Görgü tanıkları bir yıl sonra konuştu: "Gardiyanlar onlarca Tigraylıyı yargısız infaz etti"

Etiyopya'ya barış getirecek anlaşma uygulanamazken, yeni katliam kanıtları ortaya çıkıyor

Kıtanın en profesyonel ordularından birine sahip Etiyopya, Afrika Birliği ve BM'nin barış gücü misyonlarının hemen hepsinde yer alıyor (Twitter/@addisstandard)
Kıtanın en profesyonel ordularından birine sahip Etiyopya, Afrika Birliği ve BM'nin barış gücü misyonlarının hemen hepsinde yer alıyor (Twitter/@addisstandard)
TT

Görgü tanıkları bir yıl sonra konuştu: "Gardiyanlar onlarca Tigraylıyı yargısız infaz etti"

Kıtanın en profesyonel ordularından birine sahip Etiyopya, Afrika Birliği ve BM'nin barış gücü misyonlarının hemen hepsinde yer alıyor (Twitter/@addisstandard)
Kıtanın en profesyonel ordularından birine sahip Etiyopya, Afrika Birliği ve BM'nin barış gücü misyonlarının hemen hepsinde yer alıyor (Twitter/@addisstandard)

Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) savaşçılarının Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'ya yöneldiği Kasım 2021'de tedbir amacıyla kamplarda tutulmaya başlanan Tigray kökenli askerlerin onlarcasının öldürüldüğü ortaya çıktı.
Washington Post'un 26 görgü tanığı, sağlık personeli, kurban yakını ve köylüyle yaptığı görüşmelere dayandırdığı haberine göre, en büyük katliam 21 Kasım 2021'de 83 kişinin ateş açılarak öldürüldüğü Mirab Abaya köyü yakınındaki kampta meydana geldi.
Kendisi de kampta tutulan bir görgü tanığı olayı şöyle anlattı:
"Bir kadın hemen öldü, diğeriyse 'Oğlum, oğlum!' diye bağırıyordu. Tekrar kurşun sıktılar ve o da öldü. Oradaki herkesi öldürmek istediler. "
Tanıklar, kadınlardan birinin Sudan'daki Birleşmiş Milletler (BM) barış gücünde görev yapmış olan bir binbaşı, diğerinin Savunma Bakanlığı memuru olduğunu belirtti.
Canını kurtarmak için kamptan kaçan tutuklulardan bazıları da 150-200 civarında köylü tarafından pala, sopa ve taşla öldürüldü. 
Tanıklara göre, birkaç saat süren saldırılar, Güney Komutanlığı'ndan Albay Girma Ayele olay yerine gelince duruldu. Albay, daha sonra tutuklulara, saldırıyı düzenleyen gardiyanların tutuklandığını söyledi ama bu bilgi doğrulanamadı. Bazı gardiyanlarınsa saldırgan iş arkadaşlarını durdurmak için silah çektiği belirtildi.
Ölenler, kampın giriş kapısında 200 metre ileride açılan toplu mezara gömüldü.
Yaralı kurtulanlar civardaki üç hastaneye kaldırıldı. Arba Minch Genel Hastanesi'nden iki çalışan, 19 kişinin kurşun yarası nedeniyle getirildiğini, ikisinin öldüğünü ve 15'inin ertesi gün taburcu edildiğini doğruladı.
Etiyopya hükümeti ve ordusunun sözcüleri Amerikan gazetesinin haberle ilgili sorularını yanıtsız bırakırken, devlet görevlisi ve Etiyopya İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Daniel Bekele, olaylardan haberdar olduklarını ve soruşturma başlattıklarını söyledi. 
Tanıklar, BM ve Afrika Birliği'nin Sudan ve Somali'deki barış gücü birliklerinde görev yapan Tigraylı eski askerlerin tutulduğu Garbassa, Jigjiga, Wondotika , Hawassa, Didessa ve Bilate gibi hapishane, karargah ve eğitim merkezlerinde de benzer kanlı olayların meydana geldiğini aktardı.
Wondotika'da en az 5 tutuklunun önce mezar kazdırılıp sonra öldürüldüğünü anlatan bir mağdur şöyle dedi:
"Dövüldük ve tehdit edildik. Ülkemize onur ve şerefle hizmet ettik. Hizmet ettiğim için pişmanım."
Hayatını kaybedenlerin yakınlarına ancak geçen ay bildirim yapıldı ve askerlerin "görev başında onurluca" öldüğü söylendi.

