Ben Affleck, Netflix'in 'üretim hattı' yöntemine isyan etti

Oyuncu, "(Netflix'e) '50 harika filmi nasıl yapacağız? Bu nasıl mümkün olabilir?' derdim" dedi

Ben Affleck 2019'da çıkan Netflix filmi Triple Frontier'da Tom Davis karakterini canlandırdı (Netflix)
Ben Affleck 2019'da çıkan Netflix filmi Triple Frontier'da Tom Davis karakterini canlandırdı (Netflix)
TT

Ben Affleck, Netflix'in 'üretim hattı' yöntemine isyan etti

Ben Affleck 2019'da çıkan Netflix filmi Triple Frontier'da Tom Davis karakterini canlandırdı (Netflix)
Ben Affleck 2019'da çıkan Netflix filmi Triple Frontier'da Tom Davis karakterini canlandırdı (Netflix)

Ben Affleck, Netflix'i film yapımındaki "üretim hattı" yöntemini değiştirmeye ve "biraz daha yükseği hedeflemeye" çağırdı.
The Independent'ta yer alan habere göre oyuncu, çarşamba günü (30 Kasım) The New York Times'ın DealBook Zirvesi'nde Matt Damon'la kurduğu yeni film stüdyosu Artist Equity hakkında konuştu.
Konuşma sırasında Affleck, stüdyosunun "ticari" filmlerin hâlâ iyi yapılabileceğini ve yapım ekiplerine adil ödeme sunulabileceğini göstermesini istediğini söyledi.
Konuşmanın moderatörü, o günün ilerleyen saatlerinde Netflix'in eş CEO'su ve başkanı Reed Hastings'lle röportaj yapacağını söyleyince, 2019'da yayın platformunun aksiyon filmi Triple Frontier'da rol alan Affleck, Artist Equity'nin onlardan nasıl farklılaşacağını açıkladı.
Affleck, "Ticarilik ve kalite arasında bir ayrım görmüyorum" dedi:
"Reed Hastings'e sorarsanız, 'Biz bir iz bırakmak için niceliğe yöneldik' diyecektir. Eminim bunda bir bildiği vardır ve eminim harika bir strateji yürütüyorlardır ama ben olsam '50 harika filmi nasıl yapacağız? Bu nasıl mümkün olabilir?' derdim. Yeterince büyük bir komite yok... Bunu yapamazsınız."
Ünlü oyuncu, "Bu dikkat, özveri ve çalışma gerektiren bir şey ve bir tür üretim hattı sürecine direniyor. [Netflix'in orijinal filmlerden sorumlu başkanı] Scott Stuber gerçekten yetenekli, zeki bir adam [ve] onu gerçekten seviyorum... [Ama] bu imkansız bir iş" diye devam etti.
Affleck, film patronlarının kısa vadeye baktıklarını ancak uzun vadede yapımlara daha fazla zaman ve para ayırmanın "daha çok kişinin bir şeyler izlemesini, daha çok kişinin içerik için para ödemesini, daha çok kişinin para harcamasını" sağlayacağını söyledi.
Ünlü oyuncu, "Bu, aksiyon filmlerinin izleyici kitlesinin küçük dramlardan daha geniş olması fikrine kapıldığım anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı:
"Armageddon için 120 milyon dolar, Can Dostum (Good Will Hunting) için 18 milyon dolar, bunu anlıyorum. Bazı türler daha geniş kitlelere hitap ediyor, bunu göz ardı edemezsiniz. Ama aynı zamanda, bu tür filmlerden herhangi biri daha iyi olabilir. Hadi iyi bir tane yapalım. Akıllıca yapalım, ilginç olsun, seyirciyi şaşırtalım, umursamalarını sağlayalım. İnsanlara birbirlerini vurmalarını ve bir şeylerin havaya uçmasını izletebileceğinizi biliyorum çünkü kafaları güzel, saat gecenin ikisi ve Netflix'te geziniyorlar ama bundan biraz daha fazlasını hedefleyelim. İnsanların 20 yıl sonra hatırlayacağı bir şey bulmaya çalışalım."
 



Musk dünyanın en büyük roketi Starship'in daha da büyüyeceğini açıkladı

SpaceX, Mars'a koloni kurma çabaları kapsamında Starship'i kullanmayı planlıyor (Reuters)
SpaceX, Mars'a koloni kurma çabaları kapsamında Starship'i kullanmayı planlıyor (Reuters)
TT

Musk dünyanın en büyük roketi Starship'in daha da büyüyeceğini açıkladı

SpaceX, Mars'a koloni kurma çabaları kapsamında Starship'i kullanmayı planlıyor (Reuters)
SpaceX, Mars'a koloni kurma çabaları kapsamında Starship'i kullanmayı planlıyor (Reuters)

Elon Musk, Starship'in Mars görevleri için daha da büyüyeceğini açıkladı.

SpaceX'in patronu çalışanlarına yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük roketi olan Starship'in yaklaşık yüzde 20 oranında uzayarak nihayetinde yaklaşık 150 metre olacağını söyledi. 

Ayrıca Musk'a göre gelecekteki Starship 3, SpaceX'in 10 milyon dolarlık daha küçük roketi Falcon 1'den çok daha ucuza mal olacak. Milyarder, tamamen yeniden kullanılabilmesi sayesinde Starship'in fırlatma başına maliyetinin 2 ila 3 milyon dolara kadar düşebileceğini düşünüyor.

