Türkiye, Libya’ya askeri kargo uçakları göndermeye devam ediyor

UBH, Menguş'a atfedilen ‘sahte’ bir açıklamanın ardından dışişleri bakanının hesabının hacklendiğini duyurdu

Sirte'nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 6. yıl dönümü kutlamalarında UBH hükümetine bağlı güçler (AFP)
Sirte'nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 6. yıl dönümü kutlamalarında UBH hükümetine bağlı güçler (AFP)
TT

Türkiye, Libya’ya askeri kargo uçakları göndermeye devam ediyor

Sirte'nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 6. yıl dönümü kutlamalarında UBH hükümetine bağlı güçler (AFP)
Sirte'nin DEAŞ’tan kurtuluşunun 6. yıl dönümü kutlamalarında UBH hükümetine bağlı güçler (AFP)

Türkiye, Libya'nın batısında bulunan Misrata şehrine askeri kargo uçağı göndermeye devam ediyor.
Yerel basın, biri Hava Koleji havalimanlarına ve el-Vattiyye Hava Üssü olmak üzere iki Türk askeri kargo uçağının üst üste üç gündür bölgeye iniş yaptığını bildirdi. Bu, İletişim ve Siyasi İşlerden Sorumlu Devlet Bakanı Velid el-Lafi ile Türk mevkidaşı Fahrettin Altun’un Trablus’taki görüşmesiyle aynı zamana denk geldi. Altun, Trablus Medya Başkenti 2022 kutlamalarının kapanış etkinlikleri kapsamında düzenlenen Trablus Hükümeti İletişim Forumu'nun açılışına katılmak üzere Libya’ya gitmişti.
Öte yandan Libya Ulusal Birlik Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş, resmi Twitter hesabı aracılığıyla hakkındaki iddiaları yalanladı. Menguş, yaptığı açıklamada, “Bir bilgisayar korsanlığı operasyonuna maruz kalındı. Bu konuda yayınlanan her şey yanlış ve sahte verilerdi" ifadelerini kullandı.
Menguş, dün yaptığı açıklamada, ‘dürüst olmayan yöntemlerin kullanılmasının ve meselelerin etik olmayan bir şekilde kişiselleştirilmesinin, pozisyonları etkilemeyi amaçladığı’ değerlendirmesinde bulundu. Bütün bu kampanyalara rağmen işini yapmaya devam ettiğini ve vatanseverlik davası olarak tanımladığı şeye inandığını söyleyen Menguş, soruşturmaların yürütüldüğünü belirterek, “Bu olayların bir daha yaşanmaması için tüm önlemleri alacağız" ifadelerini kullandı.
Dibeybe hükümeti tarafından yapılan kısa bir açıklamada birçok internet sitesinin siber saldırıya maruz kaldığı bildirildi. Bu sitelerin sayısı hakkında net bir bilgi verilmeyen açıklamada Telekom Holding Şirketi'nin açıklamasıyla yetinildi. Menguş, resmi Twitter hesabına yönelik bir güvenlik ihlali olarak tanımladığı olayın meydana geldiğini doğruladı. Teknik ekibin hesabı kurtarmak için çalıştıklarını ve bu konuda yasal önlemlerin alınması için ilgili makamlarla iletişime geçildiğini açıkladı.
Yerel basında çıkan haberlere göre Ebu Acile’nin iadesiyle nedeniyle Dibeybe ile Menguş arasında tartışma çıktı. Menguş’un ‘konumunu desteklemek için basın açıklamaları yapması için Başbakan’ın baskısı altında olduğu’ ileri sürüldü.
Bu gelişmeler, Dışişleri Bakanlığı'nın siber saldırı açıklamasından sonra Twitter hesabının yeniden açıldığını duyurmasından sadece saatler sonra geldi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, ilgili kişiler hakkında soruşturma ve yetkili makamlarla işbirliği içinde haklarında işlem başlatıldığı bildirildi.
Öte yandan Dibeybe, Libya halkını ‘Bağımsızlık Günü’ münasebetiyle tebrik etti. Libya halkının barış ve istikrar özlem ve beklentilerini gerçekleştirecek şekilde geri dönmesini dileyerek, kutlamanın Cumartesi yapılmasına karar verildi.
Libya İstikrar Hükümeti Başkanı Fethi Başağa dün ülkenin doğusundaki Tobruk kentindeki Temsilciler Meclisi karargahının bakım ve geliştirme çalışmalarını denetledi. Ayrıca Sirte şehrinde Savunma Bakanı Uhmeyd Huma ile Savunma Bakanlığını desteklemenin ve bunun için gerekli yetenekleri sağlamanın, sınır güvenliğini ve korumasını geliştirmek için personelini eğitme ve kalifiye etmenin ayrıca akaryakıt kaçakçılığı ağlarının yasa dışı faaliyetleri, yasa dışı göç ve organize suçla mücadelenin yollarını görüştü.
Başağa’nın yaptığı açıklamaya göre Savunma Bakanlığı ile ilgili kurumlar arasında ortak koordinasyon, limanlarda güvenlik işbirliğini geliştirmek, güney sınırları üzerindeki kontrolü sıkılaştırmak ve Libya topraklarını ihlal ve tacizden korumak için Savunma Bakanlığı ile yetkili kurumlar ve birimleri arasında ayrıntılı güvenlik raporları ve bilgi alışverişi ihtiyacını vurguladı.



Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."