Çin'in yurttaşlarını takip için kurduğu 48 'gizli polis merkezi' daha tespit edildi

Güney Afrika'ya kadar uzanan gizli merkezlerin, bazı yönetimlerden destek aldığı da öne sürüldü

Çin, yurtdışındaki yurttaşlarını ısrarla takip edip ülkeye dönmeye zorladığına dair iddiaları reddediyor (Reuters)
Çin, yurtdışındaki yurttaşlarını ısrarla takip edip ülkeye dönmeye zorladığına dair iddiaları reddediyor (Reuters)
TT

Çin'in yurttaşlarını takip için kurduğu 48 'gizli polis merkezi' daha tespit edildi

Çin, yurtdışındaki yurttaşlarını ısrarla takip edip ülkeye dönmeye zorladığına dair iddiaları reddediyor (Reuters)
Çin, yurtdışındaki yurttaşlarını ısrarla takip edip ülkeye dönmeye zorladığına dair iddiaları reddediyor (Reuters)

Çin'in yurtdışındaki kendi yurttaşlarını takip etmek için bu sefer de İtalya'da en az 11 "gizli polis merkezi" kurduğu öne sürüldü.
İspanya merkezli sivil toplum kuruluşu (STK) Safeguard Defenders, pazartesi günü yayımladığı raporda Çin'in kurduğu 48 gizli polis merkezinin daha tespit edildiği savunuldu.
İtalya'dakilere ek olarak merkezlerin Hırvatistan, Sırbistan, Romanya ve Güney Afrika'da da faaliyet gösterdiği ileri sürüldü.
Buna göre İtalya'daki istasyonlar, Çinli nüfusun yoğun olduğu başkent Roma, Milan, Bolzano, Venedik, Floransa ve Prato'da tespit edildi.
STK, söz konusu gizli polis istasyonlarının Pekin yönetiminin yurtdışındaki yurttaşlarını takip etmek ve ülkeye dönmelerini sağlamak amacıyla faaliyet gösterdiğini savunuyor.
Çin ise bu merkezlerin yurttaşların pasaport ya da ehliyetlerini yenilemesi gibi işlemler için hizmet verdiğini öne sürüyor. Pekin yönetimi, gönüllülerin çalıştığı bu merkezlerle ilgili iddiaları defalarca reddetmişti.
Safeguard Defenders'tan Laura Harth, nisanda Çin'deki verilerden yola çıkarak, son bir yılda 210 bin kişinin ülkeye geri gitmeye ikna edildiğini tespit ettiklerini söyledi.
Harth, İtalya'da gizli polis merkezi olarak çalışan şubelerden ilkinin 2016'da Milan'da turistlere destek sağlayan bir ofis olarak açıldığını öne sürdü. STK, İtalya'nın henüz bu istasyonlarla ilgili inceleme başlatmadığına da dikkat çekti.
Öte yandan Pekin yönetiminin, yaklaşık 1 trilyon dolarlık Kuşak ve Yol adlı altyapı projesi kapsamında, 2018-2019'da Hırvatistan ve Sırbistan gibi ülkelerle ortak devriye anlaşmaları yaptığı da belirtildi.
Bu ülkelerde artan Çin nüfusunun kontrol edilmesi için kurulduğu öne sürülen ortak devriyelerde Çinli güvenlik güçlerinin gizli merkezler kurduğu da savunuldu.
Buna ek olarak Çin'in Güney Afrika'nın başkenti Cape Town'da kurduğu gizli polis merkezlerininse, Güney Afrika devletinden destek alarak hareket ettiği savunuldu.
Güney Afrika Polis Teşkilatı, ABD'nin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'in yorum talebine yanıt vermedi.
STK'nın kasımda yayımladığı raporda Çin'in 5 kıtadaki 30 ülkede 110 "polis merkezi" kurduğu öne sürülmüştü.
Raporda, merkezlerin Çin Komünist Partisi'ne (ÇKP) bağlı faaliyet gösteren ve ÇKP'nin hedeflerini geliştirmek amacıyla hareket eden Birleşik Cephe birimi tarafından koordine edildiği savunulmuştu.
Söz konusu polis merkezlerinin, Pekin yönetiminin yolsuzluğu önlemek amacıyla 2014'te başlattığı Tilki Avı Operasyonu kapsamında faaliyet gösterdiği de düşünülüyor.
Buna göre merkezlerde, haklarında hukuki işlem başlatılan ve Çin'den kaçan yurttaşların tekrar geri getirilmesi için yasadışı tehdit, şantaj ve takip operasyonları da düzenleniyor.
Independent Türkçe, Guardian, CNN



Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
TT

Hindistan dünyanın en kapsamlı nüfus sayımını başlattı... Peki, bu neden önemli?

Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)
Hindistan’ın Mumbai kentindeki tren istasyonunun peronundaki yolcular (Reuters)

Hindistan, dünyanın en büyük istatistik operasyonlarından birini başlatarak ulusal çapta kapsamlı bir nüfus sayımı sürecine girdi. Bu adımın, kamu politikaları, sosyal yardım programları ve ülkedeki siyasi temsil dengeleri üzerinde geniş etkiler yaratması bekleniyor. Söz konusu sayım, bugün dünyanın en kalabalık ülkesi konumundaki Hindistan’ın demografik ve ekonomik dönüşümlerini anlamada temel bir araç olarak görülüyor.

Ülkede son nüfus sayımı 2011 yılında yapılmış ve yaklaşık 1,2 milyar kişi kaydedilmişti. Günümüzde nüfusun 1,4 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Yeni sayımın 2021 yılında gerçekleştirilmesi planlanmış, ancak Kovid-19 pandemisi ve buna bağlı lojistik zorluklar nedeniyle ertelenmişti.

Nüfus sayımının aşamaları ve mekanizmaları

Nüfus sayımının ilk aşaması bugün başladı ve ülke genelinde eylül ayına kadar devam etmesi planlanıyor. Bu aşamada saha görevlileri, her bölgede yaklaşık bir ay geçirerek konutlar, mevcut altyapı imkânları, barınma koşulları ve yaşam standartlarına ilişkin verileri toplayacak.

Süreç, geleneksel ve dijital yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir modelle yürütülüyor. Saha anketlerinin yanı sıra, vatandaşların verilerini çok dilli bir mobil uygulama üzerinden girebileceği elektronik sistem de devreye alındı. Bu sistem, uydu tabanlı haritalarla destekleniyor.

İkinci aşamanın ise eylül ayı ile 1 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Bu aşamada bireylerin din, toplumsal sınıf ve diğer sosyoekonomik özelliklerine ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin toplanmasına odaklanılacak.

Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)Hindistan’ın Bangalore kentindeki Kempegowda Uluslararası Havalimanı’nda yolcular, uçuş durumlarını öğrenmek için bilet gişeleri önünde kuyrukta bekliyor. (Reuters)

Operasyonun boyutu ve önemi

Bu yıl yürütülecek nüfus sayımında, 3 milyondan fazla kamu çalışanının görev alması bekleniyor. Bu süreç, dünyanın en büyük veri toplama operasyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2011 yılında gerçekleştirilen ve 240 milyondan fazla haneyi kapsayan sayımda yaklaşık 2,7 milyon saha görevlisi yer almıştı.

Toplanan veriler, sosyal yardım programlarının planlanması ve dağıtımı için temel oluştururken, kamu politikalarının şekillendirilmesi ve kaynakların yönlendirilmesinde de kritik rol oynuyor. Bu nedenle verilerin doğruluğu büyük önem taşıyor.

Sayımın ikinci aşaması, tarihsel olarak marjinalleştirilmiş grupların ötesine geçerek toplumsal sınıflara ilişkin daha kapsamlı bir tablo ortaya koymayı hedefliyor. Şarku’l Avsat’ın Independent’tan aktardığına göre Hindistan’daki kast sistemi, bireylerin sosyal statüsünü, kaynaklara erişimini, eğitim imkânlarını ve ekonomik fırsatlarını belirlemede önemli rol oynayan köklü ve hiyerarşik bir yapı olarak öne çıkıyor.

