Libya’da taraflar, ‘siyasi inadı’ kırmak için çözüm arıyor

Libya Devlet Yüksek Konseyi Halid el-Mişri’nin Fas’taki eski bir görüşmesi (Yüksek Konsey)
Libya Devlet Yüksek Konseyi Halid el-Mişri’nin Fas’taki eski bir görüşmesi (Yüksek Konsey)
TT

Libya’da taraflar, ‘siyasi inadı’ kırmak için çözüm arıyor

Libya Devlet Yüksek Konseyi Halid el-Mişri’nin Fas’taki eski bir görüşmesi (Yüksek Konsey)
Libya Devlet Yüksek Konseyi Halid el-Mişri’nin Fas’taki eski bir görüşmesi (Yüksek Konsey)

Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih ve Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’nin Kahire’de yapacağı görüşmeler kaynaklı olarak Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti destekçilerinin geniş bir kesiminde korku hâkim.
Bu korku, bir yandan Salih ve Mişri, diğer yanda da Dibeybe tarafından temsil edilen ülkedeki siyasi tarafların, ülkeye hakim olan ‘siyasal inadı’ kırmayı amaçlayan harici bir çözüm arayışının ortasında baş gösterdi.
Ülkedeki ayrışma ve bazı iç tarafların yurtdışına sığınması çerçevesinde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin eski siyasi danışmanı Stephanie Williams’ın Libya’daki görevinden ayrılmasından bu yana ülkedeki kriz siyasi çıkmaza girdi. Seçimlerin yapılması için gerekli olan ‘anayasal kural’ konusundaki anlaşmazlıklar ise Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında birçok anlaşmazlık noktasında uzlaşı sağlanmadan devam ediyor.
Ancak ülkesindeki karmaşık krize çözüm aramak için Kahire’ye giden Salih, hafta ortasında Arap Birliği genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında BM’nin Libya Özel Temsilcisi Abdullah Batili’nin ‘anayasal kural komitesini’ askıya alınan görevlerini tamamlamaya davet edeceğini belirtmişti. Akile Salih ayrıca, “Devlet Yüksek Konseyi ile ilerleyen günlerde egemen pozisyonlar konusunda uzlaşı sağlanacak” dedi.
Libyalı siyasetçiler, Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında bir uzlaşı hali oluşturmayı ve siyasi çıkmazı kırmayı başaramazsa Batili’nin kaderinin de kendinden önceki BM temsilcilerinden farklı olmayacağına dikkati çekti. Siyasetçiler ayrıca, “Libya krizi, bu iki kurumun elde ettiği çıkarlar ve siyasi nüfuza göre beklemede kalacaktır” dedi.
Salih ve Mişri’nin BM misyonu tarafından takdir edilen hamleleri, ‘anayasal kural komitesinin’ yeniden müzakerelere dönmesine katkıda bulundu. Dibeybe ise yaptığı açıklamada, “Diyalog, kulislerde gerçekleşen gölgeli anlaşmaların alternatifidir” ifadelerini kullandı.
Dibeybe’nin üzeri örtülü suçlamaları bununla da sınırlı kalmadı. Öyle ki Tunus’a gitmeden önce birçok emareler taşıyan ve anlaşmaların imzalandığı bir ziyarette, “Mevcut siyasi sınıf, kendisini genişletmeye ve Libya’daki seçim ve siyasi süreci bozmaya çalışıyor” dedi.
Dolayısıyla resim, iki cephenin destekçileri arasında bölünmüş görünüyor. Bu bağlamda Dibeybe’nin yandaşları ‘Akile, Mişri ve Hafter’in kampı, Sirte’de egemen pozisyonları paylaşmak için yapılan gizli müzakereler ortasında yeni bir üçüncü hükümet kurmak için aceleci davrandığını’ düşünüyor. Diğer taraftan Dibeybe’nin muhalifleri de Tunus Başbakanı Necla Buden’in geçen ayın ortasında Libya’ya yönelik ziyaretinin iptal edildiğini açıklaması sonrasında Dibeybe’nin, maruz kaldığı izolasyonu kırmak için Tunus’a gittiğini söyledi.
Siyasi analist İdris Ehmid, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Libya krizine yönelik çözümün büyük kısmının içeride olduğunu belirtti. Ehmid, “Bu nedenle geçiş dönemi adaleti, ulusal uzlaşı ve ardından farklı taraflar arasındaki güvenin yeniden tesisi dahil olmak üzere çeşitli konulara odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.
Ehmid, Libya dışı bir çözüm arayışının, bu tarafların dışarıya bağımlılığını yansıttığına inandığını dile getirdi. Krizin çözümünün Libya’da olması gerektiğini vurgulayan İdris Ehmid, “Güvenin yeniden sağlanması, anayasa referandumunun kabul edilmesine, seçimlerin yapılmasına ve ardından sonuçlarının kabul edilmesine katkıda bulunur” dedi.
Öte yandan Devlet Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Naci Muhtar, Temsilciler Meclisi ile devam eden istişarelerin, sonuçlar açısından olumlu olabileceğini dile getirdi. Muhtar, “Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında BM misyonuyla koordinasyon dahilinde bir diyalog mekanizması tanımlanırsa, yeni bir hükümetin kurulması konusunda fikir birliği de yakında sağlanabilir” dedi.
‘Libya 24’ internet sitesi tarafından aktarılana göre Muhtar,           “Devlet Yüksek Konseyi ile Dibeybe hükümeti arasındaki anlaşmazlıklar, pozisyon değişikliği anlamına gelmiyor. Konsey, Dibeybe hükümetini desteklemedi. Ancak bölünme, Fethi Başağa hükümeti hakkındaydı ve iki konsey arasındaki mevcut yakınlaşma ve istişareden önce Dibeybe bu durumdan faydalandı” şeklinde konuştu.
Muhtar, siyasi anlaşmaya göre Dibeybe hükümeti tarafından imzalanan tüm anlaşmaların meşruiyetten yoksun olduğunu, çünkü Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmadığını dile getirdi. Naci Muhtar ayrıca, “Anayasal kural, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için Libya’daki taraflar arasında uzlaşmaya en yakın olan durumdur. Ancak anayasayı referanduma götürmek çok uzaktır” dedi.



Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında bulunan Kamışlı'da iki patlama meydana geldi

Suriye'nin Kamışlı kentinde meydana gelen bir bombalı saldırı. 11 Kasım 2019 (Arşiv -Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde meydana gelen bir bombalı saldırı. 11 Kasım 2019 (Arşiv -Reuters)
TT

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında bulunan Kamışlı'da iki patlama meydana geldi

Suriye'nin Kamışlı kentinde meydana gelen bir bombalı saldırı. 11 Kasım 2019 (Arşiv -Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde meydana gelen bir bombalı saldırı. 11 Kasım 2019 (Arşiv -Reuters)

Suriye medyası, Suriye'nin kuzeydoğusunda bulunan Haseke kırsalındaki Kamışlı kentinde iki patlama meydana geldiğini bildirdi.

Suriye'deki yetkililer ve Kürt yetkililer dün yeni bir ateşkes ilan ederek Kürt güçlerinin hükümet kurumlarına entegre edilmesi konusunda daha fazla görüşmenin önünü açtı. Diğer yandan Washington, yıllarca destekledikleri DEAŞ'la mücadelede Kürtlerin rolünün sona erdiğini açıkladı.


Tunus'ta eşi benzeri görülmemiş yağışlar nedeniyle dört kişi hayatını kaybetti

Yağmur sularında yürümeye çalışan bir kadın (EPA)
Yağmur sularında yürümeye çalışan bir kadın (EPA)
TT

Tunus'ta eşi benzeri görülmemiş yağışlar nedeniyle dört kişi hayatını kaybetti

Yağmur sularında yürümeye çalışan bir kadın (EPA)
Yağmur sularında yürümeye çalışan bir kadın (EPA)

Tunus'ta rekor seviyedeki yağışlar nedeniyle meydana gelen sellerde dört kişi hayatını kaybetti ve özellikle başkentte okullar eğitime ara vermek zorunda kaldı. Dün bir yetkili, bazı eyaletlerdeki durumun "çok zor" olduğunu ifade etti.

Tunus başkentinin yakınlarındaki bölgede bir adam, evindeki suyu kovayla boşaltıyor (AFP)Tunus başkentinin yakınlarındaki bölgede bir adam, evindeki suyu kovayla boşaltıyor (AFP)

Ulusal Meteoroloji Enstitüsü'nde tahminlerden sorumlu müdür Abdulrezak Rehal, "Ocak ayında Monastir (doğu-orta), Nabeul (kuzeydoğu) ve Büyük Tunus gibi bölgelerde olağanüstü miktarda yağış kaydettik" dedi.

Bu bölgelerde 1950'den beri benzer miktarlarda yağış kaydedilmediğini belirtti.

