İran'daki protestolarda tutukluların yüzde 10'unu kadınlar oluşturuyor

Ekim ayı başlarında Tahran'da Mahsa Amini'nin öldürülmesini protesto eden İranlı bir kadın (AP)
Ekim ayı başlarında Tahran'da Mahsa Amini'nin öldürülmesini protesto eden İranlı bir kadın (AP)
TT

İran'daki protestolarda tutukluların yüzde 10'unu kadınlar oluşturuyor

Ekim ayı başlarında Tahran'da Mahsa Amini'nin öldürülmesini protesto eden İranlı bir kadın (AP)
Ekim ayı başlarında Tahran'da Mahsa Amini'nin öldürülmesini protesto eden İranlı bir kadın (AP)

İran rejimi yaptığı açıklamada, Mahsa Amini'nin geçtiğimiz Eylül ayında ‘ahlak polisi’ tarafından tutuklanıp ardından öldürülmesinden bu yana ülkede devam eden protestolarda tutuklananların yüzde 10'unu kadınların oluşturduğunu belirtti. Önde gelen bir din adamı, başörtüsü nedeniyle kadın mahkumlara yönelik cinsel saldırıları doğrularken, Yargı Erki Sözcüsü 1.200 kişinin serbest bırakılacağını duyurdu. Bu karar, çoğu İran şehrinin pazartesi günü başlayan ve bugüne kadar devam eden açlık grevlerine devam ettiği sırada geldi.
Kadın ve Aile İşlerinden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ensiye Hazali, Mehr Haber Ajansı’na dün (salı) yaptığı açıklamada, “Bazı yabancı medya kuruluşları, son isyanların kurbanları olarak kadınların isimlerinden bahsediyor, ancak mevcut kanıtlar açıkça ölüm nedenlerini gösteriyor. Kuruluşlar, yalnızca kadınların varlığından bahsetseler de gözaltındakilerin yüzde 90'ının erkek ve sadece yüzde 10'unun kadın olduğunu söylemek gerekiyor” dedi. İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in “ahlak polisi sadece bir bahaneydi ve böyle bir sorun olmasaydı da isyan çıkarmak için başka bahaneler uyduracaklardı” sözlerini tekrarlayan Hazali, “Batılılar, kadınlar adına diktatörlük uyguluyorlar ve kadınların taleplerini dile getirmesine izin vermiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Çeşitli alanlarda ilerlememizi görmeye dayanamıyorlar” diyen Hazali, kadınların karar alma süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek şunları söyledi, “On üçüncü hükümette, devlette karar alma süreçlerinde rol oynamaları için yüksek kurullara birçok kadın atandı. Aslında hiçbir ülke kıyafet giyme konusunda mutlak özgürlüğe sahip değil, her ülkenin tanımlanmış bir dizi kısıtlaması mevcut.” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan İran'ın Zahidan kentinin cuma imamı Sünni din adamı Abdulhamid İsmailzehi konuşmasında, “Kadın tutuklulara yönelik aşağılama, baskı ve zorlama amacıyla cinsel saldırı haberleri geliyor. İtiraflar medyaya yansıdı ve bazı tutukluların ifadeleri de bunu doğruluyor. Şayet bu kanıtlanırsa, bu suçların failleri kesinlikle yeryüzündeki en büyük bozgunculardır.” ifadelerini kullandı.
Yargı Erki Sözcüsü Mesud Setayeşi, İran'daki son ‘kargaşa eylemlerinde’ yaklaşık 1.200 tutuklunun serbest bırakıldığını duyurdu. Ayrıca, milli takımın 2022 Katar Dünya Kupası'ndaki maçlarından birini kazanması ve halkın bu zaferden duyduğu sevincin ardından Baş Yargıç tarafından tutukluların, özellikle de son olaylarda gözaltına alınanların serbest bırakılması emrine atıfta bulunan Setayeşi, “Yargının vizyonu, toplum üyeleri arasında bir sükûnet, rahatlık ve dostluk ortamı yaratmaktır. Baş Yargıç, bu tahliyelerin isyancıların eylemlerine göz yummak anlamına gelmediğini ve dosyalarının inceleme aşamasında olduğunu belirtti.” ifadelerini kullandı.
Setayeşi, “Kamuoyu nezdinde dolaşan yalan ve söylentilere karşı hukuki tedbirler alındığını” vurgulayarak, “İddiaları kim ileri sürerse ispatla yükümlüdür. Toplum düzenini bozanlara yargı asla müsamaha göstermeyecektir.” dedi.
İran Güvenlik Konseyi’nin raporuna göre son olaylarda 200 vatandaşın hayatını kaybettiğini açıklayan Setayeşi, son dönemde çocuk mahkemelerinin hızlı, doğru ve gerekli ciddiyetle kurulduğunu, halen devam ettiğini ve gerekli bilgilerin zaman içinde duyurulacağını belirtti.



Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
TT

Kürt Yönetimi: Şara’nın kararnamesi ilk adımdır, ancak demokratik bir anayasa taslağı hazırlanmalıdır

SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)
SDG ile Suriye hükümeti arasındaki gerilimin artmasından korkan siviller, Deyr Hafir'den batıya doğru akın ederken silahlı bir asker (Reuters)

Kuzey ve Doğu Suriye Kürt yönetimi bugün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara'nın dün yayınladığı kararnamenin "ilk adım olabileceğini, ancak Suriye halkının özlem ve umutlarını karşılamadığını" belirterek, "ülkenin tüm kesimlerinin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yapılmasının" önemini vurguladı.

Suriye'de yaşayan tüm Kürt kökenli vatandaşlara Suriye vatandaşlığı verilmesini öngören Suriye Cumhurbaşkanı'nın dün yayınladığı kararnameye yanıt olarak Kürt yönetimi açıklamasında, "hakların geçici kararnamelerle değil, kalıcı anayasalarla korunduğunu ve güvence altına alındığını" belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara (Reuters – Arşiv)

Kuzey ve Doğu Suriye'deki Kürt yönetimi, tüm bileşenlerin haklarını koruyan, muhafaza eden ve sürdüren demokratik, çoğulcu bir anayasa taslağı hazırlanması çağrısında bulundu. Niyet ne olursa olsun herhangi bir kararnamenin, kapsamlı bir anayasal çerçevenin parçası olmadığı sürece hakların gerçek bir güvencesini oluşturamayacağını vurguladı.

Açıklamada, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Kürt yönetiminin, Suriye'deki haklar ve özgürlükler sorununun temel çözümünün kapsamlı bir ulusal diyalog ve demokratik bir anayasada yattığına inandığı ifade edildi.


Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi
TT

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

Suriye ordusu Deyr Hafir'i kontrol altına aldı ve Rakka’ya girdi

 

Suriye ordusu bugün, "Suriye Demokratik Güçleri"nin (SDG) çekilmesinin ardından Halep'in doğusundaki Deyr Hafir şehrinin kontrolünü ele geçirdiğini duyurdu ve SDG'yi anlaşmayı ihlal etmekle ve Meskene şehri yakınlarında bir Suriye ordusu devriyesine saldırmakla suçladı. Saldırıda iki asker öldü, birçok asker yaralandı.

Suriye televizyonu daha sonra ordunun Rakka vilayetine girdiğini ve Dibsi Afnan kasabasının kontrolünü ele geçirdiğini bildirdi.

SDG yaptığı açıklamada, Suriye ordusunun "savaşçılarımızın geri çekilmesi tamamlanmadan önce Deyr Hafir ve Meskene şehirlerine girdiğini ve çok tehlikeli bir durum yarattığını" belirtti.

Bu gelişmeler, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin bir görüşme için Erbil'e geldiği yönündeki haberlerin ardından yaşandı.


Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.