DMO: Kasım Süleymani'nin intikamını almaktan vazgeçmeyiz. İran’ın bölgesel stratejisi devam edecek

İran, Süleymani’nin Bağdat’a Kudüs Gücü Komutanı olarak resmi ziyaret için gittiğini doğrulayacak Irak’a ait bir belge arayışında

DMO: Kasım Süleymani'nin intikamını almaktan vazgeçmeyiz. İran’ın bölgesel stratejisi devam edecek
TT

DMO: Kasım Süleymani'nin intikamını almaktan vazgeçmeyiz. İran’ın bölgesel stratejisi devam edecek

DMO: Kasım Süleymani'nin intikamını almaktan vazgeçmeyiz. İran’ın bölgesel stratejisi devam edecek

İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO), Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani'nin 3 yıl önce Bağdat'ta ABD tarafından düzenlenen bir hava saldırısında öldürülmesinin yıldönümü töreni öncesinde yapılan açıklamada, “General Süleymani'nin katillerinden mümkün olan en kısa sürede intikam alınması kesindir ve bundan vazgeçilemez” denildi.
DMO tarafından yapılan açıklamada, İran’ın bölgesel rolünün sürdürüleceğine dair kararlılık vurgulanarak “Stratejimizin İran ve bölgede Süleymani düzeyinde generallerin çoğalması olduğunu açıkladık” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Kasım Süleymani’nin Batı Asya'da yaptıklarının ‘küresel kamuoyunun ilgi odağı’ olduğu iddia edildi.
DMO, İran’ın Dini Lideri (Rehber) Ali Hamaney’in yaptığı açıklamaların ardından bu açıklamayı yayınladı. Hamaney, Süleymani'nin DMO'nun yurtdışı kolu Kudüs Gücü komutanlığındaki halefi General İsmail Kaani'ye atıfla “General Süleymani'nin birçok konuda bıraktığı boşluk dolduruldu” dedi.
İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Süleymani'yi İran'ın ‘ulusal kahramanı’ olarak tanımlayarak, Müslüman gençlerin General Süleymani'nin intikamını almaktan asla vazgeçmeyeceklerini söyledi. Bakıri, suikasti gerçekleştirenlerin, ‘kibirli ve yayılmacı emellerinin önündeki en büyük engeli kaldırdıklarını sanmakla yanıldıklarını’ da sözlerine ekledi.
Süleymani’nin ABD tarafından düzenlenen hava saldırısında öldürülmesinden bu yana İranlı yetkililer birçok kez 1979 devriminden sonra en yüksek askeri rütbeli bir ismin öldürülmesinin intikamının alınacağı tehdidinde bulundular. Tehditlerin hedefinde ABD ordusundaki generallerin yanı sıra ABD eski Başkanı Donald Trump, eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD’nin eski İran Özel Temsilcisi Brian Hook yer aldı.
Süleymani’nin intikamından vazgeçilmesi, ABD'nin nükleer anlaşmayı yeniden canlandırılması ve DMO’nun yabancı terör örgütleri listesinden çıkarılması ile ilgili müzakerelerde öne sürdüğü şartlardan biriydi.
Süleymani dosyası, geçtiğimiz yıl nükleer anlaşma konulu müzakerelere gölge düşürdü. Şarku’l Avsat’ın Associated Press’ten (AP) aktardığı habere göre, geçtiğimiz Mart ayında müzakerelerin sekteye uğramasının ardından, ABD'li yetkililerin İran'ın ABD'li eski yetkililere yönelik tehditlerini müzakere masasına taşındılar. Daha sonra Farsça yayın yapan Amerikan Radyosu Farda, ABD istihbarat servislerinin elinde, İran'ın Süleymani'nin öldürülmesine karıştığını düşündüğü ABD’li yetkililere yönelik planlarına ilişkin ayrıntılı bilgiler olduğunu belirtirken bu gibi durumlarda Washington’ın -İran'ın DMO'nun yabancı terör örgütleri listesinden çıkarılması şartına atıfla- Tahran’ın talebini kabul edemeyeceğini vurguladı. Aynı sıralarda Axios haber sitesi, ABD’li ve İsrailli kaynaklardan İran'ın ABD'nin DMO'yu yabancı terör örgütleri listesinden çıkarmasının bir şartı olarak, bölgede gerginliği azaltma taahhüdünde bulunmayı açıkça reddettiğini aktardı.
Tahran, Süleymani için ABD’nin öne sürdüğü şartı reddettikten sonra, DMO'nun yabancı  terör örgütleri listesinden çıkarılması şartından geri adım atmış gibi görünüyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz Kasım ayında Kongre üyelerini, İran'ın Pompeo ve Hook'a yönelik tehditlerinin ABD topraklarında halen geçerli olduğu konusunda bilgilendirdi.
Geçtiğimiz Mart ayında Pompeo ve Hook'u günün 24 saati korumanın ayda iki milyon dolardan fazlaya mal olacağı bildirilmişti.
Süleymani, ABD eski Başkanı Donald Trump tarafından hava saldırısı emri verildiğinde, İran rejiminde nüfuz bakımından ikinci adam ve potansiyel bir cumhurbaşkanı adayı olarak görülüyordu.
