Dondurucu soğukta sokakta yatan göçmenler ABD'de yankı uyandırdı

El Paso'da OHAL ilan edildi

Meksika'dan El Paso'ya geçen hafta günde 2 bin 400'den fazla göçmenin geçtiği açıklandı (Reuters)
Meksika'dan El Paso'ya geçen hafta günde 2 bin 400'den fazla göçmenin geçtiği açıklandı (Reuters)
TT

Dondurucu soğukta sokakta yatan göçmenler ABD'de yankı uyandırdı

Meksika'dan El Paso'ya geçen hafta günde 2 bin 400'den fazla göçmenin geçtiği açıklandı (Reuters)
Meksika'dan El Paso'ya geçen hafta günde 2 bin 400'den fazla göçmenin geçtiği açıklandı (Reuters)

ABD'nin Meksika sınırındaki kenti El Paso'da dondurucu soğukta sokakta uyuyan göçmenler yankı uyandırdı. Teksas eyaletine bağlı kentin belediye başkanı Oscar Leeser göçmenlerin durumu ve her gün binlerce kişinin yakalanması gerekçesiyle olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğini dün duyurdu.
Demokratların kalesi El Paso, son aylarda on binlerce göçmenin Meksika sınırını geçmesiyle korkunç görüntülere sahne oluyor.

Başta Nikaragua, Küba ve Veneuzela olmak üzere çoğu Amerika ülkelerinden gelen göçmenler, daha iyi bir yaşam umuduyla El Paso'ya geçmeye çalışıyor.
Eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde yürürlüğe sokulan 42. Madde'nin sonu yaklaştıkça göçmenlerin sayısı artıyor. Geçerlilik süresi 21 Aralık'ta son bulacak madde uyarınca sınırı yasadışı yollarla geçmeye çalışırken yakalanan mülteciler Kovid-19 pandemisi gerekçesiyle hızla sınır dışı ediliyor.
Önce İnsan Hakları (Human Rights First) örgütü, 42. Madde’yi yürürlükte tutan ABD Başkanı Joe Biden yönetiminde yüzlerce göçmenin hayatını kaybettiğini açıkladı. Üç gün önce yayımlanan raporda, kanunun kötüye kullanılmasının "halk sağlığı, sınır yönetimi ve insan hakları sorunu" olduğu iddia edildi.
Maddenin kalkmasının ardından El Paso'ya günde yaklaşık 5 bin göçmenin gelmesi bekleniyor. Bu durum göçmenler için hazırlanan barınaklarının dolup taşmasına yol açtı.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde El Paso topraklarında ABD'ye giriş için bekleyen göçmenlerin yerlerde yattığı görülüyor. Sıcaklıkların zaman zaman sıfırın altında düştüğü bölgede bazı kişiler ısınmak için alev yakıyor. Göçmenler ince battaniyelerle ısınmaya çalışıyor.

Belediye Başkanı Leeser göçmenlerin sayısının giderek arttığını ve uygun olmayan koşullarda yaşadığını söyleyerek OHAL ilan etti.
OHAL sayesinde göçmenler için gerekli kaynağın ve adımların atılacağını savunan Demokrat Partili siyasetçi şöyle konuştu:
"İnsanlara düzgün bir şekilde davranıldığından emin olmak istedik. Herkesin güvende olduğundan emin olmak istiyoruz."
Leeser'ın yardımcısı Mario D'Agostino ise OHAL'in ardından göçmenleri başka bölgelere göndermek için ekstra ulaşım seçenekleri sağlayacağını belirtti.
Independent Türkçe, Reuters, The Guardian 



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.