İç karışıklıklar Libyalıların yakın zamanda bir siyasi atılım beklentisini zayıflatıyor

Seçimlerin ertelenmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti

Libyalıların çoğunun yeniden inşa etmek istediği bir seçim sahnesi (AP)
Libyalıların çoğunun yeniden inşa etmek istediği bir seçim sahnesi (AP)
TT

İç karışıklıklar Libyalıların yakın zamanda bir siyasi atılım beklentisini zayıflatıyor

Libyalıların çoğunun yeniden inşa etmek istediği bir seçim sahnesi (AP)
Libyalıların çoğunun yeniden inşa etmek istediği bir seçim sahnesi (AP)

Libyalı politikacılar, iki rakip hükümet arasındaki iktidar bölünmesinin ortasında, genel seçimlerin yaklaşık bir yıl ertelenmesiyle mevcut sahnede bir atılım olasılığını düşük görüyor.
Libya Ulusal Meclis Partisi lideri Esad Ziyu, uluslararası toplumun ‘Libya’da geçen yılın sonunda seçim yapılmasını sağlama çalışmalarında hiçbir zaman ciddi olmadığını’ söyledi.
Ziyu, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki savaşın ‘Libya sahnesinde aktif olan Batılı ülkeler arasında en başta var olan vizyon ve çıkar çatışmasını derinleştirdiğini’ söyledi. Ziyu, ülke ve aday ismi belirtmeden, “Bu durum ışığında, geçen yılki seçimlerin ertelenmesi doğaldı, belki de ‘bir ülke’ muhalif olarak tanımladığı ‘bir adayın’ zaferinden korktuğu için bunu istemedi” dedi.
Ziyu ayrıca, “Siyasi, ekonomik ve askeri açıdan Libya krizinin kapsamlı çözümlerinden bahsetmek uluslararası toplumdan uzakta ne yazık ki mümkün değil” dedi.
Ziyu, seçimlerin ertelenmesinin ‘ülkeyi diğer partilerden izole bir şekilde yönetmeye yönelik ikili anlaşmalara’ yol açtığına dair inancını dile getirdi. Libya Ulusal Meclis Partisi lideri “Bu, son altı ay içinde Libya Ulusal Ordusu Komutanı Mareşal Halife Hafter’e yakın kişiler ile Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ‘ye yakın kişiler arasında yapılan anlaşmalarda açıkça görülüyor” dedi.
Ziyu, “Silahlı oluşumlar, seçimlerin ertelenmesi nedeniyle şu an iç arenada ana kazananlar olarak görülmüyor. Ancak bu oluşumlar çıkarlarına ulaşabilecek şekilde mevcut aşamayı sona erdirmeyi dört gözle bekliyorlar” dedi.
Şarku’l Avsat’a konuşan Ulusal Güçler İttifakı Yüksek Kurulu Başkanı Tevfik Şuheybi, seçim ihtimalinin sona erdiği yerden devam etme olasılığını zayıf görürken, “İç sahne git gide daha karmaşık bir hale geliyor ve seçimlerin yapılması hakkında konuşmak için en az bir yılımız olabilir” dedi.
Şuheybi, artık krizin iktidar konusunda çatışan iki hükümetin varlığıyla ve seçimleri düzenleyen anayasal temel üzerindeki anlaşmazlığın devam etmesiyle sınırlı olmadığına; daha ziyade, yalnızca parlamento seçimlerinin yapılması veya eşzamanlı olarak parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir arada yapılması konusundaki eski tartışma üzerine olduğunu belirtti.
Şuheybi, ‘genel olarak İslamcıların yalnızca parlamento seçimleri istediğini’ belirterek, “Görünüşte, birinin iktidara tecavüz etmesiyle ilgili endişeleri dışa aktarmaya çalışıyorlar ve özellikle Hafter'e atıfta bulunuyorlar. Ancak, başkanlık sistemine göre bir ülke başkanının varlığının kendi çıkarlarına uygun olmadığına inanıyorlar. Dolayısıyla 2014'ten beri bu adımı atmayı reddediyorlar” açıklamasında bulundu.    
Şuheybi, "Uzlaşmazlık durumuyla karşı karşıya kalan bazıları önce parlamento seçimlerinin yapılmasını kabul ederken, Libyalıların çoğunluğunu temsil eden sivil hareket eşzamanlı seçimlerde ısrar ediyor" dedi.
‘Libya Temsilciler Meclisi ile Libya Devlet Yüksek Konseyi arasında anayasal temeldeki yakınlaşmanın seçimlerin önündeki engelleri kaldırabileceği’ fikrine güvenemediğini belirten Şuheybi, iki tarafın özellikle Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri'nin Dibeybe ile rekabeti ışığında bu kez büyük ölçüde birleştiğini ancak hiçbir şeyin garanti olmadığını söyledi.
İki tarafın son yıllarda önce yakınlaşmak, sonra uzaklaşmak için gayretli olduğuna dikkati çeken Şuheybi, şu anda egemenlik makamını değiştirmek konusunda istişare sürecinde olduklarını ve şayet başarısız olurlarsa aralarında çözülmemiş herhangi bir sorun hakkında gelecekte büyük umutlar olmayacağını belirtti.
3 milyona yakın Libyalının seçmen kütüğüne isimlerini kaydettirmiş olması dikkat çekerken, Libya Temsilciler Meclisi üyesi Ebu Salah Şilbi ise bu kişileri, kendilerine sunulan düşük yaşam standartları nedeniyle ‘en büyük kaybeden’ olarak tanımladı.
Şilbi, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanlığı yarışına katılmak için belgelerini sunan tüm adaylar, özellikle de Dibeybe ve rakibi İstikrar Hükümeti Başbakanı Fethi Başağa ve Mareşal Hafter gibi öne çıkan isimler cumhurbaşkanlığı seçiminde kaybedenler listesine girebilirler. Çünkü halk, yaşadıkları tüm başarısızlıklardan ve krizlerden onları sorumlu tutuyor ve bu nedenle popülariteleri azaldı” dedi.



Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor

Alman askerleri (DPA)
Alman askerleri (DPA)
TT

Almanya, "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'taki asker sayısını azaltıyor

Alman askerleri (DPA)
Alman askerleri (DPA)

Alman Silahlı Kuvvetleri, Ortadoğu'daki gerginliğin tırmanmasıyla birlikte "güvenlik gerekçeleriyle" Kuzey Irak'ta konuşlandırılan asker sayısını azaltacağını duyurdu.

Alman ordusunun operasyon komuta merkezi, artan bölgesel gerginlikleri gerekçe göstererek dün, görev için varlığı gerekli olmayan personelin geçici olarak Kürdistan Bölgesi'nin başkenti Erbil'den çekileceğiniaçıkladı.

Askeri bir sözcü, yeniden konuşlandırılacak asker sayısını veya bölgede kalacak gücün büyüklüğünü belirtmekten kaçındı.

Şarku’l Avsat’ın Alman Der Spiegel dergisinden aktardığına göre bu adım, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında potansiyel bir askeri gerilimin artması riskine yanıt olarak atıldı.

Dergi, Washington ve Tahran arasındaki devam eden ve artan gerilimler nedeniyle bu adımın gerekli olduğunu belirten bir parlamento brifingine atıfta bulunarak, Almanya'nın Kuzey Irak'taki askeri varlığını önemli ölçüde azaltmayı planladığını bildirdi.

Ortak Operasyonlar Komutanlığı ise bu adımı ihtiyati bir önlem olarak nitelendirerek, kalan personelle temel görevlerini yerine getirmeye devam edeceğini vurguladı.

Kararın, sahadaki çok uluslu ortaklarla yakın bir koordinasyon içinde alındığını belirten yetkili, Alman askerlerinin güvenliğinin en büyük öncelik olduğunu vurguladı.

Almanya, DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla Irak güçlerine eğitim de dahil olmak üzere Irak'ı desteklemek için uluslararası bir misyona katılıyor.

Misyon Erbil'e odaklanmış durumda, ancak Der Spiegel'in haberine göre son zamanlarda yaklaşık 300 Alman askeri ülke genelinde, çoğunlukla Ürdün'de konuşlandırıldı.


CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu

ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)
ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)
TT

CENTCOM, bir hafta içinde Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu

ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)
ABD'ye ait bir Apache helikopteri, 14 Ağustos 2024'te gerçek mühimmatla yapılan eğitim tatbikatı sırasında (Reuters)

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, güçlerinin 27 Ocak ile 2 Şubat tarihleri ​​arasında Suriye'deki DEAŞ hedeflerine karşı 5 hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. X platformu üzerinden dün yayınlanan açıklamada CENTCOM, DEAŞ’ın iletişim merkezlerini ve silah depolarını tespit edip imha ettiğini belirtti.

CENTCOM Başkanı Brad Cooper, “Bu saldırılar, DEAŞ’ın Suriye'de yeniden güçlenmesini önleme kararlılığımızın altını çiziyor… ABD'nin, bölgenin ve tüm dünyanın güven içinde yaşayabilmesi için DEAŞ’ın kalıcı olarak yenilgiye uğratılmasını sağlamak üzere Küresel Koalisyon ile koordineli olarak çalışıyoruz” dedi.  

CENTCOM açıklamasında, askeri operasyonlarının son iki ayda 50'den fazla DEAŞ üyesinin öldürülmesi veya yakalanmasıyla sonuçlandığı vurgulandı.


Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
TT

Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi

Irak İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriyeli mültecilere sınırlarını açtığı ve 350 bin mülteciyi kabul edeceği yönündeki haberleri yalanladı.

Irak İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu haberleri kesinlikle yalanlıyoruz, ancak bilgi aktarımında doğruluğa ve haberlerin yalnızca resmi kaynaklardan alınmasına, kötü niyetli söylentilerden kaçınılması gerektiğini uyarıyoruz" denildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre bakanlık açıklamasında ayrıca, "blog yazarlarının yanlış bilgi yaymaktan kaçınmaları ve yetkili kurumların resmi web sitelerini takip etmenin önemini" vurguladı.