JFK suikastı dosyaları erişime açıldı ama gerçek gizli kalmaya devam ediyor

Olayın baş şüphelisi ile CIA arasında geçen diyalogların saklanması komplo teorisini güçlendirdi

ABD Başkanı John Kennedy'nin 1963'te Teksas'ta suikasta uğradığı an (AFP)
ABD Başkanı John Kennedy'nin 1963'te Teksas'ta suikasta uğradığı an (AFP)
TT

JFK suikastı dosyaları erişime açıldı ama gerçek gizli kalmaya devam ediyor

ABD Başkanı John Kennedy'nin 1963'te Teksas'ta suikasta uğradığı an (AFP)
ABD Başkanı John Kennedy'nin 1963'te Teksas'ta suikasta uğradığı an (AFP)

Beyaz Saray tarafından ABD Başkanı John F. Kennedy'nin 22 Kasım 1963 tarihinde uğradığı suikast ile ilgili 13 bin belgenin erişime açıldığını duyurmasının ardından, çok sayıda ABD'li, eski Başkan Donald Trump ve mevcut Başkan Joe Biden'ın 1992'de çıkarılan, hükümeti ve güvenlik servislerini şeffaf olmaya ve 2023'te 60'ıncı yıldönümü olacak suikastın tüm belgelerinin gizliliğini kaldırmaya zorlayan bir yasaya uymamış olmalarından ötürü hayal kırıklığına uğradı.
Peki ABD başkanları dünyayı şoke eden ve bugüne kadar hangi şartlar altında gerçekleştirildiği açıklığa kavuşturulamayan olayın etrafındaki sır perdesini aralamamakta neden ısrar ettiler. Erişime açılmayan toplam belgelerin yüzde üçünde hangi bilgiler saklanıyor?
Suikast ile ilgili gerçek bir gün ortaya çıkacak mı yoksa sır olarak mı kalacak?

Erteleme
ABD Başkanı John F. Kennedy (JFK) suikastıyla ilgili belgelerin yüzde 97'si, Başkan Biden'ın başkanlık kararıyla Amerikan kamuoyunun erişimine açıldı.
Ancak, JFK suikastının belgelerini barındıran Ulusal Arşivler ve Kayıtlar İdaresi'ne (NARA) göre bu belgelerin yüzde üçünü oluşturan 4 bin 300 belge güvenlik nedenleriyle erişime açılmadı.
Bu haber, sadece araştırmacıları ve uzmanları hayal kırıklığına uğratmakla kalmadı, aynı zamanda Sovyetler Birliği ile Soğuk Savaş'ın doruğa çıktığı bir dönemde ABD'nin genç başkanının öldürülmesiyle ilgili komplo teorilerini de güçlendirdi.
Independent Türkçe'de yer alan habere göre Beyaz Saray, JFK suikastının yarattığı derin milli trajedinin tarihin sayfalarında ve o korkunç günü hatırlayan birçok ABD'linin hafızasında hâlen yankılandığını ve suikastla ilgili kayıtları koruma ihtiyacının zamanla azaldığını resmen kabul etse de bu, Başkan Biden yönetiminin, NARA tarafından daha fazla incelenmesi gerektiği bahanesiyle en önemli belgelerin erişime açılmasını 30 Haziran'a ertelemesine engel olmadı.

Virginia Üniversitesi Siyaset Merkezi direktörü ve "The Kennedy Half-Century: The Presidency, Assassination, and Lasting Legacy of John F. Kennedy" (Kennedy'nin Yarım Yüzyılı: John F. Kennedy'nin Başkanlığı, Suikastı ve Mirası) adlı kitabın yazarı Larry J. Sabato, belgelerin erişime açılmasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bazı gizli şeyler açığa çıksa da 1963 yılında, o gün yaşanan hikayeyi hiçbir şey değiştiremez. Eğer insanlar, Oswald'ın Kennedy'nin öldürülmesinde tek başına hareket etmediğine ve CIA'nin bir şekilde işin içinde olduğuna dair komplo teorilerini destekleyecek kanıt arıyorlarsa, burada böyle bir kanıt bulamayacaklar. Çünkü mesele Oswald'ın Kennedy'yi öldürme planının bir parçası olduğu değil, CIA ve FBI işlerini yapsaydı suikastın önlenebilecek olmasıydı" yorumunda bulundu.