Anlaşma uygulamaya geçmedi
Etiyopya'da orduyla TPLF arasında siyasi ve etnik sebeplerden Kasım 2020'de başlayan çatışmalar, binlerce kişinin ölümüne ve 2,5 milyon kişinin yerinden olmasına yol açmıştı.
Eskiden ülke siyasetinde etkin rol oynayan TPLF, mevcut Başbakan Abiy Ahmed'in 2018'de işbaşına gelmesinin ardından koalisyondan ayrılmış ve yeni kurulan iktidar partisine katılmayı reddetmişti.
Etiyopya hükümetiyle Tigray güçlerinin temsilcileri arasında 2 Kasım'da imzalanan anlaşmaya göre Tigray güçlerinin 30 gün içinde silah bırakması gerekiyordu ama Tigraylı komutan Tadesse Werede Tesfay geçen ay, Amhara Bölgesi'nden ve komşu ülke Eritre'den gelen askerler bölgeden çekilmeden silah bırakmanın mümkün olmayacağını söylemişti.

Etiyopya Ulusal Savunma Gücü Genelkurmay Başkanı Birhanu Jula ve Tigray güçlerinin komutanı Tadesse Werede Tesfay, 12 Kasım'da Kenya'da buluşarak çatışmaları durduracak anlaşmanın detaylarını imza altına almıştı (Reuters)
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 2 Aralık'ta yaptığı açıklamada, imzalanan anlaşmaya rağmen görevlilerinin hâlâ Tigray bölgesinin birçok bölgesine giremediğini duyurdu.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, 1 Aralık'ta Başbakan Abiy Ahmed'le görüşmek için ülkeyi ziyaret ettiğinde, Etiyopya'da Ukrayna savaşındakinden daha fazla kişinin öldüğüne dikkat çekti.
ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley geçen ay yüzer bin Rus ve Ukraynalı askerin savaşın başladığı şubattan beri öldüğünü veya yaralandığını söylemişti. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen'in geçen hafta 20 bin Ukraynalı sivilin de hayatını kaybettiğini ifade ettiği açıklaması daha sonra geri çekilmişti. 
 Independent Türkçe, Reuters, Washington Post, Africanews



Almanya'da Rus ajanlığı suçlamasıyla 2 kişi tutuklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Almanya'da Rus ajanlığı suçlamasıyla 2 kişi tutuklandı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Almanya'da, yabancı gizli servis ajanı oldukları gerekçesiyle Alman ve Rus vatandaşlıkları bulunan 2 kişinin tutuklandığı bildirildi.

Federal Savcılık, Ukrayna'nın doğusundaki Rusya yanlısı ayrılıkçıların kurduğu "Donetsk Halk Cumhuriyeti (PRD) örgütüne üyelik" ve Rus gizli servisiyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan Dieter S. ve Alexander J. hakkında açıklama yaptı.

Açıklamada, daha önce haklarında yakalama emri çıkarılan ve dün gözaltına alınan 2 şüphelinin, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı ifade edildi.

Bayvera Eyalet Kriminal Dairesi tarafından şüphelilerin konutları ve iş yerlerinde de arama yapıldı.

Şüpheliler, gizli servis ajanlığının yanı sıra terör örgütüne üyelik, patlayıcı hazırlama, sabotaj amaçlı ajanlık faaliyeti, askeri tesislerin güvenliğini tehdit eden faaliyetler gibi çeşitli eylemlerle suçlanıyor.

- Rus Büyükelçi, Alman Dışişleri Bakanlığına çağırıldı

Almanya Dışişleri Bakanı Nancy Faeser, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Faeser, şunları kaydetti:

"Güvenlik yetkililerimiz, Ukrayna'ya yaptığımız askeri yardımı hedef alan ve baltalamaya yönelik olası patlayıcı saldırıları önlemiştir. Bu, Putin'in suç rejimine yönelik casusluk faaliyeti iddialarına ilişkin özellikle ciddi bir vakadır. Bu tür tehdit planlarını engellemeye devam edeceğiz. Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı öldürücü saldırı savaşından bu yana güvenlik yetkililerimiz, Rus rejiminden gelen hibrit tehditlere karşı tüm koruyucu önlemleri artırdı.

