümeti, Batı’nın Husilere yönelik saldırılarının faydasız olduğunu ve Yemen güçlerini sahada desteklemenin en iyi çözüm olduğunu söylüyor (Reuters)
Yemen hükümeti, Batı’nın Husilere yönelik saldırılarının faydasız olduğunu ve Yemen güçlerini sahada desteklemenin en iyi çözüm olduğunu söylüyor (Reuters)
TT

İtalya, Husi saldırılarıyla mücadele eden üçüncü Avrupa ülkesi oldu

Yemen hükümeti, Batı’nın Husilere yönelik saldırılarının faydasız olduğunu ve Yemen güçlerini sahada desteklemenin en iyi çözüm olduğunu söylüyor (Reuters)
Yemen hükümeti, Batı’nın Husilere yönelik saldırılarının faydasız olduğunu ve Yemen güçlerini sahada desteklemenin en iyi çözüm olduğunu söylüyor (Reuters)

İtalya, Avrupa Birliği’nde (AB) Fransa ve Almanya’nın ardından Husilerin deniz saldırılarına karşı koyma hattına giren üçüncü ülke oldu.

İtalya Savunma Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, donanmaya ait bir muhribin, Yemen’deki İran destekli Husiler tarafından Kızıldeniz’e doğru gönderilen bir silahlı insansız hava aracını (SİHA) etkisiz hale getirdiği ifade edildi.

Husi grubu ise, İngiliz kargo gemisi Robimar’ın batırılmasının ardından Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilere yönelik daha fazla saldırı düzenleme tehdidinde bulundu.

Öte yandan, Şarku’l Avsat’a konuşan Yemenli bir yetkili, batık gemideki gübre ve yağ yükünün deniz ortamına yönelik felaket riskleri konusunda uyardı.

Yemen Çevre Koruma Genel Otoritesi Başkanı Faysal Thalabi ise yaptığı açıklamada, batan gemide yaklaşık 200 ton petrol ve yaklaşık 80 ton dizel oluşan petrol türevleri bulunduğunu bildirdi.

Thalabi, bunların çok tehlikeli maddeler olduğuna dikkat çekerek, Kızıldeniz’in biyolojik çeşitliliği üzerinde çok uzun vadeli olumsuz etkilere sahip olduğunu da ekledi.

Diğer yandan, Sudanlı üst düzey istihbarat yetkilisi Ahmed Hasan Muhammed, ülkesinin İran’ın Kızıldeniz kıyısında bir deniz üssü kurma talebini reddettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal gazetesinden aktardığına göre Muhammed konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi;

“Tahran, üssü inşa etme izni karşılığında, Sudan’a helikopter taşıyan bir savaş gemisi de dahil olmak üzere gelişmiş silahlar teklif etti. İranlılar üssü istihbarat toplamak için kullanmak istediklerini söyledi. Oraya savaş gemileri de yerleştirmek istediler. Ancak Hartum, İran’ın bu teklifini reddetti.”


Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda susuzluk had safhada

AA
AA
TT

Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'nda susuzluk had safhada

AA
AA

İsrail'in yoğun saldırı ve ablukasını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'ndaki Filistinliler, bir yudum su bulabilmek için saatlerce kuyrukta bekliyor ancak çoğu zaman su alamadan elleri boş dönüyor.

Gazze'nin kuzeyindeki yaklaşık 700 bin Filistinli, insani yardım, ilaç ve yakıt girişi olmadığı için açlık ve susuzlukla mücadele ediyor.

İsrail saldırılarında zarar gördüğü ya da yakıt olmadığı için kuzeydeki çoğu su kuyusundan su çekilemiyor. Kalan birkaç su kuyusunun suyu ise insani yardımın neredeyse hiç girmediği kuzeydeki halka yetmiyor.

Kuyulardan pompalarla ya da ilkel yollarla çekilen sular tankerlere doldurularak okullara ya da barınma merkezlerindeki Filistinlilere dağıtılıyor ancak bazıları saatlerce beklese de susuz kalıyor.

Su kuyruğundan eli boş döndü

Cibaliya Mülteci Kampı'nda bir okula sığınan Nesrin Tafiş (44), AA muhabirine, uzun saatler kuyrukta beklemesine rağmen elindeki su bidonunu dolduramadığını söyledi.

Kendisi kanser hastası olan Tafiş'in kocası da karaciğer hastası ve hareket kabiliyeti kısıtlı. Bu nedenle çocuklarına kendisinin bakmak zorunda olduğunu dile getiren Tafiş, İsrail'in saldırıları ve abluka nedeniyle ailesini geçindirecek imkanı olmadığını vurguladı.

