AB, Macaristan'ın milyarlarca euroluk fonunu dondurmak istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB, Macaristan'ın milyarlarca euroluk fonunu dondurmak istiyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Kovid-19 salgınının ekonomik etkilerini hafifletmek için hazırlanan kurtarma programı kapsamında Macaristan'ın alması öngörülen 5,8 milyar euro ve AB bütçesinden alması beklenen 7,5 milyar euroluk uyum fonlarının, ülkenin hukukun üstünlüğü alanında ilerleme sağlaması durumunda verilmesini teklif etti.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, Komisyon üyeleri Johannes Hahn ve Didier Reynders, Brüksel'de, Macaristan'ın çeşitli AB fonlarından faydalanmasıyla ilgili alınan karara ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Macaristan'ın AB Komisyonu'na sunduğu kurtarma programı planını olumlu değerlendirdiklerini belirten Dombrovskis, "Macaristan'ın ilgili düzenlemenin bütün koşullarını karşılayan sağlam bir reform ve yatırım programı var" dedi.
Dombrovskis, Macaristan'ın kurtarma planını onayladıklarını belirterek, bu aşamada planın uygulanmasını değerlendirmediklerini söyledi.
Planın yürürlüğe girmesi için AB Konseyi'nde üye ülkeler tarafından onaylanması gerektiğini anımsatan Dombrovskis, uygulanacak programı değerlendireceklerini ve yeterli bulmaları durumunda fonları serbest bırakacaklarını bildirdi.
Dombrovskis, "Macaristan'ın kurtarma programından ödeme almaya başlayabilmesi için 27 temel kilometre taşını yerine getirmesi gerekiyor" dedi.
Kilometre taşlarının, koşulluluk mekanizması kapsamında da yer aldığını aktaran Dombrovskis, Macaristan'ın iyileştirici tedbirler konusunda adımlar atması gerektiğini söyledi.
Dombrovskis, AB bütçesine ilişkin koşulluluk mekanizmasının farklı çalıştığına işaret ederek, mekanizma kapsamında Macaristan'ın alabileceği uyum fonlarının yüzde 65'ini temsil eden 7,5 milyar euronun askıya alınması kararı aldıklarını bildirdi.

Süreç hakkında
AB, uzun süredir Macaristan'ı demokrasi ile hukukun üstünlüğü gibi temel alanlarda gerileme olduğu gerekçesiyle eleştiriliyordu. Ayrıca AB, Macaristan'ın kurtarma programına onay vermiyor ve hukukun üstünlüğü koşulu mekanizması kapsamında ülkeye sağlanacak AB fonlarını aktarmıyordu.
Komisyon, 18 Eylül'de, hukukun üstünlüğü ilkesini ihlali gerekçesiyle AB bütçesinden Macaristan'a sağlanan fonların yaklaşık 7,5 milyar euroluk kısmının askıya alınması teklifinde bulunmuştu. Macaristan ise buna karşılık 17 iyileştirici önlemi almayı taahhüt etmişti.
Son değerlendirmede Komisyon, Macaristan'ın adımlarını yeterli bulmadı ve ülkeye AB fonlarının gönderilmemesini tavsiye etti.
AB Konseyi'nin, Komisyon önerisine ilişkin kararını aralık ayında nitelikli çoğunlukla alması bekleniyor

