Filistin İsrail'i ‘Utanç Listesine’ sokmaya çalışıyor

Filistin’in İsrail'i ‘Utanç Listesine’ eklemek için Birleşmiş Milletler’de çabaları sürüyor. Videolar, deliller ve canlı tanıklıklar iki tarafın ‘ispat’ ve ‘inkâr’ savaşında sunulacak

İsrail'in Filistinli çocuklara yönelik olağan uygulamalarından biri (Reuters)
İsrail'in Filistinli çocuklara yönelik olağan uygulamalarından biri (Reuters)
TT

Filistin İsrail'i ‘Utanç Listesine’ sokmaya çalışıyor

İsrail'in Filistinli çocuklara yönelik olağan uygulamalarından biri (Reuters)
İsrail'in Filistinli çocuklara yönelik olağan uygulamalarından biri (Reuters)

Filistin ve İsrail’in çatışması Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde de devam ediyor. Taraflar, İsrail ordusunun Filistinli çocuklara yönelik gözaltı, fiziksel ve psikolojik işkence ve katletme gibi ağır ihlallerle ilgili konularda BM Genel Sekreteri’nin Çocuklar ve Silahlı Çatışma Özel Temsilcisi Virginia Gamba’yı ikna etmeye çalışıyorlar. Filistin ve İsrail kendi konumlarının doğruluğuna ikna etme girişimi olan başka bir cephede yeni bir savaş yürütüyorlar.
Filistinliler İsrail ordusunu kınamak için önceden belgelenmiş raporlar, resimler, videolar ve tanıklıklarla seferber olurken, İsrailliler de Filistin suçlamalarını çürütmek için karşı raporlarla hazırlanıyor.
İsrail ordusunun Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Filistinli çocukları hedef almasına ilişkin delilleri incelemek üzere Pazar gününden cuma gününe kadar bölgeyi ziyarette bulunacak Gamba'ya iki taraf karşılıklı delillerini sunacak. Gamba, dünyanın dört bir yanındaki çatışma bölgelerinde on sekiz yaşının altındaki çocukların istismarına ilişkin yıllık rapor hazırlıyor.
BM Özel Temsilcisi Gamba’nın, İsrail Genelkurmay Başkanı Aviv Kochavi, üst düzey ordu komutanları, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ve polisle görüşmesi bekleniyor.
İsrail’de yayın yapan ‘Kanal 13’ televizyonu, ordu güçlerinin Filistin bölgelerinde yürüttüğü faaliyetleri haklı çıkarmak için hazırlıkların yapıldığını ve kanıtların toplanarak kısa belgeseller hazırlandığını bildirdi.
Bununla birlikte, İsrail'deki yetkililer arasında, ‘İsrail Devleti'nin Batı Şeria'daki askeri faaliyetler ve çok sayıda Filistinlinin öldürülmesi gerekçesiyle çocuklara zarar veren ülkeler kara listesine dahil edileceğine dair ciddi endişeler’ var. Söz konusu raporda bu faaliyetler kanıtlanırsa İsrail’e yönelik çok sert eleştirilere yol açabilir.
Şarku’l Avsat’ın Haaretz gazetesinden aktardığı habere göre İsrail gazetesi Gamba'nın ziyaretinin ayrıntılarına aşina kaynaklardan alıntı yaparak şunları aktardı: “BM Özel Temsilcisi’nin, ordunun savaş operasyonlarına dahil olmayan çocukları hedef aldığı olayları soruşturması bekleniyor.”
İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Yetkililerinin bu konuda Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ile diyalog yürüttüğü” ifadesi yer aldı.
İsrail tarafında artan endişe, Gamba'nın “Filistinli çocuklara yönelik uygulamalarını değiştirmezse Tel Aviv'i çocukları hedef alan ülkeler kara listesine eklemeyi düşüneceği” şeklindeki daha önceki uyarısından kaynaklanıyor.
İsrailli bir yetkili, “İsrail, Gamba'nın ziyaretini ciddiye alıyor, konuya büyük önem veriyor ve uluslararası hukuka göre hareket ettiğini ve kara listeye alınmaması gerektiğini pekiştiren her şeyi kendisine sunacak.” açıklamasında bulundu.
Gamba, Filistinlilerin İsrail ordusunun Batı Şeria'da çocukları soğukkanlılıkla öldürmesi ve Gazze Şeridi'ni bombalarken diğerlerini de molozların altına gömmesiyle ilgili olarak Birleşmiş Milletler'e sunduğu çok sayıda şikâyet üzerine bölgeye geldi.
Filistinli yetkililer, BM'den İsrail'i çocukları hedef alan ülkeler kara listesine eklemesini istedi. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki'nin siyasi danışmanı Ahmed ed-Dik, Gamba'nın İşgal güçleri tarafından Filistinli çocuklara karşı işlenen suç düzeyine varan ağır ihlaller ile ilgili Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Filistinli yetkililer ve Filistinli çocukların aileleriyle görüşeceğini söyledi."
Filistinliler, Gazze Şeridi'nde art arda işlenen suçlar, Batı Şeria'daki yargısız infazlar, çocukların keyfi olarak tutuklanmaları, hapishanelerde veya gözaltında işkence görmelerine ilişkin dosyalar ve raporlar hazırladılar.
Gamba, Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye'nin yanı sıra Eğitim, Sağlık, İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile de görüşecek. Ed-Dik, Filistin resmi ajansı ‘WAFA’ tarafından yayınlanan açıklamasında, Gamba'nın “Filistinlilerin elindeki ses ve video ile belgelenen suçları da dosyaya alacağını” söyledi.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, Gamba'nın Filistin Devleti ziyareti için gerekli hazırlıkların tamamlandığını doğrularken, “İsrail işgalinin çeşitli yönleriyle ihlallerinden, özellikle de Güvenlik Konseyi'nin 1612 (2005) sayılı Kararında belirtilen, çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması, okulların ve hastanelerin hedef alınması, çocukların askere alınması, çocukların kaçırılması ve insani ve tıbbi yardıma erişimin engellenmesi ve cinsel saldırılar gibi ihlaller hakkında bilgilendirileceğini” açıkladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'i uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası insancıl hukuk, uluslararası ceza hukuku da dahil olmak üzere uluslararası hukuk kurallarını ve ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını (silahlı çatışmalarda çocuklara yönelik ağır ihlallere ilişkin 1612 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı) alenen ihlal ederek yıl başından bu yana bir kısmı işgal ordusu tarafından vurulan, bir kısmı yerleşimcilerin saldırıları veya tıbbi ihmal sonucu olmak üzere 52'den fazla çocuğu infaz etmekle suçladı.
Dışişleri Bakanlığı, BM Özel Temsilcisine “yetkisi uyarınca Filistin çocuklarını koruması ve İsrail'i Filistinli çocuklara karşı işlediği ağır suçları durdurması” çağrısında bulunmaya devam edeceğini belirtti. Filistinliler, “İsrail'in, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından her yıl yayınlanan silahlı çatışmalarda çocukların haklarını ihlal eden taraflar ve ülkeler listesine (utanç listesi) dahil edilmesini” umuyorlar. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres geçtiğimiz günlerde, Filistinli çocuklara yönelik işgal devletinin ihlallerine ilişkin bu hipotezi güçlendiren açık formüller kullandığı iki rapor yayınladı.
Ed-Dik, “İşgal güçlerinin 'Utanç Listesi'ne alınması, İsrail söylemini ve ihlallerini ifşa etmede önemli bir başarı oluşturacak ve Filistinli çocuklara karşı işlenen suçların ve ihlallerin failleri hakkında Filistin'in uluslararası mahkemeler nezdindeki yaklaşımını güçlendirerek, hesap verebilirlik ve yargılamaya yol açacaktır” dedi.



Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze’deki karmaşık durumun ortasında Barış Konseyi’nin taahhütleri sınanıyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık ettiği Barış Konseyi’nin ilk toplantısı, çeşitli önerileri gündeme taşıdı. Washington yönetimi toplantının çıktısını Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için finansman sağlanması ve Hamas’ın silahsızlandırılması başlıklarında özetlerken, Arap tarafı taleplerini Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının tüm maddeleriyle uygulanması, uluslararası istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin Tel Aviv’in engellemeleri olmaksızın görev yapabilmesi üzerine yoğunlaştırdı.

40’tan fazla ülkeden temsilciler ile 12 ülkeden gözlemcinin katıldığı toplantının sonuçlarının uygulama aşamasında başarıya ulaşıp ulaşamayacağı ise tartışma konusu oldu. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, özellikle İsrail’in geri çekilmemesi ve Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin net mutabakat sağlanamaması gibi başlıca engeller nedeniyle sürecin ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini, bunun da anlaşmanın aksamasına ya da askıya alınmasına yol açabileceğini ifade etti.

Endişeler

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Gazze Şeridi’ndeki barış sürecini zayıflatabilecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Söz konusu açıklama, Subianto’nun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan Barış Konseyi’nin açılışına katılmasının ertesi gününde geldi. Toplantıda, İsrail saldırılarıyla büyük yıkıma uğrayan Gazze Şeridi’nin yeniden inşası ve bölgede uluslararası bir istikrar gücü oluşturulması konuları öne çıkmıştı.

Trump, ABD’nin konseye 10 milyar dolar bağışta bulunacağını açıklarken; Suudi Arabistan, Kazakistan, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Fas, Bahreyn, Katar, Özbekistan ve Kuveyt’in Gazze Şeridi’ne yönelik yardım paketi için 7 milyar dolardan fazla katkı sağladığını belirtti.

Hamas’ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgulayan Trump, hareketin söz verdiği üzere silahlarını teslim edeceğini ifade ederek, aksi halde ‘sert bir karşılık’ verileceği uyarısında bulundu. Trump, “Dünya şu anda Hamas’ı bekliyor… Şu an önümüzdeki tek engel o” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Barış Konseyi toplantısındaki konuşmasında Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılması planına destek verdiğini açıkladı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise toplantı öncesinde “Gazze silahsızlandırılmadan yeniden inşa olmayacak” mesajını vermişti.

