Cezayir, Afrika ekonomik entegrasyonu için ‘dayanışma’ çağrısında bulundu

Zirve’deki Cezayir heyeti (Şarku’l Avsat)
Zirve’deki Cezayir heyeti (Şarku’l Avsat)
TT

Cezayir, Afrika ekonomik entegrasyonu için ‘dayanışma’ çağrısında bulundu

Zirve’deki Cezayir heyeti (Şarku’l Avsat)
Zirve’deki Cezayir heyeti (Şarku’l Avsat)

Üç yıl önce Cezayir, önemli uluslararası meselelerde siyasi pozisyonları koordine etmek ve büyük güçlerin ekonomilerine artan bağımlılığı sona erdirmek için ekonomik entegrasyonu sağlamak amacıyla Afrika ülkelerine yönelik önemli girişimler başlattı.
Bu kapsamda Cezayir, geçtiğimiz hafta Perşembe ve Cuma günleri Nijer'de düzenlenen Sanayileşme ve Ekonomik Çeşitlendirme Konulu Afrika Birliği 17. Olağanüstü Zirvesi çalışmaları sırasında, Afrika’da ekonomik entegrasyon ve bütünleşme çalışmalarını gündeme getirdi. Zirve sırasında Cezayir tarafından sunulan bildiride Cezayir’in, ‘şu anda yaklaşık yüzde 15 olarak tahmin edilen Afrika iç ticaret oranının artmasını sağlayacak olan ve belirlenen hedeflere ulaşmak için ortak çabaya bir katkı olarak Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesini (AfCFTA) etkinleştirmek için hiçbir çabadan kaçınmayacağı’ belirtildi. Ayrıca buna ek olarak 2028’de, ülkeler arasında malların ve hizmetlerin serbest dolaşımını garanti eden bir Afrika pazarının oluşturulması ve diğer küresel ekonomik güçlerle rekabet edebilmeye izin verecek bir gümrük birliği ve Afrika ekonomik grubunun kurulmasının sağlanacağı dile getirildi.
Zirve katılımcıları, ülkelerinin birçok ekonomik reform başlattığını söyleyerek Afrika ülkelerindeki endüstriyel gelişme hızını ve ekonomik çeşitliliği artırmayı amaçlayan ekonomik politikaların, AfCFTA ülkelerinin yararına olacak şekilde destekleneceğine inandıklarını vurguladılar. Bu hedefe ulaşmanın, Afrika altyapısının geliştirilmesi, yapısal projelerin tamamlanması, malların, hizmetlerin ve iletişimin taşınması için uygun bir lojistik ortamın sağlanması ve nakliye ile yatırım maliyetlerinin düşürülmesi yoluyla olacağını eklediler.
Zirveye ilişkin yayımlanan bildiride, “Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi Anlaşması’nın Ocak 2021'de, yeni tip koronavirüs salgınının patlak verdiği bir dönemde yürürlüğe girmesi ve pandeminin ekonomiye yansımalarının kötüleşmesi, şüphesiz bizi uluslararası iş birliği ve dayanışmayı geliştirme ve çok taraflı eylem mekanizmalarını harekete geçirme sorumluluklarını yerine getirmeye yöneltti” denildi.
Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, zirvenin bitiminden önce (Cuma) yaptığı bir konuşmada, Cezayir'in Afrika'da sanayileşmeyi teşvik etmek ve potansiyelini en yüksek seviyelere çıkarmak için ortak çabalara girmeye ve bu çabaları desteklemeye hazır olduğunu bildirdi. Mevcut uluslararası durumun gıda, hammadde ve enerji tedarik zinciri üzerindeki yansımalarını Afrika’ya dikte ettiği yeni bir zorlukla karşı karşıya olduklarına işaret etti. Eymen bin Abdurrahman, Afrikalılara, dayanışmayı güçlendirme, ekonomilerini güçlendirme, çalışmaları yoğunlaştırma ve özellikle sanayi ve sanayileşme alanında entegrasyon yollarını arama çağrısında bulundu.
Eymen bin Abdurrahman, Cezayir'in akaryakıt fiyatlarının esiri olmaması için ekonomisini geliştirme ve ihracatını çeşitlendirme yoluna girdiğini vurgulayarak ülkesinin hidrokarbon harici ihracatının son iki yılda 3 kattan fazla arttığını söyledi. Ayrıca, Cezayir’in yeni ekonomik yaklaşımı çerçevesinde, gelecek nesiller için daha iyi bir yaşam sağlamak adına hava kirliliği ve küresel ısınmayı azaltmak ve doğal kaynakları korumak gibi sürdürülebilir kalkınma faaliyetlerinin üzerinde duracağını söyleyen Başbakan Abdurrahman, modern çevre standartlarına saygılı istikrarlı büyümeyi sağlamayı hedeflediklerini belirtti.
“Cezayir, Afrika'daki ekonomik ilerlemeyi engelleyen temel eksikliğin, sanayileşme alanında net ve tutarlı bir kıtasal politikanın olmaması olduğuna inanıyor” diyen Eymen bin Abdurrahman, sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde kapsamlı ve entegre ekonominin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi çağrısında bulundu.



Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.


Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
TT

Bir kaynak Şarku'l Avsat'a Gazze yönetim komitesinin bazı isimlerini açıkladı

Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)
Filistinli çocuklar, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında bir çukurun yanında duruyor (AFP)

Filistinli, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynak bugün, Gazze Şeridi'ni yönetecek teknokrat komitenin üyelerinin çoğunluğunun isimleri konusunda anlaşmaya varıldığını bildirdi.

Filistin sivil toplum sektöründe kaynak Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, 18 üyeden oluşması beklenen komitedeki isimlerin çoğunun Gazze Şeridi sakinlerinden oluştuğunu ve bunların büyük bir kısmının akademisyenler de dahil olmak üzere sivil toplum çalışmalarıyla bağlantılı iş adamları ve ekonomistler olduğunu söyledi.

Kaynak, üzerinde anlaşmaya varılan üyelerin, Gazze'den veya yurt dışından Mısır'ın başkenti Kahire'ye seyahat için hazırlık yapmaları konusunda bilgilendirildiğini ve seyahat sürecinin yarın organize bir şekilde başlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat'ın elde ettiği isimler arasında şunlar yer alıyor: Daha önce Filistin Yönetimi Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığı görevini yürüten Ali Şati; Tarım Yardım Derneği Direktörü ve sivil toplum aktivisti Abdul Kerim Aşur; Tıbbi Yardım Derneği Direktörü Aed Yaghi; Gazze Ticaret Odası Direktörü Aed Ebu Ramazan; Filistin Üniversitesi Rektörü Cebr el-Daur; mühendislik danışmanı Beşir el-Reis; Gazze Şeridi Filistin Telekomünikasyon Direktörü Ömer Şamali; Refah Belediyesi'nde mühendis ve danışman olan Ali Berhum; ve Avukat Hana Terzi.”

Kaynak, bu kişilerin isimleri konusunda geniş bir mutabakat olduğunu, ancak İsrail'in bunları onaylayıp onaylamadığının henüz bilinmediğini ifade etti.

Kaynak, bu isimlerden herhangi biriyle ilgili bir anlaşmazlık çıkması durumunda listede değişiklikler yapılabileceğini belirtti.

Mısır, Gazze Şeridi'ni geçici olarak yönetecek teknokrat komitenin kurulmasını hızlandırmak amacıyla tüm Filistinli taraflarla, arabulucularla, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yoğun temaslar yürütüyor ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas hükümetiyle de iletişim halinde olacak.

Hamas ise komitenin resmen kurulmasının ardından Gazze Şeridi'ndeki iktidarı komiteye devretmeye hazırlanıyor.