Biden-Macron zirvesi… Bir Avrupa-ABD ticaret savaşı mı çıkacak yoksa Paris ve Washington, anlaşmazlıkları aşmayı başarabilecek mi?

Macron’un ziyaretine hazırlık olarak 29 Kasım’da Washington’da Fransa ve ABD bayrakları göndere çekildi (AFP)
Macron’un ziyaretine hazırlık olarak 29 Kasım’da Washington’da Fransa ve ABD bayrakları göndere çekildi (AFP)
TT

Biden-Macron zirvesi… Bir Avrupa-ABD ticaret savaşı mı çıkacak yoksa Paris ve Washington, anlaşmazlıkları aşmayı başarabilecek mi?

Macron’un ziyaretine hazırlık olarak 29 Kasım’da Washington’da Fransa ve ABD bayrakları göndere çekildi (AFP)
Macron’un ziyaretine hazırlık olarak 29 Kasım’da Washington’da Fransa ve ABD bayrakları göndere çekildi (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Perşembe günü Washington’da ABD Başkanı Joe Biden ile önemli bir dizi konuyu görüşecek.   
Bu ziyaret, ABD- Fransa ilişkilerine gölge düşüren gerginlik izlerinin çoğunu ortadan kaldırdığı gibi, Avrupalıları ilgilendiren tartışmalı konulara ilişkin daha net bir vizyonun da önünü açıyor.
Cumhurbaşkanı Macron, 29 Kasım akşamı başkent Washington’a ulaştı. Bugünkü programı, iki ülke arasındaki uzay alanında işbirliğini ve imzalanan ‘Artemis’ anlaşmalarının uygulanmasını geliştirmek amacıyla ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile NASA genel merkezine bir ziyaret gerçekleştirmek de dahil, birçok toplantıyla dolu. Macron, Biden yönetimi yetkilileriyle nükleer enerji alanında görüşecek ve bu akşam Virginia’daki Arlington Ulusal Mezarlığı’nı ziyaret ederek, ardından Biden ile özel bir akşam yemeğinde yer alacak. Daha sonra ise yarın askeri müzik eşliğinde top atışları ve askeri geçit töreni ile resmi karşılama töreni gerçekleştirilecek.
İki lider, ikili görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyecek. Ardından Macron, Biden ve eşinin kendisi ve eşi için vereceği yemek öncesinde Dışişleri Bakanlığı’nı ve Kongre’yi ziyaret edecek. Burada ise Grammy Ödüllü şarkıcı Jon Batiste tarafından karşılanacak. Cuma günü ise Macron, Amerikan okullarındaki Fransızca programlarını genişletme planlarını açıklayacağı New Orleans’a gidecek.
ABD’li ve Fransız yetkililer, liderlerin yarın Beyaz Saray’da ‘Rusya- Ukrayna savaşı, Ukrayna kuvvetlerinin Rus kuvvetlerini geri püskürtmeye çalıştığı bir dönemde Kiev’e ekonomik ve askeri desteğin nasıl sağlanacağı, savaşın Avrupa üzerindeki etkileri ve enflasyon korkuları, yüksek fiyatlar, enerji ithalatı ve Atlantik’in iki yakası arasındaki ticaret konuları da dahil’ görüşecekleri uzun bir gündemleri olduğunu belirtti. Görüşmeler sırasında Çin’in Pasifik ve Hint okyanuslarındaki artan etkisine, Çin’in askeri emellerine, İran’la nükleer mesele konusunda dondurulmuş müzakerelere ve Fransa’nın Afrika’nın Sahel bölgesindeki güvenlik ve istikrar konusundaki endişelerine de değinilecek.

