Türkiye 2022'de yaklaşık 110 bin düzensiz göçmeni sınır dışı etti

AA
AA
TT

Türkiye 2022'de yaklaşık 110 bin düzensiz göçmeni sınır dışı etti

AA
AA

Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürü Ramazan Seçilmiş, "Bu yıl dün itibarıyla 109 bin 816 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiş durumda. Bu bizim açımızdan bir yılda en fazla sınır dışı yapılan yıl oldu. Bu anlamda bir rekor kırdık." dedi.
Seçilmiş, düzensiz göçmenlerin, kolluk kuvvetlerince yakalandıktan sonra sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar barındırıldıkları geri gönderme merkezlerinden biri olan Akyurt Geri Gönderme Merkezi'nde basın bilgilendirme toplantısı yaptı.
Geri gönderme merkezlerinin 2015'te 1740 kişi kapasitesine sahip olduğunu belirten Seçilmiş, bu yıl itibarıyla 30 geri gönderme merkezinin kişi kapasitesinin 20 bin 540'a ulaştığını söyledi.
Seçilmiş, "Şu an halihazırda geri gönderme merkezlerimizde yaklaşık 18 bin düzensiz göçmen bulunuyor." dedi.
Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesini 2015'ten bu yana Düzensiz Göçle Mücadele Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı'ndaki 4 stratejik öncelik çerçevesinde sürdürdüğünü dile getiren Seçilmiş, bu stratejik önceliklere ilişkin şu bilgileri verdi:
"Öncelikli amacımız, düzensiz göçü kaynağında durdurmaya yönelik faaliyetlerimiz var. Sınırda çok ciddi tedbirler almış durumdayız. Bu sene sınırlarımızda yüzde 36'lık baskı azalması söz konusu. Yani sınırlarımızda engellediğimiz yabancı sayısında geçen yıla kıyasla yüzde 36'lık düşüş var. Van'da yakalanan düzensiz göçmen sayısında yaklaşık yüzde 20 düşüş var. Ülke içinde etkin yakalamalar yapıyoruz. 2019'da 454 bin yabancı yakalamıştık, 2020 ve 2021'de pandemi nedeniyle bu rakamlar düştü, 122 bin ve 162 bindi. Bu yıl ise 263 bin 136 düzensiz göçmen yakaladık. Mükerrerlikten arındırdığımızda bu rakam 219 bin 495."
Etkili ve sağlıklı işleyen geri gönderme sistemi kurduklarını ifade eden Seçilmiş, "2016'da yüzde 9 olan sınır dışı başarı oranımız, bu yıl Suriyelilerden ve mükerrerlikten arındırdığımızda yüzde 65'i bulmuş durumda. Halihazırda geri gönderme merkezlerinde sınır dışı edilecek 18 bin yabancıyı da hesaba kattığımızda yüzde 70'lere varan bir sınır dışı başarı oranımız var." dedi.

"Afganistan'a 61 bin 617, Pakistan'a 12 bin 914 kişiyi sınır dışı ettik"
Seçilmiş, "2019'da 107 bin düzensiz göçmen sınır dışı etmiştik. En fazla sınır dışı edilen yıldı 2019. Bu yıl dün itibarıyla 109 bin 816 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiş durumda. Bu bizim açımızdan bir yılda en fazla sınır dışı yapılan yıl oldu. Bu anlamda bir rekor kırdık." ifadelerini kullandı.
Bu yıl Afganistan'a 230 charter seferi düzenledikleri bilgisini paylaşan Seçilmiş, 61 bin 617 Afganistan uyruklu yabancıyı ülkesine gönderdiklerini ve bu uyruktan yabancıları sınır dışı etmede yaklaşık yüzde 70 bir başarı oranları olduğunu aktardı.
Seçilmiş, bu yıl sınır dışı edilen Pakistan uyruklu yabancı sayısının ise 12 bin 914 olduğunu belirterek, bu yıl Pakistan'a 2 charter seferi düzenlediklerini ve bu uyruktan yabancıları sınır dışı etmede başarı oranlarının ise yüzde 94 olduğunu söyledi.
Türkiye'nin geri gönderme ve sınır dışı başarı oranında dünyadaki en başarılı ülke olduğunu vurgulayan Seçilmiş, şunları kaydetti:
"Avrupa Birliği ülkelerinde bu oranların yüzde 10'larda olduğunu ifade edeyim. Sınır dışı işlemlerinde insan odaklı göç yönetimi anlayışımızdan taviz vermiyoruz. Bizim bu sınır dışı başarı oranlarımız arttıkça geri gönderme merkezleriyle ilgili zaman zaman haksız ithamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Gerek Yunanistan'ın gerek Avrupa Birliği'nin insanlık dışı, insan haklarını hiçe sayan muamelelerine ses çıkaramayanların, göz yumanların geri gönderme merkezlerimizle ilgili bazı iddialarını görüyoruz. Bu iddiaları tamamen reddediyoruz. Rakam vereyim, 2020'den bu yana Yunanistan'ın geri itmelerinden kaynaklı 170 göçmen hayatını kaybetti."