6 Nisan'da yayımlanan açıklamada Musk, "Bunlar akla hayale gelmeyecek rakamlar" dedi.

Hiç kimse bunun mümkün olabileceğini düşünmemişti. Ama bunu başarmak için hiçbir fizik kuralını bozmuyoruz.

Astronotları Ay'a taşıması planlanan Starship'in sıradaki test uçuşunun mayısta yapılması bekleniyor fakat bundan önce ABD Federal Havacılık İdaresi'nin fırlatma izni vermesi gerekiyor. 4. fırlatmanın planlanan zamanda gerçekleşmesi halinde iki test uçuşu arasından iki ay gibi bir süre geçmiş olacak. 

14 Mart'taki üçüncü test uçuşunda Starship, uzaydaki güzergahın neredeyse hepsini tamamlayarak daha önce hiç olmadığı kadar uzağa gitmiş ancak Dünya'ya dönerken parçalanmıştı.

Musk 4. uzay uçuşu denemesinde roketin üst kısmının Meksika Körfezi'nde yer alan "esasen sanal bir kuleye" inmesini hedeflediğini söyledi. Buradaki amaç sanki bir kule varmış gibi aracı okyanusa indirmek. Şirket bunu güvenli bir şekilde gerçekleştirdikten sonra Teksas'taki Starbase'i iniş alanı olarak kullanmayı planlıyor. 

Milyarder ayrıca Starship'in üst kısmını Starbase'e göndermeden önce aracın kontrollü bir şekilde arka arkaya iki kez suya inmesini istiyor.

Meksika ya da ABD üzerine enkaz yağdırmak istemiyoruz. 

Independent Türkçe, Space, SpaceNews, Reuters


Davalık olan tartışmalı Netflix filmiyle ilgili karar verildi

55 yaşındaki Amerikalı yönetmen ve senarist David M. Rosenthal'ın yönettiği filmin başrollerinde Camille Rowe, Sofiane Zermani ve César Domboy yer alıyor (Netflix)
55 yaşındaki Amerikalı yönetmen ve senarist David M. Rosenthal'ın yönettiği filmin başrollerinde Camille Rowe, Sofiane Zermani ve César Domboy yer alıyor (Netflix)
TT

Davalık olan tartışmalı Netflix filmiyle ilgili karar verildi

55 yaşındaki Amerikalı yönetmen ve senarist David M. Rosenthal'ın yönettiği filmin başrollerinde Camille Rowe, Sofiane Zermani ve César Domboy yer alıyor (Netflix)
55 yaşındaki Amerikalı yönetmen ve senarist David M. Rosenthal'ın yönettiği filmin başrollerinde Camille Rowe, Sofiane Zermani ve César Domboy yer alıyor (Netflix)

Mahkemelik olan Netflix yapımı dramayla ilgili karar verildi. Yayın devinin 2022 yapımı filmi Derin Tutkular (No Limit), gerçekte yaşanmış olaylara benzerlikleri nedeniyle davalık olmuştu.

Eylül 2022'de Netflix'te gösterime giren Derin Tutkular, oksijen kaynağı olmadan aşırı derinlerde serbest dalış yapan Pascal Gautier ve Roxana Aubrey adlı çiftin "gerçek olaylardan esinlenen" hikayesini anlatıyordu. 

Kurgu mu gerçek mi?

Roxana Aubrey, ekstrem serbest dalış sporunda yükselen bir yıldızdır. Öyle ki tek bir nefesle deniz yüzeyinin 170 metre altına dalarak dünya rekoru kırmaya çalışacaktır. Ancak ona yönelik en büyük tehdit dalgaların altında değil üstündedir: Serbest dalışçılıkta düşüşe geçen istismarcı ve kıskanç eşi Pascal. 

Filmde Pascal'ın sabote ettiği güvenlik ekipmanı arızalandığında Roxana boğularak ölür. Şüpheler, dalışını kasten baltalayarak onu korkunç bir ölüme mahkum ettiği anlaşılan kıskanç eşinin üzerinde yoğunlaşır.

Derin Tutkular, "bir kurgu eseri" olduğunu iddia ederken aynı zamanda "gerçek olaylardan esinlendiğini" de söylüyor. Filmin sonunda, Roxana Aubrey karakterinin ilham kaynağı olan ve 2002'de serbest dalış yaparken hayatını kaybeden 28 yaşındaki Fransız Audrey Mestre'nin fotoğrafı ve biyografisi gösteriliyor.

O dönemde Mestre ve Küba asıllı Amerikalı eşi Francisco "Pipin" Ferreras, gerçekten de dünyanın en ünlü serbest dalışçılarıydı ve ikisi de rekor üstüne rekor kırıyordu. Mestre'nin hayatına mal olan dalış sırasında Ferreras, eşini kurtarmak için kendi hayatını riske attığını öne sürmüştü. Dalış sırasında yeterli güvenlik önlemi almadığı için eleştirilse de Audrey'nin ölümünün kaza olduğuna karar verilmişti.

"Hikayeyi değiştirdiler"

Ferreras, Britanya merkezli gazete Daily Mail'a konuşmuş ve "Hikayeyi değiştirdiler ve istedikleri gibi yansıttılar. Neden böyle bir şey yapayım ki? Biz birbirimize aşıktık" demişti:

Audrey ve yaptığı her şeyle çok gurur duyuyordum. O gün onu kurtarmak için yapabileceğim her şeyi yaptım. Her gün sosyal medyada saldırıya uğruyorum, insanlar karımı öldürdüğümü söylüyor.

Yazar ve yönetmen David M. Rosenthal mahkemede yaptığı açıklamada, Mestre'nin hikayesini bir belgeselde görerek öğrendiğini, daha sonra dava hakkında daha fazla makale ve kitap okuduğunu söyledi. 

