Suudi Arabistan yerel sanayiyi korumak ve ihracatlarını savunmak için yeni bir çalışma başlattı

Suudi Arabistan, ulusal ürünlerin rekabet gücünü artırmayı ve sanayi sektörünü canlandırmayı hedefliyor (SPA)
Suudi Arabistan, ulusal ürünlerin rekabet gücünü artırmayı ve sanayi sektörünü canlandırmayı hedefliyor (SPA)
TT

Suudi Arabistan yerel sanayiyi korumak ve ihracatlarını savunmak için yeni bir çalışma başlattı

Suudi Arabistan, ulusal ürünlerin rekabet gücünü artırmayı ve sanayi sektörünü canlandırmayı hedefliyor (SPA)
Suudi Arabistan, ulusal ürünlerin rekabet gücünü artırmayı ve sanayi sektörünü canlandırmayı hedefliyor (SPA)

Suudi Arabistan, yerel sanayiyi zararlardan korumayı ve ihracatını uluslararası ticaret anlaşmalarının prosedürlerine karşı savunmayı amaçlayan yeni bir çalışma başlattı
Dün açıklanan ‘uluslararası ticarette ticari işlemler’ sistemi, 27 maddeden oluşuyor ve 90 gün sonra yürürlüğe girecek. Dış Ticaret Genel Müdürlüğü’nce uygulanacak sistem, Suudi Arabistan’ın uluslararası taahhütlerine, özellikle anti-damping, sübvansiyon, telafi edici tedbirler ve önleme anlaşmalarına uygun olarak, incelemeler yapmak ve tedbirler uygulamayı içeriyor.
Sistem, dampingi, normal ticaret sürecinde benzer bir ürünün normal değerinden daha düşük bir fiyata Suudi Arabistan’a ihraç etmek olarak tanımlarken, anti-damping soruşturmasına tabi ürünlerin dampingli ithalatını tanımlıyor. Ayrıca, yerel endüstriye zarar verme tehdidi veya gelişmekte olan yerel endüstrinin önündeki engelleri kaldırıyor.
Suudi Arabistan Şura Konseyi üyesi Fadıl Ebu el Ayneyn konuyla ilgili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ülkesinin 2030 Vizyonu’na uygun olarak, yerli ürünlerin rekabet edebilirliğini sağlamak, yatırımları çekmek, sanayi sektörünü canlandırmak ve yeni iş kolları yaratmak için bu sistemi yayınlayarak ticari sektördeki yasal yapısını tamamlamayı amaçladığını söyledi. Yerel endüstrilerin, gerçek fiyatlarıyla kıyaslanamayacak kadar düşük fiyatlara satılan yabancı ithalat nedeniyle haksız rekabetle karşı karşıya kaldığını ifade eden Ayneyn, bir ticaret dampingi süreci olarak sınıflandırılabilecek olan Suudi ihracatının küresel rekabet güçlerini ve pazara kolay girişlerini sınırlayan korumacı önlemlerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Her iki durumda da bunun ulusal sanayilere zarar vereceğini ve sektördeki yatırım akışlarını sınırlayacağına dikkati çeken Ayneyn, bunun Suudi Arabistan'ın sanayi sektörünü güçlendirmeye ve kaynaklarını çeşitlendirmeye yönelik hedefleri üzerindeki doğrudan etkisine işaret etti ve yeni sistemin çıkarılmasını uluslararası ticaret operasyonlarının yasal olarak ele alınmasını gerekli kıldığını bildirdi.
Açıklamasında, Suudi pazarının organize damping operasyonlarından zarar gördüğünü ve hükümetin çabalarına rağmen yasal sistem ve mevzuatın bulunmamasının bununla başa çıkma kabiliyetini sınırladığını dile getiren Ayneyn, en önemlisi petrokimya ürünleri olan Suudi ürünlerine karşı açılan çok sayıda damping ve korumacılık davasının, uluslararası ticaret konularında bir sistemin ve işleyen bir mekanizmanın varlığını gerektirdiğini söyledi.
Yetkili, yeni getirilen sistemin yerel sanayilerin yanı sıra genel olarak sanayi sektörü ve ulusal sanayilerde yatırım akışı ve genişleme üzerinde önemli bir etkisinin olacağını kaydetti.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.