Komplo teorileri güçlendi
İşin ilginç yanı CIA tarafından geçen perşembe günü yapılan açıklamalarda, son olarak yayımlanan dosyaların çoğunun tarihi kayıtları değiştirmediğini, suikast ve soruşturma ile hiçbir bağlantısı olmadığını belirtmesiydi.
CIA sözcüsü yaptığı açıklamada, Oswald'in Mexico City ziyaretiyle ilgili bilgilere nasıl ulaştığına daha önceki açıklamalarda yer verildiğini, 2022'de erişime açılan dosyalarda bu konuda yeni bir bilgi bulunmadığını söyledi.
Ayrıca, JFK suikastı dosyalarından 28'inin erişime açılmaması Sabato'nun komplo teorilerini güçlendirdi.
Çünkü Sabato'ta göre eğer bunlar önemli bilgiler içeren belgelerse kayboldukları anlamına gelir ve bu da komplo teorilerine inanan herkesi bir komplo olduğuna ikna etmeye yeterlidir.
En önemli dosyaların erişime açılmasının sürekli olarak ertelenmesi, birçok kişinin olayla ilgili komplo teorileriyle şekillenen yorumlamalar yapmasına yol açıyor.
Çünkü bazı çevreler, komünizme sempati duyan ve bir Rus kadınla evli olan Oswald'in, JFK'nın eski Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'yu devirme girişimleri,1961 yılındaki Domuzlar Körfezi Harekatı'nın başarısız olması ve 1962 yılının Ekim ayında Sovyetler Birliği ile ABD arasında yaşanan Küba Füze Krizi'nin ardından Castro ya da Rusya'nın istihbarat servisleri tarafından görevlendirildiğine inanıyorlar.
Hatta bazı çevreler, suikastın arkasında Kennedy'nin siyasi muhaliflerinin ve onun ölümünde çıkarı olan tarafların olduğunu iddia etti.
Belki de şimdiye kadar ifşa edilmemiş binlerce belgeyi elinde tutan CIA ya da FBI'ın suikast planını desteklemiş olabileceğini bile öne sürdüler.
Erişime açılmayan dosyalar arasında George Joannides adlı gizemli bir CIA ajanı ile ilgili 44 belge yer alıyor.
Geçen ekim ayında CIA ve FBI'ın Kennedy suikastına ilişkin ellerinde bulunan tüm gizli bilgileri açıklamaya zorlanması amacıyla dava açan Mary Ferrell Vakfı araştırmacılarına göre Joannides, Küba ile ilgili gizli bir program yürütüyordu ve Kennedy'nin vurulmasından dört ay önce Lee Harvey Oswald ile temasa geçmişti.
Özellikle Joannides ile ilgili belgeler, davaya göre ABD Ulusal Arşivleri'nin eski Başkan JFK suikastı ile ilgili dokümanları arasında yer almamasından ötürü erişime açılan son dosyalarda da aslan payına sahip değildi.

