Komedyen Zelenskiy savaş zamanı başarılı bir lider oldu mu?

Savaşın başında Zelenskiy’in kaçacağına dair söylentiler dolaşıyordu, ancak savaştan yaklaşık on ay sonra hala cephe hatlarını ziyaret ediyor (Reuters)
Savaşın başında Zelenskiy’in kaçacağına dair söylentiler dolaşıyordu, ancak savaştan yaklaşık on ay sonra hala cephe hatlarını ziyaret ediyor (Reuters)
TT

Komedyen Zelenskiy savaş zamanı başarılı bir lider oldu mu?

Savaşın başında Zelenskiy’in kaçacağına dair söylentiler dolaşıyordu, ancak savaştan yaklaşık on ay sonra hala cephe hatlarını ziyaret ediyor (Reuters)
Savaşın başında Zelenskiy’in kaçacağına dair söylentiler dolaşıyordu, ancak savaştan yaklaşık on ay sonra hala cephe hatlarını ziyaret ediyor (Reuters)

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, haki tişörtü, yorgun yüz hatları, kirli sakalı ve düzenli olarak medyadaki varlığıyla Ukrayna’nın Rus birliklerini ülkeden kovma kararlılığının bir simgesi haline geldi.
Zelenskiy, 24 Şubat’ta başlayan savaştan haftalar önce, üç yıl önce başladığı başkanlık döneminde elde ettiği popülariteyi kaybediyordu.
Eski komedyen, yoksulluk ve yolsuzluktan muzdarip bir ülkede seçim vaatlerini yerine getirmekte güçlük çekiyordu.
Barış getirme sözü vermesine rağmen, Donbas bölgesinde Rus destekli ayrılıkçılara karşı mücadele kötüleşiyordu. 
Muhalifleri için, üstlendiği sorumluluğun bir komedyen için ‘çok fazla’ olduğunu söylemek kolaydı ve Batılı ülkeler, o dönemde Ukrayna’nın yeni Devlet Başkanı’nın reformları uygulayamayacak gibi göründüğünden yakınıyordu.
Ancak 24 Şubat’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ordusuna Ukrayna’ya girme emrini verdiği an her şey değişti.
Ukraynalı bir siyasi analist olan Vladimir Fesenko AFP’ye verdiği demeçte, “Savaştan önce birçok kişi Ukrayna’yı başarısız bir devlet ve Zelenskiy’i ise zayıf ve tamamen yetkin olmayan bir lider olarak görüyordu” dedi.
Putin ordusuna Ukrayna’ya saldırı emri verdiğinde, taarruzun kısa süreceğine ve zayıf Ukrayna gücünün parçalanacağına inanıyordu.
Ukrayna’nın tüm büyük şehirleri, Harkov, Lviv, Dnipro ve Odessa ağır bombardımana maruz kaldı ve Rus ordusu Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yöneldi.
Fesenko, Zelenskiy’e ilişkin yorumlarına şu ifadelerle devam etti:
“Savaş, insanların Zelenskiy’e karşı tutumunu olumlu yönde kökten değiştirdi. Ancak kendisi de değişti. Zelenskiy’in kaçacağına dair söylentiler vardı. Onun zayıf olduğu, savaşın baskılarına dayanamayacağı ve savaş zamanında başarı bir lider olamayacağına dair bir his vardı. Ancak Zelenskiy kaldı.”
Zelenskiy, savaş başladığında yardımcılarıyla beraber Kiev merkezindeki Devlet Başkanlığı binasının önünden bir video paylaştıktan sonra dikkatleri üzerine çekti.
Söz konusu videoda Zelenskiy, doğrudan kameraya bakarak, “Herkes burada, ordu burada, sivil halk burada, hepimiz buradayız, bağımsızlığımızı ve devletimizi koruyoruz ve koruyacağız” dedi.
O zamandan beri Zelenskiy, her gece ulusa hitaben toplam 286 konuşma yaptı ve onlara zafer sözü verdi.
Savaşın başlamasından dokuz aydan fazla bir süre sonra yüzünde yorgunluk belirgin ve sakalı uzadı. Ancak her akşam sosyal medyada paylaştığı videolarla vatandaşlara seslenen kararlılığı aynı.
Bu sırada Zelenskiy ve ordusu, Putin’in ordusuna şaşırtıcı yenilgiler yaşattı.
