CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TV yayınında soruları yanıtladı

Fotoğraf: (Fatih Kurt/AA _Arşiv)
Fotoğraf: (Fatih Kurt/AA _Arşiv)
TT

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TV yayınında soruları yanıtladı

Fotoğraf: (Fatih Kurt/AA _Arşiv)
Fotoğraf: (Fatih Kurt/AA _Arşiv)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, altılı masaya ilişkin eleştirilere yönelik, "Zaten bir kaptan ve yardımcıları olacak. Bu işler böyledir. Uçağa bindiğinizde bile tek bir kaptan yoktur, yanında bir tane daha vardır. Gemide de aynı şekilde vardır." dedi.
Kılıçdaroğlu, TV100 kanalında Uğur Dündar'ın sunduğu "Haftanın Panoraması" programında soruları yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Altılı masanın görüşme takvimi anımsatılarak, "Siz cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "6 liderin olduğu masada, cumhurbaşkanı adayının nitelikleri konusunda daha önce görüş birliğine vardık ve bunu bir bildiriyle kamuoyuna duyurduk. Son toplantıda cumhurbaşkanı adaylığı konuşulmadı, herhangi bir tartışma da olmadı zaten. Bu konuda zaten liderler acele de etmiyorlar çünkü önce üzerinde görüş birliğinin sağlandığı bir hükümet programı, yol haritası olması lazım." yanıtını verdi.
Yol haritası üzerinde yaklaşık 3-4 aydır, her partinin ayrı ayrı kendi içinde çalıştığını ayrıca partilerden 6 genel başkan yardımcısının da bu çalışmalara son şeklini verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Büyük bir olasılıkla yol haritası ve hükümet programı çıkıp, neyi nasıl yapacağımız, hangi amaçları güttüğümüz, hangi zaman diliminde neye odaklanacağımız konusunda bir yol haritası çıkarsa ondan sonra zaten cumhurbaşkanı adayının belirlenmesine gelecek." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, 30 Ocak'ta yapılacak yol haritası açıklamasında ana hatlarıyla hangi başlıkların yer alacağına ilişkin soruya karşılık, bunun yargı, sağlık, dış politika, teknoloji, bilim gibi başlıklarda nelerin yapılacağı, Türkiye'nin yaşadığı sıkıntılı durumdan nasıl çıkarılacağına ilişkin bir çalışma olduğunu söyledi.

- İmamoğlu hakkındaki dava
Yargının bağımsızlığıyla ilgili soruya karşılık, bunun son derece önemli olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, sorunların nasıl çözüleceğini şeffaf bir yönetim anlayışıyla kamuoyuyla paylaşacaklarının altını çizdi. Kılıçdaroğlu, hayata geçirilecek politikalara Durum ve Hasar Tespit Komisyonunun oluşturacağı raporun yön vereceğini vurguladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki davanın hatırlatılması üzerine, dava açılma süreçlerini anlatan Kılıçdaroğlu, "Davada birden fazla sorun var, karar avukat olmadan açıklanıyor. Bu hukuk, yargı tarihinde bir ilktir. Daha başlangıçtan itibaren yanlışlıklar zinciri başlıyor. Kişi geliyor oturuyor oraya, istediği kararı zaten verecek, önceden her şey hazırlanmış vaziyette. Dolayısıyla ağır ceza bize göre hukuka, insan haklarına, demokratik sürece aykırı bir karar veriyor. Amaç, Ekrem Beyi bulunduğu yerden almak, ona siyasal yasak getirmek, biz bu çerçevede değerlendiriyoruz." dedi.