Ukrayna'ya büyük destek sağlamaya devam edeceğiz ve gözümüzün korkmasına izin vermeyeceğiz. Soruşturma ve Federal Başsavcı'nın işlemlerine tutarlı müdahalesi için polis teşkilatına teşekkür etmek istiyorum. Şimdi tüm arka planları ve bağlantıları netleştirmenin zamanı geldi."

Rusya'nın Berlin Büyükelçisi'nin de konuyla ilgili Almanya Dışişleri Bakanlığına çağrıldığı bildirildi.


ABD, Filistin'in BM'ye tam üyelik talebinin “erken bir eylem” olduğunu öne sürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

ABD, Filistin'in BM'ye tam üyelik talebinin “erken bir eylem” olduğunu öne sürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

ABD, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde Filistin'in BM'ye tam üyeliği talep edilen karar tasarısını “erken bir eylem” olarak gördüğü için veto ettiğini açıkladı.

ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Robert A. Wood, Güvenlik Konseyi’ndeki oylamadan sonra konuştu.

Wood, ABD’nin “iki devletli çözüm” önerisini desteklemeye devam ettiğini savunarak, “New York'ta erken eylemlerin, en iyi niyetlerle bile olsa, Filistin halkının devlet olmasını sağlayamayacağını uzun zamandır açıkça belirtiyoruz.” diye konuştu.

Filistin’in BM Şartı’na göre tam üyelik için gerekli şartları taşımadığını öne süren Wood, Filistin Yönetimi’ne devlet olabilmek için gerekli reformları gerçekleştirme çağrısı yaptıklarını, öte yandan Hamas’ın Gazze’de hala güç ve nüfus sahibi olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi.

Wood, iki devletli çözümün Filistin barışını, İsrail’in güvenliği ve Arap komşuları ile entegrasyonunu sağlayan tek yol olduğunu savunarak, bunun için tarafların İsrail ile müzakerelere devam etmesi gerektiğini savundu.

ABD, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) Filistin'in BM'ye tam üyeliği istenilen karar tasarısını veto etmişti.

15 üyeli BMGK'de ABD'nin "hayır" oyu kullandığı tasarı, 12 "evet" ve 2 "çekimser" oy almıştı.

Karar tasarısının geçmesi için 5 daimi üyeden hiçbirinin "hayır" oyu kullanmaması ve toplamda 9 "evet" oyu alması gerekiyordu.

- Filistin'in üyelik başvurusu

Filistin, 2011'de de BM'ye tam üyelik başvurusu yapmış ancak BMGK'de gereken desteği alamamıştı. Filistin 2012 yılında BM "daimi gözlemci statüsü"ne kavuştu.

Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, 2 Nisan'da yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e bir mektup göndererek, üyelik başvurularının yeniden ele alınması talebinde bulunmuştu.

Guterres de 3 Nisan'da BMGK'ye mektup yazarak, Filistin'in talebinin gündeme alınması çağrısı yapmıştı.

BMGK ise 8 Nisan'da Filistin'in talebini "Yeni Üyelerin Kabulü Komitesi'ne" iletmişti.

BMGK'ye üyelikle ilgili dönüş yapması gereken Komite, iki toplantının ardından mutabakata varamadığını duyurmuştu.

Bunun ardından Cezayir, Filistin'in üyeliği için karar tasarısını müzakerelere açmıştı.


Dışişleri Bakan Yardımcısı Yıldız: Filistin'in BM'ye tam üyeliği kabul edilmeli

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Dışişleri Bakan Yardımcısı Yıldız: Filistin'in BM'ye tam üyeliği kabul edilmeli

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Ahmet Yıldız, Gazze'de bir an önce ateşkesin sağlanması ve Filistin'in Birleşmiş Milletlere (BM) tam üyeliğinin kabul edilmesi gerektiğini belirtti.

Yıldız, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) bakanlar düzeyinde düzenlenen "Orta Doğu" oturumundaki hitabının ardından AA muhabirinin sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Gazze'deki son durum ve Türkiye'nin pozisyonuna ilişkin soruya yanıt veren Yıldız, endişeli olduklarını söyleyerek, Gazze'nin yerle bir edildiğini, 40 binden fazla kişinin öldüğünü hatırlattı.