Kremlin Nisan’da Kiev’den çekildi, Eylül’de Harkov bölgesinin kontrolünü kaybetti ve ardından Kasım’da Herson’u kaybetti.
Zelenskiy’e Yılın Kişisi unvanını veren Financial Times, onu Nazilere karşı savaşı yöneten eski İngiltere Başbakanı Winston Churchill ile karşılaştırmaktan çekinmedi.
Rusya’da ise tam tersine, Zelenskiy neo-Nazi soykırımcı bir kliğin lideri veya uyuşturucu bağımlılarının, hatta şeytanın lideri olarak gösteriliyor.
Kremlin yanlısı siyaset uzmanı Arayak Stepanian geçtiğimiz günlerde Russia 1 kanalında, “Ortodoks kilisesi, Zelenskiy’nin Deccal’in gelişi olduğunu resmen ilan etmelidir” diye konuştu.
Ancak 44 yaşındaki Zelenskiy aynı zamanda medya savaşının da lideri.
Daha önce eşi Olena ile moda dergisi Vogue’un kapağında yer aldı.
Ukrayna güçlerinin Kasım ayında kontrolünü yeniden ele geçirdiği güneydeki Herson kentinde de askerleri yanına aldı ve milli marş söyledi.
Bu sahneler, Putin’in Kremlin’de tek başına hareket ettiğini gösteren fotoğraflardan oldukça farklı.
Zelenskiy ayrıca popülaritesini ve Ukraynalıların çektiği acıları Batılı müttefiklerinden daha fazla silah ve daha fazla destek elde etmek için kullandı.
Bu amaçla ülkesini her zaman Rus emperyalizmine karşı bir siper ve demokratik değerlerin savunucusu olarak sundu. Avrupalı ​​liderlere Rusya’nın Ukrayna’da durmayacağını söyledi.
Haziran ayında Çek milletvekillerine hitaben görüntülü mesajında, Moskova’nın ‘Varşova’dan Sofya, Prag ve Tallinn’e kadar geniş bir alanı’ hedef aldığını söyledi.
Zelenskiy ayrıca, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron gibi kendisinden Moskova’ya taviz vermesini isteyen liderlere karşı da katı bir tavır sergiliyor.
Ukraynalı lider, arka arkaya Kiev’i ziyaret eden Batılı ülkelerin liderlerini ve Hollywood yıldızlarını makamında kabul etti.
Ağırlıklı olarak Rusça konuşulan bir bölgedeki sanayi şehri Kryvyi Rih’de büyüyen Zelenskiy, böyle bir rolde yer almayı beklemiyordu.
Siyaset dünyasına girmeden önce Ukrayna’da olduğu kadar Rusya’da da komedi oyunculuğunda başarılı bir kariyere sahipti. Bugün ona hakaret eden aynı kanallar onu ekranlarına davet ediyordu.
2015 yılı itibarıyla bir hit dizide, tesadüfen Ukrayna devlet başkanı olan dürüst ama saf bir tarih öğretmenini canlandırdı.
Ancak bu fantezi, milyarder eski devlet başkanı Petro Poroşenko da dahil olmak üzere yozlaşmış bir siyasi sınıftan bıkmış Ukraynalılar tarafından 2019’da seçilmesiyle gerçeğe dönüştü.
Siyasi analist Vladimir Fesenko, “Zelenskiy’in gerçek bir vatansever, savaşçı ve başkan olduğu ortaya çıktı” dedi.
Ukrayna’da kış yaklaşırken ve Rus füzeleri ülkenin enerji tesislerini yok ederken, Zelenskiy halkını ve müttefiklerini dirençli tutmak zorunda kalacak.
Fesenko ayrıca, “Ukrayna toplumunda direniş enerjisini ve Batı’dan gelen desteği sürdürmesi ve hatta güçlendirmesi gerekiyor. Savaş yorgunluğu çok ciddi bir zorluktur” ifadelerini kullandı.



Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
TT

Panama Kanalı krizinde karar: Çin’e diplomatik darbe vuruldu

Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)
Çin devletine ait şirketler de Panama Kanalı'ndaki ihalelere girmişti (Reuters)

ABD ve Çin arasındaki Panama Kanalı tartışması, Hong Kong merkezli CK Hutchison şirketiyle ilgili verilen kararın ardından tekrar alevleniyor. 