Yönetmen, esinlendiği filmi açıkladı

Rosenthal, Luc Besson'un 1988'de yönettiği ve rakip serbest dalgıçları konu alan Derinlik Sarhoşluğu'ndan (Le Grand Bleu) ilham aldığını söyledi. Yönetmen ayrıca tehlikeli romantik ilişkileri anlatan film ve romanlardan da esinlendiğini aktardı.

Yargıç Bruce G. Iwasaki, dalgıç Pipin Ferreras'ın kurmaca filmin kendisi hakkında olduğunu kanıtlayamadığını tespit ederek Netflix'in davayı düşürme talebini kabul etti. Karar salı günü açıklandı.

Ferreras'ın avukatı Alexander Rufus-Isaacs temyize gideceğini söyledi. Rufus-Isaacs, kurgusal tasvirle gerçek hikaye arasında 22 benzerlik tespit ettiğini ve filmin kesinlikle müvekkili hakkında olduğunu savundu.

Independent Türkçe, Variety, Daily Mail


Ödüllü yönetmenden radikal öneri: "Sadece ruhsatınız varsa izin verilsin"

50 yaşındaki Ruben Östlund, 2017 yapımı Kare'yle (The Square) Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmıştı (Reuters)
50 yaşındaki Ruben Östlund, 2017 yapımı Kare'yle (The Square) Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmıştı (Reuters)
TT

Ödüllü yönetmenden radikal öneri: "Sadece ruhsatınız varsa izin verilsin"

50 yaşındaki Ruben Östlund, 2017 yapımı Kare'yle (The Square) Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmıştı (Reuters)
50 yaşındaki Ruben Östlund, 2017 yapımı Kare'yle (The Square) Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanmıştı (Reuters)

Altın Palmiye ödüllü Hüzün Üçgeni'nin (Triangle of Sadness) yönetmeni Ruben Östlund, sinemanın gücünü ve toplum üzerindeki etkisini açıklarken bazı radikal fikirleri de ortaya attı.

Yüksek kaliteli medya tüketiminin öneminden bahseden Östlund, Guardian'a verdiği yeni röportajda kameraların da birçok Avrupa ülkesinin silahlara gösterdiği özenle temin edilmesi gerektiğini söyledi.

"Bir fikrim var" diyen sinemacı, şöyle açıkladı:

Sadece ruhsatınız varsa kamera kullanmanıza izin verilse nasıl olur? Silah için ruhsata ihtiyacınız var, en azından gelişmiş ülkelerde. Kamera da güçlü bir araçtır.

Östlund yeni yönetmenlerin, çalışmalarının potansiyel etkisini göz ardı etmemeleri gerektiğini söyledi. 

"Filmler dünyayı değiştiriyor"

İsveçli yönetmen, kurmaca filmlerin toplumu istenmeyen biçimlerde şekillendiren etkiler yaratabileceğini düşündüğünü de sözlerine ekledi.

50 yaşındaki sinemacı "Filmler dünyayı değiştiriyor ve bu mesleği yaparken bunu göz önünde bulundurmak önemli" dedi. 

Eğlence sektöründe, kurmacayla uğraşıyorsanız dünyayı etkilemeyeceği gibi garip bir algı var. İnsanların tükettiğimiz görüntülerin ne tür bir etkisi olduğunu fark etmelerini sağlamak için epey sıkı mücadele etmeniz gerekiyor.

Pek çok yönetmen gibi Östlund da sinema salonlarının film izlenecek en iyi yer olduğuna inanıyor.

"Görüntüleri zombi gibi işliyorsunuz"

İki kez Altın Palmiye kazanan yönetmen, toplu izleme deneyimlerinin en büyük faydasının, izleyicileri fikirleri bireysel olarak değil grupça özümsemeye zorlaması olduğunu düşündüğünü açıkladı.

Nihayet sinema salonlarının benzersiz noktasının büyük ekran olmadığını fark ettik. Bilgiyi tamamen farklı bir şekilde benimsemek zorundasınız çünkü birisi size ne düşündüğünüzü sorabilir. Bir şeyleri bireysel olarak izlediğinizde, görüntüleri entelektüel bir şekilde değil zombi gibi işliyorsunuz.

Independent Türkçe, IndieWire, Guardian, Hollywood Reporter


Rekortmen bilimkurgunun yıldızı, projenin geleceğini açıkladı

Nielsen'in verilerine göre Silo, gösterime girer girmez çok izlenenler listesinde zirveye yerleşti (Apple TV+)
Nielsen'in verilerine göre Silo, gösterime girer girmez çok izlenenler listesinde zirveye yerleşti (Apple TV+)
TT

Rekortmen bilimkurgunun yıldızı, projenin geleceğini açıkladı

Nielsen'in verilerine göre Silo, gösterime girer girmez çok izlenenler listesinde zirveye yerleşti (Apple TV+)
Nielsen'in verilerine göre Silo, gösterime girer girmez çok izlenenler listesinde zirveye yerleşti (Apple TV+)

Sevilen bilimkurgu dizisi Silo'nun yıldızı Rebecca Ferguson, Apple TV+'ta izleyiciyle buluşan yapımın geleceği hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Silo, Hugh Howey'nin aynı adlı roman üçlemesinden uyarlandı. Dizinin başrolündeki Rebecca Ferguson, Juliette adlı çalışkan bir mühendisi canlandırıyor. 

Çekimler tamamlandı

Sürükleyici dizi, insanların Dünya'nın toksik maddelerle dolu atmosferinden korunması için kurulan 144 katlı dev yeraltı silosunda yaşadığı distopik bir gelecekte geçiyor.

