Eski İran Cumhurbaşkanı Hatemi'den hükümete, göstericilere el uzatma çağrısı

"Çok geç olmadan daha iyi bir yönetime yönelmelerini tavsiye ediyorum"

Tahran'daki tarihi çarşıları gezen polis, esnafı genel eylem çağrısı yapılan 5-7 Aralık'ta kepenk açmaya ikna etmeye çalıştı (Reuters)
Tahran'daki tarihi çarşıları gezen polis, esnafı genel eylem çağrısı yapılan 5-7 Aralık'ta kepenk açmaya ikna etmeye çalıştı (Reuters)
TT

Eski İran Cumhurbaşkanı Hatemi'den hükümete, göstericilere el uzatma çağrısı

Tahran'daki tarihi çarşıları gezen polis, esnafı genel eylem çağrısı yapılan 5-7 Aralık'ta kepenk açmaya ikna etmeye çalıştı (Reuters)
Tahran'daki tarihi çarşıları gezen polis, esnafı genel eylem çağrısı yapılan 5-7 Aralık'ta kepenk açmaya ikna etmeye çalıştı (Reuters)

Eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, 11 haftadır kadınların ve gençlerin başını çektiği gösterilerde dile getirilen taleplere daha fazla vakit kaybetmeden kulak verilmesini tavsiye etti.
Gösteriler, 22 yaşındaki Mahsa Amini'nin İslami örtünme kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Tahran'da gözaltına alındığında hayatını kaybetmesiyle başlamıştı. Muhalifler, Amini'nin işkenceyle öldüğünü iddia ederken, devlet kaynakları genç kadının kriz geçirerek hastaneye kaldırıldığını ama kurtarılamadığını savunmuştu. 
Amini'nin Kürdistan Eyaleti'nin Sakkız kentinde on binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen cenaze töreninde atılan "Kadın, yaşam, özgürlük!" sloganı, uluslararası medya kuruluşlarına göre 31 eyaletin tamamındaki 150 şehir ve 140 üniversiteye yayılan gösterilerin başlıca şiarı oldu.
Hatemi, "bu güzel sloganın" İran toplumunun daha iyi bir gelecek isteğinin ifadesi olduğunu belirterek, Öğrenciler Günü mesajında, mevcut hükümete şöyle seslendi:
"Özgürlük ve güvenliğin birbirine karşıt tutulmasına, yani sonuçta güvenliği sağlama adına özgürlüğün ayaklar altına alınmasına veya özgürlük adına güvenliğin gözden çıkarılmasına izin verilmemeli. Yetkililere, mevcut durumu anlayışla karşılamalarını ve insafsızca karşılık vermek yerine onlara yardımcı el uzatmalarını ve bu yardım eliyle, çok geç olmadan yönetimin kötü yanlarını bulup daha iyi bir yönetime yönelmelerini tavsiye ediyorum."
Reformcu görüşleriyle bilinen Hatemi, 1997-2005 arasında iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmıştı.

İdam cezası verilenlerin sayısı 11'e çıktı
Bu arada, 6 Aralık'ta gösteriler sırasında tutuklanan 5 kişiye daha ölüm cezası verilmesiyle, idama çarptırılan protestocu sayısı 11'e çıktı. Sanıkların, Elburz Eyaleti'nin merkezi Kerec'de 3 Kasım'da İslam Devrimi Muhafızları'na bağlı milis gücü Besic'in bir üyesini öldürmekle suçlandığı kaydedildi. Söz konusu olayda, gösteriler sırasında hayatını kaybeden 22 yaşındaki Azeri kadın Hadis Necefi'nin 40. gün anmasında halkla polis ve Besic üyeleri arasında çatışma çıkmıştı.

