Avrupa Komisyonu’ndan işgalci Rus yetkililer için özel mahkeme çağrısı

Avrupa Komisyonu, işgalci Rus yetkilileri yargılamak için özel bir mahkeme kurulması çağrısında bulundu

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen (Reuters)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen (Reuters)
TT

Avrupa Komisyonu’ndan işgalci Rus yetkililer için özel mahkeme çağrısı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen (Reuters)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen (Reuters)

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya'nın Ukrayna'da işlediği suçları soruşturmak için "ihtisas mahkemesi" kurulmasını teklif ederek, AB'nin bu konuda uluslararası toplumla çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. 
Rus işgalinin bir sonucu olarak Ukrayna ekonomisine verilen zararın tazmin edilmesi için 300 milyar dolardan fazla olduğu tahmin edilen dondurulmuş Rus fonlarının kullanılması çağrısında bulunan Von der Leyen, Ukrayna'daki hasar miktarının 600 milyar euro olarak tahmin edildiğini belirtti.
Rusya'yı Ukrayna'da işlediği iddia edilen suçlardan dolayı soruşturmak ve kovuşturmak için özel bir BM "İhtisas Mahkemesi" kurulmasını teklif eden Von der Leyen, Twitter hesabından paylaştığı görüntülü mesajda, “Rusya'nın korkunç suçları cezasız kalmayacak.” dedi.
AB komisyon başkanı konuşmasında ayrıca Kiev'in Bucha banliyösünde ortaya çıkan zulümlerden de bahsetti.
Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürüten Çek Cumhuriyeti, Ukrayna'nın doğusundaki İzyum kenti yakınlarında Rus işgalinden kurtarılmasının ardından, yüzlerce gömülü ceset bulunması üzerine Eylül ayında özel bir mahkemenin kurulmasını desteklemişti. Baltık ülkeleri de Eylül ayında böyle bir mahkemenin kurulmasını talep etti.
Von der Leyen, Komisyonun Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Rusya'ya yönelik soruşturmalarını desteklemenin yanı sıra "ihtisas mahkemesi" kurulması için uluslararası destek bulmaya çalıştığını açıkladı. Von der Leyen, "Bu mahkeme için mümkün olan en büyük uluslararası desteği toplamak için uluslararası toplumla çalışmaya başlamaya hazırız" dedi.
Von der Leyen, olası bir finansman kaynağı olarak Rusya'nın Batı yaptırımları nedeniyle dondurulan varlıklarına işaret ederek, “Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zararı tazmin etmesi ve ülkenin yeniden inşasının maliyetlerini karşılaması gerektiğini” kaydetti.
Von der Leyen, Rusya Merkez Bankası rezervlerinden 300 milyar euro (310 milyar dolar) ve Rus oligarkların 19 milyar euro meblağındaki hesaplarının dondurulduğunu söyledi.
Von der Leyen, “Ortaklarımızla birlikte kısa vadede bu fonları yönetecek ve onlarla yatırım yapacak bir yapı oluşturabiliriz. Bu yapının gelirlerini Ukrayna için kullanabiliriz. Yaptırımlar kalkınca bu fonlar Rusya'nın Ukrayna'ya verdiği zararın tamamını tazmin için kullanılmalı.” dedi.
Avrupalı bir yetkiliye göre, Şubat ayında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlamasından bu yana 20 binden fazla sivil ve 100 bin Ukraynalı asker öldürüldü.



Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
TT

Gruplar Gazze'yi yeni bir savaştan kurtarmak konusunda anlaştı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında dün Filistinli bir çocuk (AFP)

İsrail, 10 Ekim'de yürürlüğe giren Gazze Şeridi'ndeki ateşkeste ihlallerini artırırken, müzakere sürecine katılan ve halen katılmakta olan Hamas ve Filistinli grupların kaynakları, liderlerinin arabulucuların İsrail'i anlaşmanın şartlarına uymaya ve anlaşmayı uygulamaya zorlama konusunda yetersiz ve aciz olduğunu düşündüğünü söylüyor.

Arabulucular ve diğer taraflarla devam eden iletişimin birçok ayrıntısına ve perde arkasına aşina olan kaynaklar, Şarku'l Avsat'a, Filistinli grupların bu ihlaller konusunda sabırlarının tükenmekte olduğu konusunda hemfikir olduklarını, ancak aynı zamanda bu ihlallere askeri olarak yanıt verme kapasitelerinin olmadığını da kabul ettiklerini söyledi.

Kaynaklar, savaşa geri dönme ihtimalinin ortadan kaldırılması gerektiği konusunda görüş birliği olduğunu belirtiyor.


Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
TT

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek için gösteri düzenledi

Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

İsrail ve Hamas arasında iki yıldan uzun süredir devam eden kanlı savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek olmak için dün Paris'te binlerce kişi gösteri düzenledi.

