Cezayir ve Tunus başbakanları, göç, Libya ve sınır güvenliği konularını görüştü

En eski muhalefet partisi, Madrid ile olan anlaşmazlığında Tebbun hükümetine destek verdiğini açıkladı.

Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Tunuslu mevkidaşını kabul etti (Şarku’l Avsat)
Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Tunuslu mevkidaşını kabul etti (Şarku’l Avsat)
TT

Cezayir ve Tunus başbakanları, göç, Libya ve sınır güvenliği konularını görüştü

Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Tunuslu mevkidaşını kabul etti (Şarku’l Avsat)
Cezayir Başbakanı Eymen bin Abdurrahman, Tunuslu mevkidaşını kabul etti (Şarku’l Avsat)

Tunus Başbakanı Necla Buden, Cezayir’de Libya krizini, iki ülke artan göç sorununu, ortak sınırlardaki güvenlik durumunu ve Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un Tunus ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaların uygulanması meselesini ele aldı.
Cezayir Başbakanlığı, Başbakan Eymen bin Abdurrahman’ın Dışişleri Bakanı Ramtane Lamamra ve Çevre ve Yenilenebilir Enerjiler Bakanı Samiye Movalfi’nin de eşliğinde başkentteki uluslararası havaalanında Tunuslu mevkidaşını karşıladığı fotoğrafları yayınladı. Bir günlük ziyaret hakkında herhangi bir ayrıntıya ise yer verilmedi.
Buden’in, ülkesine dönmeden önce akşam saatlerinde Muradiye Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Tebbun ile görüşmesi bekleniyor.
İki Mağrip komşusu arasındaki ilişkilerin gelişimini takip eden kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Buden’in başkent Tunus’ta Tebbun ve Kays Said arasında 2021 sonunda imzalanan 27 anlaşmanın uygulanmasını görüşmek üzere Cezayir’e geldiğini söyledi. Kaynaklar, iki ülke arasındaki sınır ötesi kaçakçılık ve uyuşturucu ticareti sorunları da dahil olmak üzere, ortak öneme sahip güvenlik ve insani meselelerin varlığına dikkati çekti.
Aynı kaynaklara göre yüzlerce Tunuslu ve Cezayirli gencin Akdeniz’de geleneksel botlarla İtalya ve İspanya kıyılarına göç etmesi ve iki ülkenin göçü durdurmak için yaptığı iş birliği, Buden’in ziyareti sırasında ele aldığı konulardan birini oluşturdu.
İki ülke, bu insani krizle başa çıkmak için güvenli caydırma yöntemini benimserken, her iki ülkedeki sivil toplum kuruluşları ve medya organları da gençleri yurtdışına göç etmekten caydırmak amacıyla iş, hastanelerde tedavi ve eğitim gibi temel sosyal hizmetlerin sağlanması, düşünce özgürlüğüne saygı gösterilmesi çağrısı yaptı.
Tebbun’un Tunus ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar arasında yargı, içişleri, enerji, orta ve küçük sanayiler, gelişmekte olan işletmeler ve ilaç endüstrisi, çevre, din işleri, eğitim, mesleki eğitim, balıkçılık, medya ve kültürle ilgili alanlar da vardı. O dönemde iki cumhurbaşkanı, yaptıkları ortak açıklamada ‘Libya konusunda sürekli koordinasyon’ ve ‘ülkenin istikrarının sağlanması için paralı askerlerden kurtulma zorunluluğu’ üzerinde durmuştu.
Öte yandan Cezayir hükümeti, İspanya hükümetinin geçtiğimiz Mart ayında Fas’ın Batı Sahra’da özerklik planına destek verdiğini açıklamasından bu yana, İspanya ile yaşadığı anlaşmazlıkta en önemli muhalefet partisi olan Sosyalist Güçler Cephesi’nin desteğini aldı.
Sosyalist Güçler lideri Hekim Belhasel, Madrid’de Cumartesi günü çalışmaları sona eren Sosyalist Enternasyonal Kongresi’ne katılımı sırasında yaptığı konuşmada, “İspanya’nın stratejik boyutlara sahip tavrı, bir gerilemeye tanık oldu. Bu durum, Cezayir makamlarının, ikili Dostluk, İşbirliği ve İyi Komşuluk Anlaşması’nı askıya almasına yol açtı. Bu, Cezayir açısından meşru bir tepkidir” ifadelerini kullandı.
Devrimci Hüseyin Ait Ahmed tarafından kurulan ve yönetilen partinin tavrı, genellikle ülke yetkililerine ve kararlarına karşı serttir.
Aynı şekilde Cezayir de Madrid ile her türlü ticari ve ekonomik işbirliğini durdurdu. Ayrıca Sahra konusundaki tarafsızlığı sona erdiğinden ve Fas ile Cezayir destekli ‘Polisario’ arasındaki tartışmalı bölgede ‘özerk yönetim önerisine’ destek verdiğinden beri (yıllık sözleşmeler dışında) ek doğal gaz sağlamayı da reddetti.
Cezayir, öfkesinin doruğa ulaştığını gösteren bir adımla 19 Mart 2022’de Madrid’deki büyükelçisini geri çekerek, daha sonra ise onu Paris’e gönderdi. Henüz söz konusu pozisyona yeni bir diplomat atamadı. Aynı şekilde 2002 yılında imzalanan ve iki Akdeniz komşusu arasındaki her türlü işbirliğini tanımlayan ‘Dostluk Anlaşması’nı da askıya aldı.