 İran Yargı Erki'nin haber ajansı Mizan'a göre, aynı davada yargılanan ve üçü çocuk olan 11 kişiye hapis cezaları verildi. 
Norveç'teki İran İnsan Hakları örgütü direktörü Mahmud Emiri-Mukaddem, AFP'ye yaptığı açıklamamda şu ifadeleri kullandı:
"Bu kişiler adil olmayan bir sürecin sonunda ve usulsüzce mahkum edildi. Amaç korku yaratarak halkın protesto yapmasını engellemek."
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, 5 Aralık'taki açıklamasında, verilen idam cezalarının bazılarının onandığını ve kısa sürede uygulanacağını söylemişti. Sadece başkent Tahran'da yaklaşık bin gösterici hakkında iddianame hazırlanmıştı.
İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre, eylül ortasından beri en az 473 gösterici öldü, 18 binden fazla kişi gözaltına alındı. Aynı dönemde, 61 güvenlik görevlisi de hayatını kaybetti.

Hamaney'den "yeniden yapılanma" talimatı
7 Aralık Öğrenciler Günü öncesinde muhaliflerin ve öğrenci örgütlerinin sosyal medyadan yaptığı üç günlük genel eylem nedeniyle Tahran ve İsfahan başta olmak üzere büyük çarşıların çoğunda kepenkler açılmazken, birçok okulda öğrenciler okulları boykot etti ve bazı fabrikalarda işçiler greve çıktı.
Devlet denetimindeki gazete ve televizyonların haberlerine göre, İran İslam Cumhuriyeti'nin en yetkili kişisi Ali Hüseyni Hamaney, 6 Aralık'taki Kültürel Devrim Yüksek Konseyi toplantısında, "kültürel sistemin devrimci yeniden yapılandırılması" için talimat verdi:
"Ülkenin kültürel yapısını devrimcileştirmek zorunludur. Yüksek Konsey, çeşitli alanlardaki kültürel zayıflıkları ve yanlış fikirleri etüd ederek doğru ve düzeltici kavramları yaymak için akıllıca çözümler üretmelidir."
Hameney, İslami rehberlik faaliyetlerinde sadece resmi eğitim kurumlarının değil, binlerce sivil toplum örgütünün de etkili kullanılması gerektiğini vurguladı.
Haber ajansı Tasnim, toplantıda İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin kültürel reform programını içeren rapor sunduğunu duyurdu.
Şarku'l Avsat, Independent Türkçe, BBC, Tasnim



Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
TT

Suriye’de değişen ittifaklar: Türkiye için büyük zafer

Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)
Ahmed Şara'nın geçen hafta yayımladığı kararnameyle Kürtçe ulusal dil, Nevruz da resmi tatil kabul edilmişti (Reuters)

Suriye hükümetinin, uzun süredir Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hızla ele geçirmesi mercek altına alındı.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan yetkililer, Ahmed Şara yönetiminin hamlelerinin bu ayın başlarında Şam, Paris ve Irak'ta düzenlenen gizli toplantılarda şekillendiğini söylüyor.

Suriye hükümetinden yetkililerle SDG arasında entegrasyon süreci için 4 Ocak'ta Şam'da görüşme düzenlenmiş. Ancak toplantının Suriyeli bir bakan tarafından aniden sonlandırıldığı belirtiliyor.

Ertesi gün Suriye heyetinin, ABD arabuluculuğunda İsrail'le güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gittiği ifade ediliyor. Toplantıda Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçlamış ve Tel Aviv'den entegrasyonu geciktirme çabalarını sonlandırmasını istemiş.

Bu görüşmede Suriyeli yetkililerin, SDG'nin kontrolündeki bazı bölgelere sınırlı bir operasyon düzenlemeyi teklif ettiği ve bu öneriye İsrail ya da ABD'den herhangi bir itiraz gelmediği savunuluyor.

Şam yönetimi iddialar hakkında yorum yapmazken, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Reuters'a gönderdiği açıklamada, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın SDG'nin "IŞİD karşıtı başat güç rolünün büyük ölçüde miadını doldurduğunu" belirttiği salı günkü mesajı hatırlatıldı.