Toplantıda konuşan ve yeni kurulan uluslararası istikrar gücünün komutanı olan General Jasper Jeffers, Endonezya, Fas, Kazakistan, Kosova ve Arnavutluk’un güç göndermeyi taahhüt ettiğini açıkladı. Gazze’ye komşu iki ülke olan Mısır ve Ürdün’ün ise polis ve güvenlik güçlerinin eğitilmesini üstlenmeyi kabul ettiği bildirildi.

Mısır Başbakanı Mustafa Medbuli, toplantıda yaptığı konuşmada Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasındaki bağın korunmasının önemine işaret ederek, Filistin Yönetimi’nin Gazze Şeridi’ndeki sorumluluklarını yeniden üstlenebilmesi gerektiğini belirtti. Medbuli, Filistinlilerin kendi işlerini doğrudan yürütebilmesi ve teknokrat komitenin Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinde görev yapabilmesi çağrısında bulundu.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ise konuşmasında Doha’nın nihai çözüme ulaşılması amacıyla Konsey’in çalışmalarına 1 milyar dolar katkı sağlayacağını duyurdu. Al Sani, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin ‘20 maddelik planın tam ve gecikmeksizin uygulanmasını’ sağlayacağını ifade etti.

Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)Yerinden edilmiş Filistinli amatör boksör Farah Ebu’l-Kumsan, Gazze şehrinde yıkılmış bir binanın kalıntıları önünde duruyor. (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde İsrail meseleleri analisti olarak görev yapan Dr. Said Ukkaşe, Barış Konseyi’nde ortaya konan çerçevenin net planlar içermediğini ve bunun anlaşmanın uygulanmasında karmaşaya, hatta tıkanma ve donmaya yol açabileceğini belirtti. Ukkaşe, ABD Başkanı Donald Trump’ın, engellerin giderilmesi ve gerekli mutabakatların sağlanmasına odaklanmadan konseyi hızla devreye sokarak bir başarı elde etmeye çalıştığını ifade etti.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal da benzer bir görüş dile getirdi. Nazzal, Konsey’in taahhütlerinin uygulama aşamasında sekteye uğrayabileceğini belirterek, ekonomik başlıklara -örneğin yeniden imar için fon sağlanmasına- ağırlık verildiğini, ancak açık bir yol haritası ortaya konmadığını söyledi. Güvenlik boyutunda ise Hamas’ın silahsızlandırılmasının gündeme getirildiğini, buna karşın İsrail’in çekilmesi ya da hareketin geleceği konusunda netlik bulunmadığını kaydetti.

Nazzal, siyasi yükümlülüklerden uzak bu yaklaşımın temel bir sorun teşkil ettiğini vurgulayarak, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, İsrail’in geri çekilmesi ve teknokrat komitenin yetkilendirilmesi gibi hassas başlıkların güvenlik alanındaki karmaşık dengeler nedeniyle gecikebileceğini ifade etti.

Hamas’ın önceliği

Hamas ise son günlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın silahsızlanma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan bir polemiğe girmekten kaçınmayı sürdürdü. Hareket, perşembe günü yayımladığı bildiride, Gazze Şeridi’ne ilişkin herhangi bir düzenlemenin ‘İsrail saldırılarının tamamen durdurulmasıyla’ başlaması gerektiğini vurguladı.

Hamas, akşam saatlerinde yaptığı bir başka açıklamada da Gazze’nin ve Filistin halkının geleceğine dair ele alınacak her türlü siyasi sürecin ya da düzenlemenin, ‘saldırıların bütünüyle sona erdirilmesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere Filistin halkının meşru ulusal haklarının güvence altına alınması’ temelinde şekillenmesi gerektiğini belirtti.

ABD’li arabulucu Bishara Bahbah ise perşembe günü basına yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahsızlandırılmasının, mensuplarına güvence ve koruma sağlanmasına bağlı olduğunu ifade etti.

Ukkaşe, ABD ve İsrail’den gelen açıklamaların, silahsızlanma gerçekleşmeden Gazze Şeridi’nde saldırıların durmasının mümkün olmadığına işaret ettiğini savundu. Ukkaşe, Hamas’ın izlediği çizginin örgütün varlığını sürdürme isteğini yansıttığını belirterek, bunun anlaşma maddelerinin tamamlanmasına engel olabileceğini ve Washington’un istikrar gücünün yetkileri ile konuşlandırılma takvimini netleştirmemesi halinde savaşın yeniden başlayabileceğini söyledi.

Nazzal ise Hamas’ın tamamen tasfiyesi üzerinden bir müzakere yürütülmesinin mümkün olmadığını belirterek, hareketin geleceğinin kapsamlı biçimde ele alınması ve karşılıklı tavizlere dayalı formüller yerine gerçek ve ciddi mutabakatlara yönelinmesi gerektiğini ifade etti.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.