Hikaye ilerledikçe Juliette, silodaki yozlaşmayı ve karanlık komploları çözmeye çalışıyor. 

Dizide Ferguson'a Rashida Jones, David Oyelowo, Common, Tim Robbins, Harriet Walter, Avi Nash, Rick Gomez ve Chinaza Uche eşlik ediyor.

Bilimkurgunun gördüğü ilgiden memnun olan Apple TV+, Silo'nun ikinci sezonu için onay vermişti. Yeni sezon çekimleri Mart 2024'te tamamlandı. 

Silo'nun aynı zamanda yürütücü yapımcılarından biri olan Ferguson, Collider'a verdiği röportajda dizinin kaç sezon olacağını paylaştı. Ferguson, Silo'nun ikinci sezon çekimlerinin tamamlandığını teyit etmenin yanı sıra dizinin geleceği için şimdiden masaya oturulduğunu açıkladı. 

"Üç kitap 4 sezona bölünmüş durumda"

"Dizinin bir sonu olduğuna inanıyorum ve bunun ne zaman olacağını biliyorum" diyen İsveçli aktris, sözlerine şöyle devam etti:

Yani cevap bu. Dizinin ne zaman biteceğini öğreneceksiniz. Dürüst olmak gerekirse, bunun bir sır olduğunu sanmıyorum. Kitaplar ortada. Üç kitap var ve bu üç kitap 4 sezona bölünmüş durumda.

40 yaşındaki oyuncu ekledi:

Sanırım ilk sezonu başarıyla tamamladığımızı söylemekte bir sakınca görmüyoruz. İkinci sezon da çekildi ve gösterime girecek. Şimdi de üç ve 4. sezonlara yeşil ışık yakmayı düşünüyoruz. Sanırım onları birlikte çekeceğiz ve bu da son olacak.

Eleştirmenlere göre Silo, türler arasında rahatlıkla hareket ederken, sürükleyici karakter draması, karmaşık dünya inşası ve şoke edici olay örgüsü arasında mükemmel bir denge kuruyor.

Geçen yıl gösterime giren Silo'nun başarısı sayesinde Apple TV'nin izlenme rakamları geçen bahar tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmıştı.

Independent Türkçe, ScreenRant, Collider, Deadline


"Rahatsız edici" yeni distopik film rekor kırdı

A24'ün şimdiye kadarki en yüksek bütçeli filmi olan İç Savaş, Türkiye'de 19 Nisan'da gösterime girecek (A24)
A24'ün şimdiye kadarki en yüksek bütçeli filmi olan İç Savaş, Türkiye'de 19 Nisan'da gösterime girecek (A24)
TT

"Rahatsız edici" yeni distopik film rekor kırdı

A24'ün şimdiye kadarki en yüksek bütçeli filmi olan İç Savaş, Türkiye'de 19 Nisan'da gösterime girecek (A24)
A24'ün şimdiye kadarki en yüksek bütçeli filmi olan İç Savaş, Türkiye'de 19 Nisan'da gösterime girecek (A24)

Alex Garland'ın distopik aksiyon filmi İç Savaş (Civil War), cuma günü gişede büyük bir başarıya imza attı. 

Gösterime girdiği ilk gün 10,8 milyon dolarlık önemli bir kazanç elde eden filmin ilk gösterim rakamları,  bağımsız yapım ve dağıtım şirketi A24 için şimdiye kadarki en yüksek açılış günü hasılatını temsil ediyor. 

Kuzey Amerika'daki kazancının 25 milyon doları aşacağı öngörülen film, hafta sonu toplamında beklentilerden daha iyi bir açılış yapacağa benziyor. Imax gösterimleri hasılatın yüzde 48'ini oluşturuyor.

Bölünmüş bir Amerika'yı anlatan 50 milyon dolarlık film, A24'ün ve bugüne kadarki en pahalı yapımı.

Filmi beğenen sinemaseverler olduğu gibi beğenmeyenler de var. Eleştirmenler de İç Savaş'la ilgili bölünmüş durumda.

Eleştirmenler "rahatsız edici" diyor

Filmin "rahatsız edici" olduğunu öne süren Hollywood Reporter, "Alex Garland'ın son filmini izlemek zor çünkü insanlara destekleyecekleri (ya da karşı çıkacakları) açıkça tanımlanmış taraflar vermiyor" diye yazdı.

Seattle Times ise filmin "rahatsız edici" olduğuna katılarak şu ifadeleri kullandı:

Alex Garland'ın İç Savaş'ı esasen bir korku filmi ve bu filmdeki dehşet insanı rahatsız edici derecede etkiliyor.

Amerikan hükümetiyle ayrılıkçı güçler arasındaki acımasız çatışmayı gözler önüne seren film, Kirsten Dunst'ın canlandırdığı, savaşta görevli foto muhabirini merkeze alıyor. 

Garland'ın yazdığı ve yönettiği filmde Wagner Moura, Cailee Spaeny, Nick Offerman ve Stephen McKinley Henderson da rol alıyor. 

Zamanlama manidar

Eleştirmenler, İç Savaş'ın eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'a geri dönmeye çalıştığı çekişmeli bir seçim yılının ortasında sinemalarda gösterime girmesinin kesinlikle tesadüf olmadığı görüşünde.

Filmin prömiyerini yaptığı SXSW festivalinin ardından düzenlenen bir panelde Garland, İç Savaş'ın gösterim zamanlamasının ABD'deki siyasi gündemle örtüştüğünü ancak ülkeyi saran çekişmeli dönemle ilgili yeni bir şey sunmadığını söylemişti.