DMO'dan dün yapılan ve Süleymani'nin ‘bir saha adamı ve deneyimli bir diplomat olduğu’ belirtilen açıklamada, “Bugün İran İslam Cumhuriyeti'nin Siyonistlere karşı direniş sınırlarına demirleyen stratejik derinliği, caydırıcılığın ve ülke güvenliğini sağlamanın temel direklerinden biridir” denildi.
Açıklamada, eski Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif tarafından ortaya atılan ‘bölgesel siyasette diplomasi ve saha arasındaki ikileme’ üstü kapalı olarak göndermede bulunuluyordu. Zarif, 2021 yılının mart ayında görevinden ayrılmasından aylar önce sızdırılan ses kaydında Süleymani'yi dış politikayı engellemekle suçlamıştı.
Zarif, söz konusu ses kaydında İran’da belli bir grubun rolü daha belirgin hale geldiği için her şeyi güvenliğe bağlamakta çıkarları olduğunu söylüyor. Her konuda aynı fikirde olmak zorunda olmasalar da koordineli olmaları gerektiğini hissettiklerini söyleyen Zarif, “Öyle de yaptık” diyor.
Zarif, ses kaydında şunları söylüyordu:
“Tüm kariyerim boyunca diplomasi alanından daha fazlasını saha diplomasisine harcadığımı güvenle söyleyebilirim.Saha komutanına ‘Bu işi yapmak zorundasın çünkü diplomaside buna ihtiyacımız var’ diyemedim. Saha çalışmalarını kabul ediyordum, ama Tahran ve Şam arasında İran’ın sivil uçaklarını kullanmamasını söylememe razı olmadı.”
İran’ın şimdiki Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Zarif'in Süleymani'nin bölgesel dış politikadaki rolüne ilişkin çizdiği tabloyu parçalama görevini sürdürdü. Abdullahiyan, devlet televizyonunda yayınlanan son röportajında, “General (Süleymani) Dışişleri Bakanlığı görevlerini yerine getirirken sorumluluk ve görevleri çerçevesinde bazı ülke yetkilileriyle görüşmeler yapıyordu. General, diplomasimizle koordinasyon sağlamadan diğer ülkelerin yetkilileriyle iletişim kurmadı” dedi.
Abdullahiyan, dün Süleymani'nin ölümünün üçüncü yıl dönümü töreninde eski ve mevcut diplomatların yanı sıra DMO Genel Komutanı Hüseyin Selami'yi ağırladı. Ancak törene Zarif katılmadı. İran Dışişleri Bakanı, diplomasi kurmaylarının Süleymani suikastına karışanları ortaya çıkarmak için hiçbir çabadan kaçınmayacağını söyledi.  İran'ın yarı resmi ajansı ISNA’ya göre Abdullahiyan, Süleymani dosyasının yasal ve uluslararası düzeyde takibine ilişkin Irak ile yapılan teknik müzakerelerin dördüncü turunun önümüzdeki hafta yapılacağını da sözlerine ekledi.
DMO ile yakın bağlara sahip olan Abdullahiyan, uzun süredir General Süleymani'ye bağlı diplomatlardan biri olarak görülüyor.
Abdullahiyan’ın yıllarca sürdürdüğü Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevinden alınmasının ardından Süleymani, Abdullahiyan'ın İran Meclis Başkanı'nın Özel Yardımcısı ve Meclis’in Uluslararası İlişkiler Dairesi Genel Müdürü olarak atanmasında rol oynadı.
Abdullahiyan ayrıca 2003 yılında eski Irak rejiminin devrilmesinden ve ABD güçlerinin ülkeye girmesinden sonra Irak dosyasını takip eden isimdi.
Abdullahiyan, Süleymani’nin öldürülmesinin ardından cenaze töreninin sorumluluğunu da üstlenirken, ardından yerine Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) Sözcüsü Abbas Ali Kedhodayi geçti.
Abdullahiyan, Süleymani dosyasını takip etmesi için ‘uluslararası hukukta bilgili bir diplomat’ atadığını açıklarken yargı, DMO'nun hukuk departmanı, Kudüs Gücü ve diğer kurumlardan temsilcilerin yer aldığı bir komitenin oluşturulduğunu belirtti.
İran diplomasinin ‘ABD tarafından gerçekleştirilen suikastın tüm faillerine karşı adaletin tecelli etmesi’ için çalışmaya devam edeceğini söyleyen Abdullahiyan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Davayı takip etmek için gerekli tüm belgeler tamamlandı. İhtiyacımız olan son belgeler, General Süleymani’nin Irak'ta resmi bir misafir olduğu, Irak hükümeti tarafından kabul edilmiş ve resmi olarak açıklanmıştır.”
Öte yandan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, haftalık olarak düzenlediği basın toplantısında, dört ülkeyi Süleymani'nin öldürülmesine karışmakla suçlarken isimlerini açıklamaktan kaçındı. Kenani, “Detaylar önümüzdeki günlerde uygun bir zamanda açıklanacak" dedi.



Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
TT

Washington, Kasım Süleymani'nin iki yakınının gözaltına alındığını duyururken Tahran bu haberi yalanladı

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızının yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararı aldı (Reuters)

ABD Dışişleri Bakanlığı, İran rejimiyle bağlantıları olduğu belirtilen yabancılardan yasal oturum iznini (Green Card/Yeşil Kart) geri çektiğini duyurdu.

Açıklamada, “Dün gece, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) eski Komutanı General Kasım Süleymani'nin yeğeni ve yeğeninin kızı, Dışişleri Bakanı'nın yasal daimi ikamet statülerini sona erdirme kararının ardından federal ajanlar tarafından gözaltına alındı” denildi. Açıklamada ayrıca, iki kadının ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu (ICE) gözetiminde oldukları belirtildi.

DMO’ya bağlı Kudüs Gücü’nün eski Komutanı General Kasım Süleymani, Başkan Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminin son yılında, 2020 yılı başlarında Irak'ın başkenti Bağdat'ta bulunduğu sırada ABD tarafından bir insansız hava aracı (İHA) ile düzenlenen saldırıda öldürüldü.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, basında yer alan haberlere ve Hamideh Afshar'ın sosyal medyadaki paylaşımlarına göre İran rejiminin açık destekçilerinden biri olduğu belirtildi. Açıklamada, Hamide Afshar'ın ABD'de ikamet ettiği süre boyunca İran rejiminin propagandasını yaptığı ve ABD’nin Ortadoğu'daki askerlerine ve askeri tesislerine yönelik saldırıları övdüğü de belirtildi. Ayrıca İran'ın Dini Lideri'ne övgüde bulunduğu belirtilen açıklamaya göre Afshar, ABD'yi ‘Büyük Şeytan’ olarak nitelendirdi ve terör örgütü olarak sınıflandırılan DMO'ya desteğini açıkladı.

Hamide Afshar’ın daha sonra silinen Instagram hesabındaki paylaşımlarından da anlaşıldığı üzere, Los Angeles’ta lüks bir yaşam sürerken bu içerikleri paylaştığı belirtilen açıklamada,

Açıklamada ayrıca, Afshar ve kızının daimi ikamet statüsünün sona erdirilmesinin yanı sıra, eşinin de ABD'ye girişinin yasaklandığı belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı, Amerikalıların güvenliğini sağlamak için ICE ile yapılan iş birliğine övgüde bulunurken açıklamada, Trump yönetiminin, ABD'nin ‘terörist ve ABD düşmanı’ rejimleri destekleyen yabancılar için bir sığınak haline gelmesine izin vermeyeceğini de ekledi.

İranlı medya kaynakları ise cumartesi günü, bu iki kadının Kasım Süleymani ile hiçbir bağlantısı olmadığını bildirdi.

DMO'ya yakınlığıyla bilinen Fars Haber Ajansı, Kasım Süleymani'nin kızı Zeynep Süleymani'nin açıklamasını aktardı. Zeynep Süleymani, yaptığı açıklamada, “ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması yalandır: ABD'de gözaltına alınan iki kadınla Hac Kasım ailesi arasında hiçbir bağlantı yoktur” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonu da Kasım Süleymani'nin diğer kızı ve Tahran Belediye Meclisi üyesi Nergis Süleymani'nin “Şu ana kadar Süleymani ailesinden veya yakınlarından hiç kimse ABD'de ikamet etmedi” dediğini aktardı.

Kasım Süleymani’nin yeğeni ve yeğeninin kızının gözaltına alınmasından önce, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ‘bu ayın başlarında, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi eski sekreteri Ali Laricani'nin kızı Fatemeh Ardeshir-Larijani ile eşi Seyed Mohammad Kalantar Motamedi'nin yasal oturum statüsüne son vererek ‘ikisinin artık ABD'de bulunmadığını ve gelecekte ülkeye girişlerinin yasaklandığını’ açıklamıştı.

