Irak, Kuveyt Tazminat Fonu'nda kalan yaklaşık 8 milyar doları teslim aldı

Irak, Kuveyt Tazminat Fonu'nda kalan yaklaşık 8 milyar doları teslim aldı
TT

Irak, Kuveyt Tazminat Fonu'nda kalan yaklaşık 8 milyar doları teslim aldı

Irak, Kuveyt Tazminat Fonu'nda kalan yaklaşık 8 milyar doları teslim aldı

Irak Merkez Bankası (CBI) dün, 1990 yılında eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin döneminde Irak’ın Kuveyt’i işgaliyle ilgili tazminatın tamamı ödedikten sonra Kuveyt Tazminat Fonu'nda kalan yaklaşık 8 milyar doları teslim aldığını açıkladı.
Kuveyt'e tazminatın tamamını ödedikten sonra tazminat fonunda kalan 7,95 milyar doları aldığını duyuran CBI,  Kuveyt Devleti'nin eski Irak rejiminin işgalinden kaynaklanan tazminat dosyasının sona erdirilmesine ilişkin 2022 tarihli ve 2621 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararına göre hesaplar denetlendikten sonra tutarın kendilerine iade edildiği bildirdi.
Irak, 2021 yılında kalan tazminat miktarının tamamını ödedikten sonra Kuveyt'in tazminatının Irak ham petrol ihracat gelirlerinden otomatik olarak kesilmesi işlemine son verilmesi amacıyla ABD Merkez Bankası (FED) ile gerekli tüm bankacılık düzenlemelerini tamamladığını bildirdi.
BM Tazminat Komisyonu (UNCC), 1991 yılında ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak güçlerini Kuveyt'ten çıkarmasıyla aynı yıl kuruldu. Komisyon, savaş nedeniyle zarar gören Kuveyt halkına, şirketlere, devlet kurumlarına ve diğer kuruluşlara 52,4 milyar dolar ödenmesini takip etmekle görevlendirildi. Tazminat, Irak’ın petrol ve petrol ürünleri satışlarından elde ettiği gelirlere konulan bir vergi ile ödendi.
Süreci denetleyen UNCC tarafından yapılan açıklamaya göre Irak hükümeti Kuveyt'e toplamda 52 milyar doları aşan tazminatı, son taksiti 9 Şubat 2022’de olmak üzere ödeyebildi.
BMGK, 23 Şubat 2022 tarihinde Irak'ın Kuveyt'i işgalinden kaynaklanan zararların tazminini takip eden BM komisyonunun görevinin sona erdiğini duyurdu.
UNCC Başkanı Büyükelçi Michael Gaffey tarafından yapılan açıklamaya göre Komisyona toplam değeri 352 milyar doları bulan 2,7 milyon tazminat talebinde bulunuldu. Komisyon tarafından 13 Ocak 2022'de yapılan son ödeme ile birlikte savaştan zarar gören 1,5 milyon davacıya toplam 52,4 milyar dolar tazminat ödemesi yapıldı.
Böylece talep edilen toplam tutarın yaklaşık yüzde 15’i ödendi. Bu da Komisyon tarafından kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü gösterdi.
Komisyonun onayladığı en büyük tazminat miktarı ise Irak güçlerinin Kuveyt'ten sürülmeden önce petrol kuyularını ateşe vermesinden ötürü yaklaşık 14,7 milyar dolar zarar ettiği tahmin eden Kuveyt Petrol Şirketi'ne ödenen tazminat oldu.



Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.


Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
TT

Hamas: Gazze ile ilgili her türlü düzenleme, ablukanın kaldırılmasıyla başlamalıdır

Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)
Filistinli bir aile, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye'de çadırlarının önünde kahvaltı yapıyor (EPA)

Hamas, Gazze Şeridi ve Filistin halkının geleceğiyle ilgili her türlü siyasi sürecin veya düzenlemenin, düşmanlıkların tamamen sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve başta özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkı olmak üzere meşru ulusal hakların güvence altına alınmasıyla başlaması gerektiğini vurguladı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre bu açıklama, hareketin dün Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen Gazze Şeridi "Barış Konseyi" oturumuna yanıt olarak yayınladığı basın bildirisinde yer aldı.

Hareket, işgalin suçlarına ve ateşkes anlaşmasının sürekli ihlallerine devam ettiği bir dönemde oturumun düzenlenmesinin, uluslararası toplumun ve katılımcı tarafların işgali saldırganlığını durdurmaya zorlamak için pratik adımlar atmasını gerektirdiğini vurguladı.

Hamas, geçiş noktalarının açılmasını ve insani yardımın kısıtlama olmaksızın girişini, ayrıca yeniden yapılanma sürecinin derhal başlatılmasını talep etti. Uluslararası tarafların ve arabulucuların, anlaşmaların uygulanmasını sağlamak ve insani ve siyasi hakların engellenmesini önlemek için sorumluluklarını yerine getirmeleri gerektiğinin altını çizdi.

Ayrıca, kalıcı bir ateşkesin sağlanması için ciddi çabalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Gazze Şeridi'ni istikrara kavuşturmaya yönelik her türlü gerçek uluslararası çabanın, sorunun kök nedenini ele alması gerektiğini vurguladı: işgal, işgal politikalarının sona erdirilmesi ve Filistin halkının tam ve eksiksiz haklarına kavuşması.

ABD Başkanı Donald Trump, dün 40'tan fazla ülkeden temsilci ve 12 ülkeden gözlemcinin katılımıyla "Barış Konseyi"nin ilk toplantısını düzenledi. Toplantının odak noktası, savaşın harap ettiği Gazze Şeridi'nde yeniden yapılanma ve uluslararası bir istikrar gücünün oluşturulmasıydı.