Ukrayna
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Direktörü John Kirby, geçtiğimiz Pazartesi akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada, “Hint ve Pasifik okyanuslarında yaşanan gerginlikler ve Çin’in pozisyonu da dahil Ukrayna, görüşmelerde ön sıralarda yer alacaktır. Bunların hepsi, Fransa’yı ilgilendiren konular. Bu nedenle Başkan Biden, Fransa’nın devlet ziyaretlerini başlatmak için en uygun ülke olduğunu düşünüyor” dedi. Kirby, “Ziyaret, ABD ile en eski müttefiki arasındaki uzun süreli yakın ilişkiler tarihine ışık tutarken, Biden’ın ittifaklar kurmaya yönelik dış politika yaklaşımındaki kilit bir unsura da dikkati çekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kirby, savaşın Avrupa ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine de değinirken, “Washington, Rusya’nın petrol fiyatlarını sınırlamaya ve Ukrayna’ya savaş bitene kadar savaş alanında başarılı olması ve tam, egemen ve özgür bir devlet olması için ihtiyaç duyduğu araçları ve yetenekleri sağlamaya çalışıyor” dedi. ABD’li yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ‘yiyecek ve korkuyu bir silah olarak kullanmakla’ suçlarken, “Şimdi de soğuk havayı bir silah olarak kullanıyor. Ayrıca Ukrayna halkına diz çöktürmek için altyapıyı hedef alıyor” dedi.
Analistler, Kongre’deki Cumhuriyetçilerin ABD’nin Ukrayna’ya yaptığı yardımın sıkı kontrol ve denetime tabi tutulması yönündeki açıklamalarıyla Biden ve Macron’un, ABD- Avrupa Birliği’ni (AB) korumak için çalışmak zorunda kalacağını söyledi. ABD yönetiminin, Cumhuriyetçi milletvekillerinin gelecek yıl Ukrayna’ya daha fazla yardım sağlanması konusundaki tavrına dair endişelerinin arttığına da dikkat çekildi.
Macron, Ukrayna’daki çatışmanın şiddetlenmesini durdurmanın ve ‘Biden’ın Macron’un Rusya ile Ukrayna arasındaki barış görüşmeleri çağrılarını görmezden gelmesinin ardından’ Çin’i Rusya ile arabuluculuk rolü oynamaya zorlamanın yollarını arıyor. Biden, kararı sadece Ukrayna liderliğine bırakarak, “Ukrayna olmadan Ukrayna olmaz. Görüşmelere Ukrayna liderliği karar verir. Bu durum, bu uzun savaşla ilgili bir belirsizlik halini yansıtıyor” açıklamasında bulundu.
Avrupalılar, Ukrayna’daki savaştan en çok yararlanan ülkenin, daha fazla silah ve daha yüksek fiyatlarla gaz satan ABD olduğu kanaatinde.

Ticari anlaşmazlıklar
En büyük anlaşmazlıklar, enerji ve iklim girişimleri için geniş bir yardım paketi içeren ve Kongre tarafından geçtiğimiz Ağustos ayında kabul edilen ‘ABD Enflasyonu Düşürme Yasası’ konusunda Fransa ve Avrupa Birliği (AB) tarafından dile getirilen anlaşmazlıklardır. Yasa, ABD’de üretilen elektrikli araçları satın alan tüketiciler için vergi indirimleri sağlıyor. Bu durum ise Fransız ve Alman otomobil endüstrisini büyük ölçüde etkiliyor.
Macron, Biden’ı AB’deki müttefikleriyle daha esnek pozisyonlar almaya ve bir ticaret savaşından kaçınmaya ikna etmeye çalışıyor. Öyle ki Avrupalılar, ABD’nin Avrupalı ​​rakiplerine karşı ticari avantajlar elde etmek için Ukrayna’daki savaştan yararlandığını belirtti. Bu, Atlantik’in iki tarafı arasında bir ticaret savaşı korkusunu ve iki taraf arasında misilleme uygulama yarışını artırıyor.
Beyaz Saray yetkilisi, gazetecilere yaptığı açıklamada ABD yönetiminin bu yasayı savunacağını ve ABD’nin iklim değişikliğinin etkilerini sınırlamaya yönelik küresel çabalara yanıt verme çabalarını açıklayacağını söyledi. Söz konusu yetkiliye göre Biden ve ABD’li yetkililer, bu mevzuatın Fransız ve Avrupalı ​​şirketlere sağladığı imkanları açıklamaya da yönelecek.
Kirby ayrıca, Biden yönetiminin Fransa ve Avrupa’nın endişelerini anladığını ve bu konuyu tartışmaya ve çalışmanın bir yolunu bulmaya hazır olduklarını söylerken, ancak bunun sıfır toplamlı bir oyun olmadığını da belirtti.