Oswald'in CIA ile ilişkisi 
Öte yandan CIA yetkilileri, ellerinde bulunan Joannides belgelerinin sayısını inceliyor.
Ayrıca Başkan Biden, 1992 tarihli Belgelerin İfşa Edilmesi Yasası'nın askeri savunma, istihbarat operasyonları, kolluk kuvvetleri ve dış ilişkilerdeki tutumlar ilgili bazı zararlara karşı korunmak için bilgilerin açıklanmasının ertelenmesine izin verdiğini açıkladı.
Ancak 1994-1998 yılları arasında 1992 tarihli Kennedy Suikast Kayıtları Toplama Yasası uyarınca kurulan Kennedy Suikast Kayıtları İnceleme Kurulu'na başkanlık eden Yargıç John H. Tunheim, söz konusu iddiaları 1990'lı yıllarda duyduğunu, ancak onlara inanmadığını söyledi.
Bu ay içinde Başkan Biden'a bir mektup yazan Tunheim, onu hukukun ruhuna saygı duymaya çağırdı. Tunheim, mektubunda 1963'te 'Devrimci Öğrenciler Grubu' adlı Küba lideri Fidel Castro karşıtı bir grubu yöneten Joannides'ın izlediği programa atıfta bulundu.
Grubun, suikasttan önceki aylarda New Orleans'ta Oswald ile temasa geçmiş olması, bazı çevrelerin Kennedy cinayetinde CIA'nin suç ortağı olduğuna dair spekülasyonlar yapmasına yol açtı.
Oswald, Devrimci Öğrenciler Grubu ile temas kurduğu ve kamuoyunda Küba lideri Castro'yu destekleyen bir aktivist olarak tanındığı dönemde ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), iki yıl önce CIA tarafından düzenlenen Domuzlar Körfezi Harekatı başarısızlığını telafi edip Castro'ya karşı bir askeri müdahaleyi haklı çıkarmak ve olayı Küba'nın üstüne yıkmak amacıyla ABD'ye karşı sahte bir saldırı düzenlemek üzere 'Northwoods Operasyonu' adlı bir plan yaptı. 
Mary Ferrell Vakfı, ABD yönetimine açtığı davada Northwoods Operasyonu belgelerinin yanı sıra, CIA'nin Castro'ya suikast düzenleme planları, Başkan Kennedy'nin özel danışmanlığını yapan etkili tarihçi Arthur Schlesinger Jr.'ın 30 Haziran 1961 tarihinde CIA ile ilgili eleştiri notu ve JFK'nın Domuzlar Körfezi Harekatı başarısızlığından sonra CIA'nin yeniden yapılandırılması ilgili belgelerin ortaya çıkmasını talep ediyor.

Cevapsız sorular
Mary Ferrell Vakfı Başkan Yardımcısı ve JFK suikastı uzmanı Jefferson Morley, erişime açılan belgelerin, tarihçi Arthur Schlesinger Jr.'ın notunun hâlâ büyük ölçüde geçerli olduğunu gösterdiğine işaret etti. Morley, CIA'nin suikasttan iki yıl önce yazılan ve performansını açıkça eleştiren bu notla ilgili belgeyi ortaya çıkarmaması halinde zaman iyi niyetli olduğunun ve yasalara uyup uymadığının sorgulanması gerektiğine işaret etti.
Morley'e göre Joannides ve Oswald arasındaki bağlantıya ilişkin belgeler ve CIA'nin aldatmacaları onlarca yıl öncesine uzanırken ancak Kennedy Suikast Kayıtlarını Toplama Yasası ile gün yüzüne çıktılar. Tunheim, CIA'nin 1970'li yıllarda yönetim kurulunu ve ABD Senatosu'nda kurulan bir soruşturma komitesini yanılttığını söyledi.
CIA, Joannides dosyalarının suikastla ilgili olmadığı ve adı karışmadığı için açıklanmaması gerektiğini söylerken, Tunheim bunun doğru olmadığını, çünkü Joannides dosyalarının suikastla yakından alakalı olduğunu vurguladı.
ABD merkezli analiz ve danışmanlık şirketi Gallup tarafından yapılan bir ankete ve geçen hafta Mary Ferrell Vakfı ile demokrat çizgideki anketör Fernand Amande tarafından geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen başka bir ankete göre JFK suikastından bu yana ABD'lilerin çoğu suikast mahallinde silahlı olan tek kişinin Oswald olmadığına inanıyor.
Amande, NBC News'e yaptığı açıklamada, "Bir ABD başkanının öldürülmesiyle ilgili, Amerikan tarihinin en önemli meselesine dair altmış yıllık belgelerin erişime açılmasının daha fazla ertelenmesi ve gözden geçirilmesi gerektiğinin söylenmesi, yalnızca daha fazla şüphe uyandırmakla kalmıyor, CIA'nin Başkan Biden'ı ABD'lilerin büyük çoğunluğuyla arası kötü bir siyasetçi durumuna düşürmesine de yol açıyor. İnsanların üstü kapalı bir şekilde CIA'nin Virginia'daki merkezinde büyük bir yozlaşmanın olduğu fikrine kapılmalarına neden oluyor" dedi.