28 Gün Sonra (28 Days Later), Gün Işığı (Sunshine) ve Beni Asla Bırakma (Never Let Me Go) gibi filmlerin senaristliğini üstlenen Garland, Ex Machina'yla yönetmenliğe adım atmıştı. 

53 yaşındaki Britanyalı sinemacı, Yok Oluş (Annihilation) ve  Adamlar (Men) gibi gerilimlerde de yönetmen koltuğunda oturmuştu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety, Seattle Times


Tatillerde ilişkileri bitirebilecek üç şey

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Tatillerde ilişkileri bitirebilecek üç şey

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Keşifle geçen bir günün ardından el ele gün batımını izlemek ya da mum ışığında romantik bir yemeği paylaşmak partnerinizle ilk tatilinizi hayal ederken aklınıza gelebilecek inanılmaz şeylerden bazıları ancak yeni bir araştırma, yeni aşklar için bu kaçamakların aynı zamanda göz korkutucu bir meydan okuma olabileceğini gösteriyor.

Yeni bir partnerle çıkılan ilk romantik tatil, bireylerin yaklaşık yüzde 60'ı tarafından gerçekten uyumlu olup olmadıklarını keşfedebilecekleri bir "ya batmak ya çıkmak" testi diye görülüyor. 

Araştırmaya göre çiftler, bütün günü ve geceyi beraber geçirmenin korkunç bir "soğuma" hissine yol açmasından ve partnerlerinden gerçekten hoşlanıp hoşlanmadıklarını sorgulamalarına neden olmasından endişe ediyor.

Tui Blue tarafından yaptırılan araştırmaya göre, tatile çıkan yeni çiftlerin en büyük üç korkusu arasında uyurken horlamak (yüzde 29), partnerin yanında gaz çıkarmak (yüzde 29) ve aynı banyoyu paylaşmak (yüzde 26) yer alıyor.

Bireylerin partnerlerine karşı ilgilerini kaybetmelerinden endişelendiği diğer konular arasında ne kadar dağınık olduklarını öğrenmek (yüzde 20) de yer alıyor. Aileyle yakın ilişki içinde olmak yanlış bir şey olmasa da katılımcıların yüzde 13'ü partnerlerinin her gün ailelerini FaceTime'la görüntülü aradığını öğrenmenin ilişki durumlarını sorgulamalarına neden olacağını söylüyor. 

İlişki bilimi uzmanı Paul Brunson, sevdiğin biriyle tatile çıkarken yaşanılan stresin gerçek bir sorun olabileceği konusunda hemfikir. Married at First Sight ve Celebs Go Dating gibi TV programlarında yer alan Brunson, "Yeni çiftlerin çoğu için birlikte çıkılan ilk seyahat heyecan verici ancak sinir bozucu bir adım" dedi.

Birlikte çok fazla zaman geçirmenin, birbirlerinin muhtemel sinir bozucu ya da alışılmadık huylarını ortaya çıkarmasından ya da daha da kötüsü 'soğuma' hissine neden olmasından endişe duyulabilir.

Yeni erkek ya da kız arkadaşla seyahate çıkma endişesi yaş ilerledikçe artıyor. 18-65 yaşındaki 2004 yetişkinle yapılan ankete göre 56-65 yaşındakilerin yüzde 41'i büyük bir tatil rezervasyonu için ilişkinin 6. ayından sonrasını bekliyor.

18-35 yaşındaki bireylerin ilişkilerini hızlıca test etme eğilimleri daha yüksek yani bir seyahatin sonucunda ilişkilerinin iyiye gidip gitmeyeceğini ya da dibe vurup vurmayacağını görmek için zaman kaybetmiyorlar. Araştırmaya göre bu yaş grubundakilerin yüzde 20'si sevgili olduktan sadece iki hafta sonra tatil hakkında konuşuyor.

Brunson'a göre, tatile çıkmaya karar verdikten sonra geri döndüğünüzde terk edilme (ya da terk eden kişi olma) olasılığını en aza indirmek için yapabileceğiniz şeyler var.

Bunlardan biri, çatışmayı en aza indirmek ve birlikte eğlenme şansını en üst düzeye çıkarmak için her iki tarafın da ilgi alanlarına uygun bir tatil programı seçmek. 

TV programlarının ilişki gurusu, "Yeni çiftlere yardımcı olmak için Tui Blue'yla birlikte çalışarak ilk kez tatile çıkanların streslerini ortadan kaldırmak amacıyla 'çiftlerin tipik tatil kişiliklerini' belirledik" diye ekledi.

Aşçılık dersi alarak yeni beceriler öğrenen 'yaratıcı keyfine düşkünler'den, birlikte şnorkelle yüzme veya kano gibi cesaret gerektiren aktiviteler yaparak kendilerini zorlayan 'maceracı ruhlara' kadar uzanan tatil kişiliğinizi belirledikten sonra bir çift olarak ilk seyahatinizin başarılı olmasını sağlamak için kişiselleştirilmiş programlara erişebilirsiniz.

