Cezayir’de Tebbun’un ikinci dönem adaylığı için ‘erken kampanya’ başlatıldığına yönelik tartışmalar sürüyor

Bir örgüt, cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki yıl kala görev sürenin uzatılmasını istiyor

 Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun
TT

Cezayir’de Tebbun’un ikinci dönem adaylığı için ‘erken kampanya’ başlatıldığına yönelik tartışmalar sürüyor

 Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun

Cezayir’de hükümetin politikalarını destekleyen bir sivil toplum kuruluşu, cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki yıl kalmasına rağmen Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’a ‘ikinci bir dönem için aday olma’ çağrısında bulundu.
Cezayir resmi haber ajansı APS geçtiğimiz hafta, Tebbun’un 2019’un sonunda cumhurbaşkanlığını devralmasından bu yana elde edilen bir ‘mucizeden’ bahsettiği bir yazı yayınlayarak tartışmalara yol açtı. Bu yazı, ‘ikinci dönem’ için kampanyaların başladığına yönelik tartışmaları alevlendirdi.
Buyra şehrindeki Sivil Toplum ve Yurttaşlığın Teşviki için Ulusal Birlik Derneği sosyal medya platformlarındaki hesabında, Cumhurbaşkanı’na anayasaya göre ‘ülkenin istikrarı ve refahı için’ 5 yıllık ikinci bir dönem için aday olması için bir davet yayınladı. Ülkenin ‘ekonomik olarak özgürleştiğini’ ve ‘büyük güçlerin saflarında yer almasının’ istendiğini vurguladı.
Paylaşım büyük bir tepki aldı. Tepki gösterenler, merhum Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’nın dönemlerini uzatmasına karşı 22 Şubat 2019’da Cezayir sokaklarında gerçekleştirilen ayaklanmayı hatırlattı. Ancak bu, bazılarının Tebbun’u desteklemek üzere övgüde bulunmasına engel olmadı.
Sosyal ağlarda yer alan bu çağrılarla ilgili olarak ülke cumhurbaşkanının veya çevresinin tutumu bilinmiyor. Ancak birçok siyasi proje için, siyaset ve medya çevrelerinin tepkilerini ölçmek için Facebook sayfalarında erkenden hazırlanılması gelenek haline geldi.
Sivil toplum örgütleri, Tebbun iktidara geldiğinden bu yana, geleneksel partililere meydan okuyacak poltika izledi.
2021 Haziran’da Tebbun, Fransız dergisi Le Point’e ikinci bir dönem için görev almak isteyip istemediğine yönelik bir soruya yanıt olarak, ‘şu anda bunu düşünmediğini’ söyledi. Misyonunun, ‘ülkenin yeniden ayağa kalkmasını sağlamak, kurumları yeniden inşa etmek istediğini vurguladı. İlk döneminin ‘daha başlangıç aşamasında olduğunu’ belirtti.
Buteflika 2008’de cumhurbaşkanının iki dönemden fazla görev yapmasına izin vermeyen anayasa maddesinin bir bölümü yürürlükten kaldırmıştı. 2009’da üçüncü, ardından 2014’te dördüncü dönemi eklendi. 2019’da çevresinin beşinci dönemi istediğine yönelik açıklama yapınca halk isyan ederek onu istifaya zorladı.
26 Kasım cumartesigünü, devletin resmi haber ajansı propagandaya benzer bir makale yayınlaması, ‘Tebbun’ın ikinci dönem adaylığı için erken kampanya’ olarak nitelendirildi. Ajansın haberinde, Cezayir’in ‘Cumhurbaşkanı Sayın Abdülmecid Tebbun liderliğinde 2019 Aralık bu yana büyük gelişme ve radikal dönüşümlere’ tanık olduğu belirtildi. Ülke hakkında “Gerçek bir devrimi yaşadı. Bu, korunmasız sınıfları korumak için ekonomik reformlar başlatmak, sosyal politikayı güçlendirmek ve ayrıca Cezayir’in uluslararası düzeyde parlaklığını geri kazanmak bir yana, devletin prestijini yeniden tesis ederek ve büyük demokrasiler düzeyinde kurumsal bir yapı kurarak kendini gösterdi” ifadelerini kullandı.
Haber ajansı ‘çetenin kalıntılarını ve yıkım için çalışanları’ eleştirdi. Temelleri Cumhurbaşkanı Tebbun tarafından atılan yeni Cezayir’in eski rejimle hiçbir ilgisi olmadığının altı çizildi. Ajans bu ifadeleri ile, yolsuzluğun hakim olduğu Buteflika (1999-2019) ve ekibi dönemine atıfta bulunuyordu.
Ajans “Cezayir, Cumhurbaşkanı sayesinde konforlu yaşam koşullarına sahip son derece çekici bir ülke haline geldi. 2019’dan bu yana Cezayir’i BRICS grubuna katılma yoluna sokacak bir mucize gerçekleşti” ifadelerine yer verdi.
Yazar Necip Belhimer bu adımı “Tebbun için yeni bir görevden bahsedilmesi, insanları iktidar rekabetinin, sistem ve mekanizmalarıyla mümkün olduğuna inandırma çabasıdır. Veri ve kapalı oda toplantıları siyasetini uygulayanlarla, toplum arasında tam bir kopuş gölgesinde, siyasi etkinlik yaratma çabasıdır. Erkenden yeni bir dönem hakkında konuşulması, aynı zamanda bazı liderliklerin birbirlerine gönderme yaptığı bir monoloğun parçasıdır” ifadelerini kullandı.



Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
TT

Suriye Adalet Bakanlığı, Rakka'daki el-Aktan cezaevindeki tutukluların koşullarını incelemek üzere komiteler kurdu

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Rakka vilayetinde bulunan el-Aktan cezaevi civarındaki Suriye hükümet güçleri (Reuters)

Suriye Adalet Bakanlığı dün, hükümetin Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) yıllarca kontrol ettiği Rakka vilayetindeki el-Aktan cezaevini devralma sürecini tamamlamasının ardından, cezaevindeki tutukluların hukuki durumunu incelemek üzere adli komiteler kurulduğunu duyurdu.

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada, şu anda "mahkumların güvenliğini ve emniyetini sağladığını, insani ve yasal haklarını garanti altına almak için gerekli tüm önlemleri aldığını... buna yiyecek, su ve ilaç temininin de dahil olduğunu" belirtti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Cezaevi, 2014-2017 yılları arasında Irak ve Suriye'nin büyük bölümlerini ele geçiren aşırılıkçı gruba karşı ABD desteğiyle mücadele eden SDG tarafından yakalanan ve DEAŞ ile bağlantılı olan tutukluları barındırıyor.

Suriye yönetiminin tüm ülke üzerindeki kontrolünü genişletme çabaları kapsamında, hapishanenin çevresinde son günlerde Suriye hükümet güçleri ile SDG arasında çatışmalar yaşandı.

ABD ordusu, yaklaşık 7 bin DEAŞ’lı mahkumu Suriye hapishanelerinden Irak'a nakletmeye başladı.

Suriye hükümeti, geçen hafta SDG ile varılan anlaşma uyarınca, hapishaneler de dahil olmak üzere kuzeydoğudaki Rakka ve Deyrizor illerinin kontrolünü ele geçirdi.


Güney Yemen'den Riyad'da tarihi diyaloğa doğru ivme kazanıldı

Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
TT

Güney Yemen'den Riyad'da tarihi diyaloğa doğru ivme kazanıldı

Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)
Yemen'deki güneyli liderler, Riyad'da yapılacak diyalog konferansının sonuçlarına uymayı kabul etti (Reuters)

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad, Suudi Arabistan'ın doğrudan himayesinde düzenlenecek Güney-Güney Diyalog Konferansı'nın yolunu açan yoğun istişareler çerçevesinde, güney Yemen liderleri ve bileşenleri için benzeri görülmemiş bir siyasi ivmeye tanık oluyor. Bu hareket, halkın özlemlerini dışlama veya ötekileştirme olmaksızın ifade eden, kapsamlı bir güney ulusal uzlaşmasına dayalı olarak güney Yemen'in geleceğini yeniden şekillendirmek için çok önemli bir aşama olarak görülüyor.

Bu girişim, Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin, özellikle Hadramut ve el-Mehra başta olmak üzere güney vilayetlerindeki siyasi ve güvenlik gelişmelerinin ve ardından istikrarı yeniden sağlamak için Arap Koalisyonu'nun müdahalesinin ardından yaptığı talebe yanıt olarak ortaya çıktı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Yemen, bölgesel ve uluslararası çevreler, yaklaşan Güney Konferansı'nın sonuçlarının, kapsamlı bir Yemen siyasi çözümünün temel taşını oluşturacağını, güney birliğini güçlendireceğini ve nihai müzakere masasında davasının adil bir şekilde temsil edilmesini sağlayacağını öngörmektedir.

Riyad, yetkililerinin, özellikle de Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın açıklamalarına göre, rolünün tercihleri ​​dayatmak değil, uzlaşmayı teşvik etmek ve gerçek bir ortaklığa yol açacak sorumlu bir güney diyaloğunu desteklemek üzerine kurulu olduğunu teyit ediyor.

Bu durum, Suudi Arabistan'ın Yemen'de kurtarılan bölgelerde güvenliği sağlamaya, hizmet sunmaya, hükümeti desteklemeye ve sivil ve askeri personelin maaşlarını finanse etmeye yönelik çabalarını sürdürdüğü bir dönemde ortaya çıkıyor.


Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı
TT

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Şam, SDG'nin Kobani'ye çekilmesini sağladı

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) bağlı yüzlerce savaşçının Rakka vilayetinden Halep kırsalının doğusundaki Ayn el-Arab (Kürtçe adıyla Kobani) kentine çekilmesini sağladı. Her iki taraf da haftanın başlarında ilan edilen ateşkesi uygulamaya devam etti.

Suriye Ordusu Operasyonlar Otoritesi, ana omurgasını Kürtlerin oluşturduğu SDG örgütü üyelerinin Rakka Valiliği'ndeki el-Aktan hapishanesi ve çevresinden Ayn el-Arab kentine nakledilmeye başlandığını ve ordunun geri çekilen güçlere "Ayn el-Arab bölgesine" kadar eşlik edeceğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kürt haber siteleri, yolları karla kaplı Kobani'ye araçlarıyla gelen yüzlerce SDG savaşçısının görüntülerini yayınladı.

Bu arada, Fransız cumhurbaşkanlığı kaynakları, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Kürtler ve Şam hükümeti arasındaki çatışmaları "baştan beri azaltmak ve durdurmak için çalıştığını" belirterek, Paris'in mevcut ateşkesi "çok kırılgan" olarak gördüğünü ve bu nedenle amacının, her iki tarafın da "dostu" olduğu göz önüne alındığında, iki savaşan taraf arasında yeniden çatışma çıkmaması için ateşkesin "dayanıklılığını" sağlamak olduğunu kaydetti.