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise "Paris'teki üçlü toplantının tamamına bizzat katılmış biri olarak, İsrail'in hiçbir zaman Suriye ordusunun ülkedeki Kürtlere yönelik saldırısına müsaade etmediğini söyleyebilirim. Bu yönde herhangi bir iddiada bulunmak yanlıştır" dedi.

Ayrıca haberde, Türkiye'nin Kürt sivillerin korunması halinde Washington'ın SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağına dair Şam'a mesaj gönderdiği iddia ediliyor.

SDG, Türkiye'nin terör örgütü saydığı YPG'nin ağırlıkta olduğu, ABD destekli milislerden meydana geliyor.

Paris'teki toplantıdan yaklaşık iki hafta sonra operasyonlara başlanırken, ABD'nin desteğini geri çekeceğine yönelik SDG'yi uyardığı belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, SDG komutanı Mazlum Abdi'yle 17 Ocak'ta Irak'ta görüştüğü, Washington'ın SDG'yi değil Şara'yı destekleyeceğini söylediği öne sürülüyor. SDG'li bir kaynaksa iddiaları yalanlıyor.

Diğer yandan Şam güçleri hızla ilerleyerek, çoğunlukla Arapların yaşadığı bölgeleri SDG'den almıştı. 18 Ocak'ta ateşkes ilan edilmesine rağmen Suriye ordusunun saldırıları sürdürmesinin ABD'li yetkilileri kızdırdığı da aktarılıyor. Şara'nın operasyonların durdurulduğunu duyurmasından kısa süre sonra Barrack'ın SDG'yle ilgili mesajını yayımladığına dikkat çekiliyor.

Washington'ın Suriye'deki tutumunu değerlendiren ABD'li bir kaynak Şara'yı "usta bir stratejist" diye niteliyor.

"Türkiye için büyük zafer"

New York Times'ın analizinde de yıllarca SDG'yle IŞİD'e karşı Suriye'de mücadele eden ABD'nin Kürt müttefiklerini zor durumda bıraktığı yazılıyor.

Trump yönetiminin Suriye'deki tutumunu değiştirmesinin "ülkeyi yeniden bir araya getirmek için mücadele eden Şara kadar, SDG'ye Amerikan desteğine şiddetle karşı çıkan ve Şara'yı destekleyen Türkiye için de büyük bir zafer" olduğu belirtiliyor.

SDG ve Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, IŞİD militanlarının tutulduğu cezaevlerinin olduğu bölgelere de sıçramıştı. SDG, Şam güçlerinin saldırıları nedeniyle militanların kaçtığını öne sürmüş, Suriye yönetimiyse IŞİD'lilerin SDG tarafından serbest bırakıldığını iddia etmişti.

Diğer yandan ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin Haseke kentinde tutulan 150 IŞİD'linin Irak'a transfer edildiğini dün duyurmuştu. CENTCOM, firar riskini gerekçe göstererek, gerekli görülmesi halinde 7 bin IŞİD savaşçısının daha Irak'a gönderilebileceğini bildirmişti.

Irak Yüksek Yargı Konseyi'nden bugün yapılan açıklamada da SDG kontrolündeki hapishanelerden nakledilen IŞİD'liler hakkında derhal hukuki işlem başlatılacağı duyuruldu.

Independent Türkçe, Reuters, New York Times


Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X
TT

Suriye'de ateşkes sürecek mi: Mazlum Abdi ve Tom Barrack Erbil'de buluştu

Fotoğraf: X
Fotoğraf: X

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi başkanlığındaki SDG heyeti, Erbil’de ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetkilileriyle bir araya geldi. Kritik görüşmede, sahadaki son gelişmeler, ateşkesin durumu ve Suriye’nin geleceğine ilişkin siyasi süreç ele alındı.

Mazlum Abdi başkanlığındaki heyet Barrack görüşmesi öncesi Erbil’de temaslar gerçekleştirdi. Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed’in de yer aldığı heyet Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Toplantı öncesinde Tom Barrack, Mazlum Abdi ve SDG Yürütme Konseyi Eşbaşkanı İlham Ahmed ile ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan Barrack, SDG heyetiyle yapılan temaslara büyük önem verdiklerini vurguladı.