Independent Türkçe


Eski Başbakan Truss, Kraliçe II. Elizabeth'in ölümü sonrasında yaşananları anlattı

Bu buluşma, Kraliçe'nin 8 Eylül 2022'de İskoçya'daki konutunda hayatını kaybetmeden önce kamuya açık son fotoğrafının çekilmesini sağlamıştı (Reuters)
Bu buluşma, Kraliçe'nin 8 Eylül 2022'de İskoçya'daki konutunda hayatını kaybetmeden önce kamuya açık son fotoğrafının çekilmesini sağlamıştı (Reuters)
TT

Eski Başbakan Truss, Kraliçe II. Elizabeth'in ölümü sonrasında yaşananları anlattı

Bu buluşma, Kraliçe'nin 8 Eylül 2022'de İskoçya'daki konutunda hayatını kaybetmeden önce kamuya açık son fotoğrafının çekilmesini sağlamıştı (Reuters)
Bu buluşma, Kraliçe'nin 8 Eylül 2022'de İskoçya'daki konutunda hayatını kaybetmeden önce kamuya açık son fotoğrafının çekilmesini sağlamıştı (Reuters)

Liz Truss, Birleşik Krallık (BK) Başbakanı olarak yemin ettikten sadece iki gün sonra Kraliçe'nin hayatını kaybettiğini öğrendiğinde "Neden ben, neden şimdi?" diye düşündüğünü açıkladı.

Batı'yı Kurtarmak İçin On Yıl (Ten Years to Save the West) adlı yeni kitabında Truss, 2022'de Kraliçe II. Elizabeth'in ölüm haberini aldığında "şok geçirdiğini" itiraf etti.

Truss, hükümdarın hayatını kaybetmesinden sadece iki gün önce İskoçya'daki Balmoral'da gerçekleşen tarihi buluşmalarından bahsederken 96 yaşındaki Kraliçe'nin son kez halkın karşısına çıktığından bu yana "daha zayıflamış gibi göründüğünü" söyledi.

Ancak Daily Mail'de yayımlanan alıntıya göre Truss, "Sonun bu kadar çabuk geleceğine dair hiçbir his yoktu" diye yazmıştı.

Truss'ın anı kitabında, Kraliçe'nin yeni bakanların resmi yemin törenine daha önce planlandığı gibi video bağlantısıyla katılamayacağı haberi 10 Numara'ya (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -çn.) ulaştığında "apar topar harekete geçildiğini" ayrıntılı olarak anlatıldı.

Truss, "Londra'nın güneyindeki Greenwich'teki evimden siyah yas elbisem getirildi" diye yazdı.

Buckingham Sarayı'yla telaşlı bir şekilde telefon görüşmeleri yapıldı. Düşüncesi bile korkunç olan şey gerçekleşirse ne diyeceğimi düşünmeye başladım. Perşembe günü Kraliçe'nin Balmoral'da huzur içinde öldüğüne dair resmi haberi aldık. Başbakan olarak geçirdiğim sadece ikinci tam günümde bu haberi almak bana tamamen gerçek dışı geldi. Şok içinde kendimi 'Neden ben, neden şimdi?' diye düşünürken buldum.

Truss, Kraliçe Elizabeth'le yaptığı ikinci ve son görüşmenin ayrıntılarını da kitapta paylaşıyor. Bu buluşma, Kraliçe'nin 8 Eylül 2022'de İskoçya'daki konutunda hayatını kaybetmeden önce kamuya açık son fotoğrafının çekilmesini sağlamıştı.

Kraliçe bastonuyla birlikte oturma odasındaki şöminenin önünde samimi bir şekilde gülümseyerek Truss'ı karşılarken fotoğraflanmıştı.

Truss şöyle yazdı:

6 Eylül 2022 Salı günü, beni misafir odasında ayakta karşıladı. Beni böyle karşılamak için özel bir çaba sarf ettiğini söylediler ancak görüşmemiz boyunca hiçbir rahatsızlık belirtisi göstermedi. Bu onunla yaptığım sadece ikinci birebir görüşmemdi. Hükümetteki farklı bir görevden alınmamın ardından yaptığımız bir önceki görüşmemizde, siyasette kadın olmanın zor olduğuna dikkat çekmişti.  Yaklaşık 20 dakika boyunca siyaset hakkında konuştuk; her zamanki gibi zeki ve şakacı tavrıyla olan biten her şeyden tamamen haberdar olduğu açıktı. Sonun bu kadar çabuk geleceğine dair hiçbir his yoktu.

Felaket derecedeki mini bütçesinin ekonomik kaosa yol açmasının ardından Downing Sokağı 10 Numara'daki görevi sadece 49 gün süren Truss, Kraliçe'nin kendisine "hızını ayarlamasını" söylediğini de açıkladı.

Eski BK Başbakanı, "Belki de onu dinlemeliydim" dedi.

Ancak Güney Batı Norfolk Milletvekili Truss, anı kitabında yaklaşımını savunarak, "Avrupa Birliği'nde kalma yanlısı" Hazine, İngiltere Merkez Bankası ve Bütçe Sorumluluk Ofisi'nin "planlarımızın önündeki engeller" olduğunu öne sürdü.

Independent Türkçe


Görme gücü, demansı 12 yıl önceden haber verebilir

Beyin fonksiyonlarında gerilemelerin yaşandığı demansın en yaygın nedeni, Alzheimer hastalığı (Unsplash)
Beyin fonksiyonlarında gerilemelerin yaşandığı demansın en yaygın nedeni, Alzheimer hastalığı (Unsplash)
TT

Görme gücü, demansı 12 yıl önceden haber verebilir

Beyin fonksiyonlarında gerilemelerin yaşandığı demansın en yaygın nedeni, Alzheimer hastalığı (Unsplash)
Beyin fonksiyonlarında gerilemelerin yaşandığı demansın en yaygın nedeni, Alzheimer hastalığı (Unsplash)

Gözün duyarlılığının azalmasının, demans teşhis edilmeden 12 yıl önce beyindeki gerilemelerin işareti olabileceği bulundu.

