Birleşik Krallık'a giden 39 kimsesiz Arnavut çocuk göçmen kayıp

Bilgi edinme özgürlüğü (FOI), 197 çocuğun 39'unun kayıp olduğunu tespit etti

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Birleşik Krallık'a giden 39 kimsesiz Arnavut çocuk göçmen kayıp

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

The Independent'ta yer alan habere göre Birleşik Krallık'taki (BK) bir yerel yönetim, onlarca kimsesiz Arnavut çocuk göçmenin kaybolduğunu itiraf etti.
Bilgi edinme özgürlüğü (FOI) talebiyle elde edilen rakamlara göre, Kent Kontluğu Konseyi bu yıl 1 Ocak ile 31 Ekim arasında Arnavutluk'tan kimsesiz 197 çocuk göçmen almış. Bunlardan 39'u kayıp.
Konsey daha önce 2021 Haziran'la Kasım ve 2020 Ağustos'la Aralık arasında daha fazla çocuk göçmen kabul edemeyeceğini duyurmuştu.
Her seferinde konsey, hizmetlerine aşırı yüklenildiğini söyledi ve diğer yetkilileri daha fazla kimsesiz çocuk almaya çağırdı.
Bu yıl 12 binden fazla Arnavut küçük teknelerle Manş Denizi'ni geçerek, BK'ye en çok giden grubu oluşturdu.
Kent Kontluğu Konseyi, FOI talebini sunan BBC'ye yaptığı açıklamada, hizmetlerine yönlendirilen kimsesiz Arnavut çocuk sayısında "önemli bir artış" yaşandığını söyledi.
Konsey sözcüsü şunları ekledi:
"Sığınacak yer arayan tüm kimsesiz çocuklar istismara karşı savunmasız olsa da... araştırma ve deneyimler kanıtlıyor ki bazı uyruklardan olan çocuklar özellikle savunmasız ve yerel yönetimin himayesinden çok hızlı bir şekilde kaybolabiliyor. Kent Kontluğu Konseyi, Ulusal Sevk Mekanizması da dahil hem yerleşik koruma protokollerini kullandı hem de bu çocuklar için riskleri mümkün olduğunca en aza indirmek için çok yönlü stratejiler başlattı. Konsey, himayesindeki kimsesiz sığınmacı çocukların korunmasında proaktif bir rol oynamaya devam ediyor."
Bu yıl şimdiye kadar yaklaşık 44 bin göçmen Manş Denizi'ni geçerek BK'ye ulaştı.
BK Başbakanı Rishi Sunak ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama yakın zamanda "yasadışı göç ve organize suçla birlikte mücadele etmek için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği" konusunda anlaşmıştı.
Kasımın başlarında zirveye ulaşan aşırı yoğunlukta, Manston Göçmen İşlem Merkezi'nin, 1600 kişilik kapasitesinin en az iki katı olan 4 bin kişiyi barındırması, "insani koşulların ihlali" olarak adlandırılmıştı.
O zamandan sonra tesis boşaltılsa da sığınmacılar arasındaki difteri salgını ve BK İçişleri Bakanlığı'nın bu son derece bulaşıcı hastalıktan bir erkeğin ölmüş olabileceğini açıklamasından sonra tesise yeni eleştiriler yöneltilmişti.
BK Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), BK'ye giden sığınmacılar arasında bildirilen difteri vakalarında "artış" olduğunu ve 25 Kasım itibarıyla aralarında çocukların da bulunduğu 50 kişide difteri tespit edildiğini açıklamıştı. Bu sayı 10 Kasım'da 39'du.
PA'dan da yararlanılmıştır



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.