İsrail’de Hamas liderlerinin çocuklarını kaçırma çağrısı

İsrailli gazeteci Zvi Yehezkeli çocukların kaçırılarak esir takasında kullanılması istedi.

İsrail’de Hamas liderlerinin çocuklarını kaçırma çağrısı
TT

İsrail’de Hamas liderlerinin çocuklarını kaçırma çağrısı

İsrail’de Hamas liderlerinin çocuklarını kaçırma çağrısı

İsrail’de tanınmış bir gazeteci, güvenlik güçlerini Hamas liderlerinin oğullarını tutuklamaya ve hareket tarafından alıkonulan İsrail askerlerini ve sivilleri serbest bırakmak için hareket üzerinde baskı kartları olarak kullanmaya çağırdı. Kanal 13’te Arap meseleleri üzerine değerlendirmelerde bulunan yorumcu Zvi Yehezkeli, “İsrail yeterince çaba göstermiyor ve üst düzey Hamas yetkililerinin çocuklarını kaçırma girişiminde bile bulunmadı” dedi.
Gazze Şeridi’nde esir alınan subay Hadar Goldin’in babası Simha Goldin, Başbakan Binyamin Netanyahu’yi Hamas hapishanelerindeki dört tutuklunun serbest bırakılması için gerekli çabayı göstermeye çağırdı. Goldin, İsrail’in bir takas anlaşması uygulamak için birçok aracı olduğunu ancak bunları kullanmadığını söyledi.
Simha Goldin, Hamas’ın Gazze’deki Sorumlusu Yahya es-Sinvar’ın ‘yakın zamanda bir takas anlaşmasına varılmazsa dört İsrailli tutuklunun konusunu sonsuza kadar kapatmakla’ tehdit ettiği açıklamasına dikkat çektiği sözlerine şöyle devam etti:
“Hamas’tan müzakereler olduğunu duyuyoruz. Goldin’in tüfeğini Gazze Şeridi’ndeki bir Hamas festivalinde görüyoruz. İsrail kaynaklarından hiçbir şey duymuyoruz. Esir alınmasından bu yana hayatımızdan üç başbakan geçti ve hiçbirisi meseleyi ele alamadı. Birkaç genelkurmay başkanının da askerlerin serbest bırakılması konusunda rezil olduğuna tanıklık ettik.”
Sinvar, Hamas’ın kuruluşunun 35’ini yılını kutlamak için Gazze’de düzenlediği bir etkinlikte yaptığı konuşma sırasında İsrail hükümetinin bu meseleyi ertelediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu anlaşmayı tamamlaması için sınırlı bir süre tanıyacağımızı, aksi takdirde direniş tarafından dört düşman esir meselesinin sonsuza dek kapatılacağını söylüyoruz. Kendi esirlerimizi serbest bırakmanın başka bir yolunu bulacağız.”
Sinvar, Hamas’ın İsrail’e yönelik talepleri arasında Şalit Anlaşması (2011 yılında Hamas tarafından serbest bırakılan İsrail askeri) kapsamındaki tutuklularının, hapisteki kadınların, çocukların, hastaların ve esirlerin cesetlerin serbest bırakılması olduğunu belirtti. Karşılığında da İsrail vatandaşları Abraham Mengistu ve Hişam es-Seyyid’i ve Hadar ve Şaul’un cesetlerini veya yaşam kanıtı bulunan iki kara kutu teslim edilecek. Hadar Goldin ve Şaul Aron, 2014 yılında esir alındı. İsrail, öldürüldüklerini iddia ediyor. Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları bir İsrail silahını sergiledi. Maskeli bir silahlı unsur da “Mücahitlerimiz, subay Hadar Goldin’i esir alma operasyonu sırasında bu silahı ele geçirdi” dedi.
Söz konusu duruma ilişkin yorum yapan esirin ailesi, İsrail hükümetini Goldin’in kendisini veya cesedini teslim almak için yeterince çaba sarf etmemekle suçlayarak şu açıklamada bulundu:
“Bugün Hamas, Filistin halkının Filistin yönetiminden daha çok meşru temsilcisidir. İsrail’in yaptığı birkaç temel hatadan sonra büyümüştür.”
Goldin’in ailesi, ilk hatanın ‘1982’den 1987’ye kadar İsrail’in Hamas’ı desteklemiş olması, hatta onun için Gazze’de camiler inşa etmesi’ olduğunu belirtti. Çünkü hareketin Filistin Kurtuluş Örgütü’ne karşı bir güç olacağını düşündüğünü dile getirdi. Yehezkeli’ye göre ise Hamas 1987 yılında İsrail’e karşı cihat ilan etti. Böylece İsrail’in varlığını kabul etmeyen şiddetli bir cihatçı harekete dönüştü. Ve bu da Hamas'ın başarısı oldu.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.