Birleşik Krallık'ın Norfolk bölgesinde yaşayan 8 bin 623 sağlıklı kişinin incelendiği bir araştırmada gözdeki problemlerin bilişsel gerilemenin erken belirtisi olabileceği tespit edildi. 

Scientific Reports adlı bilimsel dergide yayımlanan araştırmada yaşları 48'le 92 arasında değişen katılımcılar 2004-2011 döneminde izlendi. Çalışmanın başında gözlerinin duyarlılığını ölçmek için bir teste tabi tutulan katılımcılardan hareket eden noktaların bulunduğu bir alanda bir üçgenin belirdiğini görür görmez bir düğmeye basması istendi.

Çalışmanın sonunda 537 katılımcıda demans başladığı saptanırken bu kişilerin üçgeni, demansa yakalanmayanlardan çok daha yavaş gördüğü kaydedildi. 

Araştırmacılar bunun Alzheimer hastalığıyla bağlantılı amiloid plakların ilk olarak beynin görmeyle ilişkili bölgelerini etkilemesinden kaynaklandığını söylüyor. 

Demans beyin fonksiyonlarında süregelen bir düşüşle bağlantılı semptomları ifade ederken Alzheimer demansın türleri arasında yer alan bir hastalık. Alzheimer genellikle hafıza sorunlarıyla fark ediliyor fakat yeni çalışmayı yürüten araştırmacılar görme becerisini ölçen testlerin daha erken teşhis konmasını sağlayabileceğini düşünüyor. 

Loughborough Üniversitesi'nden Eef Hogervorst, Ahmet Begde ve Thom Wilcockson çalışmalarını açıklamak üzere Conversation için kaleme aldıkları yazıda şu ifadeleri kullandı: 

Alzheimer hastalığında nesnelerin ana hatlarını görme (kontrast duyarlılığı) ve belirli renkler arasında ayrım yapma (mavi-yeşil spektrumunu görme yeteneği demansın erken dönemlerinde etkilenir) gibi görsel işlemeyi etkileyen başka noktalar da var ve bunlar kişinin hayatını hemen farkına varmadan etkileyebiliyor.

Araştırmacılar demans hastalarının yeni tanıştıkları kişilerin yüzlerini düzgünce taramadığını da belirtiyor. Çalışmanın yazarları, sağlıklı kişilerin yeni gördüğü birinin yüzünü hafızasına kazımak için gözlerden buruna ve ağza doğru bir tarama işlemi gerçekleştirdiğini söylüyor:

Aslında demanslı kişilerle çalışan bazı doktorlar, bu kişilerle tanıştığında demanslı olduklarını anlar. Demanslı kişiler bazen kaybolmuş gibi görünebilirler çünkü gözlerini bilinçli bir şekilde hareket ettirerek çevreyi taramazlar ve buna yeni tanıştıkları kişilerin yüzleri de dahil.

Alzheimer hastalarının dikkat dağıtıcı uyaranları görmezden gelmede sorun yaşamasını da erken belirtiler arasında sayan bilim insanları, bunun göz hareketi kontrolü sorunu şeklinde ortaya çıkabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar halihazırda göz hareketlerinin hafızayı güçlendirmede işe yarayıp yaramayacağını anlamak üzere testler yapıyor. Öte yandan göz hareketlerini ölçmek için kullanılan mevcut teknolojilerin pahalı ve karmaşık olmasının engel teşkil ettiğini belirtiyor:

Daha ucuz ve kullanımı kolay göz takip cihazları kullanıma sunulana kadar erken evre Alzheimer'ı teşhis etmek için göz hareketlerini kullanmak laboratuvar dışında mümkün değil.

Independent Türkçe, Conversation, NHS, Scientific Reports


Deadpool & Wolverine'in yönetmeninden heyecanlandıran açıklama

Başrollerdeki Jackman ve Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin, Karan Soni ve Brianna Hildebrand eşlik edecek (Marvel)
Başrollerdeki Jackman ve Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin, Karan Soni ve Brianna Hildebrand eşlik edecek (Marvel)
TT

Deadpool & Wolverine'in yönetmeninden heyecanlandıran açıklama

Başrollerdeki Jackman ve Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin, Karan Soni ve Brianna Hildebrand eşlik edecek (Marvel)
Başrollerdeki Jackman ve Reynolds'a Leslie Uggams, Morena Baccarin, Owen Wilson, Emma Corrin, Karan Soni ve Brianna Hildebrand eşlik edecek (Marvel)

Shawn Levy, Deadpool & Wolverine'in neden sadece bir devam filmi olmadığını açıkladı.

Yönetmen koltuğunda 55 yaşındaki Levy'nin oturduğu Deadpool & Wolverine, 26 Temmuz'da büyük bir beklentiyle sinemalarda gösterime girecek. 

2024, şimdiye kadar Marvel için nispeten sessiz geçti. Ocakta Disney+'ta gösterime giren Echo ve yeni animasyon X-Men '97 eleştirmenlerin beğenisini kazandı. Ancak Deadpool & Wolverine, yapımcılar için milyar dolarlık gişe hasılatına ulaşmak için gerçek bir şansı temsil ediyor. 

Bununla birlikte, yönetmen Shawn Levy'nin odaklanması gereken farklı öncelikleri var. Buna Hugh Jackman ve Ryan Reynolds'ın yıldız gücüne layık bir şey yapmak da buna dahil. 