Tafiş, "Kuzeyde suya ve yiyeceğe ihtiyacımız var. Bugün su dolduramadım. Çocuklarım sabırsızlıkla beni bekliyor. Su almadan nasıl geri döneceğim." dedi.

"Açlıktan ve susuzluktan ölüyoruz"

Su almayı beklerken ve eli boş kalan kadınlardan bir diğeri de 69 yaşındaki İnşirah Aseliyye.

Dört katlı evleri İsrail saldırısında yıkılan, erkek çocukları güneye giden ve 75 yaşındaki hasta eşi ve 7 kız çocuğuyla birlikte Cibaliya Mülteci Kampı'ndaki bir okula sığınan Aseliyye, yaşadıkları sıkıntıları şöyle anlattı:

"Saatlerce su kuyruğunda bekledim ama tankerdeki su bitti. Susuzluktan ve açlıktan ölüyoruz. Yiyecek yok, su yok, un yok, giysi yok. Savaş başladığından beri aynı kıyafetleri giyiyorum. Hayvan yemlerini un yaptık yedik, mısır yedik, arpa yedik. Artık yiyecek yemek bulamıyoruz. Kanalizasyon suları ise her yerde ve hastalığa neden oluyor."

Eşinin ve çocuklarının uzun süre yemek yiyemedikleri için yetersiz beslenme sorunu yaşadığını, eşinin açlıktan bayıldığını anlatan yaşlı kadın, uluslararası topluma saldırıların durması, sınır kapılarının açılması ve Gazze'ye yardım çağrısı yaptı.

İsrail, yaklaşık 5 aydır Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının yanı sıra abluka altındaki bölgeye su, yiyecek, ilaç, yakıt ve elektrik tedarikini kesmiş durumda. Gazze'de yaklaşık 2,3 milyon Filistinli büyük bir trajediye yol açan insani koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor.

İsrail ayrıca Gazze Şeridi'nin kuzeyi ile Gazze kentini boğucu bir kuşatma altına aldı. Kuşatma nedeniyle bu bölgelerdeki Filistinlilere gıda yardımlarının ulaşmaması, yiyecek ve içilebilir suyun tükenmesine yol açıyor.


Halbusi, Sunni rakiplerini Irak Meclis Başkanlığı için rüşvet vermekle suçladı

Irak Parlamentosu web sitesinde 28 Şubat’taki parlamento oturumundan yayınlanan bir fotoğraf
Irak Parlamentosu web sitesinde 28 Şubat’taki parlamento oturumundan yayınlanan bir fotoğraf
TT

Halbusi, Sunni rakiplerini Irak Meclis Başkanlığı için rüşvet vermekle suçladı

Irak Parlamentosu web sitesinde 28 Şubat’taki parlamento oturumundan yayınlanan bir fotoğraf
Irak Parlamentosu web sitesinde 28 Şubat’taki parlamento oturumundan yayınlanan bir fotoğraf

Irak eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Tekaddum Partisi, dün yargıya, Başbakana ve diğer denetim organlarına, ‘siyasi sürece zarar veren alım-satım ihalelerini’ durdurma, ülkeye yakışmayan bu davranışlara sessiz kalmama ve üst düzey soruşturma başlatma çağrısında bulundu.

Kasım ayında resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla görevden alınan Halbusi bu ifadeleriyle, boş kalan Temsilciler Meclisi Başkanlığı pozisyonunu ele geçirmek isteyen, Sünni muhaliflerini hedef aldı.

Halbusi ve partisi, diğer Sünni güçlerden muhalifleri, meclis başkanlığını kazanmaya yetecek Sünni parlamento çoğunluğunu elde etmek amacıyla, partiden milletvekilleri ve parlamentodaki bloğu ondan ayrılıp, diğer rakip blok ve partilere gitmeye ikna etmek için rüşvet vermekle suçluyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan, Halbusi’nin partisinden bir kaynak, “Rakip Sünni güçler, Halbusi’yi yok etme ve Tekaddum’un Bağdat’ta önemli bir konum elde etmesini engelleme planını sürdürmek isteyen bazı Şii (Koordinasyon Çerçevesi) güçlere güveniyor” dedi.

Öte yandan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) milletvekili seçimlerinin bir kez daha ertelenerek, 10 Haziran’da yapılmasına karar verildi.