Yeni belirsizlik
Mary Ferrell Vakfı'nın Başkanı Rex Bradford, bundan 20 yıl önce, Başkan Lyndon Johnson ile dönemin FBI Direktörü J. Edgar Hoover arasında geçen bir konuşmaya ait ses kaydının, Başkan Kennedy'nin öldürülmesinden 22 saat sonra gizemli bir şekilde silindiğini keşfettiğini, çünkü Mexico City hikayesinin JFK suikastı için çok önemli olduğunu söyledi.
Bradford, bu yüzden CIA'nin, Oswald'ın Meksika ziyareti hakkında çelişkili hikayeler anlatan CIA ajanı David Atlee Phillips ile Dallas'taki kıdemli bir CIA operasyon yetkilisi olan ve Oswald'ın 1962'de Teksas'a döndüğünden haberdar olup bir CIA ajanına Oswald'ın zararsız olduğunu söylediği anlatılan James Walton Moore gibi CIA çalışanları ile ilgili belgelerin tamamen erişime açılmasını istiyor.

Başkan Kennedy'yi kurtarabilirler miydi?
Erişime açılan yeni belgeler, 1963 yılının aralık ayında Mexico City'deki bir CIA şubesinin, Oswald'in Meksika'dayken Sovyetler Birliği'nin Mexico City Büyükelçiliği ile 1 Ekim'de yaptığı telefon görüşmesini dinlediğini ortaya koyarken, telefon görüşmesinin Meksika Cumhurbaşkanlığı Ofisi ile çok gizli bir ortak operasyonla açığa çıkarıldığı ve Meksikalı güvenlik görevlileri ile kolluk kuvvetlerinin bundan haberi olmadığı ilk kez ortaya çıktı.
Bu da dönemin Meksikalı yöneticilerinin ABD'nin ekseninde olduğunu gösteriyordu.

Madem ortak telefon dinleme merkezi, ABD vatandaşlarının Sovyetler Birliği Büyükelçiliği ile kurdukları temaslara -ki bu ABD yasalarına göre suçtu- ilişkin sık sık bilgi veriyorsa ve ABD'li istihbarat ajanları, kaçmaya çalışan ABD ordusu üyelerini tutukluyorsa neden Oswald'a Sovyetler Birliği Büyükelçiliği ile temas kurduğu için ceza almadı ya da ABD'li ajanlar tarafından tutuklanmadı? 
Eski bir gazeteci ve "A Cruel and Shocking Act: The Secret History of the Kennedy Assassination" (Acımasız ve Sarsıcı Bir Eylem: Kennedy Suikastının Gizli Tarihi) kitabının yazarı Philip Shenon, ABD hükümetinin Oswald'in başkanı öldürme planından haberdar olup olmadığını, CIA'nin, Lee Harvey Oswald'in bir tehlike oluşturduğunu bilip bilmediğini sorgularken "Oswald, Başkan Kennedy'yi öldürme niyetinden bahsettiyse bu bilgiye göre hareket etselerdi, başkanı kurtarabilirler miydi?" diye sordu.



