Ukrayna'ya yoğunlaşan ABD, Tayvan'dan aldığı silah siparişlerini yetiştiremiyor

Tayvan'ın Çin işgali ihtimaline karşı verdiği milyarlarca dolarlık siparişler yıllardır beklemede

Teng Yun adlı insansız hava aracını geliştiren Tayvan ordusu ABD'den füze ve obüs sistemleri bekliyor (Reuters)
Teng Yun adlı insansız hava aracını geliştiren Tayvan ordusu ABD'den füze ve obüs sistemleri bekliyor (Reuters)
TT

Ukrayna'ya yoğunlaşan ABD, Tayvan'dan aldığı silah siparişlerini yetiştiremiyor

Teng Yun adlı insansız hava aracını geliştiren Tayvan ordusu ABD'den füze ve obüs sistemleri bekliyor (Reuters)
Teng Yun adlı insansız hava aracını geliştiren Tayvan ordusu ABD'den füze ve obüs sistemleri bekliyor (Reuters)

Rusya işgalinin başladığı şubattan beri Ukrayna'ya milyarlarca dolarlık silah sistemi ve mühimmat gönderen ABD, Çin hükümetinin ilhak tehdidi altındaki ada ülkesi Tayvan'dan yıllar önce aldığı savunma sanayisi siparişlerini hâlâ ulaştıramadı.
ABD Kongresi verilerine göre, Washington'ın son 13 yılda Taipei hükümetine satışına resmen karar verdiği silah sistemlerinin toplam fiyatı 30 milyar doları bulurken, bunun 17 milyar dolarlık kısmı 2017'den beri teslimat aşamasına geçmeyi bekliyor.
ABD Ordusu'nun satın alma yetkilisi Doug Bush, Ukrayna savaşının gecikmelerin tek sebebi olmadığını savunurken, kısa vadede öncelikleri etkilediğini kabul etti.
Wall Street Journal'ın haberine göre, Lockheed Martin ve Boeing gibi silah üreticileri, Kovid-19 salgını nedeniyle tedarik zincirlerinin ve üretimin aksadığını belirterek, Ukrayna savaşı başlamadan önce de taleplere yetişemediklerini kaydetti.
Adının açıklanmasını istemeyen ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, Tayvan'a gönderilecek silah sistemlerinin üretim bandından yeni çıkan ürünler olacağını ama Ukrayna'ya gönderilenlerin depolardan çıkarıldığını belirtti.
Pentagon sözcüsü Sabrina Singh, sorular üzerine, şu kadarını söylemekle yetindi:
"Tayvan'ın kabiliyetlerini en kısa sürede artırmak için sebatla çalışırken, Ukrayna'nın kendisini Rus saldırısına karşı savunabilmesini sağlıyoruz."
ABD Kongresi bünyesindeki faaliyetini yaklaşık 20 yıldır sürdüren ABD-Çin Ekonomik ve Güvenlik Değerlendirme Komisyonu bu ayki açıklamasında sorunu şöyle özetledi:
"Mevcut silah ve mühimmat stoklarının Ukrayna'ya yönlendirilmesi ve pandemi kaynaklı tedarik zinciri sorunları, Tayvan'a satışı onaylanan silahların teslimatındaki gecikmeyi önemli ölçüde artırdı ve ada ülkesinin hazır bulunma durumunu sarstı."
ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi üyesi ve Cumhuriyetçi Parti'den Teksas milletvekili Michael McCaul, üç yıl önce satışına onay kararına imza attığı bazı silah sistemlerinin henüz Tayvan'a ulaşmamasını eleştirdi:
"Ukrayna'da gördüğümüz gibi, silahları işgalden sonra değil önce ulaştırmamız çok daha iyi olur."
Tayvan Savunma Bakan Yardımcısı General Veng Şin-lung, geçen ay ABD'yi yumuşak tonda eleştirdi:
"Tayvan, ABD'nin sattığı silahların takvime uygun olarak teslim edilmesini rica ediyor."
Tayvan'ın 8 milyar dolarlık 66 adet F-16 savaş uçağı siparişinin 2025 civarında ulaştırılması planlanıyor. 
ABD, devasa büyüklükteki Çin ordusu karşısında Tayvan'ı desteklemek için "kirpi stratejisi" denilen askeri doktrini devreye sokmuştu. 
İkisi de Çinlileri temsil etme iddiasındaki Pekin ve Taipei hükümetleri arasındaki ayrılık, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1949'a kadar uzanıyor.
Independent Türkçe, AP, Wall Street Journal



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.