'En büyük Rilke arşivi' ilk kez halka açılıyor

Şimdiye kadar sayılı kişinin erişebildiği koleksiyonda yaklaşık 10 bin elyazması, 8 bin 800 mektup ve 300 fotoğraf yer alıyor

Arşivde Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları ve Duino Ağıtları için hazırlık yaparken oluşturduğu taslaklar da yer alıyor (DLA)
Arşivde Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları ve Duino Ağıtları için hazırlık yaparken oluşturduğu taslaklar da yer alıyor (DLA)
TT

'En büyük Rilke arşivi' ilk kez halka açılıyor

Arşivde Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları ve Duino Ağıtları için hazırlık yaparken oluşturduğu taslaklar da yer alıyor (DLA)
Arşivde Rilke'nin Malte Laurids Brigge'nin Notları ve Duino Ağıtları için hazırlık yaparken oluşturduğu taslaklar da yer alıyor (DLA)

Ünlü şair Rainer Maria Rilke'nin mektupları ve elyazmaları Alman Edebiyat Arşivi'ne (DLA) satıldı.
Devlete bağlı DLA'dan perşembe günü yapılan açıklamada, arşivin federal hükümetin, Baden Württemberg eyaleti yönetiminin ve diğer kuruluşların sağladığı fonlarla satın alındığı belirtildi.
DLA Direktörü Sandra Richter'in "yüzyılın en büyük kazanımı" diye nitelediği gelişmede arşiv için ne kadar para ödendiği açıklanmadı.
Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da arşivin çok değerli olduğunu ve Rilke'nin eserlerinin dünyadaki herkesi etkilediğini söyledi.
Arşivde en az 10 bin elyazmasıyla şairin kaleme aldığı ya da kendisine gönderilen yaklaşık 8 bin 800 mektubun olduğu ifade edildi.
Mektuplarda, Rilke'nin sevgilisi psikanalist Lou Andreas-Salomé'yle, İsviçreli ressam Paul Klee'yle, Rus yazar Boris Pasternak'la ve Fransız şair Paul Valery'le yazışmaları da var.
Bunun yanı sıra koleksiyonda Rilke'nin okurken notlar düştüğü en az 470 kitapla 131 çizim ve 300'den fazla fotoğraf yer alıyor.
Rilke'nin en büyük arşivi olarak bilinen koleksiyon, 100 yılı aşkın süredir şairin torunu Hella Sieber-Rilke'nin Baden-Württemberg'deki Gernsbach kasabasında yer alan evindeydi.
"Gernsbach koleksiyonu" diye de tanınan arşive erişim için sadece sayılı kişiye izin verilmişti.
DLA, arşivin artık dijital ortama aktarılıp, araştırmacılar ve halka açık hale getirileceğini bildirdi.
Richter, 4 Aralık 1875'te dönemin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'na bağlı Prag'da dünyaya gelen Rilke'nin doğumunun 150. yıldönümü amacıyla 2025'te büyük bir sergi açılacağını da söyledi.
Thomas Mann ve Franz Kafka'yla birlikte modern Alman edebiyatının devleri arasında yer alan Rilke, 29 Aralık 1926'da 51 yaşında lösemiden hayatını kaybetmişti.
Şairin Orpheus'a Soneler, Dua Saatleri, Duino Ağıtları ve tek romanı olan Malte Laurids Brigge'nin Notları, Türkçe'ye de çevrilmişti.
Independent Türkçe, AFP, The Local, Bundesregierung



2013 yapımı film Netflix'te gündem oldu: "Modern korkuda ustalık"

Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
TT

2013 yapımı film Netflix'te gündem oldu: "Modern korkuda ustalık"

Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)
Sinema eleştirmenleri, "kanlı sahneler yerine eski usul korku öğelerini sevenler" için Mama'nın ilgi çekici olacağını yazıyor (Universal)

Netflix izleyicileri, "modern korkuda ustalık gösterisi" diye tanımladıkları filme övgüler yağdırıyor. Pek çok kişi, yapımın "hayatlarında gördüğü en korkunç sahneyi" barındırdığını söylerken, filmin kendilerini "iliklerine kadar sarstığını" yazıyor.

2013'te ilk kez gösterime giren Mama, Jessica Chastain ve Nikolaj Coster-Waldau gibi yıldız isimleri bir araya getiriyor.

