Eski silah arkadaşları, "Afganistan'da 25 kişi öldürdüm" diyen Prens Harry'yi ihanetle suçladı

"Tıpkı ailesine yaptığı gibi..."

Prens Harry, Afganistan'da BK Hava Kolorduları bünyesinde görev yapmıştı (AP)
Prens Harry, Afganistan'da BK Hava Kolorduları bünyesinde görev yapmıştı (AP)
TT

Eski silah arkadaşları, "Afganistan'da 25 kişi öldürdüm" diyen Prens Harry'yi ihanetle suçladı

Prens Harry, Afganistan'da BK Hava Kolorduları bünyesinde görev yapmıştı (AP)
Prens Harry, Afganistan'da BK Hava Kolorduları bünyesinde görev yapmıştı (AP)

Prens Harry'nin Afganistan'da 25 Taliban savaşçısını öldürdüğünü söylemesi, Birleşik Krallık (BK) ordusunda görev yapmış emekli askerlerden tepki topladı.
BK ordusunun Afganistan'daki eski komutanlarından Albay Richard Kemp, Harry'nin açıklamaları için "Sözleri, BK'ye karşı saldırı düzenlenmesi amacıyla yapılan cihatçı propagandaya alet edilecek" dedi.
2003'te dört aylığına Afganistan'daki BK ordusunu yöneten Kemp, Harry'nin ne yaptığının farkında olmadığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:
"Ordu, ne yaşanmış olursa olsun onu her zaman ailenin bir parçası olarak gördü. Fakat Harry, doğduğu aileye yaptığı gibi bu güvene de ihanet etti."
Emekli Albay, Sussex Dükü'nün açıklamalarının ordunun tavır ve tutumuna uygun olmadığını da belirterek, "Orduda böyle davranılmaz, bizim düşünce yapımız böyle değil" dedi.
Kemp, BK'nin kamu yayımcısı BBC'ye açıklamasındaysa Harry'nin sözlerinin şahsi güvenliğini tehlikeye attığını ve bazı kişilerin misilleme yapmasına neden olabileceğini söyledi.
BK Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı Tobias Ellwood ise "Herhangi bir savaşta öldürülen kişilerin sayısından gurur duyulması doğru değil" dedi.
Ellwood, Muhafazakar Parti'ye girerek siyasete atılmadan önce BK ordusunda görev yapmıştı.
Harry'le birlikte Afganistan'da görev yaptığını söyleyen emekli asker Ben McBean ise Twitter hesabındaki gönderisinde "Prens Harry, seni seviyorum ama çeneni kapatman lazım!" diye yazdı.
Harry'nin 10 Ocak'ta yayımlanacak Spare (Yedek) adlı anı kitabından paylaşılan ayrıntılarda, Sussex Dükü'nün 2007-2008 ve 2012-2013 dönemlerinde görev yaptığı Afganistan'da 25 Taliban savaşçısını öldürdüğünü yazması tepki toplamıştı.
Kitapta "Bu beni tatmin eden bir sayı değil ama utandırmıyor da" ifadelerini kullanan Harry'nin sözleri Taliban'dan da eleştiri almıştı.
Taliban'ın Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdulkahar Belhi, "Prens Harry'nin bu yorumları masumları hesapsızca katleden işgal güçlerinin elinde Afgan halkının yaşadığı travmanın ufak bir örneğidir" demişti.
Örgütün bir kolu olan Hakkani Ağı'nın liderlerinden Enes Hakkani ise "Bu savaştan mağlup ayrıldınız. Öldürdüğünüz kişiler satranç taşları değildi. Onlar insandı" ifadelerini kullanmıştı.
Taliban, ABD'nin Ağustos 2021'de ülkeden çekilmesiyle önce başkent Kabil'i daha sonra da ülkenin tamamını ele geçirmişti.

Independent Türkçe, Telegraph, BBC, CNN, AA



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.