Ali Laricani 67), 17 Mart'ta Tahran'ın Pardis bölgesinde ABD ve İsrail’in ortak hava saldırısında oğlu ve yardımcılarından biriyle birlikte öldürüldü.

Laricani, eski DMO komutanı ve İran’ın nükleer müzakerecisiydi. İran’ın eski Dini Lideri Ali Hamaney’in yakın danışmanı olarak öne çıkan Laricani, İran'ın güvenlik ve dış politika politikalarının şekillendirilmesinde önemli bir rol oynamıştı.


Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
TT

Netanyahu: İsrail, İran'ın çelik ve petrokimya fabrikalarını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (DPA)

Reuters'e göre, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, Tel Aviv'in İran'ın petrokimya tesislerini hedef aldığını ve önemli silah malzemelerinin üretiminde kullanılan çelik tesislerini bombaladığını söyledi.

İran medyası, ABD ve İsrail savaş uçaklarının dün İran'ı bombalamaya devam ettiğini ve aralarında bir petrokimya tesisinin de bulunduğu çok sayıda hedefi vurduğunu bildirdi. Resmi Tehran Times gazetesi, hava saldırısının güneybatıdaki Huzistan eyaletinde bulunan Mahşehr Özel Ekonomik Bölgesi petrokimya kompleksini hedef aldığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın İran medyasından aktardığına göre saldırıda en az beş kişi hayatını kaybetti.

Netanyahu, cuma günü ofisi tarafından yayınlanan bir videoda, ABD ile birlikte İran altyapısına yönelik daha fazla ortak saldırı düzenleneceğini duyurdu.

Netanyahu, “Amerikalı dostlarımızla birlikte İran'daki terörist rejime saldırmaya devam edeceğiz. Liderleri ortadan kaldırıyoruz, köprüleri ve altyapıyı bombalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Netanyahu'nun açıklamaları, ABD ordusunun Tahran yakınlarındaki önemli bir otoyol köprüsünü bombalamasının ardından geldi.

Netanyahu ayrıca, "İsrail Hava Kuvvetleri son günlerde İran'ın çelik üretim kapasitesinin yüzde 70'ini imha etti" ifadesini kullandı.

İran medyasının perşembe günü bildirdiğine göre, İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, İran çelik endüstrisini hedef alan yeni hava saldırılarının ardından faaliyetlerini durdurdu.

Netanyahu, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na atıfta bulunarak, "Bu, Devrim Muhafızlarını hem mali kaynaklardan hem de silah üretme yeteneğinden mahrum bırakan büyük bir başarıdır" dedi.

İran'da çelik endüstrisi, otomotiv üretimi ve savunma sanayinde önemli rol oynayan kilit bir sektördür. İsfahan yakınlarındaki Mübarake Çelik Fabrikası, ülkenin en büyük çelik üreticisidir ve yerel tedarik zincirinin hayati bir bileşenidir.


Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
TT

Arjantin, İran'ın en üst düzey diplomatının ülkeden sınır dışı edildiğini duyurdu

Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)
Arjantin'in Buenos Aires kentindeki İran Büyükelçiliği önünden geçen bir kadın (Arşiv-AFP)

Arjantin Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, İran rejimi ile ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle ittifak halinde olan Arjantin hükümeti arasında artan gerilimler nedeniyle İran'ın en üst düzey diplomatını sınır dışı ettiğini belirtti.

X platformunda dün yayınlanan bir mesajda, Arjantin Dışişleri Bakanı Pablo Quirno, İran'ın maslahatgüzarı Muhsin Sultani Tehrani'nin, perşembe günü verilen ve İranlı diplomata Güney Amerika ülkesini terk etmesi için 48 saat süre tanıyan karara "uygun olarak" ülkeyi terk ettiğini söyledi.

Arjantin'in İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nu "terör örgütü" olarak ilan etmesinin ardından iki ülke arasındaki gerilim son zamanlarda arttı. Bu adım, Arjantin hükümetinin İran silahlı kuvvetlerinin bu koluyla iş yapanlara mali yaptırımlar uygulamasına ve Arjantin'de sahip olabileceği tüm varlıklara el koymasına olanak tanıyacak.

İran Dışişleri Bakanlığı, terör örgütü ilanına yanıt olarak, Arjantin'in eylemlerinin ABD'nin etkisiyle "affedilemez bir suç" teşkil ettiğini belirten bir açıklama yaptı.