İsrail’in Lübnan’ın çeşitli bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 37 kişi hayatını kaybetti

Lübnan’ın güneyindeki kıyı kenti Sur’da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir bina, 8 Mart 2026 (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki kıyı kenti Sur’da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir bina, 8 Mart 2026 (AFP)
TT

İsrail’in Lübnan’ın çeşitli bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında 37 kişi hayatını kaybetti

Lübnan’ın güneyindeki kıyı kenti Sur’da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir bina, 8 Mart 2026 (AFP)
Lübnan’ın güneyindeki kıyı kenti Sur’da İsrail hava saldırısının hedef aldığı bir bina, 8 Mart 2026 (AFP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, İsrail’in dün ülkenin doğusundaki Baalbek ilçesine bağlı Şaas kasabasına düzenlediği hava saldırısında 8 kişi hayatını kaybetti. Bakanlık ayrıca, İsrail’in Sur kentine bağlı Burc eş-Şimali kasabasına gerçekleştirdiği başka bir saldırıda 4, ülkenin güneyindeki Bint Cubeyl ilçesinde ise 8 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.

Sağlık Bakanlığı, Beyrut’un güney banliyölerine yönelik bir dizi İsrail hava saldırısında şimdiye kadar 17 kişinin yaralandığını da açıkladı.

Bakanlık daha önce yaptığı açıklamada, “İsrail düşmanının Bint Cubeyl ilçesine bağlı Tebnin kasabasına düzenlediği saldırı sonucunda ilk belirlemelere göre 8 vatandaş şehit oldu” ifadesini kullandı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) ise saldırının ‘yerinden edilmiş ailelerin’ yaşadığı bir binayı hedef aldığını, saldırıda aynı aileden 5 kişinin yanı sıra başka kişilerin de hayatını kaybettiğini aktardı.

Öte yandan İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee dün yaptığı açıklamada, ordunun Beyrut’un güney banliyölerinde Hizbullah’a ait altyapıları hedef alan ‘geniş çaplı bir hava saldırısı dalgası’ başlattığını duyurdu.

Adraee, saldırıların Hizbullah’a ait noktaları hedef alarak başladığını belirterek, hava savunma sistemlerinin önleme faaliyetlerinin sürdüğünü söyledi. Adraee, İsrail ordusunun ‘Hizbullah’a karşı güçlü şekilde hareket etmeyi sürdüreceğini’ ifade ederek, örgütün ‘İran rejiminin himayesinde çatışmaya katılma kararı aldığını’ öne sürdü.

Adraee ayrıca, İsrail ordusunun ‘İsrail vatandaşlarının hedef alınmasına izin vermeyeceğini’ vurguladı ve herhangi bir tehdide ‘çok güçlü bir şekilde’ karşılık verileceğini söyledi.

İsrail’in, Lübnan sınırında konuşlandırdığı askeri birlikleri Golani Tugayı’na bağlı savaşçı güçlerle takviye etmeye hazırlandığı bildirildi. Bu adımın, Hizbullah unsurlarıyla sınır köylerinin çevresinde yaşanan çatışmalara rağmen Lübnan topraklarına yönelik olası kara operasyonlarına hazırlık kapsamında atıldığı ifade edildi. Bu arada Beyrut’un güney banliyöleri dördüncü gününde de aralıksız bombardımana maruz kalırken, saldırılar bölgede geniş çaplı maddi hasara yol açtı.