Yıldız, tüm uyarılara rağmen özellikle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından Refah'a operasyon yapılacağının söylendiğini belirterek, "O konuda endişeliyiz. Aslında bu tür çatışmalarda uluslararası toplumun bir ateşkes için her zaman yek vücut olması gerekir, bu konuda baskı yapması gerekir. Ama İsrail söz konusu olunca bu çok işlemedi." ifadelerini kullandı.

İki gündür BMGK'de yapılan toplantılarda da yıkımın boyutunun anlatıldığını kaydeden Yıldız, Gazze'de aralarında BM kuruluşlarının 200'ü aşkın çalışanı ve diğer yardım kuruluşlarının 100'ü aşkın çalışanı da dahil olmak üzere 40 bin kişinin öldüğünü ve tablonun vahim olduğunu dile getirdi.

Yıldız, şöyle devam etti:

Tabii Refah önemli. Şu anda o bir sığınak. Aynı zamanda Mısır tarafından yardımların da geçiş noktası. İnşallah olmaz. Bir de tabii aynı şekilde bu biliyorsunuz İsrail ile İran arasında yaşanan tırmanma, gerginlik, onun bitmesi ümit ediliyor. Herkes artık onu istiyor. O konuda da çelişkili ve endişe verici açıklamalar var. Dileriz İsrail yeni bir maceraya girişmez.

- "İsrail gerçekten tırmanma istemiyorsa yeni bir mukabelede bulunmaması gerekir"

İran-İsrail gerginliğinin İsrail tarafından Gazze'yi gölgede bırakmak için atılmış bir adım olup olmadığının sorulması üzerine Yıldız, her türlü niyetin ve manipülasyonun olabileceğine dikkati çekti.

Yıldız, diplomatik ve konsüler temsilciliklerinin her zaman korunması gerektiğinin altını çizerek, "(İran'ın Şam'daki konsolosluk binası) Onun vurulmasını tabii kabul etmek mümkün değil. Zaten Bakanlığımız da yaptığı açıklamada bunu kınadı. İran'ın misillemesini izledik. Onun da etkisi sınırlı oldu. Dolayısıyla burada bunun kalması gerekir, durması gerekir. Eğer İsrail gerçekten tırmanma istemiyorsa yeni bir mukabelede bulunmaması gerekir." değerlendirmesini yaptı.

BMGK'de bu konuda İran tarafından açıklamalar yapıldığını kaydeden Yıldız, Gazze için endişeli olduklarını ifade etti.

Filistin'in tam üyeliği için BM Güvenlik Konseyinde yapılacak oylamada ABD'nin veto sinyali vermesine ilişkin soruya Yıldız, "Tabii bu aslında utanılası bir durum." dedi.

Yıldız, Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) fonlarının kesilmesi ve kaldırılması yönünde haksız karalama kampanyası düzenlendiğini hatırlatarak, "Genel Sekreter dahil hemen herkes bunun mümkün olmadığını, buna ne gerek ne de imkan olduğunu anlattı. Ama İsrail temsilcisi hala o kendi görüşlerinde, iftiralarında ısrar ediyor ki kanıtlanmış değil." ifadelerine yer verdi.

Filistin'de bir "işgalci güç" olduğunu, işgalci gücün kendisinden beklenen, uluslararası hukukun kendine yüklediği sorumlulukları hiçbir şekilde yerine getirmediğini vurgulayan Yıldız, "(İsrail) Bunun tam tersini yapıyor. Biliyorsunuz Gazze bunun bir örneği. Ama 7 Ekim olaylarından önce zaten Kudüs'te de Batı Şeria'da da bunu yapıyordu. Bu on yıllardır süren bir şey." değerlendirmesinde bulundu.

- "Bir an önce ateşkes sağlanmalı"

Yıldız, Uluslararası Adalet Divanında (UAD) bir soykırım davasının olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

Dolayısıyla şu noktaya gelindi. Artık bu işgali burada sürdürmek mümkün değil. Dolayısıyla en azından şu anda geçmiş yıllarda gözlemci devlet olarak kabul edilmiş olan Filistin'in örgüte tam üye olarak dahil edilmesi, bununla ilgili bir tartışma yapıldı. Biz de orada müdahalemizde artık böyle devam edemeyeceğini, Filistin'in tam üyeliğe kabul edilmesi gerektiğini anlattık. Bunun birçok gerekçesi var. Zaten Uluslararası Adalet Divanının verdiği ihtiyati tedbir kararları da bunu doğruluyor. Bunları işlemiş bir işgalci güçle devam edilmesi söz konusu değil. Bir an önce ateşkes sağlanmalı, Filistin tam üyeliğe kabul edilmeli ve iki devletli çözüm için iki devlet arasında uluslararası toplumun yardımıyla müzakerelere başlanmalı.