Sivil Koruma sözcüsü Halil el-Meşri, Monastır Valiliği'ne bağlı Moknine şehrinde dört kişinin öldüğünü açıkladı.

 Sosyal medyada, sokaklarda yükselen sel sularının görüntüleri yayıldı; çok sayıda aracın mahsur kaldığı ve su seviyesinin kapı girişlerine kadar ulaştığı görüldü.

Sivil savunma görevlileri, Tunus'ta arabasıyla mahsur kalan bir kişiye yardım ediyor (EPA)Sivil savunma görevlileri, Tunus'ta arabasıyla mahsur kalan bir kişiye yardım ediyor (EPA)

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynak yaptığı açıklamada, Ulusal Afet Yardım Komitesi üyesi olan ordunun kurtarma operasyonlarına katıldığını söyledi.

Pazartesi akşamından itibaren başkent Tunus ve orta-doğu bölgesindeki diğer yerlerde şiddetli yağmur neredeyse aralıksız devam ediyor.

Yerel baro birliği, durum nedeniyle Büyük Tunus'taki mahkeme oturumlarının askıya alındığını duyurdu.

Yerel medya, yetkililerden alınan bilgilere dayanarak, başkent ve diğer bölgelerdeki okullarda da dersler askıya alındı. Toplu ve özel ulaşım ciddi şekilde aksadı ve bazı bölgelerde tamamen durdu.

 Yetkililer, hava koşulları nedeniyle ülkenin 24 ilinden 15'inde kamu ve özel okullar ile üniversitelerde bugün derslerin askıya alınacağını duyurdu.

Mervani'ye göre, Sayada şehrinde sadece birkaç saat içinde metre kareye 250 milimetre yağmur yağdı.

Ulusal Meteoroloji Enstitüsü yetkilisi Serhan Rehali'ye göre, Tunus'un banliyölerindeki turistik Sidi Bou Said bölgesinde ise 206 milimetre yağmur kaydedildi.

Enstitünün bir diğer yetkilisi Mahrez Gannuşi, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, bazı bölgelerdeki durumu "çok zor" olarak nitelendirdi.

Bu yağmurlar, Tunus'un son yıllarda iklim değişikliğinin de etkisiyle uzun süreli kuraklıklar yaşadığı ve barajlardaki su seviyelerinde önemli düşüşle karşılaştığı bir dönemde geldi.

Bu durum, özellikle tarım sektörü ve içme suyu kaynaklarını etkileyen ciddi su baskısına yol açtı; özellikle yaz aylarında birçok bölgede su kısıtlamaları ve hatta kesintileri yaşandı.

Komşu Cezayir'de ise birçok bölgede şiddetli yağmur ve sel yaşandı.

Sivil koruma yetkilileri, Cezayir'in batısındaki Relizane vilayetinde selde ölen altmışlı yaşlarında bir adamın cesedinin bulunduğunu açıkladı.


Şam, SDG'ye 4 günlük süre verdi... ve Washington, Kürtlerin DEAŞ ile mücadeledeki misyonunun sona erdiğini ilan etti

Şam, SDG'ye 4 günlük süre verdi... ve Washington, Kürtlerin DEAŞ ile mücadeledeki misyonunun sona erdiğini ilan etti
TT

Şam, SDG'ye 4 günlük süre verdi... ve Washington, Kürtlerin DEAŞ ile mücadeledeki misyonunun sona erdiğini ilan etti

Şam, SDG'ye 4 günlük süre verdi... ve Washington, Kürtlerin DEAŞ ile mücadeledeki misyonunun sona erdiğini ilan etti

Şam ve Suriye'deki Kürt yetkililer, Kürt güçlerinin hükümet kurumlarına entegrasyonuna ilişkin bir anlaşmanın tamamlanmasının ön adımı olarak yeni bir ateşkes ilan ederken, Washington, yıllarca destekledikleri DEAŞ ile mücadelede Kürtlerin rolünün sona erdiğini söyledi.

Şam'ın yeni bir anlaşmaya varıldığını ve Kürtlere bunun uygulanması konusunda anlaşmaları için dört günlük bir süre tanındığını duyurması, son yıllarda Suriye topraklarının yaklaşık dörtte birini kontrol eden Kürt güçlerinin, ülkenin kuzeydoğusundaki son kaleleri olan Haseke vilayetinde Kürtlerin çoğunlukta olduğu şehir ve köylere çekilmesinin sonrasında geldi.

Suriye ordusu daha önce, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte El-Hol kampı bölgesine girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurmuştu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili dün, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.