Korku sinemasının dikkat çeken yönetmenlerinden Andy Muschietti imzalı film, iki küçük kız çocuğunun, dehşet verici olayların ardından ebeveynlerini

Yetim kalan çocuklar ormanda kaybolunca, kızların amcası Lucas ve sevgilisi Annabel panikle onları aramaya koyulur. Karanlık bir varlığın "himayesinde" büyüyen çocuklar 5 yıl sonra çürümeye yüz tutmuş eski bir kulübede sağ bulunur.

Amcaları tarafından kurtarılan çocuklar yeni bir hayata tutunmaya çalışır. Ancak Annabel onları normal yaşama alıştırdıkça, bir şeylerin yolunda gitmediği ortaya çıkar.

Netflix kütüphanesine eklenmesinin ardından film, izleyiciler arasında yeniden gündem oldu. Eleştirmenlerden hem olumlu hem olumsuz yorumlar alsa da izleyiciler, filmin "ikinci bir şansı hak ettiğini" savunuyor.

Örneğin Rotten Tomatoes'da yorum yapan bir kullanıcı, Mama'yı "modern korkunun ustalık dersi" diye nitelendirdi. Bir başka izleyici ise hayatı boyunca pek çok korku filmi izlediğini ancak çok az yapımın kendisini bu kadar ürkütebildiğini yazdı. Aynı sinemasever, filmin onu derininden sarstığını da vurguladı.

Başka bir izleyici de filmi "şimdiye kadar seyrettiği en korkutucu yapımlardan biri" diye tanımlayarak ekledi: 

Aynı zamanda dokunaklı, iyi çekilmiş ve akılda kalan bir hikaye.

IMDb tarafında da benzer yorumlar var. Bir kullanıcı, Mama gibi daha fazla film yapılmasını istediğini, bunun en sevdiği filmlerden birine dönüştüğünü ve "korku türünün nasıl olması gerektiğine dair iyi bir örnek" olduğunu yazdı. 

Bir başka izleyici ise filmin neden bu kadar "az değer gördüğünü" sorguladı ve finali "fazlasıyla duygusal ve şaşkına çeviren" bir kapanış diye tarif etti.

Independent Türkçe, Daily Mail, Express


İki Oscarlı yıldız: "Henüz çocukken çektiğim filmdeki aslan beni ağzına aldı"

Foster'la başrolleri paylaşan çocuk yıldız Johnny Whitaker, büyüyünce alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele etti (Walt Disney)
Foster'la başrolleri paylaşan çocuk yıldız Johnny Whitaker, büyüyünce alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele etti (Walt Disney)
TT

İki Oscarlı yıldız: "Henüz çocukken çektiğim filmdeki aslan beni ağzına aldı"

Foster'la başrolleri paylaşan çocuk yıldız Johnny Whitaker, büyüyünce alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele etti (Walt Disney)
Foster'la başrolleri paylaşan çocuk yıldız Johnny Whitaker, büyüyünce alkol ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele etti (Walt Disney)

Jodie Foster henüz ufak bir çocukken çektiği Disney filminde yaşadığı korkunç olayı anlattı.

1972'de vizyona giren Napolyon ve Samantha'nın (Napoleon and Samantha) başrollerindeki Johnny Whitaker ve Foster'a bir aslan eşlik ediyordu. 

İki Oscarlı aktris, W Magazine'a verdiği röportajda Michael Douglas'ın da yardımcı rolde yer aldığı filmin setindeki dehşet anlarını detaylandırdı:

Çok fazla yaram var. Henüz 8,5-9 yaşındayken bir aslan bana saldırdı. Beni tuttu, salladı, yatay bi şekilde hareket ettirdi ve sonra bıraktı.

Her iki tarafında da ikişer ısırık izi oluştuğunu aktaran Foster, "Yıllar geçti ve biz büyüdük. Artık o ısırık izleri nerede, kimbilir" dedi. 

63 yaşındaki oyuncu, bu anların filme alınmadığını zira çekimlerden sonra yaşandığını belirtip sözlerine şöyle devam etti:

Şoke olmuştum. Açıkçası çok fazla bir şey anımsamıyorum. Olayı hatırlıyorum. Yelesi öne doğru geldi. Aslanlarla çalışmıştım ama beni aldı, yan yatırdı ve salladı. Tüm kamera ekibinin koştuğunu gördüm ama yatay bir şekilde. Ekipmanlarını alıp benden kaçarcasına koşuyorlardı. Sanırım sonrasında eğitmeni 'Bırak' deyince beni ağzından çıkardı. Bence film çekimleri sırasında yaşadığım en korkunç şey buydu.