"Türkiye Cumhuriyeti korunma ihtiyacı içinde olan hiç kimseyi göndermez"
Geri gönderme merkezlerinde düzensiz göçmenlerin tüm temel ihtiyaçlarının karşılandığını, insan haklarına saygılı muamele gördüklerini, kötü muameleye maruz kalmadıklarını anlatan Seçilmiş, "Türkiye Cumhuriyeti korunma ihtiyacı içinde olan ya da ülkesine gönderildiğinde zulüm ya da ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacak hiç kimseyi göndermez. Onlara gerekli korumayı sağlar. Bizim mücadelemiz, bu korunma ihtiyacı içinde olmayan, ülkemizde bulunan kaçak göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesidir." diye konuştu.
Düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerine ilişkin de bilgi veren Seçilmiş, "Sınır dışı işlemleriyle ilgili bizim geri gönderme merkezlerinde tutma süremiz 6+6 olmak üzere 12 ay. Bu sürede yabancıyı sınır dışı etmemiz gerekiyor. Yabancının sınır dışı edilmesiyle ilgili en önemli unsur, seyahat belgesi var mı, yok mu. Seyahat belgesi varsa kanunda beklenmesi gerek süreler var, dava açma süresi gibi. Bu süreler takip edildikten sonra 7 günden sonra hemen sınır dışı ederiz. Yabancı da gönüllüyse feragat dilekçesiyle 7 günden önce de gönderebiliriz." diye konuştu.
Sürecin seyahat belgesi olmaması durumunda farklı işlediğine işaret eden Seçilmiş, "Yabancının uyruk tespitine yönelik teknik gelişmeler sağladık, burada onu da ifade edeyim. Dışişleri Bakanlığımız 78 ülkede vize verirken parmak izi almaya başladı. Bir düzensiz göçmen ülkeye geldiğinde uyruğunu gizlese ya da başka bir uyruktan olduğunu ifade etse bile çok rahat bir şekilde parmak izi eşleşmesiyle uyruğunu tespit edebiliyoruz." dedi.

"Seyahat belgesini temin edip ülkesine gönderiyoruz"
Seçilmiş, yasa dışı yollarla sınırdan geçenlerin yakalandıktan sonra sınır dışı edilmelerine ilişkin soru üzerine, "Ülkemize yasa dışı girenler Afganlar ve Pakistanlılar genelde doğu sınırlarımızda. Detaylı mülakat sonrası gerçek kimliğini tespit ettikten sonra konsolosluğuyla temasa geçip şahsın seyahat belgesini temin edip ülkesine gönderiyoruz." diye konuştu.
Türkiye ile Pakistan arasında 2019'da bir mekanizma kurulduğunu dile getiren Seçilmiş, Türkiye'de yakalanan tüm Pakistanlıların parmak izi verilerini Pakistan makamlarıyla paylaştıklarını, bilgi teyidine ilişkin kendilerine kısa sürede yapılan geri dönüş sonrası seyahat belgesi temin ederek ilgili kişinin sınır dışı edildiğini aktardı.
Seçilmiş, aynı şekilde Fas ve Cezayir ile de kurulan biyometrik veri paylaşımı yöntemiyle bu iki ülke vatandaşı olup Türkiye'de yakalananların sınır dışı oranlarında ciddi artış yaşandığını söyledi.

