Ankara’da görüşen Rusya ve Ukrayna ombudsmanları 40 esir askerin takası konusunda anlaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets ve Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova ile birlikte (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets ve Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova ile birlikte (AFP)
TT

Ankara’da görüşen Rusya ve Ukrayna ombudsmanları 40 esir askerin takası konusunda anlaştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets ve Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova ile birlikte (AFP)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets ve Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova ile birlikte (AFP)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin Ukrayna’da bir insani yardım koridoru açılmasına verdiği desteği ve yaralı askerleri tedavi etmeye istekli olduğunu açıkladı.
Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets ve Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova, Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) Ankara’da bir otelde düzenlediği 21. Yüzyılda İnsan Haklarının Geleceği konulu uluslararası konferans kapsamında ikili görüşme gerçekleştirdi.
Lubinets ve Moskalkova, yaralı ve askerlerin değişimi konusunda Türkiye Ombudsmanı Şeref Malkoç başkanlığında Ankara’da yaptıkları toplantıda, 40 esir askeri takas etme konusunda anlaştı.
Moskalkova, Ukraynalı mevkidaşı ile iki ülkeden 40’tan fazla esir askerin serbest bırakılması konusunda anlaşmaya varıldığını belirterek, toplantıda ayrıca 10 farklı dosyanın ele alındığını belirtti.
Savaş nedeniyle diplomatik yolların kesilmesiyle Moskova ve Kiev arasındaki iletişimin iki insan hakları komisyonu aracılığıyla devam ettiğine işaret eden Moskalkova, Ukraynalı mevkidaşı ile görüşmesine verdiği destek nedeniyle Şeref Malkoç’a teşekkür etti.
Görüşmede Rusya ile Ukrayna arasında insani yardım koridorları oluşturulması, esirlerin aileleriyle iletişiminin sağlanması ve yaralıların hastanelere sevk edilmesi ele alındı.
Aynı bağlamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı;
“Şeref bey (Malkoç) bir teklifte bulundu. Özellikle yaralılar için de bir koridorun açılması. Biz buna varız. Sadece Rusya-Ukrayna değil, aynı şekilde Suriye’den, Azerbaycan’dan, Libya’dan, yaralıları getirmek suretiyle hastaneleri getirip tedavilerini yaptırıp geri döndürüyoruz. Bundan sonraki süreçte de bunları yapmaya devam edeceğiz.”
Rusya ve Ukrayna obdusmanları arasındaki görüşmeler bugün Ankara’da devam edecek.
Ukrayna Ombudsmanı Lubinets Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Rus mevkidaşı ile çok çeşitli insani sorunları ve iki ülke vatandaşlarına insani yardımı sağlanmasına ilişkin konuları görüştüklerini bildirdi.
Suudi Arabistan ve Türkiye, Eylül ayında Rusya ve Ukrayna’dan esirlerin serbest bırakılmasına aracılık etmişti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Rusya’nın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın arabuluculuğundan sonra Ukrayna’daki 10 yabancı savaş esirini serbest bıraktığını söylemişti.
Bakanlık yaptığı açıklamada, serbest bırakılanlar arasında ABD, İngiltere, İsveç, Hırvatistan ve Fas vatandaşlarının da yer aldığı bilgisi verilmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Eylül ayında yaptığı açıklamada, Rus mevkidaşı Vladimir Putin ve Ukraynalı mevkidaşı Vladimir Zelensky ile yaptığı diplomatik görüşmelerin ardından Türkiye’nin arabuluculuğuyla Rusya-Ukrayna arasında 200 esir takasını duyurmuştu.
Öte yandan, Türkiye cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Türkiye’nin Rusya’ya karşı savaşta Ukrayna’ya ABD tarafından geliştirilen misket bombalarını tedarik etmeye başladığına dair haberleri yalanladı.
Sputnik’e göre Türk kaynak, Türkiye’den Kiev’e misket bombası teslim edildiğine dair haberlerin barış çabalarını baltalayan yanıltıcı bilgiler olduğunu söyledi.
Foreign Policy dergisi, mevcut ve eski ABD’li ve Avrupalı ​​yetkililere dayandırdığı haberinde, Türkiye’nin Ukrayna’ya geçen sene Kasım ayından beri, Soğuk Savaş sırasında üretilen misket bombası gönderdiğini iddia etmişti.
Tankları yok etmek için tasarlanmış, savaş başlığında yaklaşık 88 küçük alt mühimmat olan misket bombası, patlamazsa savaş alanında yıllarca kalabiliyor.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.