Özellikle Hindular arasında yüzlerce farklı kast bulunmasına rağmen, bu gruplara ilişkin mevcut veriler sınırlı veya güncelliğini yitirmiş durumda. Kastlara dair son kapsamlı veri toplama çalışması, İngiliz sömürge yönetimi döneminde 1931 yılında gerçekleştirilmişti.

Aradan geçen süreye rağmen, ardışık hükümetler kastlara yönelik kapsamlı bir sayım yapmaktan kaçındı. Bu yaklaşımın temel nedeni, böyle bir girişimin toplumsal gerilimleri artırabileceği ve iç karışıklıklara yol açabileceği yönündeki endişeler olarak değerlendiriliyor.

Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)Hindistan’ın Ahmedabad kentinde düzenlenen bir festivalde dini geçit törenine katılan Hindular (AP)

Olası siyasi etkiler

Nüfus sayımının önemi yalnızca sosyal ve ekonomik alanlarla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda siyasi boyuta da uzanıyor. Sayım sonuçlarının, nüfus artışı ve dağılımındaki değişimlere paralel olarak, ülkenin siyasi haritasının yeniden şekillendirilmesine yol açabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda, Hindistan’da Temsilciler Meclisi ve eyalet yasama meclislerindeki sandalye sayılarının yeniden düzenlenmesi gündeme gelebilir. Bu tür bir düzenleme, farklı bölgelerin siyasi temsil gücünü doğrudan etkileyebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.


Çin Devlet Başkanı, Tayvanlı muhalefet liderini ülkesini ziyaret etmeye davet etti

Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
TT

Çin Devlet Başkanı, Tayvanlı muhalefet liderini ülkesini ziyaret etmeye davet etti

Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)
Kuomintang Partisi Genel Başkanı Cheng Li Wun (Reuters)

Çin devlet medyası ve partinin açıklamalarına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan'ın ana muhalefet partisi Kuomintang'ın liderini nisan ayında Çin'i ziyaret etmeye davet etti.

Parti tarafından yapılan ve Çin'in Şinhua haber ajansının haberini doğrulayan açıklamada, Kuomintang Genel Başkanı Zheng Liwen'in "boğazlar arası ilişkilerin barışçıl gelişimini desteklemeye katkıda bulunmak" amacıyla Çin'e bir heyete başkanlık etme davetini "memnuniyetle kabul ettiği" belirtildi.


Endonezya, 16 yaşın altındakiler için sosyal medya kullanımına kısıtlamalar getirdi

Sosyal medya (Reuters)
Sosyal medya (Reuters)
TT

Endonezya, 16 yaşın altındakiler için sosyal medya kullanımına kısıtlamalar getirdi

Sosyal medya (Reuters)
Sosyal medya (Reuters)

Endonezya, bugün, bu ayın başlarında onaylanan ve 16 yaşından küçük çocukların pornografik içerik, siber zorbalık, dolandırıcılık ve internet bağımlılığı riskine maruz kalabilecekleri dijital platformlara erişimini yasaklayan yeni bir yasayı uygulamaya başladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Endonezya bu adımla, çocukların YouTube, TikTok, Facebook ve Instagram, ThreadsX, Bigo Live ve Roblox'ta hesap açmasını yasaklayan Güneydoğu Asya'daki ilk ülke oldu.

Bu gelişme, Avustralya'nın geçen yıl ailelerin teknoloji devlerinden kontrolü geri kazanmaları ve ergen çocuklarını korumaları amacıyla başlattığı kampanya kapsamında, dünyada çocuklara yönelik ilk sosyal medya yasağını getirmesinin ardından geldi.

Endonezya, kısıtlamaların tüm platformların bu önlemi uygulamaya koyana kadar aşamalı olarak yürürlüğe gireceğini açıkladı.

Mart ayı başında yeni yasanın duyurulması sırasında Endonezya İletişim ve Dijital İşler Bakanı
Meutya Hafid, yasanın yaklaşık 280 milyon nüfusa sahip Endonezya'daki 70 milyon çocuğa uygulanacağını söyledi.