Yıldız, karar tasarısı veto edilirse daha sonra genel kurula geleceğini ancak bu durumda bağlayıcı olmayacağını belirterek, "Şu ana kadar tanımış olan 140 ülkenin üzerinde, 160 civarında bir destek sağlanırsa, bu uluslararası toplumun yönünü, kararlılığını, desteğini göstermiş olur. Ümidimiz o." değerlendirmesini yaptı.

Herkesin İsrail'i eleştirdiğini ancak Filistin'i tanımaya gelince çekinceleri ve itirazları olan ülkeler olduğunu kaydeden Yıldız, "Umarım orada daha sağduyulu davranırlar. (Filistin'in tanınması) Hiçbir dünya barışı için, bölge için, İsrail için bir zarar olacağını düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.


İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 9 Filistinli daha öldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 9 Filistinli daha öldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

 İsrail'in, Gazze Şeridi'nin kuzeyi ile orta kesiminde sivillerin evlerine düzenlediği saldırılarda 9 kişinin öldüğü belirtildi.

Filistin haber ajansı WAFA, kuzeydeki Gazze kentinde bulunan Eş-Şati Mülteci Kampı ile Şeyh Rıdvan Mahallesi ve orta kesimdeki En-Nuseyrat bölgesine yönelik saldırılara ilişkin bilgi paylaştı.

Haberde, Şati Mülteci kampında bir eve düzenlenen saldırıda 4 Filistinlinin öldüğü, bazılarının ağır yaralandığı, Şeyh Rıdvan'daki saldırıda ise 3 Filistinlinin öldüğü ifade edildi.

İsrail ordusunun, Gazze kenti ile kuzeydeki diğer bölgelerde havadan ve karadan saldırılarını yoğunlaştırdığı aktarıldı.

Nuseyrat bölgesindeki Yeni Kamp'ta ise ilk yardım ve kurtarma ekipleri, bir evin enkazından 2 ceset çıkardı.

- İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 685’i çocuk, 9 bin 670'i kadın olmak üzere 33 bin 970 Filistinli öldürüldü, 76 bin 770 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.


Washington'daki gösteride Filistin yanlısı gösterici kadına fiziki saldırıda bulunuldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Washington'daki gösteride Filistin yanlısı gösterici kadına fiziki saldırıda bulunuldu

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail’in Washington Büyükelçiliği önündeki savaş karşıtı bir gösteride, İsrail yanlısı birinin gösterici bir kadına fiziki şiddet uygulaması tepki çekti.

Amerika-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) X hesabından paylaşılan videoda, isminin Ezra Weinblatt olduğu belirtilen saldırganın, göstericilerden birinin ses cihazını fırlattığı görüldü.

Video çekimi öncesi kadının yüzüne vurduğu da belirlenen Weinblatt, olay sonrası hızlıca aracına binip uzaklaşmak isterken iki polis tarafından ters kelepçe vurularak gözaltına alındı.

CAIR, Weinblatt’ın nefret suçu ile suçlanması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Weinblatt’ın ayrıca Washington Yahudi Toplumu İlişkileri Konseyi’nin yönetim kurulu üyesi olduğu bilgisi paylaşıldı.


BM verilerine göre dünyanın kalabalık ülkesi Hindistan

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BM verilerine göre dünyanın kalabalık ülkesi Hindistan

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), nüfusu 1,441 milyara ulaşan Hindistan'ın, "dünyada en fazla insanın yaşadığı ülke" olduğunu bildirdi.

UNFPA, 2024 Dünya Nüfusu Durum Raporu'nu, "İç İçe Dokunan Hayatlar, Umut İplikleri: Cinsel sağlık, üreme sağlığı ve bunların hakkındaki eşitsizliklerin sona erdirilmesi" başlığıyla yayımladı.

Bu yılki raporda, dünya genelinde cinsel sağlık ve üreme sağlığındaki eşitsizliklerin arttığına dikkat çekildi.