Foster, bu saldırı sonrasında iyileşip sete dönünce tekrar aynı aslanla çekim yapmak zorunda kaldığını anlattı.

"Bu sefer bir horoz taşıyordum ve horoz da o aslanla çalışmaya alışık değildi. Aslanın başını çevirdiğini görüp üstüme doğru koşacağını düşünmemle horozu fırlatıp koşmam bir oldu. Sanırım bu daha korkutucu bir andı" dedi.

İlk büyük filminde bu kadar zorluk çeken Foster, Martin Scorsese'nin 1976 tarihli Taksi Şoförü'ndeki (Taxi Driver) ergen hayat kadını rolüyle ilk kez Oscar'a aday gösterildiğinde 14 yaşındaydı.

1989'da Sanık (The Accused), 1992'de de Kuzuların Sessizliği (The Silence of the Lambs) ona En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülleri kazandırdı. 

Independent Türkçe, Entertainment Weekly, Hollywood Reporter


Speedy Gonzales filmi geliyor: Emmy ödüllü isim çekecek

Warner Bros. 10 yıldan uzun bir süre önce Speedy Gonzales'i beyazperdeye taşımak istemiş ancak proje rafa kalkmıştı (Warner Bros.)
Warner Bros. 10 yıldan uzun bir süre önce Speedy Gonzales'i beyazperdeye taşımak istemiş ancak proje rafa kalkmıştı (Warner Bros.)
TT

Speedy Gonzales filmi geliyor: Emmy ödüllü isim çekecek

Warner Bros. 10 yıldan uzun bir süre önce Speedy Gonzales'i beyazperdeye taşımak istemiş ancak proje rafa kalkmıştı (Warner Bros.)
Warner Bros. 10 yıldan uzun bir süre önce Speedy Gonzales'i beyazperdeye taşımak istemiş ancak proje rafa kalkmıştı (Warner Bros.)

Meksika'nın en hızlı faresi, bu kez beyazperdeye koşmaya hazırlanıyor.

Hollywood Reporter'ın özel haberine göre Warner Bros., Looney Tunes'un klasik karakteri Speedy Gonzales'i merkezine alan bir animasyon filminin yönetmenliği için Jorge R. Gutiérrez'le anlaştı. Filmin hikayesine dair ayrıntılar paylaşılmazken, senaristin kim olacağı da henüz açıklanmadı.

Gutiérrez, geçen ay sosyal medyada projeye dair ipucu vermiş; Speedy Gonzales figürü tuttuğu bir fotoğrafını, karakterin taktığına benzer hasır şapka ve kırmızı bandanayla paylaşmıştı. Yönetmen, gönderiye "Warner Brothers Pictures Animation'da hangi filmi geliştiriyor olabileceğimi tahmin edin..." notunu düşmüştü.

İlk kez 1950'lerde izleyiciyle buluşan Speedy Gonzales, Looney Tunes'un en sevilen karakterlerinden biri. Karakterin adını taşıyan 1955 tarihli Merrie Melodies kısa filmi, En İyi Kısa Animasyon Filmi dalında Oscar kazanmıştı. 

Olağanüstü hızı, hazırcevaplığı ve çapkınlığıyla tanınan Speedy'yi, 2021 yapımı Space Jam 2: Yeni Efsane'de (Space Jam: A New Legacy) Gabriel Iglesias seslendirmişti. Speedy, bu filmde Bugs Bunny, Daffy Duck ve Porky Pig gibi Looney Tunes'un diğer vazgeçilmez karakterleriyle birlikte yer almıştı.

Mexico City'de doğup Tijuana'da büyüyen Gutiérrez; animasyon sanatçısı, senarist, yapımcı ve yönetmen olarak çok yönlü çalışmalarıyla biliniyor. 

Netflix'in mini dizisi Maya ve Üç Savaşçı'nın (Maya and the Three) ortak yaratıcısı olan Gutiérrez, bu projeyle Emmy kazanmıştı.

Warner Bros. Pictures Animation Başkanı Bill Damaschke ise yeni projeyle ilgili açıklamasında şunları söyledi: 

Jorge, dokunduğu her projeyi hem ebedi hem de tamamen yeni hissettiren, kendine özgü bir hikaye anlatıcısı. Looney Tunes'un en sevilen karakterlerinden Speedy Gonzales'i günümüzün küresel izleyicisi için yeniden hayal etmesi konusunda onunla çalışmaktan büyük heyecan duyuyoruz.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, GamesRadar