Narendra Modi: Hindistan’ın G20 dönem başkanlığı küresel birliği destekleyecek

Hindistan Başbakanı Narendra Modi (WAM)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi (WAM)
TT

Narendra Modi: Hindistan’ın G20 dönem başkanlığı küresel birliği destekleyecek

Hindistan Başbakanı Narendra Modi (WAM)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi (WAM)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, ülkesinin bugünden itibaren başlayacağı G20 dönem başkanlığı sırasında ‘Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek’ kuralına göre küresel birlik duygusunu geliştirmek için çalışacağını vurguladı.
Şarku’l Avsat’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) resmi haber ajansı WAM’dan aktardığı makalede Modi, ‘Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek’ çerçevesinde Hindistan’ın G20 Başkanlığı: Yeni Bir Küreselleşme Paradigmasına Doğru’ başlıklı bir yazı  kaleme aldı.
Başbakan Modi, makro-ekonomik istikrarın sağlanması, uluslararası vergilendirmenin rasyonelleştirilmesi ve ülkeler üzerindeki borç yükünün hafifletilmesi gibi G20’nin önceki 17 dönem başkanlığına övgüde bulundu.
Bu başarılardan yararlanacakları ve bunları geliştireceklerini belirten Modi makalesinde şu ifadelere yer verdi;
“Hindistan bugün G20 dönem başkanlığına başlıyor. Hindistan bu önemli sorumluluğu devralırken kendime soruyorum; G20 daha da ileri gidebilir mi? Bir bütün olarak insanlığa fayda sağlamak için temel bir zihniyet değişimine zemin hazırlayabilir miyiz? Bunu yapabileceğimize inanıyorum.”
Zihniyetlerimizin içinde bulunduğumuz şartlara göre şekillendiğine dikkat çeken Modi makalesine şu cümlelerle devam etti;
“Tarih boyunca insanlık kıtlık içinde yaşadı. Sınırlı kaynaklar için savaştık, çünkü hayatta kalmamız bu kaynakları başkalarıyla paylaşmamamıza bağlıydı. Fikirler, ideolojiler ve kimlikler arasındaki çatışma ve rekabet norm haline geldi. Ne yazık ki, ülkelerin toprak veya kaynaklar için savaştığı bugün bile aynı sıfır sonuçlu zihniyetin tuzağına düşmüş durumdayız. Bunu temel ihtiyaç maddeleri tedarikinin bir silah olarak kullanılmasında görüyoruz. Milyarlarca insan savunmasız kalsa bile, aşılar birkaç grup tarafından stoklandığında bunu görüyoruz.”
Bazılarının çatışma ve açgözlülüğün sadece insan doğasında olduğunu iddia ettiğine vurgu yapan Modi makalesinde şöyle yazdı:
“Buna katılmıyorum. Eğer insanlar doğası gereği bencil ise, hepimizin temel birliğini savunan birçok manevi geleneğin kalıcı cazibesini nasıl açıklayabilirdik? Hindistan’da popüler olan bir gelenek, canlı hatta cansız tüm varlıkların toprak, su, ateş, hava ve uzayın ‘panch tatva’sı olmak üzere beş temel elementten oluştuğunu söyler. İçimizdeki ve aramızdaki bu unsurlar arasındaki uyum, fiziksel, sosyal ve çevresel refahımız için çok önemlidir.”
Hindistan’ın G20 dönem başkanlığının, bu evrensel ‘birlik’ duygusunu teşvik etmek için çalışacağını vurgulayan Modi şu ifadelerle devam etti;