“Bugün General Mazlum Abdi ve İlham Ahmed ile bir araya gelmekten onur duyduk” diyen Barrack, bölgede istikrarın sağlanması açısından ateşkesin korunmasının kritik olduğunun altını çizdi.  Barrack, açıklamasında tüm tarafların ortak bir noktada buluştuğunu da dile getirdi. Buna göre, karşılıklı güvenin tesis edilmesi ve kalıcı istikrarın sağlanabilmesi için her kesimi kapsayan güven artırıcı adımların birlikte belirlenmesi ve hayata geçirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı. Bu sürecin en temel ve vazgeçilmez adımının ise mevcut ateşkesin eksiksiz biçimde korunması olduğu vurgulandı.

Barrack şunları söyledi:

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye Demokratik Güçleri ile Suriye hükümeti arasında 18 Ocak’ta varılan anlaşmada öngörülen entegrasyon sürecinin ilerletilmesine yönelik güçlü desteğini ve bu konudaki kararlılığını yeniden teyit etti.

Tüm taraflar, karşılıklı güveni tesis etmek ve kalıcı istikrarı sağlamak amacıyla her kesimi kapsayan güven artırıcı adımları birlikte belirleyip hayata geçirirken, en temel ilk adımın mevcut ateşkesin eksiksiz şekilde korunması olduğu konusunda mutabık kaldı.

Suriye hükümetiyle görüşme iddiası

Öte yandan Arap basınında yer alan haberlere göre, SDG heyetinin bugün Erbil’de Suriye hükümetiyle de bir araya gelmesi bekleniyor. İddiaya göre görüşme, Mesud Barzani’nin arabuluculuğunda gerçekleşecek ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da toplantıda yer alacak.

Haberlere göre, görüşmelere Suriye tarafı adına Dışişleri Bakanı Şeybani katılırken, SDG cephesinden Mazlum Abdi ve Rohilat Afrin masada olacak. Görüşmenin ana gündemini, Şam yönetimi ile SDG arasında sürdürülen müzakereler ve bu kapsamda ele alınan 14 maddelik anlaşma oluşturacak. Görüşmenin, taraflar arasındaki siyasi temaslar açısından yeni bir aşamaya işaret edebileceği değerlendiriliyor.

Independent Türkçe


Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
TT

Arap ve İslam ülkeleri Barış Konseyi'ne katıldı

ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump dün Davos Forumu'nda yaptığı konuşmadan (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Arap ve Müslüman liderlerden gelen artan destekle birlikte, uğun Davos Forumu'nun oturum aralarında "Barış Konseyi"ni açıklamaya hazırlanıyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (sekiz ülke) dışişleri bakanlarının, "ABD Başkanı Donald Trump'ın liderlerine Barış Konseyi'ne katılmaları için yaptığı daveti memnuniyetle karşıladıklarını" belirtti.

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da daha sonra Gazze Barış Konseyi'ne katıldığını duyurdu.

Konsey, “Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlamayı, Şeridin yeniden inşasını desteklemeyi ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve uluslararası hukuka uygun olarak kendi devletini kurma hakkına dayalı adil ve kalıcı bir barışı ilerletmeyi, böylece bölgedeki tüm ülkeler ve halklar için güvenlik ve istikrarın yolunu açmayı” amaçlamaktadır.

Bu arada, ABD Başkanı Grönland konusunda acil müzakereler çağrısında bulunarak, güç kullanmadan "kontrol altına alma" konusundaki kararlılığını yineledi ve "ABD'den başka hiçbir ülke onu koruyamaz" dedi.

Davos Forumu'nun üçüncü gününde geniş yankı uyandıran konuşmasında Trump, "İnsanlar güç kullanacağımı düşündüler ama buna gerek yok... Güç kullanmak istemiyorum ve kullanmayacağım" ifadelerini kullandı.