Organizatörlerin yaklaşık 50 bin, Paris polisinin ise yaklaşık 8 bin 400 kişi olduğunu tahmin ettiği kalabalık, "Gazze, Gazze, Paris seninle" ve "Paris'ten Gazze'ye direniş!" gibi sloganlar atarak yürüdü. Filistin bayrakları ve "Filistin, sessiz kalmayacağız" ve "Soykırımı durdurun" yazılı pankartlar taşıdılar.

Yürüyüşe, başta Boyun Eğmeyen Fransa Partisi lideri Jean-Luc Mélenchon olmak üzere birçok sol görüşlü siyasi isim katıldı.

Fransa-Filistin Dayanışma Derneği Başkanı Anne Tuyon, ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden yedi hafta sonra AFP'ye yaptığı açıklamada, "Henüz hiçbir şeyin yolunda olmadığını unutmamalıyız" dedi. Dernek, gösteriye çağrıda bulunan 80 STK, siyasi parti ve sendikadan biri.

frgt
Paris'te binlerce kişi Filistinlilere destek gösterisi düzenledi (DPA)

"Ateşkes sadece bir sis perdesi... İsrail bunu her gün ihlal ediyor, Gazze'ye insani yardımların girmesini engellemeye devam ediyor ve Gazze'deki altyapıyı ve evleri yıkmaya devam ediyor. Kalıcı bir ateşkes ve soykırımın sona ermesini talep ediyoruz."

ABD'nin arabuluculuğunda varılan ateşkes anlaşmasının şartları uyarınca, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden "sarı hat"ın gerisine çekildi ve bu hat, İsrail'e bölgenin yüzde 50'sinden fazlasının kontrolünü hâlâ sağlıyor.

Ancak, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e saldırmasının ardından patlak veren savaşta ateşkes son derece kırılgan olmaya devam ediyor.

Anne Tuyon, "İsrail'in uluslararası hukuka uymasını sağlamanın tek yolu yaptırımlar uygulanmasıdır" diyerek, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşimci şiddetinin "eşi benzeri görülmemiş boyutlara" ulaştığı "yerleşim faaliyetlerindeki şaşırtıcı hızlanma"yı kınadı.

Tam adını vermek istemeyen 72 yaşındaki Saliha, Gazze'deki "soykırıma" karşı düzenlenen bir yürüyüşe katılmak için geldiğini söyledi.

"Tüm insanlık çaresizce izliyor. Bu tam bir dokunulmazlık," diyerek, "İnsanların bunu görüp de hiçbir şey yapamaması son derece şok edici. Yapabileceğimiz tek şey seferber olmak" ifadelerini kullandı.

İsminin açıklanmasını istemeyen 42 yaşındaki Bertrand ise perşembe günü işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin'de İsrail polisi ve ordusunun ortak operasyonunda öldürülen iki adamın videolarının da kanıtladığı gibi, "katliam ve soykırımın devam ettiğini" söyledi. Birleşmiş Milletler, "bir başka yargısız infaz gibi görünen" olayın soruşturulması çağrısında bulundu.

Protestocular, ekonomik ve mali yaptırımların olmaması nedeniyle, "Sokaklarda ve seçilmiş yetkililer aracılığıyla baskı yapmaya devam etmeliyiz" diye düşünüyor.


İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
TT

İsrail'in saldırıları, Lübnan halkının günlük hayatını felç ediyor

Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)
Lübnanlı askerler, Hizbullah’ın askeri kanadının lideri Heysem et-Tabtabai suikastında hedef alınan güney banliyölerindeki binanın çevresine güvenlik kordonu oluşturdu (AP)

Lübnanlılar, hayatlarını kritik bir dönemeçte kısıtlayan bir belirsizlik dönemi yaşıyor. Genel ruh halleri iki tarihte birleşiyor. Bunlardan birincisi dün başlayan ve 2 Aralık 2025'te sona erecek olan Papa XIV. Leo'nun Beyrut ziyareti, ikincisi yıl sonuna kadar Hizbullah'ın silahlarını teslim etmesi sorununu çözmek için ABD tarafından verilen sürenin dolduğu son tarih.

Bu iki uç nokta arasında, bölgeler, mezhepler ve sınıflar arasında ortak bir endişe hali hakim. Bu durum, yurtdışında yaşayanlar ve yerel halkın ifadeleriyle de açıkça görülüyor. Artık siyasi takvimler, seyahatten işe ve kutlamalara, günlük planlara kadar kişisel kararların ritmini belirliyor.

Psikolog Dr. Davud Ferec, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Lübnan halkı, belirleyici anlar olarak gördükleri iki takvimle meşgulken şu anda savaş kaygısının doruk noktasını yaşıyor” diyerek durumu kendi yorumuyla açıklıyor.

Dr. Ferec, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Genel olarak, kararın halkın elinde olmadığı, halkın kararı etkileme gücünün olmadığı, halkı koruyacak önleyici planların olmadığı ve halkın güvenlik hissi verecek psikolojik alternatiflerin olmadığı kanısı var. Bu yüzden beklemek bir yaşam biçimi haline geliyor.”