Kuzey Kore ABD-Japonya zirvesi öncesi Tokyo’yu tehdit etti

Kişida’nın dünkü basın toplantısından bir fotoğraf (Reuters)
Kişida’nın dünkü basın toplantısından bir fotoğraf (Reuters)
TT

Kuzey Kore ABD-Japonya zirvesi öncesi Tokyo’yu tehdit etti

Kişida’nın dünkü basın toplantısından bir fotoğraf (Reuters)
Kişida’nın dünkü basın toplantısından bir fotoğraf (Reuters)

ABD Başkanı Joe Biden, 13 Ocak’ta Japonya Başbakanı Fumiyo Kişida’yı Beyaz Saray’da kabul edecek. Hint- Pasifik bölgesini güvenli, özgür ve açık bir bölge olarak koruma ihtiyacının yanı sıra, iki lider arasındaki görüşmelerde Kuzey Kore tehditleri ve Çin ile gerginlikler ön planda yer alıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, Başkan Biden’in ABD-Japonya bağlarını derinleştirmek, iklim değişikliğinden Dörtlü İttifak’a kadar uzanan konularda iş birliğini genişletmek ve Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini güçlendirmek için sabırsızlandığını söyledi. Jean-Pierre, görüşmelerde yasadışı kitle imha silahları, Kuzey Kore’nin balistik füze programı, Ukrayna’daki savaş ve Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın sağlanması konularının ele alınacağını dile getirdi. 4 Ocak sabahı yaptığı açıklamada Biden ile Kişida arasındaki görüşmenin ABD-Japonya ittifakının benzeri görülmemiş gücü üzerinde duracağını söyleyen Sözcü, iki tarafın gelecek yılki ortaklıklarının gidişatını belirleyeceğine dikkati çekti.
Kişida, Japonya’nın bu yıl başkanlığını üstlendiği G7 ülkeleri turu kapsamında ABD’yi ziyaret edecek. Dün Japonya Dışişleri Bakanlığı, Kişida’nın ikili zirve kapsamında ilk olarak 9 Ocak’ta Paris’e gideceğini duyurdu. Ardından 10’unda Roma’ya, 11’inde Londra’ya ve 12’sinde Kanada’nın başkenti Ottava’ya yönelecek ve 13 Ocak’ta da Washington’da ABD Başkanı Joe Biden ile görüşecek.
Geçen ay Japonya hükümeti, Japonya’nın komşu ülkelerdeki tehdit edici hedefleri vurabilecek uzun menzilli füzeler sağlamasını gerektiren savunma doktrininin kapsamlı bir şekilde elden geçirilmesini onayladı. Çin’i güvenliğine karşı ‘benzeri görülmemiş bir stratejik meydan okuma’ olarak nitelendiren Tokyo, askeri harcamalarını beş yıl içinde önemli ölçüde artırmayı planlıyor.
G7 devlet başkanlarının bir sonraki zirvesinin, tarihteki ilk atom bombasının 1945’te atıldığı şehir olan Hiroşima’da (Batı Japonya) Mayıs ayında yapılması planlanıyor. Bu sembolik şehirde G7 zirvesine ev sahipliği yapacak olan Kişida, ‘nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya’ hedefini uluslararası gündeme taşımayı umuyor. Japonya Başbakanı, bu yıl G7 ülkelerinin Ukrayna ve ‘Güney Asya ülkeleri’ ile olan ‘dayanışmasını’ iklim değişikliği, gıda ve enerji krizleri gibi farklı konularda da vurgulamak istediğini dile getirdi.



Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
TT

Kuzey Kore: Üst düzey bir askeri yetkili, yolsuzluk iddiaları nedeniyle iktidardaki partiden ihraç edildi

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un (AFP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, rüşvet aldığı gerekçesiyle iktidardaki İşçi Partisi'nden ihraç edilen üst düzey bir askeri yetkiliyi "siyasi suç" işlemekle itham etti. Resmi devlet medyasında bugün yer alan haberlere göre, Kim bu sert açıklamayı bizzat yaptı.

Devlete ve halka karşı ihanet

Şarku’l Avsat’ın KCNA’dan aktardığına göre lider Kim Jong-un, Pyongyang'da dün düzenlenen İşçi Partisi ve ordu ortak toplantısında konuştu. Toplantıda, Kore Halk Ordusu Genel Siyasi Bürosu eski müdür yardımcılarından Pak Hy-chol'ün karıştığı yolsuzluk dosyası masaya yatırıldı.

Pak'ın "büyük miktarlarda rüşvet aldığı" ve "sefahat içinde bir yaşam sürdüğü" belirtilirken, partinin Pak'ı merkez liderlik organından ihraç ederek yargılanmak üzere ilgili makamlara sevk ettiği açıklandı.

Kim Jong-un'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı:

"Bu, partinin disiplin oluşturma yaklaşımına karşı işlenmiş siyasi bir suçtur; devletin ve halkın çıkarlarını hedef alan kasıtlı bir zimmete para geçirme ve yağmalama eylemidir."