Yapay zekanın ürettiği virüs insana enjekte edildi

Bakteriyofaj (NIAID)
Bakteriyofaj (NIAID)
TT

Yapay zekanın ürettiği virüs insana enjekte edildi

Bakteriyofaj (NIAID)
Bakteriyofaj (NIAID)

Kaliforniya'daki bir yapay zeka araştırma laboratuvarı, yapay zeka tarafından özel olarak tasarlanmış bir virüsü ilk kez bir insan hastaya uyguladığını açıkladı. Bu gelişme, antibiyotiğe dirençli süper bakterilerle mücadelede ölçeklendirilebilecek bir çözüm sunabilir.

Yapay zeka laboratuvarı Radical Numerics tedaviyi salı günü duyurdu ancak işlemin, hakemli bir çalışma şeklinde bilimsel incelemeye tabi tutulması bekleniyor.

Doğrulanması halinde Omnii-1 adı verilen bu tedavi, yapay zekayla tasarlanmış bakteriyofajların (faj) bir insan hastaya uygulandığı ilk örnek olabilir.

Fajlar, bakterileri enfekte eden virüslerdir. Antibiyotiğe dirençli süper bakterilerin 2050'ye kadar yaklaşık 40 milyon kişinin ölümüne yol açacağı tahmin ediliyor.

Bakteriyel enfeksiyonlara yönelik mevcut faj tedavi yaklaşımlarında araştırmacılar, son derece kapsamlı çevresel faj koleksiyonlarında uzun uzun arama yaparak hastanın spesifik enfeksiyonuna uyan bir faj bulmaya çalışıyor.

Bu sürecin ilk adımında doktorlar, hastanın enfeksiyonuna neden olan bakteriden bir numune alıp bulaşıcı mikrobu öldüren fajları buluyor veya tasarlıyor.

İşin anahtarı, belirli bakteri suşlarını öldürebilecek olası fajların genetik özelliklerini anlamakta yatıyor.

Fajlar, virüsün önce hedef bakterinin yüzeyindeki belirli reseptör moleküllerine bağlandığı çok aşamalı bir süreçle bakterileri öldürüyor.

Ardından bakteriyel hücreye girip onu ele geçirerek kendilerini çoğaltıyor ve hücreyi parçalıyorlar.

Bir faj, yalnızca belirli bakteri suşlarını veya türlerini hedef aldığı için virüsün bakteriye ilk bağlanması son derece özgüldür. 

Bu özgüllük, geniş spektrumlu antibiyotiklerden etkilenmeye yatkın yararlı bağırsak mikroplarını koruyan faj terapisinin kritik bir avantajı.

Radical Numerics, yapay zeka destekli yaklaşımıyla hastanın ihtiyaçlarına uygun fajları talep üzerine hızla üreterek tedaviye başlanmasını hızlandırabileceğini iddia ediyor.

Radical Numerics blog yazısında, "Yapay zekayla tasarlanmış fajların dünyadaki ilk klinik kullanımında Omnii-1'in ürettiği tasarımlar, doktor gözetiminde yürütülen onaylanmış bir insani amaçlı ilaca erken erişim programı kapsamında antibiyotiğe dirençli bakteriyel enfeksiyonu olan bir hastaya uygulandı" diye yazıyor.

Bu dönüm noktası, yapay zeka destekli genom tasarımını kişiselleştirilmiş tedavilere dönüştürme yolunda atılan ilk adımlardan biri.

dfghjuk
Faj G'nin fotoğrafı (Kayla Lenz/Richard Allen White III/Eurekalert)

Girişim, yapay zeka modelinin çeşitli genom dizileri ve faj genomlarının yanı sıra daha önce ölçülmüş faj-konak etkileşimlerine ilişkin verilerle eğitildiğini iddia ediyor.

Bu bilgileri öğrenen yapay zeka, belirli tedavi gereksinimleri için aday fajları hem tanımlayabiliyor hem de tasarlayabiliyor.