İsrail güçlerinin Lübnan topraklarına birkaç farklı eksenden ilerlemeye çalıştığı belirtiliyor. Şarku’l Avsat’ın sahadaki kaynaklardan edindiği bilgilere göre, İsrail ordusu dün şafak vakti, el-Hıyam’ın güney ve doğu eksenlerine yönelik dördüncü saldırısını düzenleyerek şehir merkezine ulaşmaya çalıştı. Aynı zamanda İsrail birlikleri, 3 Mart’ta başlayan ilerlemenin devamı olarak Marun er-Ras kasabasının çevresinde de ilerleme kaydetti.


İsrail'in Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesine düzenlediği hava saldırısında en az 7 hayatını kaybetti

Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesinde İsrail hava saldırısında hasar gören aracı inceleyen bir güvenlik görevlisi (AP)
Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesinde İsrail hava saldırısında hasar gören aracı inceleyen bir güvenlik görevlisi (AP)
TT

İsrail'in Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesine düzenlediği hava saldırısında en az 7 hayatını kaybetti

Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesinde İsrail hava saldırısında hasar gören aracı inceleyen bir güvenlik görevlisi (AP)
Beyrut'un Ramlet el-Bayda bölgesinde İsrail hava saldırısında hasar gören aracı inceleyen bir güvenlik görevlisi (AP)

Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu sabah erken saatlerde Beyrut'un sahil şeridindeki Ramlet el-Bayda bölgesine düzenlenen İsrail baskınında en az 7 kişinin öldüğünü açıkladı. Bu olay, Lübnan başkentinin merkezini hedef alan bir başka saldırıdan saatler sonra gerçekleşti.

Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezinin yaptığı açıklamada, "Beyrut'taki Ramlet el-Bayda'ya düzenlenen İsrail düşman saldırısında ilk belirlemelere göre 7 vatandaş öldü, 21 kişi de yaralandı" denildi.

Yerinden edilmiş yüzlerce insan, İsrail'in banliyölerdeki ve Güney Lübnan'daki evlerini boşaltmaları yönündeki uyarılarının ardından Beyrut'un güney banliyölerine bitişik Ramlet el-Bayda plajına sığınmıştı.


Irak kıyıları açıklarında iki petrol tankerine düzenlenen saldırıda bir mürettebat öldü

Hürmüz Boğazı yakınlarında saldırıya uğrayan Tayland tankerinden duman yükseliyor (AFP)
Hürmüz Boğazı yakınlarında saldırıya uğrayan Tayland tankerinden duman yükseliyor (AFP)
TT

Irak kıyıları açıklarında iki petrol tankerine düzenlenen saldırıda bir mürettebat öldü

Hürmüz Boğazı yakınlarında saldırıya uğrayan Tayland tankerinden duman yükseliyor (AFP)
Hürmüz Boğazı yakınlarında saldırıya uğrayan Tayland tankerinden duman yükseliyor (AFP)

Irak yetkilileri bugün erken saatlerde, Irak kıyıları açıklarında düzenlenen ve niteliği henüz belirlenemeyen bir saldırıda hedef alınan iki petrol tankerinden birinin mürettebatından bir kişinin öldüğünü açıkladı. Yetkililer, "kayıp kişilerin" aranmasına devam edildiğini vurguladı.

Irak Limanları Şirketi Genel Müdürü Ferhan el-Fartusi, resmi Irak Haber Kanalı'na yaptığı açıklamada, "Hedef alınan büyük petrol tankerinden bir mürettebatın öldüğünü" belirterek, "İki tankerde meydana gelen patlamanın niteliğini henüz bilmiyoruz" dedi. Kanal, denizde bulunan ve alev topları ile duman bulutlarının yükseldiği bir geminin görüntülerini yayınladı. Şarku’l Avsat’ın Haber Kanalından aktardığına göre, Irak Limanlar Şirketi "38 kişinin sağ kurtarıldığını, kayıp kişilerin aranmasına devam edildiğini" vurguladı.

Irak yetkilileri, Ortadoğu'da devam eden çatışmalar sırasında ülkenin güney kıyılarındaki karasularında saldırıya uğrayan yabancı bir petrol tankerinin mürettebatının kurtarıldığını daha önce doğrulamıştı.

Bu gelişme, Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği'nin İran ve müttefiki Irak milislerinin Irak'taki ABD enerji tesislerine yönelik saldırılar planlıyor olabileceği uyarısında bulunması sonrasında meydana geldi.