Panama Yüksek Mahkemesi'nin sitesinde dün gece açıklanan kararda, CK Hutchison'ın liman sözleşmesinin "Anayasa'ya aykırı olduğu" hükme bağlandı.  

Çinli iş insanı Li Ka-shing'in sahibi olduğu şirket, kanalın her iki yakasında da tesise sahip. Balboa ve Cristobal adlı limanları işleten firma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in Panama Kanalı'nın kontrolünü ele geçirdiğini iddia etmesiyle başlayan diplomatik krizin ortasında kalmıştı. 

Buna çözüm olarak firma Panama Kanalı'nın iki yakasındaki stratejik limanlara ait hisselerini, Amerikan varlık yönetim şirketi BlackRock liderliğindeki konsorsiyuma 22,8 milyar dolar karşılığında satmayı 4 Mart'ta kabul etmişti.

Ancak Pekin, sert tepki gösterdiği satış işlemleri hakkında inceleme başlatmıştı. Ayrıca CK Hutchison Holdings'in limanlarla ilgili Panama yönetimine 300 milyon dolara yakın borcu olduğu da bildirilmişti.

New York Times (NYT) ve Wall Street Journal (WSJ), henüz tamamlanmayan anlaşmanın mahkeme kararından nasıl etkileneceğinin belirsiz olduğunu yazıyor. 

WSJ'nin analizinde, firmanın limanlardaki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalabileceğine dikkat çekiliyor. Şirketin, Yüksek Mahkeme kararına itiraz hakkı yok ancak kararla ilgili çeşitli açıklamalar isteyerek lisans iptal sürecini uzatabilir. 

Panama yönetiminin, lisans iptalinin ardından yeni ihale süreci başlatılana kadar limanları yönetmesi için bir şirketi görevlendirebileceği belirtiliyor.

Panama Yüksek Mahkemesi'nin kararında "siyasi baskının önemli rol oynadığı" savunuluyor. Kararın "Başkan Trump için Batı Yarımküre'deki güvenlik hedeflerinde bir zafer kazandırdığı, Çin'in ise bölgedeki etkisini zayıflattığı" ifade ediliyor. 

ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya düzenlediği baskında lider Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasıyla Çin'in halihazırda Latin Amerika'daki önemli bir müttefikini yitirdiği hatırlatılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times


İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
TT

İran senaryoları: Trump, Amerikan komandolarını gönderebilir

Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)
Trump, İran'a saldırı planlarını askıya aldığını söyledikten sonra bile askeri müdahale tehditlerini sürdürüyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a kara harekatı seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla New York Times'a (NYT) konuşan yetkililer, İran'a saldırı seçenekleri arasında Amerikan komandolarının ülkeye gönderilmesinin yer aldığını söylüyor. 

Bu plana göre özel harekatçılar, ABD'nin haziranda düzenlediği saldırıda hasar görmeyen nükleer tesislere saldırı düzenleyecek. 

NYT, Amerikan komandolarının İran ve benzeri hedef ülkelere girerek nükleer tesisleri veya diğer stratejik değere sahip hedefleri vurmak için uzun süredir özel eğitim aldığını yazıyor. 

Analizde "en riskli seçenek" diye nitelenen alternatifle ilgili Beyaz Saray'ın net bir karara varmadığı aktarılıyor. 

Trump, önceden İran'a kara saldırısı hakkında çekincelerini dile getirmiş, 1979 İslam Devrimi'nin ardından patlak veren rehine krizini hatırlatmıştı. 

ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'ni basan İranlılar, 52 Amerika vatandaşını 444 gün boyunca rehin tutmuştu. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, 1980'de Kartal Pençesi Operasyonu'nu başlatarak Delta Force birliklerini İran'a göndermiş, başarısız harekatta bir İranlı sivil ve 8 Amerikan askeri ölmüştü.

Trump, 11 Ocak'ta NYT'de yayımlanan söyleşisinde, Venezuela'ya düzenledikleri kara operasyonunun Carter'ın harekatı gibi başarısızlığa uğramadığını vurgulayarak övünmüştü. 

Amerikan gazetesinin analizine göre Pentagon'un Trump'a sunduğu seçenekler arasında, ülkedeki askeri ve güvenlik tesislerine saldırı düzenleyerek dini lider Ali Hamaney'in devrileceği koşulları oluşturmak da yer alıyor. 