Kuzey Kore'nin oldukça kapalı ve otoriter yönetim sisteminde, üst düzey yetkililerin lider tarafından bu denli sert ve kamuoyu önünde doğrudan eleştirilmesi alışılmadık bir durum olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti ve ordu içindeki kontrolü sıkılaştırma ve disiplin sağlama amacıyla kullanıldığına dikkat çekiyor.


Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
TT

Karaçi yakınlarında bir Pakistan kargo uçağıyla iletişim kesildi

Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)
Pakistan'da bir uçak kazası (Arşiv- Reuters)

Pakistan havacılık yetkilileri, K2 Airways'e ait beş mürettebatın bulunduğu bir kargo uçağıyla dün gece hava trafik kontrolü arasındaki bağlantının kesildiğini açıkladı. Uçağın, Şarika'dan Karaçi'ye yaptığı sefer sırasında seyrüsefer sisteminde arıza bildirmesinin ardından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Şarku’l Avsat’ın Reuters'ten aktardığına göre, uçağın akıbeti henüz bilinmiyor.

Pakistan Sivil Havacılık Otoritesi, uçağın Karaçi açıklarında kaybolduğunu duyurdu.

Kurumun X platformundan yaptığı açıklamada, Arap Denizi'nde arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtilirken, uçağın kaybolma nedeninin henüz tespit edilemediği ifade edildi.

Açıklamaya göre, Karaçi merkezli K2 Airways şirketine ait Boeing 737 tipi kargo uçağı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şarika kentinden Karaçi'ye yük taşıdığı sırada yerel saatle 21.18'de seyrüsefer sisteminde arıza bildirdi.

Sivil Havacılık Otoritesi, radar verilerinin uçağın saat 21.21 sıralarında hızla irtifa kaybettiğini ve keskin bir rota değişikliği yaptığını gösterdiğini belirtti. Uçakla radar ve telsiz bağlantısı, Karaçi'nin yaklaşık 155 deniz mili (287 kilometre) batısında tamamen kesildi.


Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
TT

Çin tartışmalı yasayı savundu: “Batı çarpıtarak yorumluyor”

Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)
Şi Cinping yönetimi, Uygurlara yönelik "soykırım" iddialarını reddediyor (Reuters)

Çin yönetimi tartışma yaratan etnik birlik yasasını savundu.

Çin Ulusal Halk Kongresi'nin marttaki yıllık genel kurul toplantısında kabul edilen Etnik Birliği ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, 1 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Yasa etnik azınlıklara "Çin ulusu için ortak topluluk hissinin güçlendirilmesi" diye tanımlanan bir misyon yüklüyor.

Bu kapsamda etnik azınlıkların anaokulundan itibaren Mandarin Çincesini öğrenmesi şart koşulurken, "vatansever bir eğitim sisteminin" önemine işaret ediliyor.

Ayrıca ülke içinde veya dışında Çin halkı arasında "etnik birliği zedeleyecek veya etnik temelli ayrışmalara yol açacak" her türlü eylemin yasaklanacağı bildiriliyor.

Nüfusun hakim çoğunluğunu Han Çinlilerinin oluşturduğu ülkede aralarında Uygur Türkleri, Tibet ve Moğol halklarının da yer aldığı, resmi olarak tanınan 56 etnik grup var.

Yasanın yürürlüğe girmesi hak örgütlerinin yanı sıra Uygur ve Tibetlilerden de tepki topladı. Düzenlemeye karşı çıkanlar, bunun etnik halkların geleneklerini korumak yerine onları tek bir Çin kimliği altında asimile etmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in çarşamba günü New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi önünde düzenlediği eylemde kendini ateşe vermesinin yankıları da sürüyor.

52 yaşındaki eylemci, protestodan önce çektiği videoda Pekin'in politikalarının "Tibet halkını yok ettiğini" öne sürmüştü.

Çin ise tartışmalı etnik birlik yasasını savundu. Çin Adalet Bakan Yardımcısı Hu Weilie, perşembe günkü açıklamasında Batı medyasının yasayı "çarpıtarak yorumladığını", etnik halkların haklarını güvenceye alan düzenlemenin "meşru, yasal ve gerekli" olduğunu ileri sürdü.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun da cuma günkü açıklamasında ABD ve Avrupa Birliği'nin "kötü niyetli davranarak yasayı karalamaya çalıştığını" savundu.

Çin Komünist Partisi'nin İngilizce yayın organı Global Times'ın çarşamba günkü başyazısında, Batı medyasında yasayla ilgili çıkan haberlerin "gerçeklerden kopuk, önyargılarla şekillenen görüşlere dayandığı ve tek taraflı olduğu" iddia edildi.

Yazıda, Pekin Üniversitesi'nden Profesör Ma Rong'un şu yorumları da aktarıldı:

Esasen, Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çin ulusunun temel ve genel çıkarlarını koruyan bir kanundur. Bu yasa, Anayasal hükümlerin uygulanması, etnik meselelerin ele alınması ve etnik çalışmaların yürütülmesi temel niteliktedir.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times