Afrika'da kadınların gebelik ve doğum kaynaklı komplikasyon nedeniyle ölme olasılığının, Avrupa ya da Kuzey Amerika'daki kadınlara oranla 130 kat fazla olduğu aktarılan raporda, insani kriz ya da çatışma yaşanan ülkelerde gebelikte anne ölüm sayısının 500'e kadar çıktığı kaydedildi.

Raporda, kıta Amerikası'nda Afrika kökenli kadınların doğum yaparken ölme olasılığının daha yüksek olduğu ifade edilirken, 2016'dan bu yana gebelikte anne ölümlerinde düşme olmadığı vurgulandı.

Dünya nüfusunun 8,119 milyara ulaştığı belirtilen raporda, Hindistan nüfusunun 1,441 milyar olduğu ifade edildi.

Hindistan'ın, 1,425 milyar nüfuslu Çin'i geçerek ilk sıraya yerleşmesinde, sosyo-ekonomik durumunun iyileşmesi ve anne ölümlerinin azalmasının rolü olduğu kaydedildi.

BM verilerine göre, Çin'in nüfusu 2022'de 1,426 milyara ulaştıktan sonra gerilemeye başladı. Uzmanlar, bu yüzyılın sonunda Çin nüfusunun 1 milyarın altına düşeceği tahmininde bulunuyor.


Türkiye'den Gazze'ye insani yardım götüren 9. gemi El-Ariş Limanı açıklarına ulaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye'den Gazze'ye insani yardım götüren 9. gemi El-Ariş Limanı açıklarına ulaştı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Gazze'ye ulaştırılması için 3 bin 774 ton insani yardım malzemesiyle Türkiye'den uğurlanan "9. İyilik Gemisi" Mısır'ın El-Ariş Limanı açıklarına ulaştı.

Mersin Limanı'ndan 16 Nisan'da uğurlanan, Türk Kızılay tarafından temin edilen gıda, bebek malzemeleri, uyku tulumu ve un gibi ihtiyaç malzemeleriyle yola çıkan gemi, Akdeniz'deki yolculuğunu tamamlıyor.

Mısır açıklarında yakıt ikmali yaptıktan sonra rotasına devam eden 9. İyilik Gemisi, Gazze'ye en yakın bölge El-Ariş Limanı açıklarına ulaştı.

Gemi, işlemlerin ardından taşıdığı acil ihtiyaç malzemelerinin indirilmesi için limana yanaşacak.

İndirilecek 3 bin 774 ton insani yardım malzemesi, tırlara yüklenerek Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze'deki Filistin halkına götürülecek.

Türk Kızılay ile AFAD işbirliğinde bugünü kadar 13 uçak ve 8 gemiyle toplamda 39 bin 697 ton çeşitli insani yardım malzemesi Gazze'ye ulaştırıldı.


Kenya'da helikopter kazasında Genelkurmay Başkanı ve 10 asker öldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Kenya'da helikopter kazasında Genelkurmay Başkanı ve 10 asker öldü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Kenya'da meydana gelen helikopter kazasında Genelkurmay Başkanı Francis Ogolla ve 10 askeri personelin hayatını kaybettiği bildirildi.

Kenya Devlet Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, kazada Genelkurmay Başkanı Ogolla ve 10 askeri personel öldü, 2 asker yaralı kurtuldu.

Devlet Başkanı William Ruto, düzenlediği basın toplantısında, helikopterin havalandıktan kısa bir süre sonra düştüğünü belirterek, kayıplar için büyük üzüntü yaşadıklarını vurguladı.

Kazanın yerel saatle 14.20'de meydana geldiğini aktaran Ruto, Kenya Hava Kuvvetlerinin kazanın nedenini belirlemek için olay yerine hava araştırma ekibi gönderdiğini söyledi.

Devlet Başkanı Ruto, kaza nedeniyle ülke genelinde 3 gün ulusal yas ilan edildiğini duyurdu.