- "Şimdi açıklamayı doğru bulmuyorum ama bunun gereğini yapacağız o zaman"
Kişilerin iktidarda oldukları sürede mal varlığına sahip olmaması gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, mal edinen iktidar sahiplerinin halk yerine kendilerini korumayı tercih ettiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, "İmamoğlu'na yönelik hukuki kıskaçla neye varılmak isteniyor ve siz o varılmak istenen noktayla ilgili olarak nasıl bir demokratik tepki göstermeye hazırlanıyorsunuz?" sorusuna, şu sözlerle yanıt verdi:
"'Kimse cehennemin kapılarını aralamasın' dedim. Bunun çok ağır bir söz olduğunu herhalde sıradan bir vatandaş da bilir. Umarım bunlar olmaz, Ekrem Beye bu cezalar yazılmaz ve yargı gerçekten hukukun üstünlüğüne, vicdani kanaatine göre karar verir ve her şey rayında gider. Beklentimiz budur. Eğer bu beklenti olmaz da tam tersine yargı sarayın talimatını yerine getiren bir mekanizmaya dönüşürse bunun gereğini yapacağız. Bunu şimdi açıklamayı doğru bulmuyorum ama bunun gereğini yapacağız o zaman."
Kılıçdaroğlu, "Ekrem Beyi makamından alma girişimini yaptıkları takdirde pişman olabilecekleri bir demokratik süreç başlar mı demek istiyorsunuz?" sorusuna ise "Elbette. Bütün tavırlarımız demokrasiden yana olacaktır. Bu ülkeye demokrasiyi getiren, çok partili yaşamın, farklı düşüncelerin ne kadar değerli olduğuna inanan partiyiz biz." yanıtını verdi.

- "Seyyar hakimler, mahkemeler var"
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, masadaki 6 liderin de yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğine inandığını, bu konuda görüş birliği içinde olduğunu ifade etti.
Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Seyyar hakimler var, belli talimatın gereğini yerine getirmek üzere. Bir davada eğer farklı bir şey çıkacaksa seyyar hakim oraya atanıyor. Bir de üçlü hakimlerin olduğu seyyar mahkemeler var. Bu seyyar mahkemeler de yine belli davalarda oradan alınıp öbür davaya bakmak için görevlendiriliyor. Biz bu seyyar hakimleri de seyyar mahkemeleri de biliyoruz. Ama Hakimler ve Savcılar Kurulu onun da gereğini yapmak zorunda, seyyar hakim, mahkeme olmaz. Vicdanını satan, parayla pulla işi olan bir hakim olmaz. Uyuşturucu baronlarından para alanlar olmaz. Avukatın, savcının gidip hakime rüşvet teklif ettiği bir düzeni tamamen bitireceğiz."
Adalet kavramının yüceltildiği, toplum vicdanında "bu ülkede adalet var" algısı oluştuğu andan itibaren farklı bir Türkiye'nin ortaya çıkacağını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'ye getirilecek yurt dışındaki temiz sermaye için de en büyük teminatın hukukun üstünlüğü ve demokrasi olacağını dile getirdi.

- EYT düzenlemesi
Kılıçdaroğlu, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesinde mecburi stajın emeklilik süresine sayılmamasından kaynaklı bir mağduriyet oluşabileceğine yönelik soruya karşılık, "Gelecek kanun teklifinde bu yoksa staj süresinin de emekliliğe sayılması için bizim de bir önerimiz olacak. Umarım kabul ederler çünkü onların sayıları çok fazla değil ama sonuçta bir haksızlığı telafi etmek istiyorsanız bunun da giderilmesi lazım. Staj yapan kişi zaten çalışıyor demektir, öğrenci değildir artık." diye konuştu.
Köy okullarını açacaklarını, teknoloji liselerini kuracaklarını, bu kapsamda 100 bin artı 100 bin öğretmen ataması yapacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, orta gelirlilerin ev sahibi olabilmeleri için de özel projeler geliştireceklerini anlattı.