"Sınır dışı ettiğimiz yabancıların tekrar Türkiye'ye gelmelerine ilişkin oran yüzde 0,01"
Türkiye tarafından yakalanan bir yabancının düzensiz göç ortak veri tabanına kaydının yapıldığını ve daha sonra tekrar yakalanması halinde mükerrerliğini bu sayede görebildiklerini aktaran Seçilmiş, "Sınır dışı ettiğimiz yabancıların tekrar Türkiye'ye gelmelerine ilişkin mükerrerlik oranı sadece yüzde 0,01." bilgisini verdi.
Yabancıların sınır dışı işlemlerinin maliyetli bir iş olduğunu dile getiren Seçilmiş, bu maliyetin sadece milli bütçeden karşılanmadığını, ilgili kanun maddesi uyarınca sınır dışı edilen yabancının masraflarının kendisi tarafından karşılanmasının esas olduğunu ve iş birliği içinde olunan bazı ülke ve uluslararası kuruluşların da seyahat masraflarını karşıladığını kaydetti.
Seçilmiş, geri gönderme merkezlerinde sadece vize, ikamet ihlalinde bulunan yabancıların tutulmadığını, kamu düzeni ve güvenliği açısından sakıncalı olan yabancıların da tutulduğunu ve bunların da daha sonra sınır dışı edildiğini anlattı.
Kamu düzeni ve güvenliğini bozan ya da cezaevinden tahliye edilen istisnasız her yabancının, sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerine teslim edildiğini kaydeden Seçilmiş, geçmişte vatandaşlıktan çıkarılan Avustralyalıyı dahi sınır dışı ettiklerini söyledi.

Uluslararası koruma statüsünün bozulma hali
Bu yıl yakalanan, mükerrerlikten arındırılmış 219 bin 495 düzensiz göçmen sayısına Suriyelilerin dahil olup olmadığıyla ilgili soruya Seçilmiş, şu yanıtı verdi:
"Suriyelilere iki nedenle kolluk tarafından işlem yapılır. Birincisi, suç işlemiştir, kamu düzeni ve güvenliğini bozmuştur, cezaevine girmiştir, o yüzden düzensiz göç ortak veri tabanına kaydedilir. Bu Suriyelilerle ilgili sınır dışı etme kararı alınır ve geri gönderme merkezine alınırlar. Suriyeliler suça bulaştığı anda geri gönderme merkezine alınır. İkincisi, normalde ülkemizde kayıtlı, geçici koruma altında ama Avrupa'ya geçmeye çalışan, Yunanistan'ın geri ittiği, Batı'da başaramayıp kolluk tarafından yakalanan Suriyeliler de düzensiz göç ortak veri tabanına kaydedilir ama bu Suriyelilerle ilgili sınır dışı etme kararı almayız. Çünkü bu şahıs ülke içinde geçici koruma altında, uluslararası koruma statüsündeki bir Suriyelidir.
Uluslararası koruma statüsü ne zaman iptal edilir? Kamu düzeni ve güvenliği açısından sakıncalı olduğunda. Suç işlediklerinde statüleri iptal edilir, illegal çıkıştan yakalandıklarında statüleri iptal edilmez, kayıtlı oldukları illere yönlendirilirler, imza hükümlülüğüne tabi tutulurlar. Üç kez imza yükümlülüğüne de uymazsa o zaman statülerinin iptaline kadar bir noktaya gidebilirler."

Geri gönderme merkezi basına tanıtıldı
Seçilmiş, açıklamasının ardından gazetecilerle birlikte geri gönderme merkezini gezdi.
Kolluk kuvvetlerince yakalanarak geri gönderme merkezine getirilen düzensiz göçmenlerin ilk olarak parmak izleri alınarak veri tabanındaki verilerle eşleştirmesi yapılıyor.
Daha sonra üzerleri ve eşyaları el dedektörü ve X-ray cihazlarıyla aranan göçmenlerin, yanlarındaki yasaklı eşyaları tutanakla emanete alınıyor.
Özel sağlık durumları da dahil olmak üzere diğer bilgileri kayıt altına alınan düzensiz göçmenlere, temel ihtiyaç malzemeleri teslim ediliyor.
Güvenlik tedbirleri kapsamında, odalar, tuvalet ve banyolar hariç olmak üzere 302 kamerayla 7 gün 24 saat izlenen merkezde, düzensiz göçmenlere günlük en az 2 bin 500 kalorilik 3 öğün yemek veriliyor.
Düzensiz göçmenlerin kıyafet ihtiyacının karşılanması için kıyafet alanı ile sosyal faaliyetlerin gerçekleştirildiği alanları da barındıran merkezde, sağlık hizmetinin sunulması için bir de poliklinik bulunuyor.
Günde en az 1 saat havalandırma alanına çıkarılan düzensiz göçmenler, zamanını resim ve spor yapıp, masa tenisi oynayarak da değerlendirebiliyor.



Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
TT

Öcalan’dan bütünleşme mesajı

Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)
Parlamento komitesi, bugün PKK’nin feshedilmesi ve silahsızlandırılmasına ilişkin yasal çerçeveyi içeren rapor taslağı üzerinde oylama yapacak. (Türkiye Parlamentosu- X)

Türkiye'de tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan, "demokratik bütünleşme" olarak adlandırdığı "barış sürecinin" yeni bir aşamasının başladığını duyurdu.

Öcalan, İmralı Cezaevi'nde, Halkların Eşitliği ve Demokrasi Partisi (HADEP) heyetiyle yaptığı görüşmede, sürecin ikinci aşamasına aktif olarak katılma arzusunu dile getirdi.

Bu durum, PKK’nin feshedilmesi için yasal çerçeveyi geliştirmekle görevli parlamento komitesinin, süreçle ilgili öneri ve tavsiyeleri içeren bir taslak raporu görüşmek ve oylamak üzere bugün, bir oturum düzenlemesiyle eş zamanlı olarak geliyor.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre öneriler, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını ve anadil hakları ile eşit vatandaşlık gibi temel konuları dışarıda bırakıyor, bunun yerine "temel hakların" tanımlanması çerçevesinde mevcut düzenlemelerde iyileştirmeler içeriyor.


Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
TT

Fidan: ABD ve İran nükleer anlaşma konusunda uzlaşmaya hazır görünüyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan (Reuters)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran’ın bir nükleer anlaşmaya varmak için uzlaşmaya hazır göründüğünü belirterek, görüşmelerin kapsamının Tahran’ın balistik füze programını içerecek şekilde genişletilmesinin yalnızca “başka bir savaşa” yol açacağını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Financial Times gazetesine aktardığı röportajda Fidan, “Amerikalıların İran’ın uranyum zenginleştirmesine açık ve net sınırlar içinde müsamaha göstermeye hazır olması olumlu” ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan, “İranlılar artık Amerikalılarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini biliyor. Amerikalılar da İranlıların belirli sınırları olduğunu biliyor. Onları zorlamaya çalışmanın bir anlamı yok” dedi.

Washington, İran’dan saflık oranı yüzde 60’a ulaşan zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini talep ediyor. Bu oran, silah yapımında kullanılan yüzde 90 seviyesine oldukça yakın kabul ediliyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise ülkesinin mali yaptırımların kaldırılmasını talep etmeyi ve zenginleştirme dâhil olmak üzere “nükleer haklarında” ısrarcı olmayı sürdüreceğini söyledi.

Fidan, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın “gerçekten gerçek bir anlaşma yapmak istediğine” inandığını ve 2015’te ABD ve diğer ülkelerle imzalanan anlaşmada olduğu gibi zenginleştirme seviyelerine sınırlamalar ve sıkı bir denetim mekanizmasını kabul edebileceğini belirtti.

ABD’li ve İranlı diplomatlar, geçen hafta Umman’ın arabuluculuğunda Maskat’ta bir araya gelerek diplomatik çabaları yeniden canlandırma amacıyla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, ABD Başkanı Donald Trump’ın bölgede bir filo konuşlandırmasının ardından yeni bir askeri harekât ihtimaline ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde yapıldı.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran’ın müzakerelere yeniden başlamaya hazırlandığı bir süreçte Ortadoğu’ya ikinci bir uçak gemisi gönderme seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray ise mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine yanıt vermedi.


Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
TT

Türkiye’den Sincar bölgesinde PKK operasyon sinyali

Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)
Irak'ın kuzeyindeki Kandil Dağları'nda bulunan PKK militanları (Reuters)

Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Sincar bölgesinde, PKK kalıntılarına yönelik sınırlı bir askeri operasyon düzenleme tehdidinde bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, pazartesi akşamı televizyonda yaptığı açıklamada, PKK militanlarının "artık tamamen Irak sorunu haline geldiğini" belirterek, "Egemen bir devlet, topraklarının yasaklı bir grup tarafından işgal edilmesine nasıl izin verebilir?" diye sordu.

Fidan, Haşdi Şabi Güçleri'nin karadan ilerlemesi ve Türk hava desteğini içeren "basit" bir operasyonun iki veya üç gün içinde gerçekleştirilebileceği ihtimaline işaret etti.

Fidan, "Suriye'deki Kürt sorununun Irak boyutu da var" diyerek, "Irak'ın Suriye'de yaşananlardan (SDG güçlerinin Suriye ordusuna entegre edilmesi anlaşması) ders çıkaracağını ve oradaki geçişi kolaylaştıracak daha akıllı kararlar alacağını" umduğunu ifade ederek, Kürdistan PKK militanlarına atıfta bulundu.