İsrail basınına göre, İran'a saldırı, uçaktan atılan roketlerle gerçekleştirildi

İsfahan şehrinde patlama sesleri duyulduğu yönündeki haberlerin ardından İran devlet televizyonu tarafından yayınlanan bir görüntü (AFP)
İsfahan şehrinde patlama sesleri duyulduğu yönündeki haberlerin ardından İran devlet televizyonu tarafından yayınlanan bir görüntü (AFP)
TT

İsrail basınına göre, İran'a saldırı, uçaktan atılan roketlerle gerçekleştirildi

İsfahan şehrinde patlama sesleri duyulduğu yönündeki haberlerin ardından İran devlet televizyonu tarafından yayınlanan bir görüntü (AFP)
İsfahan şehrinde patlama sesleri duyulduğu yönündeki haberlerin ardından İran devlet televizyonu tarafından yayınlanan bir görüntü (AFP)

İsrail basını, İran Hava Kuvvetleri Üssü'ne ev sahipliği yapan İsfahan eyaletinin kuzeydoğusuna yönelik gerçekleştirilen saldırının İsrail uçağından atılan roketlerle yapıldığını iddia etti.

İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesinin, kaynağını açıklamadığı haberinde "Cuma sabahı erken saatlerde İsrail'e ait bir uçağın İran'ın merkezindeki İsfahan'da yer alan İran Hava Kuvvetleri Üssü'nü vuran roketler ateşlediği" kaydedildi.

İsrail uçağından saldırı yapıldığı bilgisinin, saldırının karadan ateşlenen roketler veya İsrail'e ait uzun menzilli insansız hava araçları (İHA) tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin ilk raporlarla çeliştiğine işaret edildi.

İsrail, Orta Doğu'da radarlara yakalanmadan İran'a ulaşabilen F-35 uçağına sahip bölgedeki tek ülke konumunda.

Öte yandan, İsrail makamlarından söz konusu saldırıya ilişkin açıklama yapılmadı.

İran basını, İran Hava Kuvvetleri Üssü'ne ev sahipliği yapan İsfahan eyaletinin kuzeydoğusunda patlama seslerinin geldiğini duyurmuştu.

Amerikan medyası, ABD'li yetkililere dayandırarak geçtiği haberlerde, İsrail'in İran topraklarına yönelik bir saldırı düzenlediğini yazmıştı.


İran ve Ürdün dışişleri bakanları, ikili ve bölgesel konuları görüştü

Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
TT

İran ve Ürdün dışişleri bakanları, ikili ve bölgesel konuları görüştü

Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare
Safedi'nin İranlı mevkidaşı ile görüşmesinden bir kare

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ile Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, New York’ta Filistin’deki son gelişmeler ile ikili ve bölgesel meseleleri görüştü.

İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, BM Güvenlik Konseyinde (BMGK) bakanlar düzeyinde düzenlenen "Orta Doğu" oturumuna katılmak üzere ABD’de bulunan Abdullahiyan ile Ürdünlü mevkidaşı Safedi bir araya geldi.

ABD’nin İsrail’e desteği ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırıları sona erdirmek istememesinin “Filistinlilere yönelik soykırımın devam etmesinin temel nedeni” olduğu değerlendirmesinde bulunan Abdullahiyan, uluslarası toplumun, özellikle İslam ülkelerinin “bu soykırımı sona erdirmek için harekete geçip çabalarını sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

Abdullahiyan, İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının, ülkesinin Şam’daki konsolosluk binasına yapılan saldırıya karşı cevap olarak “meşru savunma” çerçevesinde gerçekleştirildiğini ifade ederek “hassas ve hesaplı” bir şekilde askeri ve istihbarat üslerini hedef aldıklarını kaydetti.

Bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesinden yana olduklarını belirten Abdullahiyan, İsrail’in saldırısına verilen karşılığın “sınırlı ve minimum” olduğunu, İsrail’in “herhangi bir maceracı eyleme girişmesi durumunda” ülkesinin cevabının “kesin, hızlı ve kapsamlı” olacağını yineledi.

Abdullahiyan, İsrail’in Filistin halkına karşı sürdürdüğü saldırılara işaret ederek, uluslararası toplum, İslam İşbirliği Teşkilatı ve üye ülkelerin bu saldırıların durdurulması için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi de Filistin meselesinin ülkesi için yüksek öncelik taşıdığını belirterek Gazze’ye yönelik sürdürülen saldırıların sonlandırılması için çabalarının süreceğini ifade etti.

Filistin’deki durumu zor ve karmaşık” olarak nitelendiren Safedi, Ürdün'ün, Filistinlilerin komşu ülkelere yerleştirilmesine yönelik her türlü girişime kesin olarak karşı olduğunu kaydetti.

Abdullahiyan ile Safedi, bazı ikili ve bölgesel konuları da ele aldı.