- Babacan ve Davutoğlu'nun son dönemdeki açıklamaları
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun son dönemdeki açıklamalarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, altılı masanın son toplantısında bakanlıkların paylaşılmasının gündeme gelmediğini aktardı.
Altılı masanın demokrasi özlemi için bir araya geldiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili sayın Babacan'a soruyorlar. 'Evet' diyor, 'Altı lider beni seçse kazanırım', doğru, yanlış değil ki. Altı lider oturup bir kişiyi cumhurbaşkanı adayı belirledikten sonra altı lider arkasında duracağız ve adayımızın kazanması için çalışacağız. Bu yanlış bir şey değil. Sayın Babacan'ı değil de başka birisi olursa yine altı lider arkasında duracağız." dedi.
Altılı masanın dağılma gibi bir niyetinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Altı siyasi parti liderini ortak noktada buluşturmak için bu liderlerin önce oturup konuşmaları, görüş birliği sağlamaları gerekiyor. Her birimizin programı, ilkeleri farklı ama ortak noktalarımız var." diye konuştu.
Altı parti liderlerinin cumhurbaşkanını seçmek için ellerinden geleni yapacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"İmza olur, sayın Davutoğlu'nun söylediği. Eğer Cumhurbaşkanı yardımcısı olunacaksa onların da birer görevleri olacak doğal olarak. Belli yerlere imza atacaklar tabi. Oraya gelip de öyle sadece oturup aylık almak yok. Sayın Davutoğlu'na soruyorlar 'Ya birisi çıkıp size dese ki efendim sizin oyunuz zaten kaç, dolayısıyla siz konuşmayın, size hak verilmesin gibi bir şey söylerse...' 'O zaman kriz çıkar' diyor. Doğru, yanlış mı? Yani siz kalkıp da altılı masada bir genel başkana diyebilir misiniz 'Senin oyun kaç arkadaş, sen neden bu kadar konuşuyorsun?'"
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Altı kaptan bir gemiyi götüremez, tep kaptan götürür" ifadesinin sorulması üzerine, "Zaten bir kaptan ve yardımcıları olacak. Bu işler böyledir. Uçağa bindiğinizde bile tek bir kaptan yoktur, yanında bir tane daha vardır. Gemide de aynı şekilde vardır. Dolayısıyla hiçbir iktidar, devlet bir kişiye emanet edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

- "Her koşulda Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayı kazanacak"
"Altılı masada milletvekilleri kontenjanları değerlendirildi mi?" sorusuna ilişkin Kılıçdaroğlu, "Yok, hayır yapılmadı. Kararlı ve emin adımlarla gidiyoruz. İlerde herhangi bir tartışmaya meydan vermeden aldığımız kararları yönetime geldiğimizde süratli bir şekilde uygulamak ilk kararnamemizde olacak." dedi.
Çalışmalarını Mecliste çoğunluk elde etmek üzerine kurduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin 14 Mayıs olarak göründüğünü iddia etti.
Kılıçdaroğlu, altılı masanın cumhurbaşkanı adayının ne zaman açıklanacağına ilişkin soruya, "Onu 6 liderin konuşması lazım. Benim konuşmam doğru olmaz. Yol haritası, hükümet programı netleştikten sonra sıra cumhurbaşkanı adayına gelecek." bilgisini paylaştı.
HDP'nin kendi adayını çıkarma kararının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Altılı masadan tümüyle bağımsız olarak, CHP'nin Genel Başkanı olarak şunu ifade edeyim, demokrasiden yana tavır alan bir cumhurbaşkanı adayı çıktığında demokrasiyi savunan herkesin o cumhurbaşkanı adayına destek vermesi lazım." ifadelerini kullandı.
AK Parti ve MHP ile görüştükleri gibi HDP ile de görüştüklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bana göre her koşulda Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayı kazanacak." diye konuştu.
Türkiye'nin olağanüstü hal (OHAL) sürecinde seçime girme iddiasının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Hangi hal olursa olsun biz, bu ülkeye demokrasiyi getirmeye kararlıyız. Ama sabır istiyoruz. Elbette tahrik edilecek toplum, gerginlik ortamı yaratılmak istenecek. Hepimiz büyük bir sabırla sandığı bekleyeceğiz, gidip oyumuzu kullanacağız." cevabını verdi.



Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran kesinlikle nükleer silah edinmeyi amaçlamıyor

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Cenevre'de ABD ile yapılacak yeni görüşme turu öncesinde bugün yaptığı açıklamada, Tahran'ın nükleer silah edinme amacı gütmediğini "kesinlikle" belirtti.

Pezeşkiyan bir konuşmasında, “Liderimiz (Ali Hameney) daha önce nükleer silahlara asla sahip olmayacağımızı ilan etmişti,” dedi ve ekledi, “Bu yolu izlemek istesem bile, ideolojik açıdan bunu yapamazdım; buna izin verilmezdi.”

ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance dün, Başkan Donald Trump'ın Cenevre görüşmeleri öncesinde İran ile diplomatik bir çözümü hala tercih ettiğini vurgularken, Axios, Washington'un zaman sınırlaması olmayan bir nükleer anlaşma talep ettiğini ve üçüncü tur müzakerelerini bir atılım ile bir gerilim arasında konumlandırdığını ortaya koydu.

Vance, İranlıların perşembe günü (bugün) Cenevre'de yapılması planlanan müzakerelerde bu yaklaşımı ciddiye alacaklarını umduğunu ifade etti.

Fox News'e verdiği röportajda Vance, "Başkan, İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda çok netti... ve bunu diplomasi yoluyla başarmaya çalışacak" dedi. Trump'ın bu hedefi diplomatik olarak takip ettiğini, "ancak elinde başka araçlar da bulunduğunu" vurguladı.

ABD ve İran heyetlerinin, Tahran'ın nükleer programı konusunda bugün Cenevre'de üçüncü tur görüşmeleri yapması planlanıyor. Vance, "Makul bir uzlaşmaya varmak amacıyla İranlılarla bir tur daha diplomatik görüşme yapıyoruz" diyerek, İran tarafının Trump'ın diplomatik çözüm tercihini ciddiye alacağı umudunu yineledi.

Vance, Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in görevden alınmasını isteyip istemediği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.

Diğer yandan Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD yetkilisi ve iki bilgili kaynak, Beyaz Saray temsilcisi Steve Wittkoff'un salı günü yapılan özel bir görüşmede, Trump yönetiminin İran ile gelecekte yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın süresiz olarak yürürlükte kalmasını talep ettiğini söylediğini bildirdi.


Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
TT

Hava alarmının ardından Kiev'e yoğun topçu ateşi açıldı

Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)
Başkent Kiev'in askeri idare başkanı, hava savunma alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalınmasını tavsiye etti (Arşiv- Reuters)

Bu sabah erken saatlerde Kiev'in merkezinde, yetkililerin Ukrayna başkentine yönelik yaklaşan hava saldırıları uyarısının ardından birkaç patlama meydana geldi. Patlamalar, Rus işgaline son verilmesini görüşmek üzere Cenevre'de ABD temsilcileriyle yapılması planlanan görüşmeler öncesinde gerçekleşti.

Washington, özellikle Doğu ve Güney Ukrayna'da yüz binlerce insanın ölümüne ve geniş toprak parçalarının harap olmasına neden olan dört yıllık savaşı sona erdirmeyi amaçlıyor.

Ukrayna Hava Kuvvetleri, başkentin askeri idaresinin başkanı Timur Tkachenko'nun Rusya'nın şehre insansız hava araçları ve balistik füzelerle saldırdığını açıklamasından kısa bir süre önce Kiev'e doğru ilerleyen yüksek hızlı hedefleri tespit ettiğini duyurdu. Tkachenko Telegram üzerinden, "Hava alarmı sona erene kadar sığınaklarda kalın" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre saldırılar sadece başkentle sınırlı kalmadı.

Ülkenin kuzeydoğusunda, Harkiv Belediye Başkanı İhor Terekov, Rus Şahid insansız hava araçlarının (İHA) bölgeyi hedef almasının ardından şehirde iki patlama duyduğunu ve "insansız hava araçları ve füzelerin şehre doğru uçtuğu" gerekçesiyle sakinleri sığınaklarda kalmaları konusunda uyardığını söyledi. Terekov daha sonra Şevçenkiv ve Kiev bölgelerini etkileyen "ortak bir hava saldırısı" olduğunu bildirdi.

Güneydoğu Ukrayna'daki Zaporijya bölgesinin başkanı İvan Fedorov da şehrin saldırıya uğradığını ve en az bir kişinin yaralandığını belirtti.

Dnipropetrovsk bölge idaresi başkanı Oleksandr Ganja, Kryvyi Rih'de yaptığı açıklamada, Rus hava saldırısında 89 yaşında bir adamın yaralandığını ve yüksek bir binada yangın ve hasara yol açtığını söyledi.

Ukrayna, son aylarda Rusya'nın sert kış koşullarında füze ve İHA’larla şehirleri hedef aldığı tekrarlanan gece saldırılarıyla karşı karşıya kaldı.


Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
TT

Trump, “akıl sağlığı bozuk” dediği iki kadın Kongre üyesi Tlaib ve Omar'ın geldikleri ülkelere sınır dışı edilmelerini istedi

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Rashida Tlaib ve İlhan Omar, dün Trump'ın Kongre'de yaptığı "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını dinlerken (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, ‘Birliğin Durumu’ (State of the Union) konuşması sırasında kendisini protesto eden Kongre'nin Müslüman üyeleri Minnesota Temsilcisi İlhan Omar ve Michigan Temsilcisi Rashida Tlaib hakkında “Akıl hastanesine yatırılmalılar ve geldikleri ülkelere geri gönderilmeliler” ifadelerini kullandı.

Filistin asıllı Tlaib ve Somali asıllı Omar, Trump'ın konuşmasında, yönetiminin göçmenlere yönelik sert önlemlerini ve göçmenlik yasalarının uygulanmasını övdüğü sözleri sırasında onu protesto ettiler.

Omar ve Tlaib, konuşma sırasında Trump'a ‘Amerikalıları öldürdünüz’ diye bağırdı ve Omar ayrıca Trump’ı ‘yalancı’ olarak nitelendirdi.

Trump dün sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı bir paylaşımda, iki temsilci hakkında “Çıldırmış gibi gözleri vardı... Onlar akıl hastası... zihinsel olarak hasta... Açıkçası, akıl hastanesine yatırılmaları gerekiyor” dedi.

Trump, “Onları geldikleri yere geri göndermeliyiz... mümkün olduğunca çabuk” diye ekledi. Her ikisi de Amerikan vatandaşı.

Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Trump'ın Tlaib ve Omar'a yönelik sözlerinin tonunu ‘yabancı düşmanlığı’ ve ‘utanç verici’ olarak nitelendirdi.

Tlaib, Twitter hesabından Trump'ın sözlerinin ‘çöküntü halinde olduğunu gösterdiğini’ söyledi.

Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) de Trump'ın sözlerini ‘ırkçı’ olarak nitelendirdi.

Irkçılık ve Hoşgörüsüzlüğe karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) Direktör Yardımcısı Edward Ahmed Mitchell ise ABD Temsilciler Meclisi'nin iki Müslüman üyesinin, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlilerinin Amerikalılara ateş açmalarından ötürü eleştirdikleri için doğdukları ülkeye veya atalarının geldiği ülkeye geri gönderilmeleri gerektiğinin söylediğini vurguladı.

Trump'ın göçmenlere yönelik uygulamaları, ocak ayında Minnesota'da federal ajanlar tarafından iki ayrı silahlı çatışmada Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından eleştirilere yol açtı.

Geçtiğimiz yıl en az 31 kişinin ölmesinin ardından, 2026 yılının başlarından bu yana ICE’ye ait gözaltı merkezlerinde en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

Trump, salı günü yaptığı ‘Birliğin Durumu’ konuşmasında ABD'deki Somalililerin dolandırıcılıkla uğraştığı yönündeki suçlamasını yinelerken ‘Somalili siber korsanların’ Minnesota'yı yağmaladığını iddia etti. Trump yönetimi, dolandırıcılık suçlamalarını Minnesota'ya silahlı federal göçmenlik ajanları göndermek için kullanıyor.

Trump, eylemlerini dolandırıcılıkla mücadele ve ulusal güvenliği artırma amaçlı olarak nitelendiriyor.

İnsan hakları örgütleri, bu durumun bir korku ortamı yarattığını ve Trump'ın göçmenleri hedef almak için bireysel dolandırıcılık vakalarını bahane olarak kullandığını söylerken, Trump'ın geçmişte dolandırıcılık suçundan hüküm giymiş kişileri affetme kararını gerekçe göstererek, Trump'ın dolandırıcılıkla mücadele etmediğini öne sürüyor.

Trump, sosyal medya hesaplarından birinde eski Başkan Barack Obama ve eşi Michelle Obama'yı da ırkçı bir şekilde gösteren bir video yayınladıktan sonra eleştirilere maruz kalmıştı.