İran’da ‘Ahlak Polisi’ lağvedildi ama yeni projeler yolda

İran rejimi protestolar karşısında geri adım atarak ‘İrşad Devriyeleri’ni lağvetti. Ancak ‘Ahlaki güvenlik polisi’ ve ‘Başörtü Takip Kameraları’ yolda

Mahsa Amini (AFP)
Mahsa Amini (AFP)
TT

İran’da ‘Ahlak Polisi’ lağvedildi ama yeni projeler yolda

Mahsa Amini (AFP)
Mahsa Amini (AFP)

İranlı yetkililer, aylardır devam eden halk baskısı karşısında geri adım atarak Mahsa Amini adlı genç Kürt kadının ölümüne neden olmakla suçlanan ahlak polisi Gaşt-e Erşad (İrşad Devriyeleri), birimini lağvetti.
Tahran'da 16 Eylül'de 22 yaşındaki Mahsa Amini "uygunsuz başörtüsü" bahanesiyle göz altına alınıp darp edilmesi sonrasında hayatını kaybetmişti. Bu durum, halen devam eden ve yüzlerce kişinin öldürüldüğü halk protestolarının patlak vermesine neden oldu.
Şarku’l Avsat’ın İran Öğrenci Haber Ajansı'ndan (ISNA) aktardığı habere göre İran İslam Cumhuriyeti Başsavcısı Muhammed Cafer Muntazeri, ahlak polisi biriminin ilgili makamlar tarafından kapatıldığını duyurdu. Muntazeri, Kum şehrinde yaptığı açıklamada şu sözlerine dikkat çekti: “Ahlak polisinin yargıyla hiçbir ilgisi yoktur ve onu kim kurduysa, aynı zamanda feshetti". 
AFP’de yer alan bir başka habere göre ise Muhammed Cafer Muntazeri, Kum kentinde yaptığı açıklamada 1979’daki Devrim’den dört yıl sonra 1983’te kadınlar için zorunlu hale getirilen başörtü yasasında herhangi bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceği konusunda, “Hem parlamento hem de yargı (konu üzerinde) çalışıyor” ifadelerini kullandı.
ABD, AB ve Birleşik Krallık, Amini'nin ölümü üzerine "Ahlak Devriyelerine" yaptırım uygulanması gerektiğini ifade etmişti.
Ahlak polisi, kadınlara zorunlu başörtüsüyle ilgili katı kurallar getirmek için uzun yıllardır çalışıyordu. Birime bağlı polisler aynı zamanda erkekleri saç kesimi ve hatta modern giyimleri nedeniyle uyarıyordu.
İrşad Devriyesi, son yirmi yılda İranlıları endişelendiren sıcak sosyal konulardan biri oldu. “İrşad Devriyesi” projesi, reformist çizgideki eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi dönemine kadar uzanıyor. Rejim reformistlerin siyaset alanını sınırlamak için ahlak polisini devreye sokmuştu.
Başlangıçta bu fikir, İran rejimi hiyerarşisindeki en üst makamı temsil eden Rehber’e (Ayetullah Ali Hamaney) bağlı Kültür Devrimi Yüksek Komitesi tarafından “Batı kültürünü destekleyenleri” takip etme girişimi olarak “kültürel istila” ile mücadele bağlamında sunuldu. “İrşad Devriyesi” projesi İran'da radikal çevreler tarafından destekleniyor. Diğer yandan İran toplumunun geniş bir kesiminden gelen eleştirilere maruz kalıyor.
Sert Muhafazakar çizgideki İbrahim Reisi'nin döneminde "İrşad Devriyeleri", "Ahlaki Güvenlik Polisi" adı altında bir kez daha öne çıktı. Reisi, seçim kampanyası sırasında yetkililer arasındaki yolsuzlukla mücadele sözüne atıfta bulunarak, "Yetkililer için özel bir rehberlik devriyesi kuracağız" derken, "İrşad Devriyesi" projesini eski haline getirmeyi ima etmişti. Bu bağlamda Ahmedinecad'ın internet sitesinde, İbrahim Reisi'nin Ahmedinecad hükümetinin konuyla ilgili uygulamalarına atıfta bulunmadan Muhammed Hatemi döneminde onaylanan projenin uygulanması için emir verdiği bilgisi yer alıyor.
Yaz başında “İrşad Devriyelerinin” sertliğini artırmasıyla birlikte uzmanlar, rejimin kamuoyunu nükleer yaptırımların kaderi ve yaptırımların kaldırılmasını amaçlayan müzakerelerin uzaması gibi İran vatandaşlarının karşı karşıya olduğu ana sorunlardan başka yöne çevirme girişiminde bulunduğunu öne sürdü.

“Ahlaki Güvenlik” Polisi
İran polisinin en yeni birimi olan “Ahlaki güvenlik polisi”, "İrşad Devriyeleri" için yeni bir doğuşu temsil ediyor. Geçen Haziran ayında İran'ın İdeolojik ve Siyasi Habercilik Teşkilatı Başkanı Ali Rıza Edyani, Ahlaki Güvenlik Polisi’nin kurulduğunu duyurdu. Ancak Ahlak Polisi Komutanı Albay Ahmed Mirzai'nin daha önceki basın açıklamaları, en az 3 yıl önce bu isimde bir birliğin varlığına işaret ediyor.
Mirzai basın açıklamasında şunları dile getirmişti: "Silahlı Kuvvetler Komutanı tarafından onaylanan yeni yapı, ahlak polisi kurulmasını da içeriyor. Hedef, ahlaki koruma ve normları ihlal edenlerle sistematik ve sürekli mücadeledir. Toplum, polisin toplumun değerlerini korumak için devrimci bir araç olarak hareket etmesini bekliyor”.
ABD ve Birleşik Krallık, Mahsa Amini'nin ölümünden sonra görevden alındığı bildirilen ahlak polisi komutanı Albay Ahmed Mirzai'ye yaptırım uyguladı. Yaptırım kararı  İran resmi medyası tarafından yalanlandı.

Başörtü takip kameraları
Geçen Eylül ayında, İran Parlamentosu Yargı ve Hukuk Komitesi Başkanı Milletvekili Musa Gazanfer Abadi, başörtüsü kurallarına uymayan kadınların izlenmesi için "İrşad Devriyeleri" yerine kameraların kullanılması çağrısında bulundu.
Çağrı, İran'daki “Emri’l bil-Maruf Nehy’il anil-Münker (İyiliği Emretme Kötülüğü Yasaklama) Komitesi" Sekreteri Muhammed Salih Haşimi Gulpeygani’nin halka açık yerlerde kadın kıyafetlerini izlemek için yüz tanıma teknolojisini kullanma projesini duyurmasının ardından yapıldı. Duyuruda Tahran'daki metro istasyonlarının pilot bölge olarak uygulamaya başlama olasılığına dikkat çekildi.

"Kürşad" uygulaması
2016'da United for Iran adlı bir grup, kadınların polis devriyeleriyle karşılaşmaktan kaçınmasına yardımcı olan bir uygulama başlattı. Uygulamayı başlatan grup, "adaletsizliği" engellemek için "pratik bir direniş" geliştirdiklerini belirtmişti. Bu uygulama, çoğu İran şehrinin haritalarını içermekte ve kullanıcının "İrşad Devriyesi" ile karşılaşmasını önlüyordu.
Uygulama esas olarak vatandaşları “İrşad Devriyesi” araçlarının konumu hakkında bilgilendirmektedir. Polis devriye konuşlandırma yerleri sarı renkte görünür. Uygulama, İranlı kadınlar tarafından olumlu karşılanmıştı.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.