ABD gazı
Öte yandan Macron, ABD’yi ‘Amerikan gazını Avrupa’ya yüksek fiyatlarla ihraç etmede saldırgan bir korumacı yaklaşım benimsemekle’ suçladı. Ayrıca AB, daha yüksek enerji fiyatlarından bahsederken Macron, dengesizliklerin daha da kötüleşeceği riskine karşı uyardı.
Görüşmelerin, ABD’nin Avrupa’ya ihraç edilen ABD gazı için daha ucuz fiyatlar teklif etme olasılığı, yeşil endüstriler için daha fazla ABD finansmanı olasılığı ve Avrupa’da yenilenebilir enerji projelerinin genişletilmesi konuları üzerinde odaklanması bekleniyor. Avrupalılar, ABD’nin ‘Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın ekonomik yansımalarının ve enerji fiyatlarındaki önemli artışın yükünü taşıyan’ Avrupa ülkeleriyle daha fazla dayanışma göstermesi gerektiğine inanıyor.
Macron, Biden’dan Avrupa’ya sıvılaştırılmış doğal gaz satan şirketlere fiyatlarını düşürmeleri için baskı yapmasını istiyor. Elysee, ABD Başkanı’nın fiyatları düşürmek amacıyla bu şirketlerle çalışmak için yeterli seçeneğe sahip olduğu kanaatinde.  Dolayısıyla Macron'un ziyareti sırasında 'ABD yönetiminin Fransa- Avrupa taleplerine yanıt verme arzusunun boyutu' ve 'ABD yönetiminin ticaret ve enerji alanlarında Avrupa'nın bu isteklerine yanıt vermemesi halinde doğacak etki' test edilmiş olacak.
Elysee, birçok AB ülkesinin bu korumacı yaklaşımı benimseme konusundaki isteksizliğine rağmen Avrupalı ​​üreticilere destek ve sübvansiyon sağlamak için AB’ye kendi yasalarını çıkarması için baskı yapmaya çalışıyor.

Normal ilişkilerin yenilenmesi
Geçen yıl Washington’un İngiltere ve Avustralya ile sağladığı AUKUS anlaşmanın alevlendirdiği şiddetli tartışmanın ardından analistler, Macron’un ziyaretini, çalkantılı eski Başkan Donald Trump yıllarıyla normal ilişkilere dönüş olarak nitelendiriyor. Avustralya’nın Fransa ile yaptığı multi-milyar dolarlık denizaltı anlaşmasından çekilmesine yol açan AUKUS ile Avustralya, ABD’den nükleer enerjili denizaltılar satın aldı. Ayrıca güvenlik anlaşması, o dönemde Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian tarafından ‘sırttan bıçaklama’ olarak nitelendirilmişti. Ancak Paris ve Washington ilişkileri düzeltmeyi başardı.
 



Türkiye: Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırması bölgesel istikrarı zedeler

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
TT

Türkiye: Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırması bölgesel istikrarı zedeler

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, 9 Mart'ta Kıbrıs ziyaretinin başlangıcında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılıyor (Reuters)

Türkiye, Fransa’nın Kıbrıs’a asker konuşlandırmasının bölgesel istikrarı zayıflatacağı uyarısında bulundu. Türk güvenlik kaynakları, adanın güvenlik ve istikrarına ilişkin düzenlemelerin uluslararası anlaşmalarla belirlendiğini ve Türkiye’nin adanın ikiye bölünmüş yapısında garantör ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Ada, kuzeyde Türk, güneyde ise Yunan kesimi olmak üzere ikiye ayrılmış durumda.

Haziran ayında, uluslararası alanda tanınan ve Avrupa Birliği üyesi olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde Fransa’nın asker konuşlandırmasına ilişkin bir anlaşma imzalanması beklentisi bulunuyor.

Türk Savunma Bakanlığı’na bağlı kaynak, perşembe günü düzenlenen basın bilgilendirmesinde, Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta asker konuşlandırma gerekçesinin net olmadığını, ancak bu tür adımların mevcut hassas dengeyi bozarak gerilimi artırabileceğini ifade etti.

“Uluslararası hukuka aykırı”

Türkiye’nin uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini vurgulayan kaynak, bölgede barış ve istikrarın korunmasının öncelikli hedef olduğunu belirtti.

Türkiye, 1974’ten bu yana Kıbrıs’ın kuzeyinde asker bulunduruyor ve Fransa’nın Güney Kıbrıs’ta asker konuşlandırmasının 1960 tarihli ve BM tarafından da kabul edilen “Garanti Antlaşması”na aykırı olduğunu savunuyor. Bu anlaşma kapsamında Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık adanın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü garanti altına almakla yükümlü.

dsdsvds
Kuzey Kıbrıs'taki Türk askerleri (Türkiye Savunma Bakanlığı)

Antlaşmaya göre Kıbrıs Cumhuriyeti herhangi bir siyasi veya ekonomik birlik oluşturamaz ve adanın bölünmesini ya da başka bir devletle birleşmesini destekleyen faaliyetleri engellemek zorundadır. Türkiye, bu çerçevede Yunan tarafının tek başına hareket edemeyeceğini, Türk tarafıyla anlaşma yapılması gerektiğini savunuyor.