Girişim, "Omnii-1'in tasarladığı faj varyantlarını sentezleyip farklı bakteri suşları üzerinde geri kazanım ve aktivite düzeylerini ölçüyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Bir fajın canlılık derecesini gösteren ölçüt olan geri kazanım, yapay zekayla tasarlanan viral genomun laboratuvarda başarıyla canlanarak çoğalıp çoğalamayacağını anlamaya yarıyor.

Radical Numerics, "Bu deneyler, varyantlarımızın hedef konaklara karşı aktivitesini tanımlamaya yardımcı olurken, sonraki modelleme ve tasarım aşamalarına bilgi sağlıyor" diye açıklıyor.

Şirket, Omnii-1 tasarımlarının sentezlendiğini ve tıbbi seçenekleri neredeyse tükenmiş, antibiyotiğe dirençli bir enfeksiyonu olan bir hastaya uygulandığını belirtiyor.

Ancak hasta mahremiyetini gerekçe göstererek tedavinin klinik sonuçlarına ilişkin spesifik ayrıntıları açıklamadı.

Independent Türkçe


Yeni filminde hırsızı canlandıran yıldız, alıştırma için yankesicilik yapmış

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
TT

Yeni filminde hırsızı canlandıran yıldız, alıştırma için yankesicilik yapmış

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'taki rolüne hazırlanmak için "birçok kişiye yankesicilik yaptığını" iddia ediyor.

Suç-gerilim filminde hırsız Harry Lehman'ı canlandıran 69 yaşındaki oyuncu, rol için el çabukluğu becerilerini geliştirmek amacıyla uzman Apollo Robbins'le çalıştı.

The New York Times'a konuşan Turturro, "Apollo Robbins konser piyanisti gibi. Ben hiçbir zaman onun gibi olamayacağım. Yani her seferinde kolumdaki saati alsa farkına bile varmam. Bana bozuk paralarla yapmam gereken egzersizler verdi ve birine nasıl çarpmam gerektiğini öğretti" dedi.

Turturro "çoğunlukla sette pratik yapmaya devam etti" ve filmin bazı oyuncularıyla ekip üyeleri, farkında olmadan onun hedefi haline geldi.

Aktör, "Birçok kişiye yankesicilik yaptım. Bazen beni yakalasalar da çoğu zaman farkına bile varmıyorlardı" diye itiraf etti.

Büyük Lebowski'nin (The Big Lebowski) yıldızı, geçen yaz kendini New York metrosunda bile pratik yaparken yakalamış. Ara sıra yolcuların açık çantalarına göz atıp elini cüzdan veya telefonlarına yaklaştırsa da bir şey almadan durmuş. 

Turturro "Gerçekten çok yaklaştım. Sadece bunun nasıl bir heyecan ve gerginlik yaratacağını hissetmek istedim" dedi. Bir film için alıştırma yaptığını öne sürmenin mahkemede ikna edici bir savunma olmayacağını söyleyerek espri yaptı.

Severance'ın oyuncusu şöyle konuştu: 

'Yani tutuklanmak istemem' diye düşündüm. Ne söyleyecektim ki? Araştırma yaptığımı mı?

Turturro hiç yankesicilik kurbanı olmamış ancak kendisi gibi oyuncu olan eşi Katherine Borowitz böyle bir olay yaşamış.

Oyuncu, "Birlikte sinemadan çıkıyorduk, biri onun dikkatini dağıttı ve çantasına elini attı" dedi. 

Yani benim dairem soyulmuştu ama o farklı bir durumdu. Küçük stüdyo dairemin penceresine klima takmıştım ve ertesi gün evim soyulmuştu.

Kayıp, başarısızlık ve beklenmedik sorumlulukların insana hayattaki en önemli şeyin ne olduğunu gösterebileceğini ele alan özgün hikayesiyle film, Turturro'nun dikkatini çekmiş.