“Bu nedenle temamız ‘Tek Dünya, Tek Aile, Tek Gelecek’. Bu sadece bir slogan değil. İnsanlık koşullarında son zamanlarda hepimizin takdir edemediği değişiklikleri dikkate alıyor. Bugün dünyadaki tüm insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretim yapma imkanına sahibiz. Bugün, hayatta kalmak için savaşmamıza gerek yok. Çağımız savaş çağı olmamalı. Bugün, iklim değişikliği, terörizm ve salgın hastalıklar gibi karşı karşıya olduğumuz en büyük zorluklar, birbirimizle savaşarak değil, ancak birlikte hareket ederek çözülebilir. Neyse ki, bugünün teknolojisi aynı zamanda bize sorunları insanlık çapında bir ölçekte ele almanın yollarını da veriyor. Bugün içinde yaşadığımız devasa sanal dünyalar, dijital teknolojilerin ölçeklenebilirliğini gösteriyor.”
Hindistan’ın insanlığın altıda birine ev sahipliği yaptığını belirten Modi özel olarak kaleme aldığı makalesine şöyle devam etti;
“Hindistan dilleri, dinleri, gelenekleri ve inançlarındaki muazzam çeşitlilikle dünyanın küçük bir evrenidir. Hindistan bilinen en eski kolektif karar verme gelenekleriyle demokrasinin temel DNA’sına katkıda bulunur. Demokrasinin anası olarak Hindistan’ın ulusal mutabakatı dikte ile değil, milyonlarca özgür sesin uyumlu bir melodide harmanlanmasıyla oluşturulmuştur.”
Hindistan’ın bugün en hızlı büyüyen büyük bir ekonomi olduğunun altını çizen Başbakan, “Vatandaş merkezli yönetim modelimiz, yetenekli gençliğimizin yaratıcı dehasını beslerken, en marjinalleşmiş vatandaşlarımızla bile ilgilenir. Ulusal kalkınmayı, yukarıdan aşağıya bir yönetim uygulaması değil, vatandaşların liderliğindeki bir ‘halk hareketi’ haline getirmeye çalıştık. Açık, kapsayıcı ve birlikte çalışabilir dijital kamu malları üretmek için teknolojiden yararlandık. Bunlar, sosyal koruma, finansal katılım ve elektronik ödemeler gibi çok çeşitli alanlarda devrim niteliğinde ilerleme sağladı. Tüm bu nedenlerden dolayı, Hindistan’ın deneyimleri olası küresel çözümler için içgörü sağlayabilir” diye yazdı.
Modi makalesinde G20 dönem başkanlığı sırasında, Hindistan’ın deneyimlerini, öğrendiklerini ve modellerini diğerleri, özellikle de gelişen dünya için olası şablonlar olarak sunacaklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı;
“G20 önceliklerimiz, yalnızca G20 ortaklarımızla değil, aynı zamanda Güney’deki sesi genellikle duyulmayan yol arkadaşlarımızla istişare içinde formüle edilecektir. Önceliklerimiz, Tek Dünya’mızı iyileştirmeye, Tek Aile’miz içinde uyum yaratmaya ve Tek Geleceğimiz için umut vermeye odaklanacak. Gezegenimizi iyileştirmek için, Hindistan’ın doğayı koruma geleneğine dayanan sürdürülebilir ve çevre dostu yaşam tarzlarını teşvik edeceğiz.”
İnsanlık ailesi içinde uyumu teşvik etmek ve jeopolitik gerilimlerin insani krizlere yol açmaması için küresel gıda, gübre ve tıbbi ürün arzını depolitize etmeye çalışacaklarını bildiren Modi makalesini şu cümlelerle sonlandırdı;
“Kendi ailelerimizde olduğu gibi, ihtiyaçları en büyük olan kişiler her zaman ilk endişemiz olmalıdır. Gelecek nesillerimize umut aşılamak için, en güçlü ülkeler arasında kitle imha silahlarının neden olduğu risklerin azaltılması ve küresel güvenliğin artırılması konusunda dürüst bir diyaloğu teşvik edeceğiz. Hindistan’ın G20 gündemi kapsamlı, iddialı, eylem odaklı ve belirleyici olacak. Hindistan’ın G20 dönem başkanlığını şifa, uyum ve umut başkanlığı yapmak için bir araya gelelim. İnsan merkezli küreselleşmenin yeni bir paradigmasını şekillendirmek için birlikte çalışalım.”



Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
TT

Nepal'deki sellerden önce ve sonra çekilen uydu görüntüleri, felaketin boyutunu gösteriyor

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, Nepal ve Tibet'i kasıp kavuran yıkıcı sellerin yolunda bulunan binaların haritadan silindiğini gösteriyor.

Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)
Vantor tarafından yayımlanan görüntülerde, Nepal’in Timure kasabasının bir bölümünün 1 Temmuz 2026’daki hali (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki görünümü (altta) görülüyor (AFP)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ani seller, üç günün sonunda en az 633 kişinin hayatını kaybetmesine ve bölgede büyük çaplı yıkıma yol açtı.

Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde Trishuli Nehri üzerindeki Rasuagadhi Hidroelektrik Santrali’nin 19 Nisan 2024’teki görünümü (üstte) ve sellerin ardından 28 Ağustos 2026’daki hali (AFP)

Haber ajanslarının Vantor ve Planet Labs şirketleri aracılığıyla yayımladığı görüntüler, sel felaketinin öncesi ve sonrasında meydana gelen yıkımın boyutlarını gözler önüne seriyor.

Foto  Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)
Nepal’in kuzeyindeki Rasuva bölgesinde bulunan dağlık Syabru Besi köyünün sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP)

Yaklaşık 3 bin kişi aranıyor

Kurtarma ekipleri bugün, yaklaşık 3 bin kayıp kişiyi bulmak ve Nepal-Çin sınırında mahsur kalanları tahliye etmek için çalışmalarını yoğunlaştırdı.

Nepal tarafındaki afetten kurtulanlardan Budi Ram Dangol, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Sel, nehir yakınındaki bütün evleri sürükledi. Hiçbir şey kalmadı” dedi.

 Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)
Trishuli Nehri boyunca uzanan köprü ve binaların sel öncesi görüntüsü (solda) ve sellerin ardından çekilen uydu görüntüsü (sağda) (AFP)

Himalayalar’da yürüyüşçülerin, dağcıların ve Tibet’teki Kailash Dağı’na giden hacıların uğrak noktası olan bölgeyi etkileyen felakette şu ana kadar en az 633 kişi hayatını kaybetti. Afet yönetiminden sorumlu kuruma göre bunların 626’sı Nepal’de, 7’si ise Çin tarafında bulunuyor. Ayrıca Hindistan’ın farklı bölgelerinden 7 ceset çıkarıldı ancak bunların sel mağdurlarına ait olup olmadığı henüz kesinleşmedi.

Nepal’de kayıp kişi sayısı bugün (cumartesi) 1.924’ten 2.426’ya yükseldi. Kayıplar arasında bir hidroelektrik santralinde çalışan 933 personel ve 517 yabancı bulunuyor. Çin’de ise 260’ı yabancı olmak üzere 554 kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, çarşamba günü meydana gelen felaketin güçlü bir buzul çökmesi sonucu yaşandığını açıkladı. Kızılhaç ise felaketten yaklaşık 93 bin kişinin etkilenmiş olabileceğini belirtti.

Kurtarma çalışmalarını zorlu koşullar engelliyor

Hayatta kalanlara ulaşma ihtimali azalırken kurtarma ekipleri, etkilenen bölgelere ulaşmak için çalışmalarını artırıyor. Yıkım nedeniyle gıda ve su sevkiyatında ciddi güçlükler yaşanıyor. Buz ve çamur akıntılarının ardından büyük su birikintileri oluşması ise acil durum ekipleri için yeni bir tehlike oluşturuyor.

Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası hava görüntüsü (Planet Labs- AFP)
Nepal’in Rasuva bölgesindeki Syafrubesi köyü ve Trishuli Nehri’nin sel öncesi (üstte) ve sel sonrası havadan çekilmiş görüntüsü (Planet Labs- AFP)

Cuma günü, çamur kaymaları yaşanabileceğine ilişkin uyarılar nedeniyle Nepal ve Çin tarafındaki kurtarma çalışmaları geçici olarak askıya alındı. Riskin azalmasının ardından operasyonlara yeniden başlandı.

Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).
Nepal’in Bağmati eyaletine bağlı Rasuva bölgesinde, Thulo Bharku yakınlarında Trishuli Nehri boyunca uzanan Pasang Lhamu Otoyolu’nun sel öncesi görüntüsü (solda) ve sel sonrası görüntüsü (sağda) (AFP).

Himalayalar’ın kalbinde yer alan bu bölge, dünyanın dört bir yanından yürüyüşçüler ve dağcılar için önemli bir turizm merkezi. Özellikle Everest Dağı’na tırmanmak isteyenlerin uğrak noktası olan bölge, aynı zamanda Hindular ve Tibet Budistleri açısından önemli bir hac merkezi konumunda.