İsrail ise hazirandaki saldırıların ardından İran'ın balistik füze programını büyük ölçüde yeniden inşa ettiğini savunuyor. Tel Aviv yönetimi, ABD'nin İran'a saldırması halinde Tahran'dan kuvvetli bir misilleme geleceğini düşünüyor. 

Bu nedenle İsrail'in, ABD'yle ortak operasyon düzenleyerek İran'ın balistik füze tesislerini vurmak istediği aktarılıyor.

Wall Street Journal'ın 28 Ocak'taki analizinde, Devrim Muhafızları'nın elinde İsrail'e ulaşabilecek yaklaşık 2 bin adet orta menzilli balistik füze ve önemli miktarda kısa menzilli füze stoku bulunduğu belirtilmişti.

Trump, İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde, göstericilerin vurulması veya idam edilmesi halinde askeri müdahale tehdidinde bulunmuş, daha sonra operasyonu askıya almıştı.

İran devleti eylemlerdeki can kaybına dair ilk açıklamayı 21 Ocak'ta yapmıştı. Güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu. 

Ancak ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), gösterilerde çıkan olaylarda 6 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, 42 bin 486 kişinin gözaltına alındığını savunmuştu.

Independent Türkçe, New York Times, Wall Street Journal


Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
TT

Ukrayna ordusunda insan gücü eriyor: “2 milyon kişi asker kaçağı”

ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)
ABD arabuluculuğundaki ateşkes anlaşmalarından sonuç çıkmazken, Rusya-Ukrayna cephesindeki kayıplar artıyor (Reuters)

Ukrayna ordusu, Rusya’ya karşı savaşacak asker bulmakta zorlanıyor. 

Wall Street Journal’ın analizinde, Ukrayna açısından bu yıl savaşın gidişatını belirleyecek en önemli unsurlar arasında insan gücünün yer aldığı belirtiliyor. 

Genç askerleri hızlı şekilde yetiştirip cepheye göndermek için tasarlanan "Sözleşme 18-24" programının, deneyimsiz kişileri tehlikeli savaş bölgelerine göndererek önemli kayıplara yol açtığına dikkat çekiliyor. 

18 yaşına girdiği gibi yoğun çatışmaların yaşandığı Pokrovsk cephesine gönderilen Kirilo Horbenko’nun ekimde ölmesi de buna örnek gösteriliyor. Genç asker sadece 6 ay görev yapabilmiş.

Program, genç askerlere yüksek maaş ve üniversite kontenjanı dahil çeşitli avantajlar sunarken, karşılığında 6 aylık askeri eğitim veriyor.

18 yaşındaki Vıyaçeslav Malets de ailesinin isteğine karşı gelerek geçen yıl Almanya'dan memleketi Ukrayna'ya dönüp savaşa girdi. Programa katılan ilk asker olan Malets, cephedeki hizmetlerinden dolayı Devlet Başkanı Volodimir Zelenski tarafından eylülde madalyayla ödüllendirildi.

Ancak genç savaşçı, bir ay sonra Pokrovsk cephesinde mayına basarak yaşamını yitirdi. 

Bu gelişmelerin ardından program, 18-24 yaşındaki gençleri cepheden uzaktaki drone operasyonu görevlerine yönlendirmeye başladı.

14 Ocak’ta göreve başlayan Savunma Bakanı Mihaylo Federov, bu pozisyondaki ilk açıklamasında insan gücü sıkıntısına dikkat çekmiş, 2 milyon Ukraynalının askerlikten kaçtığını söylemişti.

Ayrıca 200 binden fazla askerin firar ettiğini, bunun Ukrayna ordusunun beşte birine tekabül ettiğini vurgulamıştı. 

Ukrayna'nın cephe hatlarını düzenli olarak ziyaret eden ABD merkezli düşünce kuruluşu Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden Rob Lee, şunları söylüyor: 

İnsan gücü, 2026’da Ukrayna'nın savaş alanında nasıl bir performans göstereceğini belirleyecek en önemli unsur. Bu, aynı zamanda Rusya'nın ne kadar ilerleyebileceğini de belirleyecek.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade ediliyor. Ukrayna içinse bu rakam 600 bin civarında. 

Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılıyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, New York Times