Kurtarma programı
AB, salgının ardından "Yeni Nesil AB" adlı yaklaşık 800 milyar euroluk kurtarma programı hazırlamıştı.
AB Komisyonu, üye ülkelerin teminatıyla kurtarma programı için sermaye piyasalarında borçlanıyor. Komisyon, bu kaynağı üye ülkelere hazırladıkları yatırım ve reform planları doğrultusunda uygun koşullu kredi ve hibe olarak dağıtıyor. Üye ülkeler, bu kaynağı, dijital dönüşüm ve iklim hedefleri ile uyumlu biçimde yatırıma dönüştürüyor.
AB Komisyonu, Kovid-19 salgınının ekonomik sonuçları ile mücadele amacıyla üye ülkeler için hazırlanan kurtarma fonu kapsamında Macaristan'a vereceği fonları onaylamıyordu.
Diğer AB üyesi ülkelerin tamamının programları onaylanmış, çoğu ülke milyarlarca euroluk kaynak almıştı.
Macaristan'ın kurtarma fonlarından 5,8 milyar euro hibe alması öngörülüyordu. Ülkenin, kurtarma planının bu yıl bitimine kadar onaylanmaması halinde bu fonların 4,1 milyar euroluk kısmını kaybetmesi söz konusu olacaktı.
Son kararla AB Komisyonu, Macaristan'ın planını onaylamış oldu. Ancak fonları göndermek için Macaristan'ın 27 kriterde ilerleme göstermesini şart koştu.
AB'nin Macaristan'dan beklediği reformlar arasında yargı bağımsızlığı, AB fonlarının harcanmasının denetimi, yolsuzlukla mücadele ve raporlama gibi çeşitli alanlar yer alıyor.
 



Netanyahu: Gazze’de Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceğim

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
TT

Netanyahu: Gazze’de Filistin devleti kurulmasına izin vermeyeceğim

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Ocak 2026’da Kudüs’te düzenlenen bir konferansta konuşurken (EPA)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün (Salı) yaptığı açıklamada Gazze Şeridi’nde bir Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğini belirterek, İsrail’in güvenlik kontrolünü “Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e kadar” sürdüreceğini söyledi.

Basın toplantısında konuşan Netanyahu, “Gazze’de bir Filistin devleti kurulmasına izin vereceğim söyleniyor. Bu olmadı, olmayacak da… Filistin devletinin kurulmasını defalarca engelleyen kişinin ben olduğumu hepiniz biliyorsunuz” dedi.

dgty6u7
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta, yıkılmış binaların yanında Filistinlilerin barındığı çadırlara genel bir bakış, 27 Ocak 2026 (AFP)

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre Netanyahu, “İsrail, Ürdün Nehri’nden denize kadar güvenlik kontrolünü dayatacaktır. Bu Gazze Şeridi için de geçerlidir” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Hamas’ın silahsızlandırılmasına ve Gazze’nin genel olarak silah ve tünellerden arındırılmasına odaklandığını belirten Netanyahu, Gazze’den son İsrailli rehinenin cenazesinin teslim edilmesinin ardından bu hedeflerin ön plana çıktığını söyledi. Netanyahu, “Şu anda kalan iki görevin tamamlanmasına odaklanıyoruz: Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin silah ve tünellerden arındırılması” dedi.

ABD’nin baskısıyla 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasında da Hamas’ın silahsızlandırılması öngörülüyor.

Netanyahu, Gazze’nin yönetimi için oluşturulması planlanan 12 üyeli ulusal komitenin yapısından ne Hamas’ın ne de Filistin Yönetimi’nin memnun olduğunu savundu. Komite üyelerinin seçimine ilişkin sürece değinen Netanyahu, “Köklü aileleri dahil ettiler… Çoğunluğu iş insanlarından oluşuyor” dedi. Gazze’deki duruma işaret eden Netanyahu, “Açık bir gerçek var: Bunlar ne Hamas’la nede Filistin Yönetimi’yle çalışmış kişiler. Bu ikisinden hiçbirine üye olmamış bir su mühendisi aramaya kalksanız, bir tane bile bulamazsınız” ifadelerini kullandı.

xsdfrgthy
Tel Aviv’deki Rehineler Meydanı’nda protesto gösterisi yapan İsrailliler (AP)

İsrail’in yetkililer üzerinde titiz bir güvenlik incelemesi yürüttüğünü ve Hamas’ın askeri kanadına mensup kişilerin yer almadığından emin olmaya çalıştığını vurgulayan Netanyahu “En önemlisi maaşları kimin ödeyeceği ve her şeyden önemlisi Hamas’ın tasfiye edilmesi ve Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye girişinin engellenmesidir” dedi.

“İran’a daha önce görülmemiş bir güçle karşılık veririz”

Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a ilişkin son açıklamalarına da değindi. Trump daha önce, ülkedeki protestoların bastırılması gerekçesiyle İran’a yönelik saldırı tehdidinde bulunmuştu. ABD’nin bölgeye bir uçak gemisi taarruz grubu göndermesinin ardından İran da kendini savunmaktan çekinmeyeceği uyarısında bulunmuştu.


ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
TT

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a etkinlikte saldırı

ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)
ABD Kongre Üyesi Ilhan Omar’a saldırı anı: kötü kokulu sıvı püskürttü (Reuters)

ABD Demokrat Kongre Üyesi Ilhan Omar, Minnesota’nın Minneapolis kentinde halkla buluşma sırasında bir kişinin saldırısına uğradı. Saldırganın Omar’ın üzerine kötü kokulu bir sıvı püskürttüğü bildirildi.

Olay, salı günü düzenlenen etkinlikte Omar’ın Minnesota’da Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) uygulamalarını eleştirdiği sırada meydana geldi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, bir erkeğin sahneye doğru atılarak Omar’ın üzerine sıvı sıktığı, saldırganın ise olay yerindeki iri yapılı bir kişi tarafından anında etkisiz hale getirilerek yere yatırıldığı görülüyor. Omar’ın birkaç adım geri çekilip elini kaldırmasının ardından kısa bir aradan sonra konuşmasına devam ettiği kaydedildi.

Minneapolis Polisi, olay yerindeki ekiplerin saldırganın bilinmeyen bir sıvıyı şırınga kullanarak püskürttüğünü tespit ettiğini ve şahsın derhal gözaltına alındığını açıkladı. Saldırganın üçüncü derece saldırı suçlamasıyla gözaltına alındığı, Omar’ın ise olayda yaralanmadığı belirtildi.

Omar, saldırı öncesinde ICE’i ve ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’i sert sözlerle eleştirerek, Başkan Donald Trump’ın göç uygulamaları kapsamında Minneapolis’te son haftalarda bir Amerikalı kadın ve erkeğin silahla öldürülmesinin ardından Noem’in istifa etmesini istemişti. Omar, “ICE reform edilemez; kurum tamamen feshedilmeli ve İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem istifa etmeli ya da azil süreciyle karşı karşıya kalmalı” demiş, bu sözler salondakiler tarafından alkışlanmıştı.

Bu sırada saldırganın Omar’a sıvı püskürttükten sonra “İstifa etmelisin” diye bağırdığı aktarıldı. Omar, daha önce de Trump’ın sık sık hedef aldığı isimler arasında yer almış, Trump Omar için “çöp” ifadesini kullanmıştı. Trump, salı günü Iowa’da yaptığı bir konuşmada ise Omar’ı ABD’yi sevmemekle suçladı.

Trump, göçmenlerle ilgili olarak “Ülkelerini sevebildiklerini göstermeleri gerekiyor, bununla gurur duymalılar” dedi ve “Ilhan Omar gibi değil” ifadelerini kullandı.


Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
TT

Amerikalılar Ortadoğu'da yeni bir şafaktan bahsediyor

Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında gıda ve tıbbi malzeme yüklü olarak bekleyen kamyonlar, (Reuters)

ABD elçisi Steve Whitkoff dün yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'nden son İsrailli tutuklunun cenazesinin iadesinin savaş değil, barışın yeni bir geleceğinin yolunu açtığını söyledi. Whitcoff, “Bu, Ortadoğu'da yeni bir şafak” diyerek, ABD'nin “bölgedeki herkes için sürdürülebilir barış ve refahı sağlama” konusundaki kararlılığını teyit etti.

ABD elçisi X hesabında şöyle devam etti: “Şu anda, hayatta olan 20 rehine ve ölen 28 rehinenin cesetleri ailelerine teslim edildi... Birçok kişinin beklemediği büyük bir tarihi başarı.”

Bu arada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze'nin yeniden inşasını silahsızlandırılmasıyla ilişkilendirdi. Ran Gvili'nin cesedinin bulunmasının ardından Knesset oturumunda şunları söyledi: “Bir sonraki aşama yeniden inşa değil. Bir sonraki aşama [Hamas]'ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması.” İsrail'in çıkarları için “bu aşamaya geçmek ve geciktirmemek” gerektiğini belirtti. Netanyahu, “Bu (silahsızlandırma) kolay yoldan ya da zor yoldan gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.