Türk askeri kaynak, Fransa’nın girişiminin yalnızca Türkiye ve “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”nin haklarını ihlal etmediğini, aynı zamanda Güney Kıbrıs için de gelecekte güvenlik riskleri doğurabileceğini belirterek, bölgesel istikrarı bozacak adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Fransa’nın tutumu

Fransa’nın, Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42. maddesinde yer alan “karşılıklı savunma” hükmü kapsamında ve AB liderlerinin 24 Nisan’da Lefkoşa’daki zirvede aldığı kararlar doğrultusunda bu adımı değerlendirdiği belirtiliyor.

gretrtg
24 Nisan'da Lefkoşa'da düzenlenen AB liderler zirvesinden bir kare (EPA)

Bu yaklaşımın NATO’nun 5. maddesindeki kolektif savunma ilkesine de benzerlik taşıdığı ifade ediliyor.

Hükümete yakın Sabah'ta gazetesinde yayımlanan bir makalede, köşe yazarı Melih Altınok, Avrupa Birliği ve Kıbrıs'ın ortak savunma maddesini yeniden canlandırarak, garantör güçlerden ve NATO'dan bağımsız olarak Kıbrıs'ın geleceğini şekillendirmeye çalıştığını savundu. Beklenen anlaşmayla ilgili dolaşan haberlere göre, anlaşma Fransız askeri personelinin Kıbrıs'a konuşlandırılması, Lefkoşa ve Paris arasında savunma sanayinde artırılmış işbirliği, askeri teknoloji değişimi, ortak eğitim faaliyetleri ve askeri tesisler için lojistik destek gibi maddeler içeriyor.

Tepkiler

Uluslararası alanda tanınmayan “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”, Güney Kıbrıs’ın Fransız askerlerini adaya davet etme planını “provokatif ve kabul edilemez” olarak nitelendirdi ve bunun adadaki barışı zedeleyeceğini savundu.

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ise Fransa ile yapılması planlanan anlaşmanın savunma ilişkilerini güçlendirmeye yönelik olduğunu açıkladı.

gthyjuk
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides (EPA)

Türk uzmanlar, adada yabancı askeri varlığın tamamen yeni olmadığını, ABD, Yunanistan ve Fransa ile mevcut savunma iş birliklerinin zaten sürdüğünü belirtiyor.

Türk askeri kaynak ayrıca, söz konusu anlaşmanın bölgesel iş birliği ve diyalog çabalarını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Hükümete yakınlığıyla bilinen Milliyet gazetesi ise bu tür girişimlerin bölgedeki güç dengelerini değiştirmeyeceğini, Türkiye’nin askeri kapasitesi ve jeostratejik konumunun belirleyici olmaya devam edeceğini yazdı. Gazete ayrıca, dış aktörlerin sürece dahil edilmesinin gerilimi artırabileceği uyarısında bulundu.


Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cuma günü Cidde'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy ile yaptığı görüşmeden bir kare (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Zelenskiy, Cidde’de gerçekleştirdikleri görüşmede başta Ortadoğu’daki gelişmeler ve Ukrayna krizi olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleleri ele aldı. Görüşmede ayrıca iki ülke arasındaki ikili ilişkiler, iş birliği alanları ve bu alanların geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada toplantıyı “son derece verimli” olarak nitelendirdi. X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, ülkesinin Suudi Arabistan ile güvenlik, enerji ve gıda alanlarında bir anlaşma üzerinde çalıştığını belirtti.

dfvbfd
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy arasında Cuma günü Cidde'de gerçekleşen görüşmeden bir kare (SPA)

Görüşmeye Suudi Arabistan tarafından Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı, Ulusal Güvenlik Danışmanı Musad el-Ayban katıldı.

Ukrayna heyetinde ise Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ve Genelkurmay Başkanı Andriy Hnatov yer aldı.

frgtnytn
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, cuma günü Cidde’ye varışında (Mekke Bölgesi Emirliği)

Zelenskiy, cuma günü erken saatlerde Cidde’ye ulaşmış ve Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Meşal bin Abdülaziz, Cidde Belediye Başkanı Salih et-Turki, iki ülkenin büyükelçileri ve yetkililer tarafından karşılanmıştı.

Öte yandan, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Çekya Başbakanı Andrej Babiš’ten ikili ilişkilere dair yazılı bir mesaj aldı. Mesaj, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan tarafından, Cidde’de Çekya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Petr Fiala ile yapılan görüşme sırasında teslim alındı.


İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”