Eski bakan Beilin, Netanyahu’nun BDS Hareketi’ni güçlendirecek politikalar uygulaması konusunda uyardı

İsrail parlamentosu önünde düzenlenen bir protesto gösterisinden bir kare (EPA)
İsrail parlamentosu önünde düzenlenen bir protesto gösterisinden bir kare (EPA)
TT

Eski bakan Beilin, Netanyahu’nun BDS Hareketi’ni güçlendirecek politikalar uygulaması konusunda uyardı

İsrail parlamentosu önünde düzenlenen bir protesto gösterisinden bir kare (EPA)
İsrail parlamentosu önünde düzenlenen bir protesto gösterisinden bir kare (EPA)

İsrail’de hükümeti kurma görevi verilen Binyamin Netanyahu, eleştiri oklarının hedefi olduğu bir dönemde, ABD merkezli The New York Times (NYT) gazetesini, yarın duyurulması planlanan yeni hükümetinin altını oymakla suçladı. Öte yandan İsrailli eski bir bakan, yeni hükümetin aşırı sağcı politikalar izlemesine karşı uyardı. Eski bakan, yeni hükümet koalisyonunda yer alan aşırı sağcı partilerin Filistin topraklarında İsrail işgaline son verilmesi amacıyla kurulan Boykot, Tecrit, Yaptırımlar (BDS) Hareketi’nin güçlendirilmesine doğrudan ya da dolaylı olarak katkıda bulunabileceğini söyledi.
İsrail’in çeşitli hükümetlerinde Adalet Bakanı ve Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Yossi Beilin, sağ, merkez ve sol çizgideki bu hükümetlerin uzun yıllar boyunca dünyayı 1967 yılında işgal edilen topraklardaki mevcut durumun Filistinlilerle bir barış anlaşması sağlanana kadar geçici bir durum olduğuna ikna etmeye çalıştıklarını ve bu şekilde, geçmiş hükümetlerin Batı Şeria'da (ve daha önce Gazze Şeridi'nde) yerleşim birimleri kurduğunu söyledi. Fakat şimdi her şey geçici olduğuna göre İsrail’in neyi iddia edeceği sorusunu soran Beilin, “Bir süre sonra Filistinlilerle kalıcı bir çözüme varılacak ve işgal bitecek mi yoksa dini Siyonizm stratejisi, meseleleri İsrail'in yalnızca Ürdün'ün korktuğu, Arapların nehrin batısındaki topraklardan sürülmesinin tamamlanması gibi savaşlarla gerçekleştirebileceği eylemleri hayata geçirebileceği bir Yecüc ve Mecüc savaşına mı sürükleyecek?” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Netanyahu, NYT gazetesini cumartesi günü yayımladığı ‘The Ideal of Democracy in a Jewish State Is in Jeopardy’ (Yahudi devletinde ideal demokrasi tehlikede) başlıklı başyazı nedeniyle ateş püskürdü. Söz konusu yazıda, Netanyahu liderliğinde kurulması planlanan yeni sağcı hükümetin İsrail demokrasisini tehlikeye attığı belirtilmişti.
Yazıya gazetenin sosyal medya hesabından yazıyla ilgili paylaşımı alıntılayarak yaptığı bir yorumla yanıt veren Netanyahu, “Yıllarca Holokost'u arka sayfalarına iteledikten ve İsrail'i onlarca yıl ön sayfalarında şeytanlaştırdıktan sonra, NYT şimdi utanç verici bir şekilde İsrail'in seçilmiş hükümetinin altını oyma çağrısında bulunuyor” ifadelerini kullandı. Netanyahu, söz konusu yazıyı, ‘gazetenin Ortadoğu'daki tek gerçek demokrasiyi ve ABD’nin bölgedeki en iyi müttefikini gayrimeşrulaştırma yaklaşımının devamı’ olarak nitelendirirken “Onların (NYT) asılsız tavsiyelerini görmezden geleceğime söz veriyorum” yazdı.
Netanyahu'nun son birkaç gündür, Avrupa ve ABD merkezli televizyon kanallarına verdiği röportajlarla, daha önce ona geniş yetkiler vereceğine dair söz verdiği Dini Siyonizm Partisi ve Yahudi Gücü Partisi dahil olmak üzere aşırı sağcı partilerinde yer aldığı hükümeti hakkındaki uluslararası ve bölgesel endişeleri azaltmaya çalışması dikkati çekti. Netanyahu, son röportajlarında, Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevini üstlenecek olan aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir'in, Arapların kovulması yönündeki tutumunu değiştirdiğini söylese de Ben-Gvir halen Filistinlilere karşı sert açıklamalarda bulunuyor. Hükümet ortağı, aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi lideri Bezalel Smotrich de açık açık Batı Şeria'da yerleşim birimleri inşası ve toprakların ilhak edilmesi çağrısı yapıyor.
Diğer taraftan ‘bölgede demokratik temellerin çökebileceği, siyasi bir kaos yaşanabileceği ve güvenlik noktasında bir gerilimin patlak verebileceği’ uyarısında bulunan İsrail merkez partileri arasında da yeni hükümetle ilgili endişeler dile getirilmeye başlandı.
Netanyahu ise, hükümet ortaklarını kendisiyle ittifakın şartı olarak öne sürdüğü bazı yasaların iptali için çalışıyor.
Netanyahu’nun yakın çevresinden kişiler, Netanyahu’nun yeni hükümeti yarın duyurmayı planladığını ve lideri olduğu Likud Partisi’nin yanı sıra Dini Siyonizm Partisi, Yahudi Gücü Partisi, Noam Partisi, Şas Partisi ve Birleşik Tevrat Yahudiliği Partisi olmak üzere aşırı sağcı 6 partiden oluşacağını duyurdu. Tüm bu partiler, İsrail parlamentosu Knesset'teki 120 sandalyeden 64’üne sahip.
Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a hükümeti kurma görüşmelerini başarıyla tamamladığını ve geriye Knesset'e sunulmak üzere teknik ayrıntıların kaldığını bildirecek.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.