Ürdün'ün yeni Meclis Başkanı: Meclis çatısı altında parti bazlı çalışmalar yürüteceğiz

Ürdün Parlamentosu Başkanı Ahmad es-Safadi (Şarku’l Avsat)
Ürdün Parlamentosu Başkanı Ahmad es-Safadi (Şarku’l Avsat)
TT

Ürdün'ün yeni Meclis Başkanı: Meclis çatısı altında parti bazlı çalışmalar yürüteceğiz

Ürdün Parlamentosu Başkanı Ahmad es-Safadi (Şarku’l Avsat)
Ürdün Parlamentosu Başkanı Ahmad es-Safadi (Şarku’l Avsat)

Ürdün Parlamento Başkanı Ahmed es-Safadi, parlamentonun, bireysel çalışmadan uzak parti bazlı çalışmaları organize etme alanında gelecekteki meclis çalışmalarının önünü açması gerektiğini vurguladı.
Safadi, oyalamayı önlemek ve tekrarı azaltmak için mevzuat değişikliği tekliflerinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla usul kurallarını değiştirmek için meclis içinde fikir birliği oluşturmaya devam edileceğini vurguladı. Diğer yandan parlamentonun gözetim rolü profesyonel ve dengeli bir siyasi tavırla sokağın parlamentolara olan güveninin yeniden tesis edilmesinde rol oynayacak.
Safadi bu ayın 13'ünde 104 oyla Temsilciler Meclisi Başkanı seçildi. Ülke çapında genel seçim düzeyinde partilere 41 sandalye tahsis eden yeni seçim yasası hükümlerine göre yapılan meclis seçimleri, tarihinde benzeri görülmemiş sonuçlar doğurdu. Bu bağlamda Safadi, Şarku’l Avsat ile yaptığı özel bir röportajda, mevcut parlamentonun bu yılın başında bir siyasi modernizasyon yasası paketini onayladığını söyledi. Bunların başında anayasa değişiklikleri ile seçim ve siyasi partiler kanunları gelmektedir.
Gelecek yıllarda meclisin, parlamento komisyonları içinde tartışma alanlarına sahip olmasını sağlamak gerektiğine vurgu yapan Safadi, bloklar ve koalisyonlar aracılığıyla meclis çalışmalarını organize etmek için komisyonların iç çalışmalarını organize etmek gerektiğini söyledi.
Safadi ilerleyen yıllarda kurulacak olan meclislerin partili kuluçka merkezleri olacağı ve bu parlamentolarda temsilin partili programlarla sağlanacağı gerçeğine dikkati çekti. Buna göre parti temsilinin herhangi bir ihlali, milletvekilini görevinden almakla tehdit edecek. Bu durum, iki parti milletvekilinin bireysel kanaatlerden uzak, üzerinde anlaşmaya varılan parti plan ve programlarına bağlı kalmasını zorunlu kılacak.
Safadi, tüm programların ve fikirlerin parlamento çatısı altında temsil edilmesine izin veren çoğulculuk yoluyla, siyasi yaşamdaki aktif siyasi rengi temsil eden parti konseyleri inşa etmeyi dört gözle bekliyor. Bu, kişilerden ziyade programlarla temsil edilen partili hükümetlerin oluşturulması için zorunlu olarak geniş bir uzlaşmanın yolunu açacaktır.
Önümüzdeki yılın başlarında ilk genel kurulunu yapmak için saflarını seferber eden Ürdün Tüzük Partisi'nin önde gelen kurucularından biri olan Safadi, sokak ile parti çalışmasına olan güveni kademeli olarak yeniden inşa etme fikrini öneriyor.
El-Misak Partisi'nin vatandaşları sadece rüya gibi sloganlarla değil, gerçekçi ve uygulanabilir programlarla temsil etmeyi amaçlayan ulusal bir parti olduğunu ifade eden Safadi, partisinin bugünkü şahıslar aracılığıyla değil, programlarına göre seçildikten sonra önemli bir role sahip olacağını kaydetti.
Safadi, mevcut milletvekillerinin çok büyük bir kısmının El-Misak Partisi’nin kurucuları olduğunu ve partinin doğuşunda ve kimliğinin oluşmasında önemli rol oynadıklarını da sözlerine ekledi. 19. Temsilciler Meclisi'nin yeni başkanı, partisinin muhalif bir partizan olması fikrini önermiyor. Ancak partisi, siyasi ve ekonomik karar alma denklemini etkileyebileceği dengeli ve sorumlu bir parlamento performansıyla, meclis çatısı altında sokağın aynası olmak istiyor.
Safadi, “Parti programları aracılığıyla hükümet politikaları etkilenebilseydi, o zaman El-Misak Partisi’ni kim temsil ederdi? Karar merkezleri mi yoksa Ürdün halkı mı!” diye sordu.
Kamusal çalışma alanında adil ve eşit rekabet ortamı olduğunu vurgulayan Safadi, bugün en önemli şeyin, halkın seçimlere katılım oranlarını yükseltmeye çalışmak olduğunu söyledi. Safadi, “Taraflar bunu başarmak için hareket etmeli. Temsilciler Meclisi içindeki bir sonraki aşamanın en önemli görevleri; parlamentonun sokağın reform taleplerine cevap vermesi ve vatandaşların günlük yaşam alanlarında adalet ve eşitlik eksikliği şikayetlerini azaltmak için çalışmasıdır” diye konuştu.
Safadi, “İktidarın ekonomik reform vizyonlarını resmi medya ortamlarındaki propaganda kampanyalarından uzak, somut bir gerçekliğe yansıtması gereken bir dönemde hükümet vatandaşların ihtiyaç ve özlemleriyle ilgilenmek için sokaklara çıkmalı. Bu, iyi uygulandığı takdirde Bişr el-Hasavine hükümetine destek verilecek” dedi.
Safadi, İsrail'in Filistin halkına karşı günlük saldırıları, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Müslümanların ve Hıristiyanların kutsallarına yönelik günlük ihlalleri ile ilgili durumu ele almada sahnenin farklı yaklaşımlar gerektirdiğini söylüyor.
Safadi, “Meclis duygusal patlamalardan uzaklaşmalı ve işgalci devletin uygulamalarının uluslararası forumlarda belgelenmesi için harekete geçmeli. Filistinliler için başkenti Kudüs olan Filistin devletinin ilanı için çaba harcanmalı. Temsilciler Meclisi, Filistin halkının haklarını kazanması için müzakerelere ve ciddi araştırmalara geri dönme gereği konusunda her zaman ılımlı tavrını sürdüren Kral 2. Abdullah'ın arkasında duracak; Ürdün'ün en yüksek ulusal çıkarlarını temsil eden bu pozisyonu destekleyecektir” dedi.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.