"Kendimi ayrıcalıklı hissettim"

Kanadalı Levy, CinemaCon'da ScreenRant'a verdiği özel röportajda, Deadpool & Wolverine'in sadece  Deadpool 3 olarak değerlendirilmesinin yanlış olacağını açıkladı.

Deadpool ve Wolverine hikayesini hazırlarken, her gün kendimi ayrıcalıklı hissettim çünkü en ikonik rollerinde iki büyük film yıldızından bahsediyorsunuz.

Bunun kendisine bir fırsat da sunduğunu aktaran yönetmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu üçüncü Deadpool filmi ama Deadpool 3 değil. Deadpool ve Wolverine'den çok farklı bir şey. Ve ilk iki filmden hiçbir şeyi taklit etmeye çalışmıyor. Onlar harikaydı ama bu iki kişilik bir karakter macerası.

"Acayip olacak"

Levy ayrıca iki Marvel karakteri arasındaki dinamik hakkında da konuştu:

Size şunu söyleyebilirim ki filmi hazırlarken yol gösterici düşünce izleyicilerin keyif almasıydı. Evet, acayip olacak. Evet, komik olacak. Bu kesin. Ama biz izleyicilerin sinemada harika vakit geçirmesini istedik ve hedefimiz de buydu.

Independent Türkçe, ScreenRant, Collider


Netflix izleyicileri "çılgın" realite şova bayıldı

IMDb kullanıcılarından 10 üzerinden 7,4 puan alan realite şov, 8 bölümden oluşuyor (Netflix)
IMDb kullanıcılarından 10 üzerinden 7,4 puan alan realite şov, 8 bölümden oluşuyor (Netflix)
TT

Netflix izleyicileri "çılgın" realite şova bayıldı

IMDb kullanıcılarından 10 üzerinden 7,4 puan alan realite şov, 8 bölümden oluşuyor (Netflix)
IMDb kullanıcılarından 10 üzerinden 7,4 puan alan realite şov, 8 bölümden oluşuyor (Netflix)

Netflix izleyicileri, yayın devinin "şimdiye kadarki en çılgın dizisi" karşısında şaşkına döndü.

Çarşamba günü yayın platformunda gösterime giren Kilitler Açılıyor: Bir Hapishane Deneyi (Unlocked: A Jail Experiment) adlı realite şov, Arkansas'taki Pulaski Tutuklu Tesisi'nde gerçekleştirilen bir sosyal deneyi konu alıyor. 

6 haftalık deney boyunca yaşananları anlatan programda tutuklular, kilitlerin ve gardiyanların olmadığı bir açık cezaevi konseptini deniyor.

İzleyicilerin dikkatini çeken ve Netflix'te şu ana kadar 10 üzerinden 7,3 puan alan belgesel dizi, "vahşi" ve "çılgın" diye nitelendiriliyor.

Şiddetli hapishane kavgalarının yer aldığı bir dizi görüntüyle başlayan resmi fragmanda, anlatıcı şöyle diyor: 

Amerika'daki hapishanelerde şiddet var ve personel sayısı yetersiz, bu da mahkumların günde 23 saate kadar kilit altında tutulduğu anlamına geliyor.

Açıklama şöyle devam ediyor:

İşte bu yüzden bu şerif, yeni ve radikal bir fikirle her şeyi riske atmaya hazır. Kilit yok, görevli yok.

Daha sonra Şerif Eric Higgins'in mahkumlarla birlikte yer aldığı görüntü ekranlara geliyor: 

Hepinizin bir topluluk olmanıza izin vereceğiz.

Fragmanda, mahkumların birçoğunun bu yeni fikre inanmayarak güldükleri görülüyor. 

Eric Higgins sözlerini şöyle sürdürüyor: 

Tutukluların suçlu gibi değil de insan gibi davranabileceklerini kanıtlamaları için 6 haftaları olacak. Bu, birilerinin özgür olmasına ve özgür kalmasına yardımcı olabilir.

Fragman, hapishane hücrelerinin tüm kapılarının açıldığı anı gösteriyor. Ve görünüşe göre mahkumların hepsi farklı hedeflerle deneye katılıyor.

"Bütün gün bunu izleyeceğim"

İzleyiciler yeni gösterime giren diziyle ilgili düşüncelerini paylaşmak için eski adı Twitter olan X'e akın etti.

Bir kişi şunları yazdı: 

Pekala, Netflix'te Kilitler Açılıyor: Bir Hapishane Deneyi'ne yeni başladım. Bütün gün aynı yerde durup bunu izleyeceğim. Bunu hissedebiliyorum.

İkinci bir kişi şu yorumu yaptı: 

Netflix'teki Bir Hapishane Deneyi'nde işler kızışmak üzere, bu dizi çok çılgınca!

Başka bir izleyici realite şovu için "çok iyi" yorumunu yaparken diğer bir seyirci ekledi:

Hıçkırarak ağlıyorum. Kilitler Açılıyor: Bir Hapishane Deneyi'ni yeni bitirdim. Tutuklular hayvan değildir ve insani ilişkilere ihtiyaçları vardır.

Başka bir izleyici de şöyle yazdı:

Cezaevi reformuna duyulan acil ihtiyaç üzerine daha çok şey söylenebilir ama şimdilik bu deneyimin zirvesine ulaştığım için minnettarım ve H-Birimi ve Şerif Pulaski'nin adamlarını destekliyorum.

Finlandiya gibi bazı ülkelerde rehabilitasyona odaklanıp mahkumların okula gitmelerine ve iş bulmalarına olanak tanıyan açık cezaevleri başarıyla hayata geçmiş durumda.

Independent Türkçe, Daily Mail, Chicago Sun Times