Oyuncu şunları söyledi: 

O kadar çok senaryo okudum ki çoğu birbirinin tekrarı gibiydi. Ama bu senaryo, vay canına! Daha önce hiç kimsenin bakımını üstlenmemiş biri, artık hayatın anlamının bir başkasına bakmak ve onun sorumluluğunu üstlenmek olduğunu anlıyor. Hayatı değişiyor, dünyası değişiyor, mesleği değişiyor ve bu hikaye bende büyük yankı uyandırdı. İnsan belli bir yaşa gelince kaybın ne olduğunu, başarısızlığın ne olduğunu anlıyor.

Cuma günü ABD'deki belirli sinemalarda gösterime giren The Only Living Pickpocket in New York, hırsız Harry Lehman'ın engelli eşi Rosie'ye (Karina Arroyave) bakma mücadelesini anlatıyor. Ancak bir suç ailesine ait USB belleği çalıp sattıktan sonra Harry tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.

Independent Türkçe


Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
TT

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Netflix'in yeni filminde Cliff Booth rolüne dönen Brad Pitt'in başı yine belaya giriyor.

Yayın devi, David Fincher'ın yakında izleyiciyle buluşacak filmi Cliff Booth'un Başına Gelen Diğer Talihsizlikler'den (The Further Mis-Adventures of Cliff Booth) yeni kareler paylaştı. 

Film, 25 Kasım'dan itibaren dünya genelindeki IMAX salonlarında iki hafta boyunca gösterilecek ve 23 Aralık'ta Netflix'te yayımlanacak. Türkiye'de ise sinemalara uğramadan doğrudan platformda izleyiciyle buluşacak.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun kaleme aldığı yapımın kadrosunda Elizabeth Debicki, Scott Caan, Carla Gugino, Yahya Abdul-Mateen II, Peter Weller, Matt Groove, JB Tadena, Corey Fogelmanis ve Karren Karagulian da yer alıyor.

Pitt, Tarantino'nun yazıp yönettiği 2019 yapımı Bir Zamanlar... Hollywood'da (Once Upon a Time in Hollywood) filmindeki dublör Cliff Booth rolüne geri dönüyor. İlk filmde başrolü Pitt'le paylaşan Leonardo DiCaprio, western yıldızı Rick Dalton'ı canlandırmıştı.

Yeni karelerden birinde Pitt, koruyucu gözlüklerle toprak pistte bir yarış otomobili kullanırken görülüyor. Diğer fotoğraflarda ise Debicki'yle bir barda sohbet ediyor ve Debicki, Caan ve Gugino'yla tenis kortunda bir araya geliyor.

İlk filmdeki olaylardan 8 yıl sonrasına, 1977'ye uzanan hikaye, artık bambaşka bir Hollywood'la karşı karşıya olan Booth'un bu değişime uyum sağlama çabasını anlatıyor.

Geçen ay yayımlanan fragmanda Booth, "Şöyle söyleyelim: Birini bıçakla öldürmenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum" diyor.

Bir Zamanlar... Hollywood'da, dünya çapında 377 milyon dolar hasılat elde etmiş ve 10 dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve iki ödül kazanmıştı. Pitt de filmdeki performansıyla oyunculuk dalındaki ilk Oscar'ını almıştı.

Beğeniyle anılmayı sürdüren film, yardımcı rollerde yer alan Mikey Madison, Austin Butler, Sydney Sweeney ve Margaret Qualley gibi isimlerin sinema kariyerlerine de ivme kazandırmıştı.

Tarantino, yöneteceği bir sonraki filmle kariyerini noktalamayı planladığını ve bu son projenin bir devam filmi olmasını istemediği için yönetmenliği üstlenmediğini açıklamıştı.

Geçen yıl Church of Tarantino podcast'inde konuşan yönetmen, şunları söylemişti:

Bu senaryoyu çok seviyorum ama yine daha önce geçtiğim yollardan geçiyorum. Bu da hevesimi biraz kaçırdı.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline, Church of Tarantino