Nepal, Tibet ve Güney Asya’nın genelinde yaz muson mevsimi boyunca (haziran-eylül) sel ve toprak kaymaları sıkça yaşanıyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu olayların şiddetini ve sıklığını artırdığını belirtiyor.


Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
TT

Nepal'deki sellerde kayıp olanların sayısı bin 924'e yükseldi

28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları
28 Ağustos'ta Afet Bölgesi Gyirong'da yürütülen Çin Arama-Kurtarma çalışmaları

Nepal Afet Yönetim Kurumu, dün kayıp kişi sayısını önemli ölçüde artırarak bin 924’e yükseltti. Bu sayı, ülkede iki gün önce meydana gelen ve en az 579 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan yıkıcı sellerin ardından açıklandı. Ulusal Afet Risklerini Azaltma ve Yönetme Kurumu’na göre kayıplar arasında nehirler üzerinde yürütülen enerji projelerinde çalışan 933 işçi ile 517 yabancı turist bulunuyor.

Nepal ve Çin, Himalayalar’da şiddetli selin vurduğu bölgede kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı. Gölün taşma riskinin kontrol altına alınabileceğinin anlaşılması üzerine, kısa süreliğine askıya alınan operasyonlara yeniden dönüldü ve yeni bir yıkım yaşanacağına ilişkin endişeler azaldı.

Çarşamba günü meydana gelen felaket, bir buzulun çökmesi sonucu Himalayalar’daki nehir ağlarına devasa miktarda kaya, buz, çamur ve enkaz taşınmasıyla yaşandı. Felaketin ardından oluşan gölde su birikmeye devam ederken, gölün su seviyesi de düzenli olarak yükseldi.

Yeni sel endişesi

Nepal makamları ve görgü tanıkları, göldeki su miktarının cuma günü 2,5 milyon metreküpü aştığını bildirdi. Bu miktarın bir gün önce 1,5 ila 2 milyon metreküp arasında olduğu belirtildi. Suların daha sonra Lindi Khola Nehri’ne, oradan da Trishuli Nehri’ne taşması paniğe yol açtı.

Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).
Bir kadın, 28 Ağustos’ta Nepal’in Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AFP).

Nepal makamlarının yaptığı uyarıların ardından kurtarma çalışmaları yaklaşık üç saat süreyle durduruldu. Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten aktardığı habere göre ekipler, gölün taşma riskinin kontrol edilebilir olduğunun anlaşılması üzerine çalışmalarına yeniden başladı.

Çin Merkez Televizyonu (CCTV), dün gölün taşma riskinin Çin tarafındaki bütün kurtarma ekiplerinin ve araçlarının bölgeden çekilerek güvenli bir alana geçmesine neden olduğunu bildirdi. Riskin azalmasının ardından iki ülke kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı.

CCTV, “Öğle saatlerine gelindiğinde, nehrin yukarı kesimindeki gölden kaynaklanan riskin kontrol edilebilir olduğunun değerlendirilmesi üzerine, Gyirong’daki heyelan felaketine yönelik kurtarma çalışmaları hızla yeniden başlatıldı ve hatta yoğunlaştırıldı” ifadelerine yer verdi.

Nepal Ordu Sözcüsü Raja Ram Basnet, Reuters’a yaptığı açıklamada, sel uyarısının ardından kurtarma çalışmalarının geçici olarak durdurulduğunu, ancak su seviyesindeki yükselişin 60 santimetreyi aşmadığının belirlendiğini söyledi.

Yollar ve köprüler yıkıldı

Çarşamba günü meydana gelen sel, köyleri ve vadileri sular altında bırakarak Katmandu’yu Tibet’in başkenti Lhasa’ya bağlayan güzergâh üzerindeki elektrik santrallerini, yolları ve köprüleri yıktı. Söz konusu güzergâh, yürüyüşçüler ve turistler arasında da popüler.

Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)
Çin Başbakanı Li Çiang, 27 Ağustos’ta afetten etkilenen Gyirong bölgesinde (AP)

Kayıplar arasında en az 540 yabancı bulunuyor. Bunların büyük bölümünü Hindistan’dan Tibet’teki Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne gitmekte olan Hindu hacıları oluşturuyor.

Kızılhaç, felaketten etkilenen kişi sayısının 90 binden fazla olduğunu tahmin ediyor. Gölün taşması nedeniyle yardım kamyonlarının hedef bölgelerine ulaşamadığını belirten kuruluş, yardım çalışmalarının da ciddi biçimde aksadığını bildirdi.

Denetimler sıkılaştırıldı

Çin devlet medyasına göre Çin Komünist Partisi Politbürosu, kurtarma çalışmalarını yönlendirmek ve süreci takip etmek amacıyla dün Pekin’de toplandı.

Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’nın aktardığına göre, Devlet Başkanı Şi Cinping’in başkanlık ettiği toplantıda, “bilimsel arama ve kurtarma planları hazırlanması ve ülke içindeki ve dışındaki kayıpların bulunması için bütün imkanların seferber edilmesi” gerektiği vurgulandı.

Toplantıda ayrıca buzul göllerinin ve heyelan risklerinin daha yakından izlenmesi, Nepal’deki afetten etkilenen bölgelere acil yardım ulaştırılması ve afet yönetimi alanındaki uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.

Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)
Bölge sakinleri, 28 Ağustos’ta Nuwakot bölgesinde enkazların arasında eşyalarını arıyor (AP)

Şinhua, Çin’in ikinci en üst düzey yetkilisi olan Başbakan Li Çiang’ın perşembe günü öğleden sonra Gyirong’daki afet bölgesine ulaştığını bildirdi. Ziyaret, Pekin’in felaketi en üst düzey ulusal önceliklerden biri olarak ele aldığını gösteriyor.

Çin’in resmi medya kuruluşlarının haberlerine göre Çinli kurtarma ekipleri, sınırın Çin tarafında en ağır hasarı alan bölgelere, yani Gyirong sınır kapısına ulaşmakta güçlük çekiyor. Ekipler, bölgeye ulaşan ana yoldaki enkazı temizlemek için çalışmalarını sürdürüyor.

Çarşamba günü yayımlanan bir görüntüde, sınır kapısı bölgesindeki binaları birkaç saniye içinde çamurlu su ve enkazdan oluşan büyük bir selin sürüklediği, kaçmaya çalışan insanların ise sular tarafından mahsur bırakıldığı görülüyor.


Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
TT

Çin’de Himalayalar’daki sellerde can kaybı 7’ye yükseldi

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, Nepal-Çin sınırındaki bir vadide çamur ve su kütlesinin binaları yıktığı sırada insanların kaçtığı görülüyor (Reuters)

Çin’de Himalayalar’da meydana gelen yıkıcı sellerde hayatını kaybedenlerin sayısı iki kişi artarak 7’ye yükseldi. Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’da bugün yer alan habere göre kayıp kişi sayısı ise 558’den 554’e geriledi.

Nepal ve Çin genelinde afet bölgesinde 2 bin 500’den fazla kişinin hâlâ kayıp olduğu bildirildi. 579 kişinin hayatını kaybettiği belirtilirken, sınırın iki tarafındaki toplam can kaybı 586’ya ulaştı.

Nepal ve Çin’e bağlı güneybatı Tibet bölgesinde kayıp kişiler arasında çok sayıda yabancı ülke vatandaşı da bulunuyor.

Uzmanlar, çarşamba günü meydana gelen felakete Nepal’deki bir buzulun çökmesinin yol açmış olabileceğini belirtti. Buzulun çökmesiyle büyük miktarda su nehir vadisine aktı ve Nepal ile Çin arasındaki Gyirong sınır geçişini yıktı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre söz konusu geçiş noktası, iki ülke arasındaki ticaret ve turizm açısından önemli bir ana güzergâh üzerinde bulunuyor.

Çinli kurtarma ekipleri, sellerin ardından Gyirong’un yukarısında oluşan göl nedeniyle hâlâ endişeli. Çamur ve enkazdan oluşan doğal setin çökmesi, vadiden aşağı doğru yeni ve güçlü bir su dalgasının ilerlemesine yol açabilir.