Çin, Uygur karşıtı propaganda için TikTok'un sahibi şirkete binlerce dolar vermiş

İddiaya göre ÇKP, şirketlere ve çok takipçili sosyal medya kullanıcılarına toplam 620 bin dolar ödedi

Çin hükümeti, Urumçi'deki kayak merkezi tesisi gibi girişimlerle Uygur azınlığın yaşadığı bölgede turizmi geliştirmeyi amaçlıyor (AFP)
Çin hükümeti, Urumçi'deki kayak merkezi tesisi gibi girişimlerle Uygur azınlığın yaşadığı bölgede turizmi geliştirmeyi amaçlıyor (AFP)
TT

Çin, Uygur karşıtı propaganda için TikTok'un sahibi şirkete binlerce dolar vermiş

Çin hükümeti, Urumçi'deki kayak merkezi tesisi gibi girişimlerle Uygur azınlığın yaşadığı bölgede turizmi geliştirmeyi amaçlıyor (AFP)
Çin hükümeti, Urumçi'deki kayak merkezi tesisi gibi girişimlerle Uygur azınlığın yaşadığı bölgede turizmi geliştirmeyi amaçlıyor (AFP)

Avustralya medyası, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP), insan hakları ihlalleri iddialarıyla dünya gündeminde olan Sincan Uygur Özerk Bölgesi'yle ilgili kendi bakış açısını yansıtan haberlerin internette yayılması için 8 ayrı ihale düzenlediğini yazdı.
İş dünyası gazetesi Australian Financial Review, ÇKP'nin yapım şirketlerine ve çok takipçili sosyal medya kullanıcılarına 620 bin dolar ödediğini belirtti. 
Habere göre, ÇKP'nin "Sincan güzel bir yerdir" kampanyası kapsamında, Yaci Kültür ve Kalkınma şirketine videolar hazırlatıldı. 
İhaleleri alan şirketlerin yöneticilerinin aynı zamanda ÇKP'nin yan örgütü Birleşik Cephe İşleri Dairesi'nin yönetcileri olduğunu kaydeden gazete, Müslüman Uygurlara yapılan kötü muamele haberlerininse sansürlendiğini belirtti. 
Bütçeden pay alanlar arasında TikTok'un Çin'e özgü kardeş uygulaması Douyin de var. Sincan'daki yerel hükümet Temmuz 2021'de Duoyin'e 64 bin dolara verdiği ihaleyle ÇKP'nin Uygur halkına yönelik politikasını öven klipler hazırlatmış.
Araştırmayı yürüten siber güvenlik şirketi Internet 2.0 CEO'su Robert Potter, hem TikTok'un hem de Douyin'in sahibi olan ByteDance şirketinin ÇKP'nin propaganda aygıtı gibi çalıştığının gözler önüne serildiğini söyledi:
"Çin'de açıkça yapılan şey, platformun öbür tarafında daha az açık şekilde yapılıyor. Douyin tarafında görülen, Çin'deki sosyal medya uygulamalarıyla ilgili belirgin bir soruna işaret ediyor. Bu o kadar normal ve beklenen bir şey ki propaganda yapacaklarını gizlemiyorlar bile. Çin'deki sosyal medya uygulamalarının hakim söylemi destekleyeceğine ilişkin ortak anlayış bu... Bunu ilginç kılan şu: Çin aslında bunların bulunmasını istemez ama devletleri ve bürokrasileri o kadar büyük ki Çin hükümetinin yürüttüğü faaliyetleri gizlemek olanaksız."
Amerikan iş dünyası dergisi Forbes'un 2 Aralık'ta yayımladığı haberde, yeni yapılan ABD Kongresi ara seçimleri öncesinde ÇKP tarafından fonlanan ve ABD'deki siyasetçileri eleştiren milyonlarca TikTok paylaşımının yayıldığına dikkat çekilmişti.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin merkezi Urumçi'de geçen ay karantinada olduğu iddia edilen apartmanda çıkan yangında 10 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından ülkede çok sayıda şehirde Kovid-19 kısıtlamalarına karşı protesto ve tepkiler ortaya çıkmıştı.
Independent Türkçe, Asian News International, Australian Financial Review, AA



Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
TT

Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, rüşvet aldığı gerekçesiyle iktidardaki İşçi Partisi'nden ihraç edilen üst düzey bir askeri yetkiliyi "siyasi suç" işlemekle itham etti. Resmi devlet medyasında bugün yer alan haberlere göre, Kim bu sert açıklamayı bizzat yaptı.

Devlete ve halka karşı ihanet

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre lider Kim Jong-un, Pyongyang'da dün düzenlenen İşçi Partisi ve ordu ortak toplantısında konuştu. Toplantıda, Kore Halk Ordusu Genel Siyasi Bürosu eski müdür yardımcılarından Pak Hy-chol'ün karıştığı yolsuzluk dosyası masaya yatırıldı.

Pak'ın "büyük miktarlarda rüşvet aldığı" ve "sefahat içinde bir yaşam sürdüğü" belirtilirken, partinin Pak'ı merkez liderlik organından ihraç ederek yargılanmak üzere ilgili makamlara sevk ettiği açıklandı.

Kim Jong-un'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Bu, partinin disiplin oluşturma yaklaşımına karşı işlenmiş siyasi bir suçtur; devletin ve halkın çıkarlarını hedef alan kasıtlı bir zimmete para geçirme ve yağmalama eylemidir."

Kuzey Kore'nin oldukça kapalı ve otoriter yönetim sisteminde, üst düzey yetkililerin lider tarafından bu denli sert ve kamuoyu önünde doğrudan eleştirilmesi alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti ve ordu içindeki kontrolü sıkılaştırma ve disiplin sağlama amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.


Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
TT

Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)

Pakistan havacılık yetkilileri, K2 Airways'e ait beş mürettebatın bulunduğu bir kargo uçağıyla dün gece hava trafik kontrolü arasındaki bağlantının kesildiğini açıkladı. Uçağın, Şarika'dan Karaçi'ye yaptığı sefer sırasında seyrüsefer sisteminde arıza bildirmesinin ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre, uçağın akıbeti henüz bilinmiyor.

Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi, uçağın Karaçi açıklarında kaybolduğunu duyurdu.

Kurumun X platformundan yaptığı açıklamada, Arap Denizi'nde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, uçağın kaybolma nedeninin henüz tespit edilemediği ifade edildi.

Açıklamaya göre, Karaçi merkezli K2 Airways şirketine ait Boeing 737 tipi kargo uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinden Karaçi'ye yük taşıdığı sırada yerel saatle 21.18'de seyrüsefer sisteminde arıza bildirdi.

Sivil Havacılık Otoritesi, radar verilerinin uçağın saat 21.21 sıralarında hızla irtifa kaybettiğini ve keskin bir rota değişikliği yaptığını gösterdiğini belirtti. Uçakla radar ve telsiz bağlantısı, Karaçi'nin yaklaşık 155 deniz mili (287 kilometre) batısında tamamen kesildi.


Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
TT

Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)

Çin yönetimi tartışma yaratan etnik birlik yasasını savundu.

Çin Ulusal Halk Kongresi'nin marttaki yıllık genel kurul toplantısında kabul edilen Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Yasa etnik azınlıklara "Çin ulusu için ortak topluluk hissinin güçlendirilmesi" diye tanımlanan bir misyon yüklüyor.

Bu kapsamda etnik azınlıkların anaokulundan itibaren Mandarin Çincesini öğrenmesi şart koşulurken, "vatansever bir eğitim sisteminin" önemine işaret ediliyor.

Ayrıca ülke içinde veya dışında Çin halkı arasında "etnik birliği zedeleyecek veya etnik temelli ayrışmalara yol açacak" her türlü eylemin yasaklanacağı bildiriliyor.

Nüfusun hakim çoğunluğunu Han Çinlilerinin oluşturduğu ülkede aralarında Uygur Türkleri, Tibet ve Moğol halklarının da yer aldığı, resmi olarak tanınan 56 etnik grup var.

Yasanın yürürlüğe girmesi hak örgütlerinin yanı sıra Uygur ve Tibetlilerden de tepki topladı. Düzenlemeye karşı çıkanlar, bunun etnik halkların geleneklerini korumak yerine onları tek bir Çin kimliği altında asimile etmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in çarşamba günü New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde düzenlediği eylemde kendini ateşe vermesinin yankıları da sürüyor.

52 yaşındaki eylemci, protestodan önce çektiği videoda Pekin'in politikalarının "Tibet halkını yok ettiğini" öne sürmüştü.

Çin ise tartışmalı etnik birlik yasasını savundu. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weilie, perşembe günkü açıklamasında Batı medyasının yasayı "çarpıtarak yorumladığını", etnik halkların haklarını güvenceye alan düzenlemenin "meşru, yasal ve gerekli" olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da cuma günkü açıklamasında ABD ve Avrupa Birliği'nin "kötü niyetli davranarak yasayı karalamaya çalıştığını" savundu.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın çarşamba günkü başyazısında, Batı medyasında yasayla ilgili çıkan haberlerin "gerçeklerden kopuk, önyargılarla şekillenen görüşlere dayandığı ve tek taraflı olduğu" iddia edildi.

Yazıda, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Ma Rong'un şu yorumları da aktarıldı:

Esasen, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çin ulusunun temel ve genel çıkarlarını koruyan bir kanundur. Bu yasa, Anayasal hükümlerin uygulanması, etnik meselelerin ele alınması ve etnik çalışmaların yürütülmesi temel niteliktedir.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times